Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Mersin Anonim Katip Adana Ölüm

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan
:
Üye
:
Üye
:
Katip
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: 2021/... Esas, 2023/... Karar
DAVACI
: ... -
VEKİLLERİ
: Av. ----
Av. --
DAVALI
: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, davalıya ... nolu poliçeyle trafik sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 20.02.2020 tarihli kazada yaralandığını ve sakat kaldığını, ödeme yapılması için davalıya 22.10.2020 tarihinde ulaşan yazımızla başvuru yapıldığını, başvuru üzerine bazı evraklar istediğini, istenen evraklar ikmal edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu 2020.E... sayılı dosyasından dava açıldığını, ancak ibraz edilen maluliyet raporu yeterli bulunmayıp yeni rapor alınması yoluna gidilince yeni bazı tetkikler istendiğini, dava usulden red edildiğini, karara sigorta tahkim komisyonu itiraz hakeme heyetinin 2021.E... sayılı dosyasından itiraz ettiklerini, itiraz hakeme heyeti de ibraz edilen maluliyet raporunun yeterli olmadığından bahisle dava öncesi sigortaya usulüne uygun başvuru yapılmadığından bahisle itirazın reddine karar verdiğini, bu karardan sonra davalı sigortaya 09.09.2020 tarihinde ulaşan yazımızla tekrar müracaat edildiğini, davacının geçici ve kalıcı maluliyeti ile bakıcı gideri zararından kaynaklanan alacağının HMK 107. maddesi uyarınca tespiti ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, başvuru evraklarında sunduğu heyet raporunda belirlenen yaralanmaya bağlı maluliyetin, dava konusu olayda meydana gelen kazadaki yaralanma ile illiyet bağının olmaması ve raporun gerçeği yansıtmaması nedeniyle, davacı yanın başvurusu usulüne uygun olmayacağından iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, aleyhine faiz, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilemeyeceği gibi iş bu davanın sigorta tahkim komisyonu 2020 e. 109793 sayılı dosyadan verilen karara istinaden derdestlik ve kesin hüküm dava şartı yokluuğndan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın 23.10.2020 tebliğ tarihli müvekkili sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru nedeniyle müvekkili şirket nezdinden ...-0 sayılı hasar dosyası müvekkili şirket nezdinde açıldığını, tahkikat aşamasında, İstanbul Atk. 2. İhtisas Kurulundan alınacak heyet raporu ile, davacının başvurusunda sunduğu rapora göre %33 kalıcı maluliyete ilişkin heyet raporunun doğruluğunun çıkması durumunda, 23.10.2021 tebliğ tarihli davalı müvekkili sigorta şirketinin temerrüdünden ve dava açılmasına sebebiyet vermesinden bahsedilebileceğini, poliçe şartnamesinde belirtilen evraklarla başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacı yanın usulüne uygun olmayan başvurusundan sonraki 8 iş günü temerrüt tarihi olamayacağını, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet veren konumunda olmadığımızdan, özel kanunla belirlenen dava şartı yerine getirilmediğinden haklarında yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirkete sigortalı araç, araç ruhsatına göre ticari bir araç olmadığı için avans faiz istemi yersiz olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 26.10.2023 TARİHLİ KARARI: davanın kısmen kabulü kısmen reddine, davacının bakıcı gideri talebinden feragat ettiği anlaşılmakla feragat nedeniyle bakıcı gideri yönünden davanın REDDİNE, 389.282,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 18.953,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ZMSS sigortacısı olan müvekkilinin temerrüt şartı gerçekleşmediğinden aleyhlerine faiz, yargılama gideri ve vekalet hükmeden yerel mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, KTK'da yapılan değişikliğin amacının sigorta şirketine gerekli belgeler ile başvuru yapılarak hak var ise tazminatın ödenmesi ve uyuşmazlığın önlenmesi amaçlı olduğundan bu sürecin diğer dava şartları gibi şekli şart olmadığını, davanın ikamesi için ön şart olduğunu, başvurunun usulüne uygun olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi zararın tazmini talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili Dokuz Eylül Üniversitesi'nin ATK Raporunun gerçeği yansıtmadığını, bu raporla yapılan Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunun 1 yıllık iyileşme süresi beklenmeden rapor alınmış olduğundan eksik maluliyet raporu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olduğunu, davacının müvekkiline █████/2020 tebliğ tarihli başvurusunda eksik belgelerinin bulunduğunu, bu nedenle usulüne uygun başvuru şartının sağlanmamış olması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini ve müvekkili temerrüte düşürülmemiş olduğundan aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Davacı tarafça dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi'nin █████/2020 tarihli ve ... sayılı ATK Raporunda, davacının kalıcı iş göremezlik oranının % 33 olduğu belirtilmiş ise de, ilk derece mahkemesince alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'nun █████/2022 tarihli ve 10283 sayılı raporunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin % 13, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar olduğunun belirtildiği ve mahkemece iş bu raporun hükme esas alınmış olduğu anlaşılmış, bu nedenle davalı vekilinin Dokuz Eylül Üniversitesi ATK maluliyet raporuna ilişkin itirazları yersiz bulunmuştur. Buna göre, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan █████/2020 tebliğ tarihli başvuruda eksik belge bulunduğu iddiasıyla ödeme yapılmaması üzerine bu defa davacı tarafça davalıya █████/2021 tarihli başvuru dilekçesi ile ekinde trafik kaza raporu, savcılık takipsizlik kararı, ifade tutanakları, zabıtlar, tedaviye ilişkin epikriz raporu, maluliyet raporu, tedavi evrakları, kimlik belgeleri ve ruhsat fotokopisi ile başvuru yapılmış olduğu ve usulüne uygun bu başvuru neticesinde davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonrasında temerrüte düşürülmüş olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle hükmolunan tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri ssürmüştür.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.
Yargıtay 4. H.D'nin 20.02.2023 tarihli 2021/... K. Sayılı ilamı ile; "2918 sayılı Kanun'un "Sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu" kenar başlıklı 78 inci maddesi şöyledir; "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir."
Dosya kapsamından, ... plakalı kamyonette yolcu olarak seyahat etmekte olan davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı dosya kapsamından tespit edilememiş olup, sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, kalıcı maluliyetinin sağ diz, ve sağ el bileğinde olup araç dışına fırlama hikayesinin de bulunmadığı, bu nedenle davacının zararın artmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmaması yerinde görülmüş, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.886,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 6.971,65 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 20.914,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!