Anahtar kelimeler: Talebimizde Edim İik Cetveline Tutar İflas Terkin Brüt Sıra Tutarı

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı dava dilekçesi ile; iflas idaresine sunulan alacak kayıt dilekçesinde; kira tazminatı ve iflas tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi, sözleşme edim bedeli ve iflas tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi, sözleşmenin ... maddesi uyarınca yine aynı sözleşmenin C-20. maddesine göre ödenmesi gereken asgari brüt peşin dönem kira tutarı olarak talep edilen tutar fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 12.611.247,04 TL olduğunu, alacak kayıt talebimizde kaydı istenen tutarın yalnızca 4.244.109,06 TL'si kabul edilmiş geri kalan kısım reddedildiğini, iflas idaresinin bu kararının yanlış olduğunu, hesaplama hatası olduğunu, müvekkilinin alacakları 1 satış ve 1 kiralama sözleşmesine dayandığını, 27.06.2013 Tarihli ... Sözleşme numaralı devremülk satış sözleşmesi 28.06.2013 tarihli ... sözleşme numaralı devremülk kiralama sözleşmesi olduğunu, bu maddeye göre dönem başlangıç tarihi olan Aralık 2014 ile iflas tarihi olan 26.12.2019 tarihi arasında her kiralama döneminde müvekkile yıllık net kira tutarında ödeme yapılacağını, yıllık brüt kira alacağı 64.331 Euro olduğunu, dönem başlangıç tarihinden iflas tarihine kadar 6 kiralama dönemi geçmekte olduğunu, 6*64.331 Euro = 385.986 Euro olduğunu, iflas tarihindeki euro kurunun 6.5973 olduğu dikkate alındığında müvekkilin toplam hediye tatil alacağının 385.986 Euro * 6.5973 = 2.546.465,44 TL olduğunu, hediye tatil tutarının da bu rakamın neti olan 2.037.172,35 TL olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu süre içerisinde kayıt kabul davasını açmamış olup hak düşürücü süre sebebiyle işbu davanın reddinin gerekmekte olduğunu, yapılan incelemelerde Aralık/2014 tarihi devre mülkün kira başlangıç tarihi olduğunu, Aralık/2014 dahil kira ödemesinin yapılmadığının ibraz edilen belgelerden anlaşılmakta olduğunu, yapılan incelemelerde alacaklı tarafından devremülk kira, bonus, cezai şart ve tatil bedelleri alacakları olarak talep ettiği toplam 12.611.247,04-TL'nin iflas tarihi itibariyle kira alacağı ve hediye tatil (kira sözleşmesinin D maddesi gereği) toplam 4.244.109,06-TL'nin kabul edildiğini, kira sözleşmeleri ve satış sözleşmelerinde cezai şart ve ekstra kullanım, başkaca ... maddelerinde hediye tatil bulunmadığı anlaşıldığını, davacı tarafından fazlaca talep edilen 8.367.137,98-TL reddedildiğini, bu sebeple davacının talep etmiş olduğu kadar alacağı bulunmamakta olduğunu, iflas masasınca verilen karar hukuka ve kanuna uygun olduğunu, davacının açmış olduğu işbu davanın reddedilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili aleyhine açılan işbu davanın husumetten, dava şartı ve hukuki yarar yokluğundan, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve neticede esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın devre mülk sözleşmesi dikkate alındığında iflas tarihi itibariyle davacının alacağının ne kadar olduğu ve sıra cetveline ek olarak kaydı gereken alacak olup olmadığına ilişkindir. İkinci sıra cetvelinin tebliğ tarihinin █████/2024 olduğu davanın da 15 günlük hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Deliller toplanmış ilk bilirkişi heyeti raporu yetersiz ve hüküm kurmaya elverişle olmadığından hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti raporu alınmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bilirkişiler; "Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, 1) Edim Bedeli İadesi Talebi Yönünden: Satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap ettiği ve fakat dosyaya mübrez belgelerden tapuların yanı sıra davacıya taşınmazın zilyetliğinin (anahtar tesliminin) devredildiğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, hâl böyle olunca davalının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği düşünüldüğü, anılan edim bedelinin iadesi talebi esasında sözleşmeden dönme iradesinin bir yansıması niteliğinde olduğundan davacının, devremülk tapularını iflas idaresine iade etmek koşulu ile ödediği bedelleri iflas tarihine kadar tahakkuk edecek faizi ile birlikte tahsil edebileceğinin düşünüldüğü, devremülk satış bedeli olan toplam 1.206.614-TL TL tutarına, sözleşme tarihinden itibaren 26.12.2019 iflas tarihi itibarıyla toplam 706.017,95 TL faiz hesaplaması yapıldığı; bu yönü ile davacının talep edebileceği nihai bedelin 1.912.631,95 TL (1.206.614,004 706.017,95 - 1.912.631,95 ) olduğunun düşünüldüğü, buna karşın Sayın Mahkemece davacının satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap ettiği bunun için zilyetlik teslimine gerek olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde bu noktadan itibaren dönme hukuki sebebine dayalı olarak talepte bulunamayacağının ifade edilmesi gerektiği, 2) Kira Tazminatı Talebi Yönünden: Bir üst başlıkta da ifade edildiği üzere davacının edim bedelini talep etmesinin sözleşmeden dönme iradesinin bir sonucu olduğu, dolayısıyla dönme hukuki sebebine dayanılması taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini geçmişe yönelik olarak tamamen ortadan kaldıracağından davacının anılan sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı85nın ifade edilmesi gerektiği, buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davacının, müflis şirket edimini gereği gibi yerine getirse idi davacının elde edeceği kira gelirinin davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceğinin ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece talep edilebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde talep edilebilecek miktar yönünden heyetimiz mali üyesince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Taraflar arasında imzalanan Devremülk Kiralama Sözleşmeleri ile belirlenen kira bedellerine göre müflis şirketin iflas tarihi itibarıyla 2.546.465,44 TL kira bedelini: hesaplandığı, 3) Cezai Şart Talebi Yönünden: sözleşmede kararlaştırılan bir cezai şart düzenlemesi bulunmadığından bu alacak kaleminin talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü, 4) ... Alacağı Talebi Yönünden: Öncelikle bonus alacağının kira tazminatı ve işlemiş faizinin toplamı kadar olduğunu, iflas müdürlüğüne alacaklılar tarafından sunulan alacak kayıt dilekçelerinin birçoğunda bonus alacağı talebinde bulunulduğunu, iflas idaresince kabul edildiğini, bonus alacaklarının hangi alacak kalemine göre ve hangi oranda hesaplandığının ve bonus alacağı taleplerinin kabul edilip edilmediğinin ve bonus alacaklarının dayanağının iflas idaresine sorulması gerektiğini belirttiği, kira sözleşmeleri ve satış sözleşmesi yönünden ise bonus alacağı talep edilebileceğine dair bir düzenlemeye rastlanılamadığı, dolayısıyla takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere bonus alacağının talep edilemeyeceği düşünüldüğü, Hediye tatil talebi yönünden ise yine önceki açıklamalarımıza atıfta bulunarak davacının dönülen sözleşmeye dayalı herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimaline binaen heyetimizce bu yönde hesaplama yapıldığında bedelin 2.546.465,44 TL olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyan ve talebi gözetildiğinde ise alacak net miktarının 2.037.172,35 TL olacağı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/£3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde beyan edilmiştir.
Bilirkişi raporundan sonra davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesinde davacının sözleşmeden dönmediğini beyan etmiştir.
... 2. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasına yazılan yazıya verilen cevapta davacının 12.611.247,04 TL için kayıt talebinde bulunduğu iflas idaresinin bunun 4.244.109,06 TL'sinin kabul edip 4.sıraya kayıt yaptığı geriye kalan talebi reddettiği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre sözleşmeden dönüldüğü kabul edildiğinde edim bedeli iadesi için 1.206.614,00 TL asıl alacak 706.017,95 TL faiz olmak üzere toplam 1.912.631,95 TL talep edilebilir. Sözleşmeden dönülmeyip (nitekim davacı vekili sözleşmeden dönülmediğini beyan etmiş) kira tazminatı talep edildiğinde ise kira tazminatının iflas tarihi itibariyle miktarı ise 2.546.465,44 TL olmaktadır. Sözleşmede kararlaştırılan bir cezai şart bedeli olmadığından bu kalem kısmı talep edilemez. Bilirkişinin █████/2025 tarihli raporunda belirtilen bonus ve hediye tatil alacağının istenemeyeceğine ilişkin görüşüne mahkememiz de iştirak etmektedir. Bu durumda davacının sözleşmeden dönmeyerek talep edebileceği tek kalem kira tazminatı talebi olup iflas tarihi itibariyle 2.546.465,44 TL olup zaten bu miktarın üzerinde alacak kaydı olan 4.244.109,06 TL kayıt yapıldığından davacının ek olarak sıra cetveline kayıt yapılması gereken başka bir alacağı olmadığından davanın reddi yoluna gidilmiştir. Bir an için davcı sözleşmeden döndüğü kabul edilse dahi Edim bedeli iadesi için bilirkişinin belirlediği miktar olan 1.912.631,95 TL kayıt edilen miktarın altında olduğundan yine davanın reddi gerekir idi. Yani sonuç olarak davacı hem Edim bedelini hem de kira tazminatını ve diğer eklerini birlikte talep edemez. Sözleşmeden dönüp dönmemeye göre alternatif talepte bulunabilir. Her iki halde de kayıt edilen miktar daha fazla olduğundan davanın reddi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan daha önceden ödenen 427,60 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından sarf edilen 25.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davalı aleyhine açılan dava reddolunduğundan dolayı AAÜT gereği takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!