Anahtar kelimeler: Yayıncılık Salınan Hasılatını Saptamalar Tekniği Cezalı Yılının Aralık Ziyaı Bıraktığı
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Yayıncılık ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunun esas alındığı vergi inceleme raporu uyarınca 2015 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacı şirket ile grup şirketleri arasında imzalanan sözleşmeler ve dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin grup şirketleri olduğu belirtilen firmalara verdiği hizmetlerin, grup şirketlerinin faaliyetiyle ilgili temel işlemlere, faaliyetin esas unsurlarına ilişkin olduğu, tam mükellef olan davacı şirketin grup şirketlerine satış danışmanlığı, operasyonel destek (tüm reklam satış işlemlerinin takibi ve sözleşmelerin, ödemelerin karşılaştırılarak reklamların dergiye basılıp basılmayacağı aşamasına kadar takip), denetim (tüm çalışmaların denetimi) dizayn, editörya (derginin en başından sonuna kadar yazılı ve dijital halinin çalışılması), insan kaynakları (çalışanların işe alınması ve diğer özlük işlerinin yönetilmesi) hizmeti sunduğu, bu hizmetlerin sözleşme kapsamında yapılacak destek hizmetlerinden öte ilgili alanda faaliyette bulunan şirketlerin asıl olarak yapacakları iş ve işlemler olarak nitelendirilebilecek özellikte olduğu ve davacının bu hizmetleri gerçekleştirebilecek donanımda bir organizasyon yapısına sahip olduğu, Türkiye'deki faaliyetlerinin, sözleşme gereği grup şirketlerine belli konularda hizmet vermekten ibaret olduğu iddia edilmiş ise de davacının belli konularda hizmet vermekten çok öte faaliyetlerde bulunduğunun vergi tekniği raporu ile ortaya konulduğu, çalışan ifadelerine ait tutanakların bazılarının içeriğinde yer alan hususlardan bir kısmının kendilerine ait olmadığı ve ilgili tutanakların bir örneğinin kendilerine verilmemesi nedeniyle bahse konu ifadelerin kabul edilemeyeceğinin iddia edildiği ancak ifade tutanaklarının taraflarca imzalandığı ve imza tarihi itibariyle tutanaklara herhangi şerh ve/veya itiraz kaydı konulmadığı, sonradan verilen dilekçelerle kabul edilmeyen ifade tutanaklarının delil niteliğini kaybettiği yönünde geçerli bir belgenin de sunulmadığı, yapılan tespitler doğrultusunda bahse konu iş ve işlemlerin yapıldığı yerin fiili merkez (iş merkezi) olarak kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla elde edilen gelirlerin bu kapsamda değerlendirilmesi ve davacının 5520 sayılı Kanun'nun 3. maddesi gereğince tam mükellefler için belirlenen şekilde vergilendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, Mahkemelerinin ...... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla aynı vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle davacı adına re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden davanın reddedildiği de dikkate alındığında, Türkiye'de teslimi gerçekleşen reklam satışlarından elde edilen gelir üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan şirketlerin şeklen kurulmuş olduğundan hareketle bu şirketlere sözleşme kapsamında verilen hizmetlerin de yok sayıldığı, şirket çalışanları ve yurt dışındaki şirketlerde eskiden çalışmış olan kişilerin ifadeleri dayanak alınarak varsayıma dayalı tarhiyat yapıldığı, yurt dışında faaliyette olan şirketlerin kendileri kurulmadan önce kurulduğu ve halen faaliyetlerine devam ettiği, grup bünyesinde ileri derece ingilizce bilgisi, ekonomi, editoryal ve grafik tasarımı ile içerik dizaynı konusunda uzman personelin çalışmakta olduğu, 22 ayrı ülke ve milletten 100'ün üzerinde çalışan olduğu ve yaklaşık %95'inin Türk vatandaşı olmadığı, şirketin 2013 öncesi Lübnan ve Kolombiya'dan alınan bazı destek hizmetlerini almak