Anahtar kelimeler: Geçkin Karkamış İslahiye Atıksu Dökümleri İnce Arıtma Projedeki Aşkın Süredir

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan firmanın, davalı firma tarafından ihale sonucu alınan ...işlemlerindeki Karkamış ve Islahiye ilçelerindeki atıksu v.b. projedeki iş ve işlemleri yapmak üzere inşaat ince işleri taşeron sözleşmesi imzalandığını, aralarında başka arıtma tesisleri içinde hizmet verildiğini ve 2 yılı aşkın süreden beri ticari ilişki olduğunu, dosyaya sunulan faturalar ve banka dökümleri incelendiği takdirde bu hususun yok sayılmasının mümkün olmadığını, davalı firma ödemelerini düzenli bir şekilde yaparken yaklaşık altı ay geçkin süredir müvekkilinin alacağını ödememek için türlü bahaneler içerisine girdiğini, müvekkilinin süre gelen işlerden dolayı üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek bakiye alacağının ödenmesi konusunda davalı firmayla bir çok defa görüşmüş olduğunu, olumlu bir sonuç alamayınca alacağına istinaden icra takibi yaptığını, davalı firmanın haksız ve kötü niyetli olarak sırf zaman kazanmak maksadıyla takibe itiraz ettiğini,Dava konusu faturalar ve banka hesap hareketleri incelendiğinde, müvekkilinin alacağının temini bakımından haricen edinilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olduğunu, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine .... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla yaptığı ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, duran takip üzerine ticari dava şartı arabuluculuğa müracaat edildiğini, ... Aracılık Bürosu'nun ... dosya numarası ve ... büro numarası ile anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini, bu nedenle de iş bu davayı açmış bulunduklarını, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, bu nedenle mahkemece iptalinin gerektiğini, Neticeten; müvekkilinin alacağının temini bakımından; yukarıda sayılan nedenler ışığında borçlunun birçok borcunun olması, alacağın kesin olması, davalının yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haczine, Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında İhtiyati Haciz Taleplerinin kabulüne, davanın kabulü ile ... 24.İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra dosyasındaki itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz oranı ile icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep dava ettiği görülmüştür.SAVUNMA/Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin █████/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı tarafın ihtiyati haciz taleplerini çok doğru gerekçelerle reddettiğini, müvekkili olan firmanın 42 yılı aşkın süredir faaliyette bulunduğu sektörde yaptığı işlerle bilinen saygın bir firma olduğunu, davacı tarafın müvekkil firma hakkındaki haksız iddia ve ithamlarının gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkil firmadan gerçekten alacağı olup olmadığı ya da alacak tutarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, Davalı firma ile davacı taraf arasında 25.10.2022 tarihli hem ... Şantiyesi hem de ... Şantiyesi için iki ayrı Sözleşme imzalandığını, davacı tarafın Sayın Mahkeme'yi kasten yanıltmak maksadıyla sanki davalı firmanın projeye başlamadan sözleşme bedellerini alıp, tedarikçisine kasten ödeme yapmadığı gibi gerçek dışı bir iddiada bulunduğunu, davacı tarafın bahsettiği hususun aslı şu şekilde olduğunu, dava dışı ..., ...ve ..., ... kapsamında yapılacak hibe anlaşması için bir araya gelerek bir sözleşme imzaladığını ve sözleşme kapsamında Türkiye'ye bir miktar tutar hibe edildiğini, bu hibe ile de Suriyeli misafirlerin yoğun olarak yaşadığı yerel yönetimlerin altyapı projelerinin finanse edilmesinin amaçlandığını, ...'inde bu bölgelerden biri olduğunu ancak bu hibe ödemelerinin de İller Bankası nezdinde tutulduğunu, Sayın Mahkeme'nin de hiçbir idarenin, ihaleye açtığı iş bitmeden ve yapılan iş onaylanmadan ödeme yapılmadığını bileceğinden davacının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu,Yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle (deprem, inşaat malzemelerinde meydana gelen fahiş fiyat artışları vb.) inşaatların süresinin davalı firmaya yüklenemeyecek nedenlerle çok uzadığını ve hakedişlerin de idare tarafından zamanında yapılmadığını, davalı firmanın da bu süreçte çok zararının olduğunu, Her halükarda inşaatların biten kısımlarını onaylanmamasının ve hakedişlerin yapılmamasının