Anahtar kelimeler: Aktinin Radyo Elazığ Malatya Çözüm Telekomünikasyona Açtığını Mah Baz Rücuen

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİMKATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARAR YAZIMTARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....Hizmetleri ile .....Radyo Baz istasyonları Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığını, daha sonra Devir Sözleşmesi ile .....Telekomünikasyon'a devredildiğini, davalı şirket, çalışanı .....aktinin feshedildiğini, bunun üzerine dava dışı çalışan tarafından, müvekkili şirket ve davalı şirket aleyhine alacak davası açtığını, Malatya .....İş Mah. .....esas dosyası üzerinden açılmış olan dava sonucunda yerel Mahkeme .....-.....sayılı karar sonrası Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi .....-.....sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, Elazığ İcra Müdürlüğü’nün .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde, müvekkili şirket bakiye borç miktarına karşılık toplam 219.209,73 TL ödeme yaptığını, 219.209,73 TL'nin ödendiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalı .....Servis Hizmetleri Anonim Şirketi'ne tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLER;Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden .....ile ilgili hizmet döküm cetveli ve Malatya .....İş Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celp edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, rücuen alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu Elazığ İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına .....tarihinde ödenen 219.230,73 TL'nin, Radyo Baz İstasyon Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi uyarınca davalıdan rücuen tahsilinin mümkün olup olmadığına ilişkin olarak tespit edilmiştir.Davacı .....İletişim Hizmetleri A.Ş. (eski ünvanı .....A.Ş.) ile dava dışı .....Sanayi ve Ticaret Ltd Şti (.....) arasında Radyo Baz İstasyon Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi imzalanmıştır.Söz konusu sözleşmenin 11.1. maddesinde "Yüklenici, Sözleşme ile yükümlendiği edimlerini tam, zamanında ve gereği gibi yapılmasından sorumlu olup, söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile İşveren'in uğrayacağı her türlü zararı, İşveren'in bildiriminden itibaren nakden ve defaten tazmin etmekle yükümlüdür. İşveren'in söz konusu zararını Yüklenici'ye ödenecek ücretlerden mahsup etme ve/veya teminat mektubundan tahsil etme hakkı saklıdır" hükmü mevcuttur.Söz konusu sözleşme ile .....tarafından üstlenilen edimler, .....tarihli devir sözleşmesi ile .....davalı .....devir edilmiştir.Dava dışı işçi .....davalı .....ve .....İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye karşı açmış olduğu Malatya .....İş Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı dosyasının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiş, incelenmesinde işçi yararına işilik alacaklarına hükmedildiği, hükmedilen alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları ve Gaziantep Bam .....Hukuk Dairesi'nin .....Esas .....Karar sayılı ilamı ile yeniden hüküm kurulmak sureti hükmün kesinleştiği, BAM'ın kesin nitelikteki ilamında da davalıların hükmolunan alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları görülmüştür.Söz konusu ilamın Elazığ İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, icra müdürlüğünde dosya borcunun .....tarihi itibari ile 225.929,09 TL olarak hesaplandığı, .....Hizmetleri A.Ş. tarafından .....tarihinde icra dosyasına 219.230,73 TL ödendiği, alacaklı vekili tarafından icra dairesine gönderilen .....tarihli talebe göre ödenmemiş gibi görünen aradaki farkın stopaj vergisine ilişkin olduğu ve dosyanın kapatılmasının istenildiği, icra dairesi tarafından verilen .....tarihli tensip kararı ile dosyanın infazen kapatılmasına karar verildiği görülmüştür.Somut olayda davacı üst işveren, davalı ise alt işveren konumundadır.4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. fıkrasında “asıl işveren” ve “alt işveren” ilişkisi "..Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile işaldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur...” şeklindeki tanımlanmıştır.4857 sayılı yasanın 2/6.maddesindeki hüküm, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılan düzenlemede sadece asıl-alt işverenlerin işçilere karşı sorumluluğu düzenlenmiş, burada kanundan kaynaklanan teselsül durumu sözkonusu olup asıl ve alt işverenler dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiş ancak anılan düzenlemede asıl iş veren ve alt işverenin kendi aralarındaki hukuki ilişki düzenlenmemiştir.Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide (iç ilişkide) ise, İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlular arasında iç ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır". şeklinde ifade edilmiş, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. (Bu yönde Yargıtay .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....tarihli .....ve .....sayılı içtihadı).Buna göre Yargıtay içtihatları uyarınca; alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde sözleşme yapabilecekleri müteselsil borçlular arsında sorumluluğun kime ait olacağına dair sözleşme olmaması halinde uyuşmazlık Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümleneceği Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin bu yöndeki kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulanmıştır.Davalı taraf, işçisine karşı ödemekle yükümlü olduğu parasal edimleri süresi içinde ödemediği için davacı ve davalı birlikte yargılama ile muhatap olmuş ve kesinleşen hüküm gereği borcun tamamı davacı tarafça ödenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.1 maddesi uyarınca davalı, sözleşme ile yükümlendiği edimlerini tam, zamanında ve gereği gibi yapılmasından sorumludur.İzah edilen nedenlerle davacı asıl işverenin dava dışı işçinin işçilik alacakları nedeni ile ödediği tutarın tamamını davalı alt işverene rücu edebileceği sonucuna varılmıştır.Davacı taraf, ödeme yaptığı tarihten itibaren muhataptan faiz talep etme hakkını haizdir. Davacı vekili, talep olunan alacağa ödeme tarihinden itibaren ticari faiz talep etmiş olup, .....tarihli celsede talebini avans faizi olarak açıklamıştır.Bu değerlendirmeler ışığında davanın kabulü ile 219.230,73 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın KABULÜ ile 219.230,73 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Alınması gerekli 14.975,65 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.743,56 TL'nin mahsubu ile eksik 11.232,09 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 3.743,56 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 30,00 TL olmak üzere toplam 4.388,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 35.073,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.Katip Hakim