Anahtar kelimeler: Acd Alanya Çektirilmesine Süreç Rejimine Mükerrirlere Özgü Yağma Görüşü İstemlerinin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAlanya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve ███████ esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1a-c-d, 58, maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. İstinafAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleriMağdurun beyanlarının çelişkiler içerdiğine, bu çelişkilerin giderilmediğine, suça konu olduğu iddia edilen anahtarın ekonomik değerinin bulunmadığına, taşınmazların yağma suçuna konu olamayacağına, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeBilindiği gibi ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 21 inci maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise; "...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” aynı hususu açıklamakta ve teyit etmektedir. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır.Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu mal edinmek amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur. Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak yani failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez ayrıca mal edinme amacının da bulunması gerekir. Yağma suçunda rızası olmama yerine rızanın zorla alınması sözkonusudur. Rıza sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç mal edinme olmalıdır. Eğer fail mal edinme kastı ile değil de başka bir kasıtla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır.Oluş ve dosya içeriğine göre, ellerinde silahla mağdurun evine gelen sanıkların, mağdura "bu ev kimin, kimden kiraladınız, boşaltın bu ev bizim, topla eşyalarını git bu evden" diyerek mağdurdan evin anahtarını aldıkları olayda, anahtarı mal edinme değil mağduru evden tahliye etme saikiyle hareket eden sanıkların eylemlerinin bu haliyle silahla tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması hukuka aykırı bulunmuştur.Kabule göre de;Mağdurdan alınan anahtarın maddi değerine göre, sanığa verilen cezada değer azlığı nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun tartışılmamış olması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sonucunun 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesi gereğince sanık ...'a sirayet ettirilmesine,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Alanya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.09.2025 tarihinde karar verildi.