Anahtar kelimeler: Davadavacı Harçlandırdığı Satımdan Tevzi Siparişe İrsaliye Sipariş Faturasından Vade Sunulduğunu

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
DAVA
:Davacı vekili mahkememize sunduğu █████/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı tarafın █████/2022 tarihinde müvekkili şirketten satın almak suretiyle 2 ayrı sipariş verdiğini, davalı tarafından verilen siparişe ilişkin olarak █████/2022 tarihli 9.765,92 USD tutarlı, █████/2022 tarihli 21.369,80 TL tutarlı faturalar tanzim edildiğini ve davalı tarafa sunulduğunu, faturaların vade tarihi olan █████/2023 tarihine kadar davalı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin irsaliye faturasından anlaşılacağı üzere siparişe konu ürünleri davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın------ Noterliği ------- yevmiye numaralı █████/2023 tarihli ihtarnameye rağmen borcunu ödememiş olması sebebiyle ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini ancak davalı tarafın itirazda bulunulması nedeniyle takibin durduğunu belirterek ülkenin ekonomik durum ve koşulları, enflasyon ve dövizdeki dalgalanmalar göz önüne alınarak işbu dava ile ilgili olarak yargılama sonuna kadar alacaklarının zayi olmaması için davalı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ilgili icra dosyasında davacı tarafın takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para cinsinden alacak talep etmesine rağmen alacağın TL karşılığını takip talebinde ve ödeme emrinde göstermediğini, dava konusu icra takibinin usulüne uygun olmaması nedeni iptali ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça icra takibinde talep edilen tutar ile davada harca esas olarak belirtilen tutarın birbirinden farklı olduğunu, arabuluculuk son oturum tutanağının davacı tarafça dosyaya sunulmadığını, ilgili faturaların düzenlenip müvekkili şirkete gönderilmesi ve müvekkili şirketin bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması alacak hakkı doğurmadığını karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmadığını, dava dilekçesinde dava konusu edilen fatura bedellerinin ödenmediğini iddia edilmişse de faturaya konu mal veya hizmetlerin sağlandığına yönelik hiçbir beyan veyahut da gerçekleştirildiğinin ispatına yönelik hiçbir bilgi veya belge dosya kapsamına sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin dava konusu edilen faturalara konu mal veya hizmetlerin sağlandığının ispatı bakımından delil niteliğini haiz olmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını belirterek icra takibinin yasa ve usule aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:-Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,
- -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli yazı cevabı,
-Gelir İdaresi Başkanlığı'nın █████/2024 tarihli yazı cevabı,
- --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya sureti,
- █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve dosyaya celp edilen deliller dosya içerisine alınmıştır.
-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından incelemeye sunulan 2022 - 2023 - 2024 yıllarına ait ticari defterlerin ve davalı tarafından incelemeye sunulan 2022 - 2023 - 2024 yıllarına ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ilgili hükümlerine yönünden usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibarıyla 21.369,80 TL ve 9.765,92 USD alacaklı olduğu, davacı tarafın 9.765,92 USD alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden 21.369,80 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz talep edebileceğini tespit etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe karşı yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı tarafın davalı aleyhine faturalara dayalı olarak-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyası ile █████/2022 tarihli 21.369,80 Tl'lik faturaya ve █████/2022 tarihli 9.765,92 USD bedelli faturaya dayalı olarak işlemiş faiz dahil toplam 10.266,87 USD ve 25.097,37 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından süresinde itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği , davalı vekili takip talebinde döviz cinsi alacağın gösterilmemiş olduğunu takibin usulsüz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte genel hükümlere göre görülüp karara bağlanır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde başlatılıp süresi içerisinde itiraz ile durmuş bir icra takibinin bulunması zorunludur. İcra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğu takdirde itirazın iptali davasına bakan mahkeme kendi görev yetkisinden önce icra takibine yönelik yetki itirazını hadise şeklinde inceleyerek karara bağlayacaktır. Davaya dayanak icra takibine ilişkin olarak HMK 114. maddesinde sayılan dava ve takip genel dava şartları dışında, icra mahkemesi yerine geçerek İİK 58/3 maddesi gibi İİK' da düzenlenen ve icra takip hukukundan kaynaklanan hususlarda resen denetim yaparak icra takibinin usule uygun olmadığına karar verebilmesinin yasal dayanağı yoktur. Zira her icra takibi, İİK' da sayılan nedenlerle borçlu tarafından icra mahkemesinde, gerek şikayet gerekse dava yolu ile ileri sürülüp iptal edilmediği sürece geçerli olmaya devam edecektir. Somut olayda borçlu tarafından, İİK' nın 16 ve 58/3 madde hükümleri uyarınca icra mahkemesinde şikayet yolu ile icra takibi iptal ettirilmediğinden dava tarihi itibariyle halen geçerli bir icra takibi bulunmaktadır.
