Anahtar kelimeler: Yatay Batı İhalesi Yapım İşini İnşaatı Bağlanan Kesinlik Şartı Eksiklikleri
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 5747 sayılı Kanun ile ... Belediyesine bağlanan ... Belediyesi tarafından 18.07.2006 tarihinde ihalesi yapılan, 02.08.2006 tarihinde sözleşmesi imzalanan, 697 ada, 1 parsel üzerine yatay kat karşılığı inşaatı yapım işini konu alan sözleşmenin 21.06.2010 tarihinde davalı tarafından feshedildiğini, sözleşmenin 27.maddesinin c bendi gereğince ...'nın 24.08.2010 tarih ve 1590 sayılı görevlendirmesi ile durum tespit tutanağı yapıldığını ancak tutanağa göre kesin hakedişin yapılmadığını, sözleşmenin 27.maddesinin d bendi gereğince feshi yapılan işin geri kalan kısmının 90 gün içinde işveren tarafından ihalesi yapılarak tamamlanması gerekirken, davalı ...'nın yarım kalan işi tamamlamadığı için 1 nolu hakedişle kendisine verilen 6 adet villanın yarım kaldığını ileri sürerek, kesin hakediş yapılarak 1 adet villanın tarafına verilmesini, 1 nolu hakedişle kendisine verilen 6 adet villanın tamamlanma bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.08.2020 tarihli dilekçesi ile de; dava dilekçesindeki talep ve sonuç bölümünün ıslahı talebinde bulunulduğunu ve öncelikle dava sonuna kadar davalı Belediyeye ait Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 6 97... parsel üzerinde bulunan 3 adet bağımsız bölümün devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, dava dilekçesinin talep ve istem bölümünün ıslah edilerek, natamam teslim edilen 6 daire ile teslim edilmesi gereken 7. dairenin eksikliklerinin giderilmesi için 2 adet bağımsız bölümün satış yetkisinin müvekkiline verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde belirlenecek bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşmedeki edimlerini tam olarak yerine getirmediği halde, alacaklarını tahsil ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf delillerinin toplandığı, yapılan keşif ve keşifle düzenlenen bilirkişi raporu, gerekse itirazlar doğrultusunda alınan ek raporlara göre dava konusu somut olayda inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesinin %36,21 olarak tespit edildiği, %85 seviyesinin altında olduğundan kural olarak sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiği, yüklenici tarafından yapılan imalat bedelinin TBK'nın 77 vd. maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre villa veya arsa payı olarak değil para olarak ödenmesi ve yükleniciye verilen 6 adet villa tapusunun da arsa sahibi Belediyeye iade edilmesi gerektiği, kaldı ki davalı ... tarafından 28.12.2021 tarihli ara karara rağmen sözleşmenin geriye veya ileriye etkili olarak feshedildiğine dair herhangi bir açıklamada bulunulmadığından, davadaki talebe ve savunmaya göre akdin ileriye etkili feshedildiği görüşünden hareketle imalat bedelinin para olarak ödenmesi gerektiği, yüklenicinin yapmış olduğu imalatlara karşılık olarak %36,21 fiziki gerçekleşme seviyesine göre hak ettiği villa adedinin 18 adet villa x 0,3621=6,5178 adet villa olduğu, yükleniciye sözleşmenin devamı süresinde gelinen seviyeye uygun biçimde 5-6-11-12- 15... nolu çatı aralı dubleks villalar olmak üzere 6 adet villanın tapusunun verildiği, bu durumda yüklenicinin 0,5178 oranında villa alacağı kaldığı, yüklenicinin sözleşme gereği hak ettiği ve kendisine daha önce tapusu devredilen 6 adet villa dışında sadece 0,5178 oranındaki villa bedeli olan 303.063,00 TL'nin ödenmesini isteyebileceği, bunun haricinde 1 nolu hakedişle kendisine verilen 6 adet villanın tamamlanma bedelinin ödenmesi yolundaki talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 303.063,00 TL'nin davacıya ödemesine, natamam teslim edilen 6 daire ile teslim edilmesi gereken 7.dairenin eksikliklerinin giderilmesi için iki adet bağımsız bölümün satış yetkisinin davacıya verilmesi talebinin ve davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Belediyenin sözleşmeyi haksız olarak feshederek, hakedişlerini ödediğini, davadaki zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu zamanaşımı def'inin hukuki bir dayanağının da bulunmadığını davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri eser ve satış vaadi sözleşmelerinden oluşan karma nitelikli akitlerden olup, satış vaadini (arsa payının değerini) de içerdiğinden, tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkün değildir. Yargıtay'ın içtihatlarında da belirtildiği üzere bu tip sözleşmelerin tarafların iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerinin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sona ereceği kabul edilmektedir. Bir başka anlatımla, arsa payı değeri karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, taraf iradeleri fesihte birleşmediği sürece ancak mahkeme kararıyla mümkün olmaktadır.
Somut olayda; davalı iş sahibi tarafından gönderilen 21.06.2010 tarihli ihtarname ile 10 günlük süre verilerek işin bitirilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacı tarafça 05.07.2010 tarihinde sözleşmenin tasfiyesinin istendiği, taraflar arasında düzenlenen 02.08.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi noktasında davalı işsahibi tarafça da 14.07.2010 tarihli Başkanlık Olur'u ile sözleşmenin feshine karar verildiği ve bu kararın 16.07.2010 tarihli ihtarname ile aynı gün davacıya tebliğ edildiği, davacı yüklenici tarafça Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile feshin haksız olduğu belirtilerek müspet ve menfi zarar talebinde bulunulduğu işbu davanın açılış tarihinin 16.07.2010 olduğu anlaşılmakla, sözleşmenin feshinde taraf iradelerinin 16.07.2010 tarihinde birleştiği ve mahkemece yapılan yargılama sonunda sözleşmenin feshinin haklı olduğu ve davacı yüklenicinin sözleşme gereğince hak ettiği alacağına karşılık 6 adet bağımsız bölüm verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 09.09.2013 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, kural olarak zamanaşımı süresi 818 sayılı BK'nın 126/IV üncü maddesi uyarınca 5 yıl olup, feshedilen sözleşmeden kaynaklanan alacaklar fesih tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Davacı yüklenici, yukarıda belirtilen Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı davası ile feshi benimsemiş olup en geç bu davanın açıldığı 16.07.2010 tarihinde tarafların fesih iradeleri birleşmiş olduğundan, mahkemece tarafların fesih iradelerinin birleştiği tarihte feshin geçerli olduğu, yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 128. maddesi uyarınca zamanaşımının kesinleşen davanın açıldığı 16.07.2010 tarihinden itibaren işlemeye başladığı ve davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu gözetildiğinde eldeki davanın açılış tarihi olan 08.06.2020 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!