davalı firmanın da ödemelerini almasını geciktirdiğini, bu durumun olağan olarak taşeronların da ödemelerinin sözleşme şartları kapsamında geciktirmesine sebep olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin, şantiye şefinin hakedişi onaylaması üzerine yapılabildiğini, davalı firma ile davacı taraf arasındaki sözleşmede, yapılacak işlerin detaylarının ve nasıl ifa edilmesi gerektiğine ilişkin bilgiler ve sözleşmenin "I)" bendi altında da ödeme şartları düzenlendiğini,Davacı tarafın dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere, taraflar arasındaki süregelen ilişki neticesinde, davacı tarafın kestiği faturalara itiraz edilmediğini, yi niyetle sürecin yönetilebileceğinin düşünüldüğünü, ancak davacı tarafın süreci davaya taşıması ile davalı firmanın iyi niyetli çabalarını sonuçsuz bıraktığını, davacı tarafından açılmış haksız davanın reddinin gerektiğini, tüm be nedenler sebebiyle, davacı tarafların haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, haklarında HMK 329. Maddesinin (Kötü niyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları) uygulanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında aktedilen eser sözleşmesinden dolayı davacının davalıdan yerine getirildiğini iddia ettiği edimlerden dolayı bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine ... 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.Davacı şirket, davalı firma tarafından ihale sonucu alınan ...işlemlerindeki Karkamış ve Islahiye ilçelerindeki atıksu v.b. projedeki iş ve işlemleri yapmak üzere inşaat ince işleri taşeron sözleşmesi imzalandığını, aralarında başka arıtma tesisleri içinde hizmet verildiğini ve 2 yılı aşkın süreden beri ticari ilişki olduğunu, davalı firmanın ödemelerini düzenli bir şekilde yaparken yaklaşık altı ay geçkin süredir davacı şirkete ödeme yapmadığını, davacı şirketin sözleşmeler kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek bakiye alacağının ödenmesi konusunda davalı firmayla bir çok defa görüşmüş olduğunu, olumlu bir sonuç alamayınca alacağına istinaden icra takibi yaptığını, davalı firmanın takibe itiraz ettiğini ve işbu davanın açılmış olduğunu ileri sürdüğü görülmüştür.Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde de, davalı firma ile davacı taraf arasında 25.10.2022 tarihli hem ... Şantiyesi hem de ... Şantiyesi için iki ayrı Sözleşme imzalandığını, davacı tarafın, davalı firmanın projeye başlamadan sözleşme bedellerini alıp, tedarikçisine kasten ödeme yapmadığı gibi gerçek dışı iddiada bulunduğunu, davacı tarafın bahsettiği hususun aslının dava dışı ..., ... ve ..., ... kapsamında yapılacak hibe anlaşması için bir araya gelerek bir sözleşme imzaladığını ve sözleşme kapsamında Türkiye'ye bir miktar tutar hibe edildiğini, bu hibe ile de Suriyeli misafirlerin yoğun olarak yaşadığı yerel yönetimlerin altyapı projelerinin finanse edilmesinin amaçlandığını, ...'inde bu bölgelerden biri olduğunu ancak bu hibe ödemelerinin de İller Bankası nezdinde tutulduğunu, yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle (deprem, inşaat malzemelerinde meydana gelen fahiş fiyat artışları vb.) inşaatların süresinin davalı firmaya yüklenemeyecek nedenlerle çok uzadığını ve hakedişlerin de idare tarafından zamanında yapılmadığını, davalı firmanın da bu süreçte çok zararının olduğunu, her halükarda inşaatların biten kısımlarını onaylanmamasının ve hakedişlerin yapılmamasının davalı firmanın da ödemelerini almasını geciktirdiğini, bu durumun olağan olarak taşeronların da ödemelerinin sözleşme şartları kapsamında geciktirmesine sebep olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin, şantiye şefinin hakedişi onaylaması üzerine yapılabildiğini ancak davacı tarafın bu onaylanma sürecini beklemeden önce icra takibine geçerek daha sonra da huzurdaki davayı açtığının, yargılama sırasında davacı tarafın sözleşme kapsamındaki işlerini, sözleşmeye uygun yapıp yapmadığının bilirkişilerce incelenmesini ve yine sözleşmeye göre davanın açıldığı tarih itibariyle sözleşme kapsamında alacağının doğup doğmadığının tespit edilmesi gerektiği savunmasında bulunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirip getirmediği ve davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı hususundadır.Dava konusu takip dosyası, tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan etmiş oldukları BA BS formları, ...'nden dava konusu projeye ilişkin davalı şirketin █████/2024 tarihinden sonra en son ne zaman hak ediş yaptığı ve inşaatların yapım işlerinin bitirilip bitirilmediği hususunda bilgi ve belgeler ilgili yerlerden celp edilmiş, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle uyuşmazlığa ilişkin mali müşavir bilirkişilerinden rapor alınmıştır.