Anahtar kelimeler: Biriminde Yenilik Koordinasyon Uzmanı Müşaviri İbarettir Atanmasına Süreci Milli Başkanı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görevli) olarak görev yapan davacının, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere) Milli Eğitim Uzmanı (Ş) olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının milli eğitim uzmanlığı görevine naklen atanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer verilen "Bu durumda; davacının görevini yerine getiremediğine veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge sunulamadığı gibi, hizmetlerinden verim alınamadığı hususu da davalı idarece ortaya konulamadığından, belirtilen hususlar doğrultusunda, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kurulduğu kanıtlanamayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacının tekrar daire başkanı olarak atandığı, ancak yaklaşık bir ay sonra hukuken kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmeden yeniden milli eğitim uzmanı olarak atandığı, bu durumda, kamu görevlilerinin atanmaları noktasında idarelerin takdir yetkisi bulunmakta ise de bu yetkinin kullanımı mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, daire başkanlığından alınmasına yönelik işleme karşı açtığı davada verilen iptal kararı üzerine yeniden daire başkanı olarak atanan davacının, görevden alınmasını gerektirecek hukuken kabul edilebilir herhangi bir gerekçenin bulunmadığı, bunun dışında davacının görevini yerine getiremediğine veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge sunulamadığı anlaşıldığından, davacının milli eğitim uzmanı olarak atanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacıyı temsilen duruşmaya katılan olmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacının, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapmakta iken, aynı yere milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... tarihli işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun, ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakta olup; gelinen son durumda davacının daire başkanlığı görevinden alınarak milli eğitim uzmanlığına atanmasına ilişkin ilk işleme karşı açtığı davanın ret ile sonuçlanması nedeniyle davacı daire başkanlığı görevinde hukuken bulunamayacağından, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak milli eğitim uzmanı (sehven araştırmacı olarak yazılmıştır) olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine; (İdare Mahkemesinde █████/2021 tarihinde yapılan duruşmaya davalı idareyi temsilen Hukuk Müşavirinin katılması sebebiyle) işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 20.900,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı iptal kararı uyarınca daire başkanlığı görevine iade edildiği, yeniden görevden alınmasını gerektirecek herhangi bir soruşturma, inceleme, performans değerlendirmesi gibi bir durum veya işlemin söz konusu olmadığı, “hizmet gereği” sebep gösterilerek daire başkanlığı görevinden alındığı, yeni bir işlemin ve yeni bir davanın söz konusu olduğu; davalı idare tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin, görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği hususunda somut bir neden ortaya konmaksızın yapılan bu atama işleminin hukuka aykırı olduğu; memuriyet hayatında yaptığı görevler ve bu görevindeki başarılar hakkaniyetle değerlendirildiğinde yapılan haksızlığın tartışmasız bir şekilde görüleceği; kariyer ve liyakat ilkeleri uygun olarak daire başkanlığı görevine atandığı; dava konusu işlemin hukuka ve usule aykırı bir şekilde tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, ... tarihinde esas yönünden oybirliğiyle, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacıyı temsilen duruşmaya katılan olmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine;
Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince ise; istinaf istemin kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine; (İdare Mahkemesinde █████/2021 tarihinde yapılan duruşmaya davalı idareyi temsilen Hukuk Müşavirinin katılması sebebiyle) işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte (2023 yılı) olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre (idare mahkemesinde duruşmalı davalar için öngörülen) duruşmalı işler için belirlenen 20.900,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine karar verildiği, davacının bu kararın temyiz yolu ile incelenmesini istediği anlaşılmaktadır.
