Anahtar kelimeler: Afete Avcılar Aleyhlerine Binada Mevkii Pafta Yıkılması Bilahare Blok Maruz

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN TARAFLAR
: I- (DAVACI) ...VEKİLİ
: Av. ...II- (DAVALILAR)1- ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...2- ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...3- ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... parseldeki binada bulunan ... Blok 3 no'lu bağımsız bölümün maliki bulunan davacı tarafından, söz konusu taşınmazın █████/2005 günlü, ████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması ve bilahare tahliyesi ve yıkılması sürecinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen 145.000,00-TL (miktar artırımı sonucu 169.501,00-TL) maddi ve 10.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 179.501,00-TL zararın davanın açıldığı █████/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 129.303,50-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 129.303,50-TL maddi tazminatın kusurları oranında, 27.707,89-TL'lik kısmının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan, 46.179,82-TL'lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan, 55.415,79-TL'lik kısmının da Avcılar Belediye Başkanlığı'ndan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, 10.000,00-TL manevi tazminatın kusurları oranında, 2.142,86-TL'lik kısmının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından, 3.571,43-TL'lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 4.285,71-TL'lik kısmının da Avcılar Belediye Başkanlığından dava tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin 40.197,50-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, husumetin idarelerine yöneltilemeyeceği, herhangi bir kusur sorumlulukları bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.2-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, idarelerinin kusuru bulunmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, temyize konu karardaki aleyhe kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.3-Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından, idarelerinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, manevi tazminata hükmedilemeyeceği, idareleri aleyhine %30 kusur verilemeyeceği belirtilerek, temyize konu karardaki aleyhe kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.4-Davacı tarafından, davanın sair özellikleri dikkate alınmaksızın belirlenen emsalin hükme esas alınmasının yerinde olmadığı, denetim eksikliği ve konut ihtiyacı gibi sosyal bir meselenin yükünün, hayatı boyunca yaptığı birikimlerle edinebildiği, başını sokacağı evini kaybetmiş ve büyük bir zarara uğramış davacının omuzlarına yüklenmesinin ve davacıya %30 müterafik kusur izafe edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek, temyize konu karardaki aleyhe kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
:1-Davacı tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.2-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.3-Diğer davalılar tarafından, savunma verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. Davacının adli yardım isteminin kabulü sebebiyle, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen temyiz başvuru harcı, temyiz karar harcı ve posta giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dosyanın incelenmesinden, maddi tazminat kalemleri arasında yer alan arsa değer kaybı yönünden kabul kararı verildiği görülmekte olup, gelinen aşamada davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu binanın arsasının halen davacının mülkiyetinde olduğu ve davacının söz konusu mülkiyet hakkından kaynaklanan tasarruf haklarını halen serbestçe kullanabileceği ve muhtemel zararın tazmine konu edilemeyeceği de dikkate alındığında, davacının arsa değer kaybından kaynaklı, tazmini gerektirir bir zararının söz konusu olmadığı anlaşıldığından, maddi tazminat kalemlerinden olan arsa değer kaybı yönünden davanın tümden reddi gerekirken, davanın kabulü yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın arsa değer kaybı bakımından bozulması gerektiğinden, belirtilen gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.Öte yandan; Manevi tazminatın, idarenin mevzuata aykırı olan eylem ve işlemleri neticesinde kişinin şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi veya manevi yönden elem ve ızdırap duyulması durumlarına özgü olduğu açıktır. İdarelerin eylem ve işlemlerinden dolayı ilgililere manevi tazminat ödenebilmesi için idarenin ağır kusurunun bulunduğunun tespiti gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, taşınmazın bulunduğu alanın afete maruz bölge ilan edilmesi ve sonrasında yıkılması sebebiyle, davacının şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, meydana gelen olayda idarelerin manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde ağır bir hizmet kusurundan da bahsedilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakta olup, temyize konu kararın manevi tazminat yönünden de bozulması gerektiğinden, belirtilen gerekçe yönünden de çoğunluk kararına katılmıyorum.