Anahtar kelimeler: Gündemleri Devirlerinin Huzurdaki İstemli Açtıklarını Talebiyle Şerhi Seçilmesi Olağanüstü Hissesine

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı şirketin %19,75 oranında 92.958 adet hissesine sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 2024 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına alınan tüm kararlara müvekkili tarafından muhalefet şerhi düşürüldüğünü, anılan kararların hukuka aykırılık teşkil ettiğinden iş bu kararların iptali talebiyle huzurdaki davayı yasal süre içinde açtıklarını, davalı şirketin 2024 yılı olağanüstü genel kurul toplantısının ise devirlerinin görüşülmesi, yeni yönetim kurulunun seçilmesi gündemleri ile 2.10.2024 tarihinde yapılacağının 17.09.2024 tarihli --------- ilan edildiğini, Olağanüstü genel kurul toplantısına yönetim kurulu başkanı olan -------- katılmadığını, yerine 29.08.2024 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirket hisselerini devraldığını ve bu hisse devrinin 29.08.2024 tarihli 2024/1 Yönetim kurulu kararıyla onaylandığını söyleyen -------- isimli bir kişinin katıldığını, davalı şirketin aslında bir aile şirketi ve hisselerin tamamını devreden --------- müvekkilin abisi olduğunu, devredilen hisselerin %50'nin üzerinde olması sebebiyle müvekkili de dahil diğer hissedarların muhalefet şerhlerine rağmen hisseleri devraldığını söyleyen --------- olumlu oyu sonucunda oy çokluğu ile -------- toplantı başkanı olarak seçildiğini, Hisse devirlerinin ve yeni pay oranlarının karara bağlandığını, --------- isimli bir kişinin de münferit imza yetkisi ile şirketi her hususta en geniş yetki ile temsil ve ilzam etmek üzere üç yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, anılan toplantı tutanağının 3 numaralı maddesinde görüleceği üzere-------- tarafından ---------devredilmiş hisselerin şu şekilde olduğunu, maddenin devamında ise diğer pay sahiplerinin kendilerinin devir ihbarı yapılmasından itibaren 30 gün içinde devir ihbarında belirtilen bedel ve şartlarla satın alıp almayacağını devir edene yazılı olarak bildireceğini, devir edene bu şekilde bir bildirim olmamasının teklifin redde anlamına geldiği eğer teklif kabul edilirse satış ve devrin teklifi kabul eden ilgili  ve B grubu pay sahibine yapılacağı hususlarının düzenlendiğini ancak somut olay da -------- sahibi olduğu A ve B grubu hisseleri devretmeden önce esas sözleşmedeki düzenlemeye uymadığını, pay sahibi olan müvekkillerine devir ihbarında bulunmadığını, bunun sonucunda da hukuka aykırı bir şekilde aile şirketinin çoğunluk hisselerinin üçüncü bir kişiye devredilme suretiyle şirketin aile şirketi olmaktan çıktığını, C grubu payların devir usulünün ise yeni sözleşmede özel bir şarta tabi tutulmadığını, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak serbestçe devredebileceğinin düzenlendiğini, somut olayda her bir madde için muhalefet şerhini tutanağa geçirttiğini ve “genel kurul tutanağın 1,2,3,4,5 no.lu kararlarına karşı itiraz ve dava hakkım saklı kalmak üzere kararlara muhalifim ” şeklinde ayrıca muhalefet şerhi yazan müvekkili ..." ın yanı sıra diğer dört pay sahibinin de olumsuz oyuna rağmen dava konusu toplantıda 1,2,3,4,5 numaralı karların alındığını, ancak yukarıda gerek yasa gerekse esas sözleşme hükümleri çerçevesinde ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere -------- yapılmış bu hisse devrinin esas sözleşme hükümlerinin yanı sıra kanuna da açıkça aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, dolayısıyla geçersiz bir hisse devri sonucunda %50,92 oranında pay sahibi olduğundan bahisle oy çokluğuyla alınmış tüm kararlarının da geçersiz olup iptalinin gerektiğini, haklı davalarının kabul edilerek genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ---------Ş'nin uzun yıllarca bir aile şirketi olarak yönetildiğini, iştiğal konusunun tersane işletmeciliği olduğunu, 2019 yılına gelindiğinde şirketin büyük bir darboğaza girmesi üzerine hem şirket hem de şirket ortakları olan davacı ..., -------- ve -------- için ---------- esas sayılı dosyasından konkordato talebinde bulunulduğunu, yapılan yargılama neticesinde mahkemece 25.03.2020 tarihli karar ile koşulları oluşmayan konkordato talebini reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, gerek banka borçlarının gerekse de piyasaya olan borçların çok fazla olması sebebiyle şirket ortaklarının tersaneyi işletmekte zorlandığını, 01.01.2020 tarihli hasılat kira sözleşmesi ile ------- -------- şirketine kiralandığını, hali hazırda tersaneni --------- firması tarafından işletme izniyle işletildiğini, üst hakkı üzerinde --------- Bankası'nın 50.000.000 Euro değerinde birinci dereceden ipoteği, -------- Bankası'nın ikinci dereceden 100 milyon TL ipoteği ve bunlar dışında vergi daireleri ve --------- dahil olmak üzere milyonlarca lira tutarında yüzlerce haciz bulunduğunu, her iki ipotek dosyalarında satış işlemlerinin devam ettiğini, ilgili icra dosyaları kapsamında şirket ortaklarının kefil olarak vermiş oldukları üçüncü şahıs ipoteklerinin de satış suretiyle paraya çevrilerek dosya borcundan mahsup edildiğini, şirketin ve şirket ortaklarının borçlarını ödeyemez hale gelmesi ve icra baskısının artmasının şirkette yeni kaynak arayışına ihtiyaç duyduğunu ve bu kapsamda halihazırda tersane kiracı olarak bulunan --------- Şirketinin sahibi --------- şirket hisselerini almak için ortaklarla görüşme yaptığını, görüşmeler neticesinde şirketin büyük hissedarı olan --------- şirkette bulunan A, B ve C grubu hisselerini 29.08.2024 tarih, --------- sözleşme no.lu şirket pay devir sözleşmesi ile ---------- devrederek ortaklıktan ayrıldığını, işbu hisse devrinin yönetim kurulu kararıyla onaylandığını, pay devrinin akabinde 2.10.2024 tarihli olan genel kurul yapılarak pay devrinin onaylandığını, tüm bu süreçlerde müvekkili şirketin tüm ortakları ile görüşülerek sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü, olağanüstü genel kurulun yapılması akabinde şirketin diğer ortaklarından --------- 15.10.2024 tarih 2024/2 sayılı pay devri sözleşmesi ile, diğer ortak -------- 15.10.2024 tarih 2024/3 sayılı pay devri sözleşmesi ile ve --------- da 6.11.2024 tarih 2024/4 sayılı pay devri sözleşmesi ile şirketteki tüm hisselerini -------- devrettiklerini, aile fertlerinin çoğunluğunun da hissesini devretmiş olması karşısında davacının iddiasını dürüstlük kuralına uymadığı esas sözleşmenin düzenleme alanıyla bağdaşmayan bu tür borçlar hukuku hükümlerinin uygulamada pay sahipleri tarafından bir borçlar hukuku sözleşmesi olan pay sahipleri sözleşmesinde yaygın biçimde düzenlendiğini, örneğin pay sahipleri sözleşmesinde pay devrine ilişkin icapta öncelik hakkı, önalım hakkı, alım hakkı, satım hakkı gibi yenilik doğrucu haklar öngörülebildiğini ve bunların ihlaline yaptırımlar bağlanabileceğini, müvekkili şirketin nama yazılı hisse devirlerinde yönetim kurulunun onayını düzenleyen esas sözleşme madde on hükmün hukuka aykırı olduğunu, uğranılan bir zarar varsa ilgili taraflar arasında tazminat isteminde bulunabileceğini ancak bu konunun da iptal davasının konusunu oluşturmayacağı sonucuna varıldığını somut olayda eski pay sahibi --------- velev ki esas sözleşme madde 10 ve 11 hükümleri gereği sözü edilen icap da öncelik hakkına uygun davranmayarak nama yazılı hisselerini -------- devretmiş olsa bile anılan hakkın devralana ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını ve hisse devrinin bağlama aykırılıktan bahisle de geçersiz sayılmasının kabul edilemeyeceğini, sonuç olarak davacı tarafın dava dışı diğer pay sahibi ---------- 2024 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına yeni pay sahibi sıfatıyla katılmasını ve oy kullanmasının geçersiz olduğu savının tamamen yasal dayanaktan yoksun olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, hamiline yazılı paylar ve pay senetleri açısından bu şekilde bağlam ve devir kısıtlamasının söz konusu olamayacağını, aksi bir durumun temel yapıya aykırılık kapsamında mütaala edileceğini, ancak hamiline yazılı pay senetleri