Anahtar kelimeler: Murisi Şanlıurfa Oğlu İli Gaziantep İlçesi Köyü Kaydı Edenler Müdahale
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ
: 16.12.2024
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile müdahale talep edenler vekili, İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2024 tarihli ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi .. oğlu ... ... adına kayıtlı tapu kaydı kapsamında kalan dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 396, 397, 402, 403, 413, 416, 437, 439, 440, 442, 530, 535, 536, 542, 6 03... parsel sayılı taşınmazların, kadastro çalışmaları sırasında tapu kaydı uygulanmayarak tescil harici bırakıldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; aşamada 416, 625, 626, 627 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davadan feragat etmiş; 26.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, dayandıkları tapu kaydının dosyaya sunulamaması halinde davacılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
2. Müdahale talep eden ... ve ... .... vekili 14.09.2020 tarihli dilekçe ile; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sundukları Osmanlıca tapunun hukuken hiçbir kıymetinin olmadığını, dava konusu taşınmazların 3083 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesi uyarınca, müdahale talep edenlerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınan taşınmazlara karşılık olarak verilmesi gerekirken davacıların buna engel olmak için eldeki davayı açtıklarını, dava konusu taşınmazlar ile ilgili halen derdest olan davaların bulunduğunu, dava konusu taşınmazlar ile ilgili tarafsız mahalli bilirkişiler tespit edilip dinlendiği taktirde taşınmazların davacıların zilyetliğinde ve tasarrufunda olmadığının görüleceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilinin suretini dosyaya sunduğu Teşrin-i Sani 1342 tarihli ve 1 nolu tapu kaydının tercüme ettirildiği, ancak yapılan araştırmada kayda ulaşılamadığı, belge aslının da davacı tarafından dosyaya sunulmadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların iddiasını tapu kaydına dayandırdıkları, İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacıların dosyaya fotokopisini sundukları tapu kaydının tercümesinin yaptırıldığı ancak Arşiv Daire Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevapta böyle bir tapu kaydının olmadığının ifade edildiği, bilirkişi marifeti ile tapu arşivinde yapılan aramada da tapu kaydına rastlanılamadığı, davacılar vekili tarafından tapu kaydının aslının dosyaya sunulmadığı, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararın usul ve esas bakımdan hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Dairemizin 20.03.2024 tarihli gönderme kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2024 tarihli ek kararıyla; 416, 625, 626, 627 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; tapu kaydı hususunda Mahkeme araştırmasının yetersiz olduğunu, talepleri olmasına rağmen Devlet arşivlerine yazı yazılmadığını, fer'i müdahiller hakkında dosya kapsamında karar olmadığını, bu kişilerin hüküm başlığından çıkarılması taleplerinin dikkate alınmadığını, ıslah taleplerinin de dikkate alınmadığını, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiş; ek kararı temyiz dilekçesi ile, ek kararla davalı Hazine lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ek kararla vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtip 16.12.2024 tarihli ek kararın vekalet ücretine ilişkin hükmünün bozulmasını istemiştir.
2. Müdahale talep edenler vekili temyiz dilekçesi ile; Bölge Adliye Mahkemesinin davalı Hazine ve müdahale talep edenlerin taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talepleri ile ilgili herhangi bir karar vermediğini, öte yandan dava değeri itibarıyla temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin karar verilmesi gerekirken bunun da yapılmadığını belirtip anılan hususlarda karar verilmesi için dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 1976 yılında sona eren Kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 396, 397, 402, 403, 413, 416, 437, 439, 440, 442, 530, 535, 536, 542, 6 03... parsel sayılı taşınmazların 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi gereğince tespit harici bırakıldıkları, bilahare ihdasen davalı Hazine adına tescil edildikleri, birden çok kez imar ve ifraz işlemlerine tabi tutuldukları, 437, 439, 4 40... parsel sayılı taşınmazların dava tarihinden önce 29.12.2010 tarihinde yapılan kamu kurumları arası bedelsiz devir işlemi ile dava dışı TOKİ adına tescil edildiği; 1910 doğumlu muris ... (... ve ... oğlu) 10.03.1967 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davacıların kaldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddedildiği, müdahale talep edenler vekilinin istinaf dilekçesi niteliğinde olan dilekçeleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kararın davacılar vekili ile müdahale talep edenler vekili tarafından temyizi sonucu temyiz incelemesinin yapılması için dosyanın Dairemize gönderildiği, bu aşamada davacılar vekili Avukat ... ... 06.06.2022 tarihli dilekçesiyle dava konusu taşınmazların bir kısmına ilişkin olarak davadan feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirdiği, Dairemizin 20.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, feragat hususunda Mahkemece ek karar verilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2024 tarihli ek kararı ile dava konusu 416 parsel ile 536 parselin ifrazı sonucu oluşan 625, 6 26... parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, anılan ek karara karşı, davacılar vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz isteğinde bulunulduğu, Dairemizin 27.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, başkaca hususlarla birlikte bir kısım davacılar tarafından Avukat ... ... verilen vekaletname ve feragat yetkisindeki eksikliklerin giderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, ne var ki geri çevirme gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Diğer bir anlatımla, davadan feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona ermiş olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 74. maddesi gereğince, davadan feragat için vekile özel yetki verilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.
Ne var ki; vekille temsil olunan davacılardan ..., ... ve ... tarafından verilen vekaletnamelerde davadan feragat yetkisinin bulunmadığı, ayrıca davacılardan ... (...) tarafından Avukat ...’a verilmiş bir vekaletnamenin de dosya içerisinde yer almadığı anlaşılmaktadır.
O halde, adı geçen davacılar yönünden vekile, HMK’nın 74. ve 77. maddeleri uyarınca davadan feragat yetkisi içeren vekaletnameleri sunması için usulünce süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususun göz ardı edilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiş olup dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen gözetilmesi gereklidir.
Somut olayda, davacı ...'in yargılama sırasında 03.05.2016 tarihinde öldüğü, UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Ne var ki; Mahkemece HMK'nın 55. maddesi gözetilmeksizin, ölen davacının mirasçıları davaya dahil edilmeden sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca; yargılama sırasında ölen ...'in mirasçıları tespit edilip taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanıp davacı tarafa hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan yukarıda açıklanan usul hükümlerine aykırı olacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, dava dışı ... ve ... .... vekilinin 14.09.2020 tarihli dilekçe ile, davaya davalı Hazine yanında müdahil olarak katılma iradesini ortaya koyduğu ancak İlk Derece Mahkemesince bu talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm verilmediği gibi karar başlığında adı geçenlerin "fer'i müdahil" sıfatıyla yer aldığı görülmektedir. ... ve ... ... 14.09.2020 tarihli müdahale dilekçesi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de isabetli olmamıştır.
Diğer taraftan, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine karşı açılacağı tartışmasız olup davanın açıldığı tarihte dava konusu 437, 439, 4 40... parsel sayılı taşınmazların kayıt maliki olan TOKİ'ye husumet yöneltilmediğinden anılan taşınmazlar bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ile müdahale talep edenler vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!