Anahtar kelimeler: Cevriye Taşan Taşkınlığın Yıkımını Taşkın Temliken Katında Parsele İnşa Yapının
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 6907 parselin maliki olduğunu, komşu 6908 parsel sayılı taşınmazdaki yapının 6907 parsele taşkın olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve taşan kısmının yıkımını istemiştir.
II. CEVAP
Cevriye dışındaki davalılar vekili cevap dilekçesinde; kötüniyetli olmadıklarını, binanın her katında belediye ruhsatına uygun inşa edildiğini ve taşkınlığın olmadığını savunarak TMK m. 725 uyarınca temliken tescil ile davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, davacı tarafından bina değerinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 25.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 07.07.2020 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davalının iyiniyetli olduğuna ilişkin tespitin yerinde olduğu ancak güçlendirme ile sadece taşan kısmın yıkımının mümkün olmasına karşın depo kararının tüm bina bedeli üzerinden kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda binanın taşkın kısmının değeri ile güçlendirme maliyeti toplamı olan 26.073,53 TL'nin asli müdahil tarafından depo edildiği, bu nedenle asli müdahil yönünden davanın kabulü gerektiği, davacı yönünden ise 01.12.2023 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve süresi içinde yenilenmediği, bu nedenle davacı yönünden davanın açılmamış sayılması gerektiği gerekçeleriyle davanın asli müdahil yönünden kabulüne, davacı yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar, Yargıtay kararının, tensip ve duruşma gününün taraflarına usulsüz tebliğ edildiğini, temliken tescil taleplerinin değerlendirilmediğini, 10 yıl önceki değerler esas alınarak belirlenen bedelin depo edildiğini, taşkın kısmın yıkımı halinde statiğin zarar görüp görmeyeceğinin proje hazırlattırılarak bir üniversiteden veya uzman kuruluştan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve yıkım ile savunma yoluyla temliken tescil istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 125/2 hükmüne göre, davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
Somut uyuşmazlıkta, davanın açılmasından sonra dava konusu taşınmaz davacı ... tarafından ...'a devredildiğinden davacı ... olup önceki malik ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesine göre davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Buna karşın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli bozma kararı ile yeni duruşma gününü bildirir davetiyeye ilişkin olarak bir kısım davalılar vekili Avukat ... 'a yapılan tebligatlar usulsüzdür. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... , dosya kapsamında bilinen en son adresi olan çalışma yerinden ayrılmış ise de nüfus kayıtlarında mernis adresinin bulunduğu anlaşılmış ayrıca Baro tarafından verilen müzekkere cevaplarına göre Avukat ... 'ın farklı adresleri de bildirilmiştir. Bu adreslere tebligat yapılmaksızın önceki tebligat adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine dayalı olarak yapılan tebligat usulsüzdür. Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde davalıların yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davanın 28.11.2007 tarihinde açıldığı dikkate alındığında aradan geçen süre içerisinde paranın alım gücü azalmış, yapı maliyetleri ise artmıştır. O halde bilirkişiden ek rapor aldırılmak suretiyle karar tarihine yakın zarar belirlenerek bu miktarın depo ettirilmesi gerekecektir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!