Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Aksattığını Vekilimüvekkil Bitiş Firmaya Ödemeyi Servis Taşeron Firma Yazim

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2022
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili,müvekkil ile davalı borçlu firma arasında 01.11.2020 başlangıç tarihli 01.11.2021 bitiş tarihli taşeron taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkiline ait ... - ... - ... plakalı araçlar ile servis hizmeti verileceğini, müvekkili tarafından faturaların tanzim edilerek davalı firmaya gönderildiğini, davalı şirketin faturaları ödemeyi aksattığını, █████/2021 tanzim tarihli 40.392,00.-TL bedelli, █████/2021 tarihli 41.029,20.-TL bedelli, █████/2021 tarihli 41.380,00.-TL bedelli, █████/2021 tarihli 13.360,00.-TL bedelli faturalardan kaynaklı kalan bakiye 96.977,00.-TL'lik bakiye borcunu ifa etmediğini, 06.09.2021 tarihinde Antalya 11. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde bakiye alacağın ödenmesi istendiğini, ancak ödeme. yapılmadığını, davalı şirket aleyhine başlatılan Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına haksız itirazın iptali ile icranın devamına, davalı tarafın %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarını davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, takipte dayanak belgenin sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde ya da sonrasında fatura alacağın varlığını tevsik edici belge delil vs. evrak sunulmasına muvafakatinin olmadığını, davacı tarafın vekil eden şirkete usulüne uygun şekilde hizmet verdiğini, alacağın varlığına ispat etmekle mükellef olduğunu, mevcut belgelerin ispata elverişli olmadığını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddini, takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminat ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacının davalıdan 96.977,00TL asıl alacak, 23,91TL işlemiş faiz alacağı olduğundan bahisle Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için 96.977,00TL asıl alacak üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında akdi ilişkinin olmadığını ve faturalara konu hizmetin verilmediğini belirterek davanın reddini talep ettiği, davalının takip ve dava konusu edilen faturaların BA formunu ibraz ettiği, dolayısıyla taraflar arasında akdi ilişkinin olduğu anlaşılmıştır.
Hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, tarafların ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine ve davaya konu edilen faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 96.977,00TL borçlu olduğunun belirtildiği, davalı taraf, takibe itiraz ve cevap dilekçelerinde, akdi ilişkiyi ve hizmeti aldığını kabul etmese de takip dayanağı faturaları form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği ve ticari defterlerine kaydettiği bu nedenle söz konusu akdi ilişkinin ve fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiği, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının defterine kayıtlı olan fatura bedelinden dolayı borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davanın asıl alacağa ilişkin olduğu gözetilerek davanın kabulüne, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi" şeklinde karar verildiği,
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının başlattığı takipte ödeme emrinde dayanak belge bulunmadığını, davacının hizmet verdiğini ve alacağın varlığını ispatla mükellef olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takibe konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmasına göre hizmetin verilmediğini ispat külfetinin davalı üzerinde bulunmasına( bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30.10.2017 tarihli ██████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal ilamı), davalının bu iddiasını kesin deliller ile ispatla yükümlü olmasına, davalının ise iddiasını kesin deliller ile ispatlayamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.624,49 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.656,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.968,37 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!