Anahtar kelimeler: Riskli Pafta Kadıköy Valiliği Binanın Payının Murisinin Satışı Süreci Malikleri

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
:1- ... 2- ...VEKİLLERİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacıların murisinin de bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacıların murisinin arsa payının satışına ilişkin davalı idare işleminin ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, taşınmazın satışı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen (ıslah sonucu) 65.135,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınması talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların dava konusu maddi tazminat kaleminin, taşınmazın satışından kaynaklı kirada oturmak zorunda olduğu ve kira bedellerine ilişkin olduğu ve dosyaya kira ödediğini kanıtlar nitelikte deliller sunulduğu görüldüğünden, █████/2022 tarihli ara kararı ile Yapı Kredi Bankası Genel Müdürlüğü'nden; ''kira ödemesi yapıldığı ileri sürülen hesaplar arasındaki █████/2014-█████/2019 tarihleri arasında gerçekleşen ödemelere ait dekont örneklerinin'' istenildiği, gelen cevabi yazılar sonrası dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması üzerine sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ''... dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden hareketle █████/2014-█████/2019 tarihleri arasında davacı tarafından ödenen kira tutarının 65.135,00 TL olduğunun'' belirtildiği, bu durumda; bilirkişi raporu ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgelere bakıldığında davacının olay sebebiyle uğradığı zararın miktarının 65.135,00 TL olduğu, dolayısıyla davalı idarenin haksız işlemi sebebiyle anılan tutarın davacıya ödenmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise; olayda, davacıların mirasçısı olduğu taşınmazın usulsüz bir şekilde satışının yapıldığı Mahkeme kararı ile de sabit olduğu, bu nedenle duyulan üzüntü ve elemden dolayı 100.000 TL manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 65.135,00 TL maddi tazminatın davalı idare tarafından davacılara dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusuna konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden; olayda, 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak kira yardımının arsa payının satışı ile ilgilisinin bulunmadığı, kira yardımlarının anlaşmayla tahliye edilen riskli yapıların malik ya da kiracıların yönelik olarak yapılan bir yardım niteliğinde olduğu, dolayısıyla davacılar murisinin arsa payının satışı sonrasında yapmış olduğu kira ödemelerinin satış işlemine bağlı bir zarar olarak mütalaa edilemeyeceği, satış işlemi nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak davacılar tarafından başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulamadığı, bu nedenle kira ödemelerine bağlı olarak yapılan giderlerin somut olay bağlamında maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilemeyeceği sonucuna varıldığı, istinaf başvurusuna konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden ise; manevi tazminata hükmedilmesi için idarenin mevzuata ve hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucunda ilgilinin şeref ve haysiyetinin zedelenmesi ya da ağır bir elem ve acı duymasına neden olması halinde hükmedileceği idare hukukunun temel prensiplerinden olduğu, manevi tazminatın, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracı olduğu, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen, duyduğu acı, elem, ızdırap, üzüntü ve sarsıntı nedeniyle yaşam zevki azalan kişiye manevi tazminat adı altında verilecek miktar olduğu, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibariyle manevi zarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda olması gerektiği, tam yargı davalarının niteliği gereği olarak da takdir edilen miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerektiği, ayrıca manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin ağır hizmet kusurunun bulunmasının gerektiği, dava konusu somut uyuşmazlıkta ise davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşmediği, bu nedenle manevi tazminat istemin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat ile manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacılar tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararının aksine kira yardımından mahrum kalınması nedeniyle bir tazminat taleplerinin bulunmadığı, taşınmazın satışı üzerine evi boşaltarak kiralık bir yerde kalmalarından dolayı kira alacağı taleplerinin olduğu, ayrıca hukuksuz yere yapılan satış nedeniyle duyulan acı ve eleme karşılık olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
:...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.