Anahtar kelimeler: Duş Fuzulen Büfe Çeşme Çay Sokak İşgal Bahçesi Turizm Mlik
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No: ... adresinde bulunan 342,00 m²'lik taşınmazın büfe, duş, wc, çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle █████/2018-█████/2019 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 175.000,00 TL+31.500,00 TL (KDV) ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 63.559,30 TL 'lik kısmı ile 31.500,00 TL KDV'nin iptaline, 111.440,70 TL'lik kısmı yönünden davının reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, yasal sınırların üzerinde artış oranları uygulandığı, yapı kayıt belgesi olduğu, sezonluk kullanım olduğu, tüm yıl için ecrimisil istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 12. fıkrasında; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, idarenin ecrimisil belirlerken aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri konusunda birden fazla bilirkişiden görüş aldığı ve bunları rayiç bedel olarak kabul ederek taşınmazın kıymetini belirlediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kira sözleşmesinin 2011 yılında yapıldığı, ecrimisil istenilen dönem ile kira sözleşmesi tarihi arasındaki sürenin fazla olduğu ve zaman içerisinde taşınmazın yer aldığı bölge için rayiç değerinin yasal değerleme oranlarının üzerinde artabileceği, bunun yanında taşınmaz değerini etkileyecek tüm unsurlar ile piyasa koşullarını en iyi yerel kaynakların bildiği göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin de bedel tespitinde bu hususları dikkate aldığı birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!