Esası oybirliği ile onanan kararın vekalet ücreti kısmı incelendiğinde; bölge idare mahkemesi dairesince istinaf istemi üzerine verilen karada, idare mahkemesinde duruşmalı olarak görülen davalar için öngörülen vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Bu durumda öncelikle, ilk derece mahkemelerince verilen ve istinaf yolu açık olan nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu bölge idare mahkemesi dairesinin verdiği kararların niteliğinin incelenmesi, sonrasında; bu kararda verilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hangi bölümünün uygulanabileceğinin belirlenmesi gereklidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf:" başlıklı 45. maddesinde (Değişik: 18/6/2014-███████ md.) ; "... 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. ..." hükmüne yer hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasa kuralına göre; istinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulduğunda vekalet ücreti de dahil istinaf aşamasında da hukuki sonuçlarını sürdürdüğü ancak istinaf başvurusunun kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması durumunda ise; ilk derece mahkemesi kararı vekalet ücreti de dahil tüm sonuçları ile hukuk aleminden kalktığı ilk derece olarak karar verme yetkisinin artık bölge idare mahkemesi dairesine geçtiği tartışmazsızdır.
İstinaf isteminin kabulü ile esas hakkındaki kararın bölge idare mahkemesi dairesince verilecek olması, bölge idare mahkemesi dairesinin istinaf merci olma durumunu ve verdiği kararın, istinaf yolu ile verdiği karar olma niteliğini değiştirmemiştir. Başka bir anlatımla, bölge idare mahkemesi dairesinin, istinaf yoluyla incelediği ilk derece kararını kaldırarak esas hakkında verdiği karar da istinaf isteminin reddedilmesi yolunda verdiği karar da istinaf merci kararıdır ve taraflar bu kararın sonuçlarına tabidir.
Yasa koyucu hiç bir şartta bölge idare mahkemesi dairesini, ilk derece mahkemesi haline getirmemiş, ilk derece mahkemesinin karar yetkisini, istinaf isteminin kabulü halinde (istisnalar hariç) bölge idare mahkemesi dairesine vermiştir. Vekalet ücreti de dahil taraflar açısından sonuç doğuran, bölge idare mahkemesi dairesinin bu kararının; "idare mahkemesi adına ve idare mahkemesi olarak" verilen bir karar olmadığı, ilk derece olarak işin esası hakkında verilmiş, istinaf kararı olduğunu vurgulamak gerekir.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca, idare mahkemesince iptal davalarında tarafların istemi üzerine duruşma yapılacağı kurala bağlanırken, istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı kılındığı;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi incelendiğinde; 2. maddesinde; Danıştayda temyizen ve bölge idare mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir düzenlemesine yer verildiği;
Tarifenin ikinci kısımı, ikinci bölümünde; İdare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar için; duruşmazsız ise 10.500-TL duruşmalı ise 20.900-TL,
Bölge idare mahkemelerinde görülen işlerin takibi için; ilk derece görülen davaların takibi için 16.500-TL, istinaf yoluyla görülen bir duruşması olan işler için 10.200-TL vekalet ücreti verilmesinin öngörüldüğü, idare mahkemesi duruşmalı vekalet ücretinin bölge idare mahkemesi dairesi için belirlenenden fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, idare mahkemesinde duruşma yapılmış ise de bu karar istinaf aşamasında tüm hukuki sonuçları "vekalet ücreti kısmı" dahil kaldırılmıştır. Karar veren bölge idare mahkemesi dairesinde de duruşma yapılmamıştır. İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemelerinde görülen davalar için ayrı ayrı asgari vekalet ücreti düzenlenmiş; idare mahkemesinde yapılan duruşma için, bölge idare mahkemesi dairesince; idare mahkemesi duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesine dayanak alınacak bir düzenleme de yapılmamıştır.
Bu durumda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde bölge idare mahkemesinde görülen duruşmasız ilk derece davalar için belirlenen ...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesi gerekir.
İdare mahkemelerinde takip edilen duruşma yapılmayan davalar için belirlenen asgari vekalet ücretinin, bölge idare mahkemelerinde ilk derece görülen davaların vekalet ücretinden fazla olması durumu ise başka bir uyuşmazlığın konusudur.
Açıklanan nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla bu yönden aksi yönde oluşan onama kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!