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararı ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek davacı tarafından tanzim edilen ve dava konusu icra takibine konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahipleri lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı, tarafların ticari defterleri arasında mutabakat bulunup bulunmadığı varsa mutabakatsızlık sebebinin ne olduğu, takibe konu faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, beyan edilmişlerse buna ilişkin daha sonra düzeltme beyanında bulunup bulunmadıkları, davacının varsa davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesi hususunda celse arasında ara karar oluşturulmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dava konusunun, davacı tarafından cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek toplam 239.030,94 TL tutarındaki alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davacının davalıdan 239.030,94 TL tutarında alacak olduğu, Davalının ticari defterlerine göre, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davalının davacıya 238.646,22 TL tutarında borçlu olduğu, Davacının 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalının 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,Neticeten, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 19.05.2022 tarihinde başladığı ve bu tarihten itibaren davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine kayıt edildiği ve bu bedellerin düzenli olarak davalı tarafından ödendiği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 05.10.2023 tarihli 11.757,20 TL tutarındaki iade faturasının esasında, davacı tarafından yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edilerek kabul işleminin yapıldığının bir göstergesi olduğu ve ayrınca iş bu faturanın iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre de takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davalının davacıya 238.646,22 TL tutarında borçlu olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davacının davalıdan 239.030,94 TL tutarında alacak olduğu, davacının takip tarihi öncesi faiz talebinin bulunmadığı, davalının, taraflar arasında tanzim edilen taşeron sözleşmesinin asıl işvereni olan ... tarafından hakedişlerinin ve ödemelerin yapılmaması sebebiyle davacı borçlarının ödenmediği iddiasına ilişkin hukuki değerlendirme ve nihai takdirin tamamen Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişi heyetine ilaveten borçlar hukuku kürsüsünden akademisyen bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ile ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Mali inceleme neticesinde: Dava konusunun, davacı tarafından cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek toplam 239.030,94 TL tutarındaki alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davacının davalıdan 239.030,94 TL tutarında alacak olduğu, davalının ticari defterlerine göre, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davalının davacıya 238.646,22 TL tutarında borçlu olduğu, davacının 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Neticeten, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 19.05.2022 tarihinde başladığı ve bu tarihten itbaren davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine kayıt edildiği ve bu bedellerin düzenli olarak davalı tarafından ödendiği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 05.10.2023 tarihli 11.757,20TL tutarındaki iade faturasının esasında, davacı tarafından yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edilerek kabul işleminin yapıldığının bir göstergesi olduğu ve ayrınca iş bu faturanın iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre de takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davalının davacıya 238.646,22TL tutarında borçlu olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davacının davalıdan 239.030,94TL tutarında alacak olduğu, davacının takip tarihi öncesi faiz talebinin bulunmadığı, davalının, taraflar arasında tanzim edilen taşeron sözleşmesinin asıl işvereni olan ... tarafından hakedişlerin