amacıyla 2013 yılında kurulduğu ve 2020 yılında tasfiyeye girerek Türkiye'deki faaliyetlerinin sonlandırıldığı, yönetim kurulu başkanı olan ve aynı zamanda İngiliz vatandaşı olup İngiltere'de ikamet eden ... dışındaki diğer ortakların tamamının yabancı olduğu, Türkiye'de kurulan ... Media Yayıncılık ve Ticaret Limited Şirketinin kuruluş amacı doğrultusunda faaliyette bulunduğu, İngiltere merkezli ... Int Inc ve Birleşik Arap emirlikleri merkezli ... FZ LLC firmaları ile kuruluş amacına uygun sözleşmeler akdettiği ve sözleşmeler doğrultusunda iş ve işlemlerini yaptığı, sözleşme kapsamında yapmış olduğu iş ve işlemler karşılığında faturalarını düzenlediği ve bedellerini tahsil ettiği, vergisel yükümlülüklerinin yerine getirildiği, vergi tekniği raporuna dayanak alınan ve çalışanların bilgisayarları incelenmek suretiyle elde edilen verilerin usulsüz yapılan aramalarda ele geçirildiği, yurt dışında bulunan şirketlerin çalışanlarının işe alınma sürecinin Türkiye'den yürütüldüğü iddiasının dayanaksız olduğu, ... isim ve marka hakkının İngiltere merkezli The Business Year Int Inc firmasına ait olduğunun tespit edilmesine karşın firmanın en önemli varlıklarından biri olan markanın kimin adına olduğunun bir öneminin olmadığı yolundaki değerlendirmeye itibar edilemeyeceği, Google bulut hesabının da aynı firmaya ait olmasının inceleme elemanı tarafından yok sayılmayacağı, bir iş veya işletmenin vergi cenneti olarak sayılan ülkelerde kurulmasının vergisel anlamda tek başına eleştirilebilir bir durum olmadığı, bu nedenle çok uluslu işletmelerin vergi cennetlerinde şirket kurmak suretiyle vergiye tabi bir ülkedeki gelirlerini bu ülkeye aktarmalarının denetimi ve gelirin vergilenmesi gereken ülkede uygulanması gereken kurallar konusunda OECD nezdinde ve ilgili ülkelerde vaz'edilmiş ilkeler ve hukuk kuralları bulunduğu, yurt dışında kurulu şirketlerin ve taraf oldukları sözleşmelerin yok; aldıkları ve düzenledikleri faturaların sahte sayılmasının hukuken mümkün olmadığı, ... Int Inc firmasına ait olduğu belirtilen ve aynı anda birden çok ülkede faaliyette bulunan çok uluslu bir işletmenin çalışanları arasındaki iletişim ve iş akışını düzenlemek için kullandığı Google bulut hesabının yasal defter ve belgelerin haricinde kullanılan ikinci bir defter olarak değerlendirilmesinin de hukuka uygun düşmediği, Türkiye’de yapılan bir inceleme ve idari işlem ile yurt dışında kurulu firmaların yok hükmünde sayılamayacağı, aksi durumun ilgili ülkelerin egemenlik haklarına saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiği, Türkiye’de bulunan grup firması üzerinden Türkiye ile hiçbir ilgisi olmayan tüm gelirlerin varsayıma dayalı olarak Türkiye’de vergilendirilmesinin uluslararası ve ulusal hukuka aykırı olduğu, vergilendirme yetkisinin Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı arasında 19 Şubat 1986 tarihinde imzalanan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ve Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 29 Ocak 1993 tarihinde imzalanan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının uygulanarak tespit edilmesi gerektiği, çok uluslu şirketlerin Türkiye’de bulunan firmaları vasıtasıyla tüm dünyadaki gelirlerinin vergilendirilmeye çalışılmasının Türkiye’deki tüm çok uluslu firmalara teşmil edileceği, hukuki açıdan dayanaksız bu hususun aynı zamanda ekonomi ve siyaset bilimi açısından da değerlendirilmesi gerektiği, reklam hizmeti verilen Türkiye'de mukim kurumların tevkifat yaparak katma değer vergisini beyan etmiş olabileceği, ortada vergi kaçakçılığı bulunmadığından vergi ziyaı cezasının üç kat kesilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!