ile ilgili yasada belirtilen --------- bildirim zorunluluğunu somut olayda söz konusu olmadığını, çünkü --------- bildirimin zorunluluğu için hamine yazılı payların davalı şirket yönetimi tarafından hamine yazılı pay senetlerine bağlanmış olması şartı bulunduğunu, değişik söyleyişle hamiline yazılı paylarla ilgili müvekkili şirketin yönetim kurulu tarafından hamiline yazılı hisse senedi çıkarılmadığından çıplak pay yani senetsiz pay hükmünde olan somut olaydaki C grubu paylar için MKK'yı bildirim sorumluluğunun hiçbir surette söz konusu olmadığını, somut olayda dava dosyası içeriğinden ve davacının sunduğu delillerden uyuşmazlık konusu C grubu hamiline yazılı paylarla ilgili hamiline yazılı hisse senedi ihraç edildiğine dair hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığını, kaldı ki müvekkili şirkette bugüne kadar hiçbir surette hamiline yazılıp pay senetlerinin ihraç edilmediğini ve bu konuda herhangi bir yönetim kurulu kararının da alınmadığını, aynı durumun A ve B grubu hisseler açısından da geçerli olup anılan grup payları için de nama yazılı pay senetleri veya ilmühaber çıkarılmadığını, somut olayda eski pay sahibi ve hakim pay sahibi --------- noter marifetiyle düzenlen düzenlenen 29.08.2024 tarihli hisse devri sözleşmesi ile C grubu hisselerini -------- devretmesinin hukuka uygun ve geçerli olduğunu, aynı esasın A ve B grubu çıplak hisselerin sözü edilen yani 29.08.2024 tarihli ise devir sözleşmesi uyarınca devredilmesi bakımından da geçerli olduğunu, davacı pay sahibinin toplantının yapılış usulüne ilişkin 1 ve 2 no.lu genel kurul kararlarının iptalini talep etmesinin esasa girmeksizin usulden reddedilmesi gerektiğini, zira alınan genel kurul! kararının toplantı başkanlığı seçimine ve yine toplantı başkanlığı yetki verilmesine dair olduğunu, 3 numaralı karara gelince ise alınan kararın dava konusu hisselerin genel kurulca onaya tabi tutulmasına ve onaylanmasını ilişkin olduğunu, ancak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere somut olayda A grubu ve B grubu payların devri ile ilgili herhangi bir bağlam mevcut olmadığından bu pay devirlerine ilişkin yönetim kurulu veya genel kurul onayının da bir geçerlilik şartı olarak kabul edilemeyeceğini, 3 numaralı yeni pay dağılımı yapısını onaylayan genel kurul kararının hukuk aleminde hiçbir değişiklik yaratmadığından iptale tabi olmadığını, bu kararın olsa olsa seçilen yeni şirket yönetim kuruluna yeni pay dağılımına göre hareket edilmesi konusunda tavsiye niteliği taşıdığını, 4 numaralı genel kurul kararı açısından ise sadece yönetim kurulu seçimine ilişkin bu kararın somut olayda esasa ilişkin bir genel kurul kararı olduğu kabul edilebileceğini, davacının huzurdaki davada tek iddiasının pay devrinin geçersiz olması ve bu durumun genel kurul kararının geçerliliğine etkisi olduğunu, yukarıda ayrıntısıyla açıklandı üzere pay devrinin hukuken geçerli olduğunu ve bu durumun genel kurul kararının geçerliliğine hiçbir etkisi olmadığını ifade ederek huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacının ortağı olduğu davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının geçersizliğinin ve iptali istemine ilişkindir.Davacı, -------- yapılan hukuka aykırı hisse devri sonucunda, onun %50,92 oranında pay sahibi olduğu iddiasıyla oy çokluğuyla aldığı 02.10.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının (1, 2, 3, 4 ve 5 numaralı kararların) geçersiz ve iptal edilmesi gerektiğini talep etmektedir. Davalı ise hisse devirlerinin hukuken geçerli olduğu, genel kurul kararlarının usule uygun olduğu ve davacının hukuki menfaatinin kalmadığı yönündedir:İptal sebepleri başlıklı TTK'nın 445. Maddesinde "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." denilmektedir. İptal davası açabilecek kişiler başlıklı TTK'nın 446. Maddesinde "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." denilmektedir Genel kurul toplantısına hazır bulunan pay sahibinin kararların yasa, esas sözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalini