Anahtar kelimeler: Tecziyesi Yükselebileceği Kadronun Emrini Kemalpaşa Amirinin Kademesinde Durdurma Yapmamak Öğrenim
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; İzmir ili, Kemalpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Amirinin emrini yapmamak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına; öğrenim durumu nedeniyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin... günlü, ... sayılı İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; polis memuru olarak görev yapan davacının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15/j maddesinin, “emniyet hizmetleri sınıfı ve emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel üye olamazlar ve sendika kuramazlar” açık hükmüne ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün █████/2012 tarihli "sendika kurma ve sendikalara üye olma" içerikli yazılı emirlerine uymadığından bahisle, hakkında düzenlenen soruşturma raporundaki teklife istinaden, İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı işlemiyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada iptal kararı verilmesi üzerine, davalı idarece dava konusu işlemle davacının yeniden cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı, olayda; davacının üyesi olduğu "Emniyet Sen" adlı sendikanın kuruluşuna ilişkin dilekçenin █████/2012 tarihinde Ankara Valiliğine verilmesiyle yasada öngörülen şekilde kurulduğu, 02-█████/2013 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerine mazbatalarının verilmesiyle tüzel kişiliği oluşan sendikaya üye olan davacının da sendikal faaliyete başladığı, Emniyet Sen'in kapatılması için açılan davada, ... İş Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile; "davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verildiği, diğer bir ifadeyle adı geçen sendikanın kapatılması yolunda verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece hakkında kapatma kararı verilmeyen sendikanın üyesi olduğundan bahisle davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair işlemde evrensel hukuk normlarına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; davacı hakkında aynı eylem nedeniyle Tüzüğün 10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma ve alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma verilmesine ilişkin ilk kararın, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, kararın gerekçesinde “davacının, sendika kurma ve sendikalara üye olma içerikli Emniyet Genel Müdürlüğü emrine aykırı davrandığı açık ise de, bu emrin yapılmamasının, devleti ya da kişileri zarara uğrattığı ya da hizmetin gecikmesine veya aksamasına neden olduğunun somut olarak ortaya konulmadığı anlaşıldığından” denilmek suretiyle, "amirin emrini yapmamak" fiilinin niteliksiz halinin oluştuğunun mahkeme kararıyla da kabul edildiği, idare mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2....İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, " Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." düzenlemesine yer verilmiştir.
İdarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek ya da eylemde bulunmak zorunda olması, aynı zamanda "Hukuk Devleti" ilkesinin de bir gereğidir. Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan bu ilke uyarınca, idarenin mahkeme kararlarını aynen ve gecikmeksizin uygulamakla yükümlü olduğu açıktır.
Öte yandan, yargılama sürecinin değişik aşamalarında farklı yargı kararları ortaya çıkabilmekle birlikte, nihai olarak uyulması gereken kararın; kanun yolu aşamasından da geçerek kesinleşen nihai karar olduğunda kuşku yoktur.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacı hakkında "amirin emrini yapmamak" fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma ve cezası verilmesi gerekmekte ise de, alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilmesine ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; "...yazılı emre aykırı davrandığı açık ise de, bu emrin yapılmamasının Devleti ya da kişileri zarara uğrattığı ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olduğu hususunun somut olarak ortaya konulamadığı..." gerekçesiyle iptal edildiği, davalı idarece; anılan iptal kararının uygulanması amacıyla, iş bu davanın konusunu oluşturan 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilerek, alt ceza uygulamasıyla 10 ay kısa süreli durdurma cezası verildiği, ancak, ... İdare Mahkemesinin ilk olarak verdiği ...günlü, E:..., K... sayılı kararın, Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2018 günlü, E:██████████, K:██████████ sayılı kararıyla, "3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi uyarınca valinin önerisi, yüksek disiplin kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerekirken, il polis disiplin kurulunda görüşülüp karara bağlanarak valinin onayıyla tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle onandığı ve aynı Dairenin █████/2019 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Görüleceği üzere,... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, uygulanması amacıyla işbu davanın konusunu oluşturan işlem tesis edilmiş ise de, anılan karar, temyiz aşamasında gerekçesi değiştirilerek onanmış, dolayısıyla, ilk işlem; "yetki yönünden" hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş ve karar bu yönüyle kesinleşmiştir.
Bu duruma göre; yukarıda anılan 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca davalı idarece, Danıştay Beşinci Dairesinin anılan kararında belirtilen "yetki yönünden hukuka aykırılık" dikkate alınarak; vali önerisi, yüksek disiplin kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile verilmesi gereken disiplin cezasının, il polis disiplin kurulu kararıyla verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, temyize konu İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!