Anahtar kelimeler: Kurabilir Usullere Alımı Rücu Alanlarında Kapsamda Nezdinde Sermaye İhale Kurulmuş

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin 5216 sayılı ...'nun 26. maddesinin "...kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. " hükmü uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre kurulmuş olduğunu, ...'nin iştirak şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, ... ve bazı kamu kurumlarındaki aldığı ihale işlerinin bir kısmını işbu uyuşmazlığa konu rücu davasındaki işçinin de çalıştığı hizmet alımı dahil olmak üzere, davalılara ihale ettiğini, bu kapsamda olmak üzere davalılar nezdinde çalışması bulunan işçi ...Hizmetlerini kapsar 01.01.2007-31.12.2013 tarihleri arasında olan iş için 36.222,31-TL'nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin işbu ödemeleri son işveren olarak yapmak zorunda kaldığını, işçinin çalıştığı şirketlerin...A.Ş.,... Şti., ...Şirketi, ... Ltd. Şti....Tic. Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti.,... Ltd. Şti., ...Şti., ...Tic. Ttd. Şti., ...Tic. Ltd. Şti., ... Ltd. Şti.,...Şti. olduğunu, davalıların işbu ödemelerden, işçiyi çalıştırdıkları dönemler nedeniyle, işçiye ödenen tazminat ve alacaklardan sorumlu olduklarını, işçiye yapılan bu ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin sözleşmeye ve yasaya bağlı olarak, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle birlikte, davalılara rücu hakkı bulunduğunu, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... isimli işçinin, kendi bünyelerinde çalıştığını, 36.222,31-TL kıdem tazminatını alarak işten ayrıldığını, işçinin davalı şirketler nezdinde çalışması olduğunu, bu sebeple kıdem tazminatından davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiğini, davacının müvekkili şirketten talep edebileceği, müvekkili şirkete rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin (gerçekte ...) kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirket farklı olsalar da hizmet aynı işçilerce yerine getirilmekte olduğunu, bu işçilerin işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam etmekte olduklarını, dolayısıyla davacının gerçekte kesintisiz olarak ... (...) işçisi olduğunu, davacının tüm çalışmasını ve mesaisini müvekkili şirkete değil, gerçekte işçisi olduğu ... 'e tahsis ettiğini, tüm emir ve talimatları da ... 'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ... tek başına sorumlu olacağını, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun iş mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, müvekkili şirketin davacı işçi ve diğer işçilere ödenmesi gereken ve asıl işveren ...'den almış olduğu bütün ödemeleri yaptığını, müvekkili şirketin, ihale mevzuatında, ihale sözleşmesi ve şartnamesinde olmayan, ihale makamı tarafından da ödenmeyen herhangi bir ücreti işçiye ödemesi hukuken ve hakkaniyet açısından mümkün olmadığını, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalesi kapsamında istihdam edilen personellerin kıdem tazminatlarının ihale teklif fiyatına dahil edilemediğinin açık olduğunu, kıdem tazminatından yalnızca asıl işveren olan idarenin sorumlu olduğunu, o halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanması gerektiğini, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmesi gerektiğini, feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işverenin sorumlu olduğunu, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, mahkememizce müvekkili şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olması halinde, bu sorumluluk müvekkilinin dava dışı işçiyi çalışlırdıkları dönem ve o dönemde işçinin aldığı ücret ile smırlı olması gerektiğini, bununla birlikte devreden/alan işverenler arasındaki sorumluluğun, "birlikte sorumluluk" olduğu dikkate alınarak, teselsül hükümlerine göre tarafların yarı yarıya sorumlu tutulması gerektiğini, haklı çıkması halinde, davacının dava dilekçesinde belirttiği toplam miktarın değil; davalılar açısından hesaplanacak toplam kıdem tazminatının yarısının hesap edilmesi gerektiğini, davacının haklı çıkması halinde, öncelikle her bir davalının sorumlu olduğu dönem ve ücret belirlenmesini, akabinde bu rakamın yarısına hükmedilmesini, dava konusu talepler açısından zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketle ilişiğinin kesildiği tarihin 2012 yılı olduğunu, aradan geçen zaman dikkate alındığında, müvekkili şirket yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının müvekkili şirketten talep edebileceği hiçhir hak ve alacağının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Şirketi (Yeni Unvan; ... Şirketi), ...Şirketi, ... Şirketi, ... Şti. ... Şirketi, ... Anonim Şirketi, ... Şirketi (Yeni Unvan: ...Şirketi), Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller
:
... Şirketi'nden dava dışı işçi ...'a ödenen bedeller, ihale evrakları, hizmet alım sözleşmesi, idari ve teknik şartname,
Dava dışı işçi ...'a ait Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları,
...3. İcra Dairesi'nin... İflas sayılı dosyası UYAP kayıtları,
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ....Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları,
... Bankası Anonim Şirketi'den dava dışı ...'ın maaş hesabına ilişkin █████/2013 tarihinden bu yana olan dökümleri,
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:
Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçiye son işveren sıfatıyla ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicilerin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi █████/2018 tarih ... Esas ...Karar, █████/2018 tarih ... Esas ...Karar, █████/2017 tarih ... Esas ... Karar).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ...Esas ... Karar sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli ... E. ... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Dava dışı işçinin ... kayıtlarına göre; dava dışı işçinin davalılardan ... bünyesinde 89 gün, ... bünyesinde 274 gün, ... bünyesinde 58 gün,... bünyesinde 305 gün, ... bünyesinde 88 gün, ... bünyesinde 90 gün, ...bünyesinde 183 gün, ... bünyesinde 89 gün, ... bünyesinde 274 gün, ... bünyesinde tekrar 364 gün, ... bünyesinde 365 gün, ... bünyesinde tekrar 364 gün çalıştığı, işçinin davacı nezdindeki çalışmasının 12.07.2019 tarihinde emeklilik sebebiyle sonlandığı, asıl işveren konumundaki davacı şirketin, davalı alt işverenler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı toplam bedelin 36.222,31-TL olduğu ve söz konusu işçilik alacaklarının rücuen tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde, davacı işverenin sorumluluğuna dair bir hükme yer verilmediğinden, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle davalı şirketler işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden işçilik alacakları nedeniyle sorumludur.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi (...) çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen kıdem tazminatı alacağından tamamından sorumlu olduklarının kabulü halinde ve şirket birleşmeleri de gözetilerek Mahkememizce re'sen yapılan hesaplamalar doğrultusunda da 1.256,84-TL'nin ... AŞ, 8.868,46-TL'nin ....Şti., 1.270,96-TL nin ...Tic. Ltd.Şti. (yeni unvan ...Ltd. Şti., 4.307,14-TL'nin...Şti., 1.242,71-TL'nin .. Tic.Ltd.Şti. (yeni unvan) ...Şirketi, 1.270,96-TL'nin ...Şti., 2.584,28-TL'nin ... Ltd. Şti., 4.397,16-TL'nin ... Ltd. Şti., 5.140,32-TL'nin ... Ltd. Şti.'den'den tahsili gerektiği anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarına, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerine, genel hukuk prensiplerine, tanzim edilen bilirkişi raporuna ve celp edilen tüm delillere göre, 6098 sayılı TBK'nın 167.maddesinde (818 sayılı BK'nın 147. maddesi) müteselsil sorumlular arasında rücu ilişkisinin düzenlendiği, borcun tamamını ödeyen davacının yapmış olduğu ödemenin çalıştırılan dönemlere isabet eden ve hesap edilen oranlarda davalılara rücuen tahsil hakkının bulunduğu, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi (...) çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen kıdem tazminatı alacağından tamamından sorumlu oldukları, davalılardan ...Şti hakkında açılan dava tefrik edildiğinden bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, beyan dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Limited Şirketi ile ... Şirketi hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından haklarında karar verilmemesi gerektiği, davalı .... Ltd. Şti. Bünyesinde çalışma olmadığından aleyhine açılan davanın reddi gerektiği değerlendirilmiş ve rücu miktarları da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A)1.256,84-TL'nin ... AŞ,
8.868,46-TL'nin ....Şti.