talep edebilmesi; 6102 sayılı TTK'nın 446/1-a maddesi ile olumsuz oy kullanılması ve muhalefetin toplantı tutanağına geçirtilmesi şartına bağlanmıştır. Özel dava şartı olan bu husus yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen incelenmeli ve kanun yolu dahil yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Mahkememiz taraflar arasındaki tespit edilen tüm uyuşmazlık konuları ile ilgili olarak sulh olmaya teşvik etmiş, ancak taraflar sulh da olmamışlardır."Toplantılar" başlığını taşıyan TTK 409. Maddesinde ; "(1) Genel Kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapılır. Bu toplantılarda , organların seçimine , finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, karın kullanım şekline, dağıtılacak kar ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır. (2) Gerektiği takdirde genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (3) Aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde genel kurul şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanır. "TTK 420 (Türk Ticaret Kanunu madde 420), anonim şirketler hukukunda, azınlık pay sahiplerine genel kurul toplantısının belirli bir gündem maddesi ile buna bağlı konuların görüşülmesini erteleme hakkı tanıyan bir hükümdür. TTK 420 maddesinde finansal tabloların ve bunlara dayanılarak çıkarılan bilançonun onaylanmasından önce, azınlığın itiraz edilen finansal tablo kalemlerinin daha detaylı bir şekilde incelenmesine olanak tanımasını sağlamaktır. TTK 424'e göre, ortaklık finansal tablolarına dayanılarak çıkarılan bilançonun onaylanması, kural olarak, yönetim kurulu üyelerinin ibrası anlamına gelir. Dolayısıyla, azınlık bu maddeyi kullanarak, ibradan önce detaylı inceleme hakkını güvence altına alır.Somut olayda; davalı şirketin (C) Grubu payları hamiline yazılı paylardan oluşsa da, yönetim kurulu tarafından herhangi bir hisse senedi çıkarılmadığı için bu paylar hukuken "çıplak pay" (senetsiz pay) statüsündedir. Çıplak payların devri, Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine değil, Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) düzenlenen alacağın temliki hükümlerine tabidir. Bu devirler için 6102 sayılı TTK md. 426 uyarınca Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) bildirim yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.Dava dışı -------- yapılan (C) Grubu pay geçişleri, 29.08.2024 tarihli yazılı Hisse Devri Sözleşmesi yapılmak suretiyle yasal şartlar yerine getirilerek hukuken geçerli bir şekilde sağlanmıştır. Davacı, esas sözleşmenin 10. ve 11. maddesindeki "ön alım hakkına" (icapta öncelik hakkı) uyulmadığı iddiasına dayanarak devrin geçersiz olduğunu iddia etmektedir. Ancak esas sözleşmede düzenlenen bu hüküm, TTK'daki bağlayıcı bir devir kısıtlaması niteliğinde değil, Borçlar Hukuku niteliğinde bir sözleşmesel taahhüttür. Anonim ortaklık paylarının devrinin yönetim kurulu tarafından reddedilebilmesi için, TTK m. 493/1 uyarınca esas sözleşmede "önemli bir sebep" öngörülmüş olması gerekir. Davalı şirketin esas sözleşmesinde, (A) ve (B) grubu nama yazılı payların devrinin reddi için TTK 493/2'de belirtilen şirketin "işletme konusu" veya "ekonomik bağımsızlığı" ile alakalı olabilecek hiçbir önemli sebep öngörülmemiştir. Esas sözleşme hükümlerinin, TTK'da öngörülen bağlam kuralını aşan ağır şartlar taşımaması gerektiği dikkate alındığında, devrin reddini haklı kılacak hukuki bir engel bulunmadığından, (A) ve (B) grubu pay devir işlemi de geçerlidir. Söz konusu kararların ---------- paylara bağlı olarak ortaya çıkan oy çokluğu ile usul ve yasaya uygun bir biçimde alındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, alınan kararların iptalini gerektiren esas sözleşmeye veya kanuna aykırı bir durum bulunmadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir..Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan 427,60 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 3.000,00 TL bilirkişi masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025