İİK' nın 8/a maddesinde ( Ek -█████/2012 T. 6352/3. madde) icra ve iflas müdürlüklerinde her türlü işlemlerde UYAP sisteminin kullanılacağı, elektronik işlemlerin UYAP sistemi vasıtası ile yapılmasına dair usul ve esasların --------- tarafından çıkartılan yönetmelikle düzenleneceği, İİK Yönetmeliği' nin 16 vd maddelerinde; elektronik işlemler ve UYAP sisteminin kullanımına ilişkin detaylı düzenlemelere yer verilerek taraf ve vekilleri ile diğer ilgililerin geçerli elektronik imza ile imzalamak sureti ile UYAP vasıtası ile mahkemeler ile icra ve iflas dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilecekleri gibi, icra takibi de açabilecekleri, yine aynı yönetmeliğin 20 ve 21. Maddelerinde ise icra takip talebinin nasıl doldurulacağı ve takip talebine belge eklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. UYAP sistemi tarafından oluşturulan takip talebinin içeriği itibariyle İİK 58 ve yönetmeliğin 20 - 21. maddelerindeki düzenlemelere uygun olmalıdır.TBK'nın 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin son fıkrasında Ülke parası dışında, başka bir para birimiyle belirlenmiş para alacaklarının aynen ödenmesine imkan tanınmıştır. Bu yönüyle anılan madde , 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinden farklı bir düzenleme içermektedir.
TBK'nın 99. maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alındığında, döviz alacağının aynen ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından takip talebinde döviz cinsi alacağın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının talep edildiği açıkça belirtilmiş olduğu ve takip talebinde döviz cinsi alacak dışında TL cinsi alacağın da talep edildiği tüm alacak kalemleri yönünden takibin devamına karar verilmesi talebi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle takip harcının takip tarihindeki kur üzerinden tamamlanmış olması ve İİK'nın 58. maddesindeki düzenlemenin icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından davalının takip talebinin takibin usulsüz olduğu yönündeki itirazı yerinde görülmeyerek esas hakkında inceleme yapılmıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.
TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle ... borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.
TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Davacı tarafın davalı aleyhine faturalara dayalı olarak -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyası ile █████/2022 tarihli 21.369,80 Tl'lik faturaya ve █████/2022 tarihli 9.765,92 USD bedelli faturaya dayalı olarak işlemiş faiz dahil toplam 10.266,87 USD ve 25.097,37 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından süresinde itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği ,Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunulan raporunda tarafların şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 21.369,80 TL ve 9.765,92 USD alacaklı olduğu, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya aynı tutarda borçlu gözüktüğü , her iki tarafın kayıtların birbiri ile örtüştüğü belirtilmiş olup davacı vekilinin rapora karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı , davalının itiraz ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunduğu anlaşılmış olup davanın kısmen kısmen kabulü ile davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 21.369,80 TL asıl alacak ve 9.765,92 USD asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 21.369,80 TL alacak için işletilecek avans faizi ile birlikte, takip tarihinden sonra kabulüne karar verilen USD cinsi alacak için 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsinden mevduata uyguladığı faiz oranının uygulanması gerektiğinden 9.765,92 USD asıl alacağın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, -------- Hukuk Dairesi'nin ------ Esas ------- Karar sayılımında da belirtildiği üzere temerrüte düşürülmeyen davalıdan TTK'nın 1530. maddesi uyarında işlemiş talep edilmeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturadan kaynaklı olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabulüne karar verilen asıl alacağın aynı yöndeki --------- sayılı emsal ilamı da gözetilerek döviz cinsi alacak için takip tarihindekiefektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan Türk lirası karşılığı ile 21.369,80 TL asıl alacak toplamı üzerinden hesaplanan alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 21.369,80 TL asıl alacak ve 9.765,92 USD asıl alacak üzerinden DEVAMINA, takip tarihinden itibaren 21.369,80 TL alacağın işletilecek avans faizi ile birlikte ,9.765,92 USD asıl alacağın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
2-Davacının fazlaya ilişkini isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 68.689,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 23.461,05 TL harcın başlangıçtan peşin olarak alınan 1.827,49 TL harç , 2.671,55 TL tamamlama harcı ve 1.712,02 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 17.249,99 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 54.951,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.248,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 8.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 80,00 TL, KEP gideri 4,00 TL olmak üzere toplam 8.084,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 7.633,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 1.827,49 TL, tamamlama harcı 2.671,55 TL ve icra peşin harcı 1.712,02 TL olmak üzere toplam 6.638,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
10--6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 nin davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.399,57TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 200,43 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, .
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!