1.270,96-TL nin ...Ltd.Şti. (yeni unvan ... Ltd. Şti.,
4.307,14-TL'nin ... İth.İhr.Ltd.Şti.,
1.242,71-TL'nin ...Ltd.Şti. (yeni unvan) ...Limited Şirketi,
1.270,96-TL'nin ... Paz. Ltd.Şti.,
2.584,28-TL'nin ...Tic. Ltd. Şti.,
4.397,16-TL'nin ... Tic. Ltd. Şti.,
5.140,32-TL'nin ... Ltd. Şti.'den
█████/2019 tarihinden geçerli ticari faizi ile birlikte ilgili davalılardan rücuen tahsili ile davacıya verilmesine,
B)Davalılardan ....Ltd.Şti hakkında açılan dava tefrik edildiğinden bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
C)Beyan dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Şirketi ile ...Şirketi hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından haklarında karar verilmesine yer olmadığına,
D)Davacı tarafından davalı ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine,
1-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (30.338,83-TL) üzerinden alınması gereken 2.072,45-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 618,59-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 1.453,89-TL harcın 60,23-TL'sinin davalı ... AŞ,'den, 424,99-TL'sinin davalı ... Şti.'den, 60,91-TL'sinin davalı...Ltd.Şti. (yeni unvan ...Ltd. Şti.)'den, 206,41-TL'sinin davalı ... Şti.'den, 59,55-TL'sinin davalı ...Tic.Ltd.Şti. (yeni unvan) ...Limited Şirketi'nden, 60,91-TL'sinin davalı ...Ltd.Şti.'nden, 123,84-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den, 210,72-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'nden, 246,33-TL'sinin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 618,59-TL peşin harcın 25,63-TL'sinin davalı ... AŞ,'den, 180,82-TL'sinin davalı ...Şti.'den, 25,91-TL'sinin davalı ... Ltd.Şti. (yeni unvan ... Ltd. Şti.)'den, 87,82-TL'sinin davalı ... Şti.'den, 25,34-TL'sinin davalı ...Ltd.Şti. (yeni unvan) ...Şirketi'nden, 25,91-TL'sinin davalı ... Ltd.Şti.'nden, 52,69-TL'sinin davalı ...Şti.'den, 89,66-TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nden, 104,81-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.366,50-TL posta ve tebligat gideri ile 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.366,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 8.682,70-TL'nin, 359,70-TL'sinin davalı ... AŞ,'den, 2.538,07-TL'sinin davalı ...Ltd. Şti.'den, 363,74-TL'sinin davalı ...Tic. Ltd.Şti. (yeni unvan ... Ltd. Şti.)'den, 1.232,66-TL'sinin davalı ...Şti.'den, 355,65-TL'sinin davalı ...Şti. (yeni unvan) ... Şirketi'nden, 363,74-TL'sinin davalı ...Ltd.Şti.'nden, 739,60-TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den, 1.258,43-TL'sinin davalı ...Şti.'nden, 1.471,11-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.683,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin. 1.242,80-TL'sinin davalı ... AŞ,'den, 8.769,42-TL'sinin davalı ... Şti.'den, 1.256,77-TL'sinin davalı ...Şti. (yeni unvan ...Ltd. Şti.)'den, 4.259,04-TL'sinin davalı ...İth. İhr. Ltd. Şti.'den, 1.228,83-TL'sinin davalı ... Tic.Ltd.Şti. (yeni unvan) ...Şirketi'nden, 1.256,77-TL'sinin davalı ... Ltd.Şti.'nden, 2.555,42-TL'sinin davalı ... Şti.'den, 4.348,05-TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nden, 5.082,91-TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ...Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına hesaplanan ve takdir olunan 27.353,85-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.360,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 2.814,25-TL'nin, 116,59-TL'sinin davalı ... AŞ,'den, 822,64-TL'sinin davalı .... Şti.'den, 117,90-TL'sinin davalı ...Ltd.Şti. (yeni unvan ... Şti.)'den, 399,53-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den, 115,27-TL'sinin davalı ..Ltd.Şti. (yeni unvan) ...Şirketi'nden, 117,90-TL'sinin davalı ... Paz. Ltd.Şti.'nden, 239,72-TL'sinin davalı ...Şti.'den, 407,88-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'nden, 476,82-TL'sinin davalı ... Şti.'den,
b)Davanın red oranına isabet eden 545,75-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!