Anahtar kelimeler: Barosu Bulanan Levhasına Baro Almasından Fetöpdy Ruhsatını Sekizinci Değişmediğinden Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... BakanlığıVEKİLİ
: Av....2- ... BirliğiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Hatay Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulanan davacı tarafından, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine karşın suç niteliğinin değişmediğinden bahisle baro levhasına yazılma talebinin reddine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi sonucu; avukatlık ruhsatını geç almasından dolayı tarafına şimdilik 1.000-TL maddi ve 100.000-TL manevi tazminatın avukatlık ruhsatını aldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı uğranılan zararların tazminine yönelik tam yargı davalarında davacının, uğranılan zararın hem varlığını hem de miktarını ispat etmekle yükümlü olduğu, davacı tarafından uğranılan maddi zararın karşılığı olarak fazlaya dair haklar saklı tutularak 1.000-TL tazminata hükmedilmesi istenilmiş ise de, söz konusu zararın varlığı ve miktarının ispatına yönelik davacı tarafından herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı, bununla ilgili sadece fiilen avukatlık yapamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığının ileri sürüldüğü, ancak söz konusu iddiaları tevsik eden herhangi bir somut dayanak bulunmadığı gibi mesleğe başlamış olsa dahi bir avukatın çalışıp çalışmayacağı ve bu çalışmasından kazanç elde edeceği hususunun tamamıyla ihtimale müstenit olduğu kanaatine varıldığı, bu durumda; ihtimale müstenit zararların tam yargı davasına konu edilemeyeceğinin İdare Hukuku'nun bilinen ilkelerinden olması karşısında; ortada davacının kesin ve gerçekleşmiş, belli bir miktar olarak ispatlanabilen maddî zararı bulunduğundan bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davacının maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davacının 100.000-TL manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, idare tarafından iptal edilen/kaldırılan her idari işlemin manevi tazminat ödenmesini gerektirir nitelikte olmayıp, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, idarenin hukuken geçerli sayılabilecek bir sebep olmaksızın, kişilerin zarara uğramasını hedefleyen bir saikle veya kasıtlı ya da kin ve garezle hareket ettiğinin anlaşılması gerektiği, olayda, davacının baro levhasına yazılmasının uygun görülmemesine dair işlemin 1136 sayılı Avukatlık Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde hukuki yoruma dayandığı, bir başka ifadeyle, tazminata konu işlemin hukuki yorum farklılığından kaynaklandığı, bu durumda bakılan uyuşmazlıkta, davalı idarelerin ağır hizmet kusuru ile kasten davacıya zarar verme amacıyla tesis edilmiş hukuka aykırı bir işlemden de söz edilemeyeceğinden manevi tazminat ödenmesi şartlarını taşımayan davacının manevi tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı İdareler tarafından temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulmasıistenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000-TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Uyuşmazlıkta; davacı tarafından baro levhasına geç yazıldığından bahisle yoksun kaldığı şimdilik 1.000-TL maddi, 100.000-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü kapsamında, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.