Anahtar kelimeler: Esayılı Aracında Süreçte Kaybının İkame İik Takipten Araçta Tazmin İflas

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait “...” plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tahsili için başlatıldığını, kazanın oluşumundan sonraki süreçte müvekkilinin aracında değer kaybının tazmin edilebilmesi için davalı şirket aleyhine ... 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.sayılı dosyası üzerinden dava ikame ettiğini, ilgili dosya üzerinden yürütülen davada, bilirkişi raporu alındığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı tutarının 320.000TL olduğunun belirlendiği, söz konusu raporu hükme esas alan Mahkemenin 16.06.2023 tarihinde "320.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine" yönelik hüküm tesis edildiğini, ... 25. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tesis edilen kararla likit hale gelen alacağın tahsil edilebilmesi için 05.10.2023 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine genel iflas yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu dosya üzerinden başlatılan bu takibe, davalı şirket tarafından 16.10.2023 tarihinde itiraz edilmekle ve itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin aynı zamanda, bu takibi ... 18. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden şikayet yoluna da taşıdığını, davalı şirketin takibe yönelik itiraz ve şikayetleri incelendiğinde, bu itirazların "ilama dayalı bir alacağın ilamsız takibe konu edilemeyeceği"; "ilamsız takibe konu edilebilecek herhangi bir borcun mevcut olmadığı" başlıklarında toplandığının görülebileceğini, davalı şirket vekilinin, bu iddialarına dayanak olarak ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 26.05.2017 tarih ve ...E.,...K.sayılı kararının gösterildiğini, o halde, alacağını tam ispat ölçüsünde ispatlamış olan müvekkil tarafından alacağını tahsil etmek için cüz'i icra yoluna başvurmak yerine genel iflas yoluyla takip başlatmasında herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, gerek ilmi gerekse kazai içtihatlarda elinde ilam bulunan alacaklının genel iflas yoluyla takip yapabileceğinin kabul edildiğini, bu noktada önemle belirtmek gerekir ki, huzurdaki davada müvekkilinin alacağının mevcut olup olmadığı konusunda yeniden bir inceleme yapılmasına ihtiyacın olmadığını, zira müvekkilin davalı şirketten alacaklı olup olmadığının ... 25. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından incelenerek bir sonuca bağlandığını, bu bağlamda, huzurdaki davada yalnızca incelenmesi gereken mesele, davalı şirket hakkında iflas kararı verilebilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığını noktasında olup borçlu şirket hakkındaki iflas talebinin m. 166/2'de belirtilen usule uygun olarak ilan edilmesine, İİK m. 159 hükmü uyarınca teminatsız olarak muhafaza tedbirlerinin alınmasına ve devamında müvekkilin takibe dayanak olarak gösterdiği ilamın kesinleşmesinin beklenmesine, müvekkilinin takibe dayanak olarak gösterdiği ilamın kesinleşmesine müteakip davalı şirketin ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline ve davalı borçluya depo emri çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mahkeme ilamına dayalı olan bir alacağın ilamsız iflas takibine konu edilemeyeceğini, davacının elinde ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve...yılı ilamı mevcutken ilamlı icra takibi başlatması gerekliliği karşısında, hiçbir hukuki yararı bulunmamasına rağmen ilamsız (adi) iflas takibi yoluna başvurduğunu, her ne kadar davacı tarafın elinde bir ilam mevcut olsa da müvekkili şirketin ilamsız takibe konu edilebilecek borcu bulunmadığından bu husus takibin iptalini gerektirdiğini, söz konusu mahkeme ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuş olup alacaklı tarafından ilamsız iflas takibi yoluna başvurulmasının tehir-i icra prosedürünü yürütme haklarını engellediğini, alacaklının iflas talebi hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, dolayısıyla; elinde mahkeme kararı bulunan davacının öncelikle ilamlı takip yoluna başvurarak alacağını talep etmesi, işbu talebin sonuçsuz kalması halinde iflas yolu ile takip veya doğrudan doğruya iflas talebi ile hukuki yollara başvurması gerektiğini, doğrudan doğruya iflas sebeplerinde dahi alacaklının elinde bulunan mahkeme kararını ilamlı takibe konu etmesi gerektiği şartı aranıyorken iflas yolu ile takipte bu şartın aranmamasının açıkça 2004 sayılı Kanun’un sistematiğine aykırı olduğunu, davacının amacının müvekkili şirketin hem müşterileri hem de yatırımcıları nezdinde ticari itibarını zedelemek olduğunu, müvekkili şirket ... plakalı aracın (“araç”) olmayıp dava açısından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğundan itirazın kaldırılması talebinin reddinin gerektiği, davacı tarafın, müvekkil şirketin kiracı sıfatını haiz olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin iddiasının ispata muhtaç olmasına rağmen müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu aracın değer kaybına ilişkin bedel hesaplanırken onarıma ve işçiliğe ilişkin masraflar objektik olarak hesaplanmalı ve buna göre bir değer kaybı bedeli sonucuna ulaşılması gerektiğini, iddia olunan değer kaybının kaza sebebiyle mi yoksa aracın daha önce bir kazaya karışması veya sair sebeplerle zarar görmesi neticesinde mi meydana geldiğinin tespiti gerektiğini, bu hususlar aydınlatıldıktan sonra değer kaybı hesabı yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin tehir-i icra talep etme hakkı bulunduğundan davacının huzurdaki davayı ikame etmesinde hiçbir hukuki yararı bulunmadığı için davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-h maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin ilk kararında davacının lehine olan ilamı icra emrine konu etmek yerine bu ilam ile adi iflas yolu ile takip yapmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.