ve ödemelerin yapılmaması sebebiyle davacı borçlarının ödenmediği iddiasına ilişkin hukuki değerlendirme ve nihai takdirin tamamen Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, borçlar mevzuatına yönelik İnceleme neticesinde: Taraflar arasında 07.03.2022 tarihinde adi yazılı şekilde “İnşaat İnce İşleri Taşeron Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin kurulduğu; ayrıca taraflar arasında 25.10.2022 tarihinde adi yazılı şekilde “İnşaat İnce İşleri Taşeron Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmelerdeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince “eser sözleşmesi" olduğu; buna göre de davacının “yüklenici', davalının “işsahibi' sıfatını haiz olduğu,Davacı tarafından 18.12.2023 tarihinde davalı aleyhine ... 24. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; 239.030,94 TL tutarındaki ; “borcun sebebi” olarak da faturanın gösterildiği; uzmanlık alanımız gereğince davacı yüklenicinin sözleşmelerde üstlendiği borcu gereği gibi ifa edip etmediğini, söz konusu fatura konusuna ilişkin edimin yerine getirilip getirilmediğini tespitin mümkün olmadığı; icra takibinde faturanın gösterilmesi nedeniyle alacağın mali açıdan yukarıda değerlendirildiği; takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E.... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ...ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ... yapım işi sözleşmeleri kapsamında doğan edimin davacı tarafından ... Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere yerine getirildiği, verilen hizmete ilişkin tanzim edilen faturanın davalının da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 19.05.2022 tarihinde başladığı ve bu tarihten itibaren davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine kayıt edildiği ve bu bedellerin düzenli olarak davalı tarafından ödendiği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 05.10.2023 tarihli 11.757,20 TL tutarındaki iade faturasının esasında, davacı tarafından yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edilerek kabul işleminin yapıldığının bir göstergesi olduğu ve ayrınca iş bu faturanın iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre de takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davalının davacıya 238.646,22 TL tutarında borçlu olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi (18.12.2023) itibariyle davacının davalıdan 239.030,94 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının takip tarihi öncesi faiz talebinin bulunmadığı, davalının, taraflar arasında tanzim edilen taşeron sözleşmesinin asıl işvereni olan ... tarafından hakedişlerinin ve ödemelerin yapılmaması sebebiyle davacı borçlarının ödenmediği ve sözleşme kapsamındaki işlerin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığına ilişkin iddiasına ilişkin tarafların incelenen defter ve kayıtlarında, alacak borç tutarları yönünden mutabık oldukları, davacı tarafından tanzim edilen faturalara karşı davalı tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmediği , bu durumda davalının faturaya konu eseri eksiksiz aldığına dair bir karine oluştuğu, davacı adına düzenlenen 05.10.2023 tarihli 11.757,20 TL tutarındaki iade faturasının esasında, davacı tarafından yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edilerek kabul işleminin yapıldığının bir göstergesi olduğu, ...'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere dava konusu eserin davacı tarafça yerine getirildiği dosya kapsamında davalı tarafından beyan edilen faturaya konu eserin tam ve eksiksiz alınmadığının davalı yanca usulüne uygun olarak yazılı delil ile ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile davalı tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 47.806,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına,2-)Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 47.806,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 16.328,20-TL karar harcından peşin yatırılan 2.886,91-TL harcın mahsubu ile noksan 13.441,29-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-)Davacı tarafından yatırılan 7.844,50-TL yargılama gideri ile 2.886,91-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı toplamı 11.159,01-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-)Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2024 yılı tarifesine göre 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır