Anahtar kelimeler: Uets Ödünç Devraldığını Davalıborçlu Esaskarar Kayseri Devreden Borçlusu Şahsın Niyetli

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: Esas
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av. ] UETS
DAVA
: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı/borçlu hakkında başlatılan icra takibine itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takip alacağını müvekkilinin devraldığını, alacaklının müvekkilinin dosya hak sahibi alacaklı olduğunu, alacağı devreden şahsın ... ile dosya borçlusu ... arasında adi ortaklığa ve bir kısım alacaklara ilişkin Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasının görüldüğünü, bam ve yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamını, itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; mezkur davada davacı taleplerinde bir an için haklı olduğu düşünülse bile taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından alacaklarına dayanak olarak beyan ettikleri Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dosyasının 2021 yılında karara çıktığını, 09.11.2022 tarihli Yargıtay kararının 3. sayfasında asıl dava yönünden yani ...'ün davası yönünden miktar temyiz sınırı altında kaldığından temyiz isteği reddedilmiş ve asıl dava 09.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, üzerinden 2 yıl geçtiğini, yine aynı alacak için açılan davanın görev yeri olarak Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı yanın ıslah yapma hakkı bulunduğu halde Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dosyasında ıslah talebinde bulunmaması açıkça kötü niyetli olduğunu, açıklanın nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi' nden verilen █████/2025 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememize tevdi edilen dava dosyası, mahkememizin yukarıda esası yazılı sırasına kaydı yapılmış ve yargılama bu esas üzerinden devam olunmuştur.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesindeki; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme ile kanunun yürülüğe girdiği 01.01.2019 tarihinden sonra açılacak konusu alacak ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuk müessesesi getirilmiş ve arabuluculuk için başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan █████/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/a maddesine göre;
(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın,dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..."
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin █████████ E, █████████ K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.” denildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin
: █████████ E, █████████ K tarihli kararında “…..Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın tacir ve ticari işletmesiyle ilgili olan nispi ticari davada davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra davacı tarafından arabulucuya başvurulduğu, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarih olduğu, davacı tarafından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce, arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ''gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının onandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davanın █████/2024 tarihinde Kayseri 9.Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, mahkememize görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır
Davanın Ticaret Mahkemesinin görevi kapsamına girmesi ve dava konusu itibari ile davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, görevsizlik kararından sonra █████/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından, tamamlanamayan dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar veriliştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan dava başında peşin olarak alınan 829,88-TL harçtan mahsubu ile artan 214,48-TL' nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 7/2 maddesi uyarınca taktir olunan 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ işlemlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!