İstanbul BAM 17. H.D. █████/2024 tarihli kararında; "Dava, iflas yoluyla yapılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.2004 Sayılı İİK'nun 154 vd. maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. İİK'nun 156/4 fıkrasında, iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiş olup buna göre davanın yasal süresi içerisinde ve İİK'nun 154/3 fıkrası gereğince mutlak yetkili yer olan davalının muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davacının lehine olan ilamı icra emrine konu etmek yerine bu ilam ile adi iflâs yolu ile takip yapmakta hukuki yararı olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmü istinaf eden davacı vekili, elinde ilam bulunan alacaklının iflas yoluyla adi takip yapması yönünden bir engel bulunmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Uyuşmazlık, lehine olan ilamı iflas yoluyla adi takibe konu ederek itiraz üzerine işbu itirazın kaldırılması ve iflas davasını açan davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır."...Belirteyim ki, ilam alacaklısı, iflasa tabi borçlusunun iflasını isteyebilmesi için, (yukarıda görüldüğü gibi) borçluya karşı ilamlı icra takibi (m.32) yapmak ve ondan sonra iflas talebinde bulunmak (doğrudan doğruya iflas davası açmak; m.37; m.177/4) zorunda değildir. İlam alacaklısı, hiç ilamlı icra takibi yapmadan (ilamı icraya koymadan), ilam borçlusuna karşı genel iflas yolu ile takip (m.155 vd) yapabilir..." (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku, Tamamen Yeniden Yazılmış Üç Misli Genişletilmiş, Üçüncü Baskı, Cilt:3 Ankara 1993, s.2270)."...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37 ; 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir... (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110).Somut olayda, davacının, davalı hakkında ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile hükmedilen 320.000,00 TL tazminat ile faiz ve yargılama giderlerine dayalı toplam 432.355,62 TL'nin tahsili amacıyla iflas yoluyla icra takibi başlattığı, ödeme emrine karşı davalının yasal süresinde itirazda bulunması üzerine icra takibinin durdurulduğu, davacı tarafından ise itirazın iptali ve iflas talebine ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre davacının, lehine olan ilama dayanarak ilamlı icra takibi yapmadan genel iflas yoluna başvurabilmesine yasal olarak bir engel bulunmamaktadır. Kararın gerekçesine dayanak yapılan ilamların somut olayda uygulanma yeri olmadığından davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle kararımız kaldırılmıştır.Yeniden görülen yargılamada mahkememiz BAM kaldırma kararında yazılı olan gerekçeye uymuştur. Bu gerekçede de yazıldığı gibi davacı taraf elinde ilam olsa bile icra emri göndermek yerine adi iflas yolu ile takip yapmasında herhangi bir hukuki engel yoktur.Davacı da adi iflas yolunu tercih etmiştir. Daha kolay bir yol varken daha zor bir yolun tercih edilmesi tamamen davacının takdirinde olan bir husustur. Dolayısıyla davacının bu yolu tercih etmesinde hukuki yarar şartı yokluğu dava şartı engeli yoktur. Davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Adi iflas yolu ile takip yapmasında da hukuki yararı vardır. Açılan davada esasa ilişkin karar vermek gerekmektedir.Dava devam eterken iflas takibinin yapıldığı ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının borçlusu şirketin tüm dosya alacağını ödeyip dosyanın infazen kapatıldığına ilişkin █████/2025 tarihli İcra Müdürlüğü yazısı alınmıştır. İcra dosyasındaki adi iflas takibine konu alacak ve ferileri ödenerek icra dosyası infazen kapatıldığından davamız konusuz kalmıştır.***Kaldı ki, dava, iflas yoluyla adi takibe yönelik 2004 s. m. İİK 156/3. hükmü uyarınca itirazın kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesine ilişkin olup, davaya dayanak teşkil eden ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen (İstanbul BAM 20. HD. ... E. ...K) istinaf kararı ile kesin olarak takibin iptaline karar verildiğinden bu yönden de ayrıca eldeki dava konusuz kalmıştır. (Yargıtay 6. HD. ... E. ... K).Açıklanan nedenlerle, konusuz kalan davada esasa ilişkin hüküm verilmesine yer olmadığına kararı verilir iken davalı taraf davanın açılmasına neden olduğundan davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı nedenlerle;1-Dava konusuz kaldığından esasa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 345,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin/nisbi harcı, 1.567,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.106,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatip