Anahtar kelimeler: Ayaş Termin Jeotermal Mineralli Sular Oluru Kaynak Makam Planında Valiliği

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıKARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Valiliği ... BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Ankara İli, Ayaş İlçesi, ... sınırları içerisinde bulunan Jeotermal kaynak için, gerekli izinlerin üç yıl süre içerisinde alınmadığı ve termin planında belirtilen süre içerisinde işletmenin faaliyete başlamadığı gerekçesiyle 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. ve 5. bendi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı makam oluru ile davacı belediye adına düzenlenen İR:... sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatının iptali ve 379.330,00-TL teminatın irat kaydedilmesine ilişkin Ankara Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı belediyenin iştiraki olan ... Katı Atık Ayık. Enerji Değr. Bilg. İnş. Nak. ve Taah. Yem. San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından █████/2014 tarihinde Ayaş İlçesi, ... sınırlarında, jeotermal kaynak İşletme ruhsat başvurusu ekinde sunulan işletme projesinde ruhsat sahasında bulunan jeotermal kuyunun sahada kurulması öngörülen jeotermal kaynak sera ve organik bahçe veya termal tesislerde kullanılacağının belirtilmesi üzerine ... tarihinde İR:... nolu jeotermal işletme ruhsatının verildiği, ruhsatın daha sonra █████/2016 tarihinde davacı belediyeye devredildiği, davacı tarafından ruhsatın projesinde belirtilen tesislerin kurulması için 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği 9. maddesi 3. fıkrası gereğince gerekli izinleri almasına rağmen ruhsatın termin planında belirtilen 2019 yılı ocak ayı sonuna kadar faaliyete geçirilmediği gibi arazide herhangi bir çalışmanın da yapılmadığı ve ek süre talebinde de bulunulmadığından 5686 sayılı Kanun ve ilgili uygulama Yönetmeliği uyarınca teminatının irat kaydedilerek ruhsatın iptal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararda değerlendirilmediği ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, davalı idarenin şartları oluşmamasına rağmen bu yönde işlem tesis etmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, mahkemece yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın termin planı başlangıç tarihinde yanılgıya düşüldüğü, 3 yıllık sürenin ruhsatın kendilerine devredildiği tarihten itibaren hesaplanması gerekirken hükme esas alınan sürenin ruhsatın bir önceki şirkete verildiği tarihten itibaren başlanarak hesaplandığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, termin planında işletmeye geçiş tarihinde hataya düşüldüğü iddiasının yersiz olduğu, termin planında "işletmeye geçiş" satırında boyalı olan kısmın işletmeye geçiş tarihi olarak görülmesi ve devam eden boyalı kısımların ise işletme faaliyetlerine devam edildiğini gösterdiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı Belediyenin gerekli izinleri almasına rağmen, termin planında kendi belirlediği tarihte işletmeyi faaliyete geçirmediği ve Yönetmeliğin 9/5. maddesi kapsamında ek süre talebinde de bulunulmadığından idarenin ruhsat sahibi yerine talep edilmediği halde süre vermesi veya beklenilmesinin mümkün olmadığı, devir alan ruhsat sahibi davacının devir eden firmanın ruhsat ile ilgili tüm yükümlülük ve sorumlulukları kabul ederek devir işlemi yaptığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.