Anahtar kelimeler: Tekstil Emirlerinin Muhtelif Erdiği Alınamayan Amme Süreci Limited Yıllarının Sanayi
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDENLER
: 1-(DAVACI) ...
VEKİLİ
: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2005 ve 2006 yıllarının muhtelif dönemlerine ait amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ..., ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği hususunun █████/2006 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği olayda, ... takip numaralı ödeme emrinin 1, 4, 5, 6. sıra numarasında yer alan amme alacağının vade tarihinde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacı adına sözü edilen alacaklar için ödeme emri tanzim edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, 3. sıra numarasında yer alan kamu alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri tebliğ alındısının dosyaya sunulmadığ, 2. sıra numarasında yer alan alacak yönünden ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin █████/2011 tarihinde ilanen tebliğ edildiği tarihten itibaren iş bu dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih arasında geçen süre içerisinde tahsil zamanaşımını kesen sebeplerin bulunduğuna ilişkin davalı idarece herhangi bir iddiada bulunulmadığı gibi dayanak belge de dosyasına ibraz edilmediğinden davacının söz konusu amme alacağından sorumlu tutulamayacağı, ... takip numaralı ödeme emrinin 2005 yılına ait alacaktan oluştuğu, dayanağı ihbarnamenin ise Mahkemeleri ara kararına rağmen dosyaya ibraz edilmediğinden alacağın tarh zaman aşımı süresi içerisinde kesinleştirildiğinin davalı idarece ispatlamadığı, ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının, asıl borçlu şirkete ait 2006 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin 2011 yılında ibraz edilmemesinden kaynaklandığı dolayısıyla ibraz etmeme eyleminin gerçekleştiği tarihte kanuni temsilcilik sıfatına haiz olmayan davacının, kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonra görev yapan yönetici ya da yöneticilerin defter ve belge ibraz etmeme eyleminden doğan kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin, █████/2012 tarihinde ...’a ikâmetgah adresinde tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındısı dosyaya ibraz edilmiş ise de anılan şahsın şirketin ortağı sıfatına haiz olduğu şirketi temsile yetkisinin bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Tebliğ Yapılacak Kimseler başlıklı 94. maddesindeki düzenlemesine aykırı bir şekilde yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle asıl borçlu şirket nezdinde amme alacağı kesinleştirilmeden davacının takibinde hukuki isabet görülmediği, ... takip numaralı ödeme emri içeriğindeki kamu alacakları yönünden ortak sıfatıyla takip edilen davacının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesindeki hükümler doğrultusunda sermaye hissesi oranında sorumlu tutulması gerekirken şirket adına tahakkuk eden tüm borçtan sorumlu tutulmasında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle değinilen ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:
Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararına Vergi Dava Dairesince uyulduğu ve bu karar sonucunda temyiz kanun yoluna başvurulması gerektiğinin hasıl olduğu, asıl borçlu şirketteki ortaklığının ve şirketi temsil yetkisinin █████/2006 tarihi itibariyle sona erdiği ve bu hususunun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak üçüncü kişilere ilan edildiği ama bu rağmen Vergi Dairesi kayıtlarına bu durum işlenmediğinden kendisinin anılan şirkette kanuni temsilcilik görevinin devam ettiğinin gözüktüğü, kanuni temsilcilik iddiası ile usulüne uygun tarh ve tebliğ edilmeyen vergi ve ceza ihbarnamesi bulunmadığından kesinleşmiş bir alacaktan söz edilmeyeceği, amme alacaklarının vadelerinin 2005 ve 2006 yıllarına ait olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu alacaklar için düzenlenen ödeme emirlerinin en geç █████/2010 ve █████/2011 tarihlerine kadar tebliğ edilmesi gerektiğinden borcun zaman aşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararda; davacı aleyhine herhangi bir hüküm fıkrası bulunmadığından davacı temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği, davalı idare temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargı yerlerince verilen kararlardan, ancak davanın tarafları aleyhine sonuç doğuran hüküm fıkralarına karşı yasal başvuru yolları kullanılabilecek olup, ödeme emirlerinin iptaline dair Vergi Dava Dairesi kararının temyiz edilmesinde hukuki yarar bulunmayan davacının temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacı TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan “ödeme emri” başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hususlarında yedi gün içinde dava açabileceği, aynı Kanunun ''limited şirketlerin amme borçları'' başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları, 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.
Sözü edilen kanuni düzenlemelere göre asıl amme borçlusu limited şirketin borçlarından dolayı şirket ortağı hakkında takibat yapılabilmesi için söz konusu alacağın şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerektiği ve şirket ortaklarının, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca takip edilebileceği, bu takibin de şirketin borçlarının tamamı için değil ortakların sermaye hisseleri oranında olacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2005 - █████/2006 tarihleri arasında ortağı olduğu ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait amme alacağının şirketten tahsil imkanı kalmadığı hususunun anlaşılması üzerine şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emri içeriğinin 2006 döneminin Ocak ila Nisan dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve ferileri ile aynı yıla ait özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı ve söz konusu amme alacağının, asıl kamu borçlusunun, borcunun tamamına tekabül ettiği davacının ise sözü edilen şirkette Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilana göre ihtilaf konusu dönemde %50 hisseye sahip olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, dava konusu ödeme emri içeriği borcun, davacının hissesi oranındaki kısmı bakımından değerlendirme yapılması gerekirken, ödeme emrinin davacının hissesi oranında düzenlenmediğinden bahisle tamamının iptal edilmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığı görüşüyle Daire Kararına ortak sıfatıyla düzenlenen ... takip numaralı ödeme emri yönünden katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!