Anahtar kelimeler: Fuzulen Pendik Makina Pafta İşgal Parça Valiliği Sinin Parselde Anonim

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Makina Parça Sanayi Anonim ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parselde bulunan ve tamamı Hazineye ait olan 16.130 m² yüzölçümlü taşınmazın, 1.800 m² sinin, 04.10.2013 -03.10.2018 tarihleri arasında davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 432.989,17-TL ecrimisil istenilmesine ait ... tarih ve E... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile dayanağı ... tarih ve ... sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesi neticesinde, davalı idare tarafından tesis olunan (04.10.2013 - 03.10.2018) tarihleri arasını kapsayan toplam 432.989,17-TL'lik 05.04.2019 tarih ve E... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı komisyon kararının; 268.967,88-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 164.021,29-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin 164.021,29-TL'lik kısmının iptaline, davanın 268.967,88-TL’lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; ecrimisilin işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuz olup, genel bir verginin matrahını oluşturan, binanın, arsanın, arazinin değerini esas alıp, bu nedenle taşınmazın kullanım niteliğini, diğer bir ifadeyle malikine sağladığı, sağlayabileceği ekonomik faydayı dikkate almayan vergi değerinin, tek başına, ecrimisilin belirlenmesinde ölçüt olamayacağı, nitekim 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre, bina ve arazi vergisinin matrahı, binanın ve arazinin bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeri olup, Kanun'un 29. maddesine göre, vergi değerinin arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre hesaplanması öngörüldüğü, bu haliyle, davalı idarenin Emlak Vergisi değerinin kullanımı ticari olması nedeniyle %4'ünün esas alınarak ecrimisil belirlendiği için sırf bu nedenle % 3'ü kısmının en azından davanın reddi gerektiği yolundaki savı yerinde görülmediği, ecrimisilin işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce ecrimisil bedelinin emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi, bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği, uyuşmazlıkta; mahkemesince, ecrimisilin 2886 sayılı Kanun, bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere uygun olarak hesaplanıp, hesaplanmadığının belirlenmesi için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış; düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınacak değer ve nitelikte görüldüğü, bu durumda, istinafa konu mahkeme kararına yukarıda belirtilen gerekçenin ilave edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dava konusu ecrimisil bedelinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.