Anahtar kelimeler: Odasının Yeminli Odası Yapmakta Talebiyle Müşavir Müşavirler Müfettişi Listesine Sekizinci
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Odası Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. S...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, █████/2002 tarihinden itibaren vergi müfettişi olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verilmesi sonrasında yeminli mali müşavir çalışan listesine kaydının yapılması ve mühür verilmesi talebiyle █████/2022 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odasının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmeyecekleri ve kamu görevlisi olamayacakları kurala bağlandığından, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, bir kamu hizmeti olan yeminli mali müşavirlik mesleğini ifa edemeyeceği gerekçesiyle yeminli mali müşavir çalışan listesine kaydının yapılması ve mühür alması istemiyle yapılan başvuru reddedilmiş ise de; somut olayda davacının idari, ticari ya da sınai bir sözleşme kapsamında kamu hizmetinde çalıştırılma durumunun olmadığı, yeminli mali müşavirliğin bir istihdam ilkesine dayanmadığından, yeminli mali müşavirlik faaliyetinin kamu hizmeti ve görevin yasağı kapsamında değerlendirilerek genişletilemeyeceği ve bu itibarla, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ancak disiplin ya da ceza hükümleri kapsamında memuriyetten çıkarılmadığı açık olan davacı tarafından, yeminli mali müşavir çalışan listesine kaydının yapılması ve mühür alması istemiyle yapılan başvurunun, kamu hizmetinde istihdam yasağı kapsamında değerlendirilmek suretiyle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca, yeminli mali müşavirlerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işleri düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik, tasdik gibi işlerinin kamu hizmeti olduğu açık ise de, Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği üzere, kamu hizmetinde istihdam kavramının kamu görevlilerini kapsadığı, kamu görevlisi olmayan, bir idari sözleşmeyle veya ticari ya da sınai nitelikteki bir özel hukuk sözleşmesiyle kamu hizmetinde çalıştırılmayan ve mesleklerini serbest şekilde icra eden yeminli mali müşavirlerin kamu hizmetinde istihdam edildiklerinin kabulünün mümkün olmadığı, sadece yürütülen hizmetin kamu hizmeti olmasından hareketle serbest çalışan yeminli mali müşvirlerin, kamu görevlilerinin tabi olduğu kurallara tabi kılınmasının mesleğin niteliği ve gerekleri ile örtüşmeyeceği dikkate alındığında dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir....
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir....
6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları" hükmüne; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odasının aktif çalışanlar listesine kaydının yapılması ve mühür verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen hüküm kapsamında yer almadığı, zira dava konusu işlemin davacının belli bir meslekten veya kamu görevinden süresiz olarak çıkarılma sonucunu doğuran bir işlem niteliğine haiz olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
:
(X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (c) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlar" hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından, vergi müfettişi olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verilmesi sonrasında yeminli mali müşavir çalışan listesine kaydının yapılması ve mühür verilmesi talebiyle █████/2022 tarihinde yaptığı başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odasının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Çalışanlar listesine kaydının yapılmaması yönündeki dava konusu işlemin davacının mesleki faaliyette bulunamaması sonucunu doğurduğu, bu nedenle bahse konu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!