Anahtar kelimeler: Lpgotogaz Çekmeköy Kiracısı Pafta Caddesi Petrol Akaryakıt Ştinin Şube Ruhsat
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... Caddesi, ... Pafta, ... parsel sayılı, davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonu için, davacının ortağı olduğu ... Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kiracısı olan ... Petrol Ltd. Şti.'nin, LPG/Otogaz işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ortağı olduğu ... Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kiracısının LPG/Otogaz işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun reddi işlemi yönünden, davacının menfaatinin bulunmadığı sonucuna varıldığından bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, sadece kiraya veren firmanın ortağı olmakla kalmayıp, istasyonun kurulu olduğu taşınmazın da maliki olduğu ve ruhsat yönünden kazanılmış hakkı bulunduğu, istasyonun 5015 sayılı Petrol Kanunundan önce LPG otogaz istasyonu olarak faaliyette bulunduğu, █████/2010 tarihinde fiili durum dikkate alınarak proje onayının davalı idarece tesis edildiği, asgari mesafe şartının 5015 sayılı kanundan önce faaliyette olması nedeniyle uygulanamayacağı, istasyonların faaliyete geçiş tarihlerinin dikkate alınması gerektiği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Anayasa'nın "Mülkiyet Hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz"
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 3. maddesinde, "Belediye hudutları ve mücavir alan içinde kalan işyeri ve işletmelerden büyükşehir belediyesi olan yerlerde, sıhhi ve sair işletmeler için büyükşehir belediyesi içinde kalan diğer belediye başkanlıklarının işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili olduğu" hükme bağlanmıştır.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "İşyeri açılması" başlıklı 6. maddesinde; "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır. İşyeri ruhsatları yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu Yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır; ruhsat için ayrıca, meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz." düzenlemesine, "Ruhsatın düzenlenmesi" başlıklı 12. maddesinde "Sıhhî işyeri açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1’de yer alan başvuru ve beyan formuyla yetkili idareye müracaat eder. Başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olduğunun tespiti halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye aynı gün içinde verilir... İlgilinin beyanına göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında, mülkiyet hakkının kapsamı konusunda mevzuat hükümlerinden ve derece mahkemelerinin bunlara ilişkin yorumundan bağımsız olarak özerk bir yorum esas alınmaktadır.
Bir işin yürütülmesi için verilen çalışma ruhsatları, Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkının konusunu oluşturur. AİHM'e göre, verilen ruhsat ve izinlerin sona erdirilmesi, ilgili şirketin veya işyerlerinin ticari itibarına ve değerine olumsuz etkide bulunduğundan, mülkiyet hakkına müdahale niteliğindedir. (Çağdaş Petrol Ürünleri Pazarlama Otomotiv Tic. ve Tur. Ltd. Şti, B.No:██████████, █████/2018, 29 ve 30. paragraf)
Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır(AYM, E.███████,K.███████,1//7/2015, 20. paragraf). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve fikri hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakkının kapsamına dahildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B.No:██████████, 1/2/2017, 60. paragraf).
Mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabul edilen mülkiyet hakkı kavramlarından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bu alanlarda kabul edilen mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargı içtihatlarından bağımsız olarak özerk bir yorum ile ele alınmalıdır (Hüseyin Remzi Polge, B.No:█████████, 25/6/2015, 31. paragraf; Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, 51. paragraf).
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... Caddesi, ... Pafta, ... parsel sayılı, davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonu için, davacının ortağı olduğu ... Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kiracısı olan ... Petrol Ltd. Şti.'nin, LPG/Otogaz işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere davacının maliki bulunduğu taşınmazda kurulu bulunan akaryakıt istasyonu için işyeri açma çalışma ruhsatı verilmemesi durumunda, taşınmaza ilişkin ticari itibarı zedeleneceği gibi kiralama hakkının kısıtlanacağı, dolayısıyla davacıların mal varlığını olumsuz olarak etkileyeceği açıktır. Bu nedenle, iptalinden doğrudan etkileneceği açık olan işlemin iptali için dava açma ehliyeti bulunduğunun kabul edilmemesi halinde, mahkemeye erişim hakkının ve hak arama özgürlüğünün kısıtlanacağı görüldüğünden; davacının, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada korunması gereken hakkının; meşru ve güncel menfaat bağının olduğunun kabulü ile, davanın esas incelemesine geçilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Daire kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!