Anahtar kelimeler: Kodlu Pin İştigal Aydın Fazladan İlçesinde Teşvik Maden Sekizinci Çıkarma
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... En. San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Aydın ili, ... ilçesinde maden çıkarma faaliyetiyle iştigal eden davacı şirket tarafından, tarafına ödenen teşvik tutarının hesabında hata yapıldığından bahisle fazladan ödendiği iddia edilen miktarın geri istenilmesine ilişkin ... sayılı ve ... evrak pin kodlu işlem ile bu işleme ... tarihli dilekçe ile yapılan itirazın reddine dair ... sayılı ve ... evrak pin kodlu işlemin iptali ile 4.107,35 TL temerrüt faiziyle birlikte davalı idareye ödenen 25.166,27 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Geçici 29. maddesi, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve Yeraltı Kömür İşletmelerinde İşçi Maliyetlerine Uygulanacak Desteğe İlişkin 1 Nolu Tebliğ düzenlemeleri kapsamında Aydın ili, Kuyucak ilçesinde bulunan S:... sicil sayılı sahada IV. grup ruhsat sahibi olan davacı şirkete ... tarihinde yapılan teşvik ödemelerinin hesaplama formülünde yapılan değişiklik sonrasında mükerrer ödeme yapıldığı tespit edilmiş ise de; anılan yersiz ödemelerin gerçekleştirilmesinde davacı şirketin hata veya hilesinin ortaya konulamadığı, yine yersiz yapıldığı belirtilen ödemenin teşvik ödemesine ilişkin hesaplama formülünün değiştirilmesi sonucu ortaya çıkarıldığı, dolayısıyla açık hata halinin de bulunmadığı anlaşıldığından salt ödemeye yönelik hesaplama formülünün değiştirildiğinden bahisle ödeme tarihinden yaklaşık iki yıl sonra yersiz ödendiği belirtilen destek tutarının istenilmesine ilişkin davaya konu ... sayılı ve ... evrak pin kodlu işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair ... sayılı ve ... evrak pin kodlu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davacıya yapılan ödemenin geri istenilmesine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından davacı tarafından ödenen 25.166,27 TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ödenen miktarın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, destek ödemelerinin hesaplanmasında yararlanılan teşviklere yönelik değişken parametrelerin talep sahibinden talep edilmeden elektronik ortamda SGK'dan alınması yönünde güncelleme yapıldığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
:Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
:
(X)- Dava, Aydın ili, ... ilçesinde maden çıkarma faaliyetiyle iştigal eden davacı şirket tarafından, tarafına ödenen teşvik tutarının hesabında hata yapıldığından bahisle fazladan ödendiği iddia edilen miktarın geri istenilmesine ilişkin ... sayılı ve ... evrak pin kodlu işlem ile bu işleme ... tarihli dilekçe ile yapılan itirazın reddine dair ... sayılı ve ... evrak pin kodlu işlemin iptali ile 4.107,35 TL temerrüt faiziyle birlikte davalı idareye ödenen 25.166,27 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Danıştay yerleşik içtihatlarında, kesin ve yürütülmesi zorunlu, idari davaya konu edilebilecek işlemlerin, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemler olduğu kabul edilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesinde, kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel ve eksilmeye neden olunması olarak tanımlanmış; kamu zararının belirlenmesinde, iş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması, İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması ile mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının esas alınacağı; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği, kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; Kamu zararından doğan alacakların sorumlularca ve/veya ilgililerce rızaen veya sulhen ödenmemesi halinde alacak takip dosyasının, genel hükümlere göre takibat yapılmak ve dava açılmak üzere, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerince o yerdeki muhakemat müdürlüğüre veya hazine avukatlığına gönderileceği, Hazine avukatı bulunmayan yerlerde dava ve icra işleri kamu idaresi yöneticileri tarafından takip edileceği, genel bütçe dışındaki diğer kamu idarelerinde söz konusu dosyanın hukuk birimine gönderileceği düzenlemesi yapılmıştır.
Bu kuralların değerlendirilmesinden, kamu zararından doğan alacakların, sorumlularca ve/veya ilgililerce rızaen veya sulhen ödenmesi suretiyle ya da genel hükümlere göre takibat yapılarak ve dava açılarak tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yer altından kömür çıkarma faaliyetine ilişkin olarak ödenen teşvik ödemelerinde, hesaplama sonucu sehven fazla ödemenin yapıldığının tespit edildiği, farklı tarihlerde olmak üzere bu ödemelerin toplamının 21.058,92-TL olarak hesaplandığı, bunun üzerine, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Yönetmelik uyarınca, fazla yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte iadesine yönelik olarak bir ay içinde ödenmesi, aksi halde hükmen tahsili yoluna gidileceğine dair dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının bu işleme karşı yaptığı itirazın da reddi üzerine, söz konusu bedel ödenerek bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdarenin gelirlerinin tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması nedeniyle oluşan kamu zararının ödenilmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemin, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca rızaen ve sulhen tahsilinin sağlanamaması halinde, aynı Yönetmeliğin 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca hükmen tahsili yoluna gidileceği belirtilerek tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin, oluştuğu iddia edilen zararı rızaen ödemeye çağrı niteliği taşıdığı, davacının istenen tutarı rızaen ödememesi halinde söz konusu miktarın re'sen tahsilinin mümkün olmayıp genel hükümler uyarınca dava yolu ile tahsil edilebileceği, nitekim davalı idarece, işlemde, kamu zararının 1 ay içinde ödenmesinin, aksi halde hükmen tahsil yoluna gidileceğinin belirtildiği göz önüne alındığında, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir niteliği bulunmadığı açık olan dava konusu işlemler nedeniyle, işbu davanın esasının incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!