Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Özlük Aşımı Talebiyle Eki Listesinde Parasal Göreve Beşinci
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
:...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ...
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: PTT çalışanı tarafından kendisinin evde bulunmasına rağmen ev adresine gelmediği, komşusu ile iletişim kurmadığı, evinin kapısına haber kağıdı bırakmadığı, tüm bu usule uyulmaksızın tebliğ mazbatasında yer alan komşu bölümüne söz konusu işlemlerden haberi olmayan köy kahvehanesi sahibi ...isimli şahsın adını yazarak, köy meydanındaki kahvehanede evrakı köy muhtarına teslim ederek gittiği, 31 Mart yerel seçimlerinden hemen öncesi bir tarihe denk gelen tebligatın muhtarın yoğun seçim çalışmalarının olduğu dönemde, evrak kontrolündeki dikkat eksikliği nedeniyle köyde ikamet eden bir başka ... isimli kişiye tebliğ edildiği, anılan şahsın evrakın önemli olmadığını düşünerek arabasına koyduğu ve orada unuttuğu, kendisine gönderilen tebligatın Tebligat Kanunu hükümlerine uyulmaksızın tebliğ edilmesi nedeniyle kendisine teslim edilmediği, araştırmaları sonucu tebligatın yanlış kişiye tebliğ edildiğini öğrendiği, adı geçen şahısların durumu yazılı dilekçe ile beyan ettikleri, dilekçesi ekinde söz konusu belgelerin yer aldığı, gün boyu evde bulunmalarına rağmen tebliğ memuru tarafından evlerine hiç uğranmaksızın köy kahvehanesi sahibinin adını komşu olarak belirterek, kapılarına haber kağıdı bırakılmaksızın evrakın muhtara teslim edilmesinin hukuka ve Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine dair kararın kaldırılması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: Dava dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden, her ne kadar tebliğ mazbatasında "Muhattabın çarşıda olduğunu sözlü beyan eden komşusu ...'den öğrenildi..." ifadesine yer verilmiş ise de, davacının anılan tarihte gün boyu evde bulunduğu ve bahsi geçen şahsın komşusu olmayıp, evine yakın konumda bulunmayan köy kahvehanesinin sahibi olduğu yolundaki beyanları ile tebliğ mazbatasını teslim alan köy muhtarı beyanları ve anılan tebliğin sehven teslim edildiği belirtilen davacı ile aynı isimli ...'nin tebliği kendisinin aldığı yolunda beyanlarını içerir imzalı dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde söz konusu tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususunda tereddüt oluştuğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince anılan hususta mahallince araştırma yapılması sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekmekte iken anılan hususta araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle verilen temyiz süre ret kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebi daha önceden kabul edildiğinden temyiz giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Geçici olarak adreste bulunamama halinde tebliğ memurunca yapılacak işlemin ne olacağı, adresinde bulunamayan kişilere tebligatın hangi şekilde yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun yukarıda metnine yer verilen 21. maddesinin birinci fıkrasında açıklanmıştır.
Buna göre, muhatabın adreste bulunamaması halinde; tebliğ memurunun, mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya keyfiyeti haber vermek suretiyle tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim etmesi, duruma ilişkin ihbarnameyi de kapıya yapıştırarak tebliğ işlemini usulüne uygun şekilde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Buradan anlaşılan, Kanun Koyucunun sadece kapıya ihbarname yapıştırılmasını yeterli görmediği, muhatabın durumdan haberdar olamama ihtimalini azaltmak adına ek bir tedbir daha aldığıdır. Gerçekten, kapıya yapıştırılan ihbarnamenin farkedilmemesi/zarar görmesi/düşmesi vb. gibi yaşanması muhtemel durumlarda muhatabı haberdar edebilecek bir başka kişinin varlığı önem kazanmaktadır. Görülen odur ki, bu kişiler sayılırken de "mümkün oldukça en yakın komşu, varsa yönetici veya kapıcı" denilmek suretiyle, muhatap ile iletişim kurma potansiyeli diğer komşulara nazaran daha yüksek olan kişilere ulaşmak amaçlanmıştır.
Bununla birlikte, bu kişilere yapılacak bildirimde sadece haberdar edilen kişinin isim-soy isim bilgilerine ya da ilgilinin sıfatına değil, oturduğu dairenin numarasına da mazbatada yer verilmesi, herhangi bir uyuşmazlık halinde posta memurunun aranan bu şartı yerine getirip getirmediğinin denetimine de imkân sağlayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benzer bir olaya ilişkin █████/2004 tarih ve E:███████-765, K:████████ sayılı kararında; beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenemediği, yapılan tebliğ işleminin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı belirtilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarihli ve E: ..., K:... tarihli kararının davacıya tebliğine dair tebliğ mazbatasının incelenmesinden, anılan yazının davacının dava dilekçesinde belirtilen "...Mah. ... Sk. No:....../..." adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatasının üzerine "Muhattabın adresi kapalı olup, şuan çarşıda olduğunu sözlü beyan eden komşusu ... öğrenildi. Tebligat belirtilen adresin mahalle muhtarına imza karşılığı teslim edilip 2 nolu haber kağıdı muhattabın kapısına yapıştırıldı. İmzadan imtina eden yukarıda adı soyadı yazılı komşusuna haber verildi." ifadesinin yazıldığı ve mazbatanın Mahalle Muhtarınca imzalandığı, bununla birlikte tebliğ mazbatasında "beyan veren kimlik göstermekten ve imza atmaktan imtina etmiştir." şerhinin düşülmediği, en yakın komşu olduğu belirtilen ... isimli kişinin hangi dairede oturduğu bilgisine yer verilmediği görülmüştür.
Tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığının söylenebilmesi için 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21. maddesinde belirtilen, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesinin mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirildiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Mezkur tebligat mazbatasının incelenmesi neticesinde, mazbatada en yakın komşu olduğu belirtilen "..." isimli şahsın oturduğu daire bilgisine yer verilmemesi, "..." isimli şahsın kimlik göstermekten ve imza atmaktan imtina ettiği yolunda bir belirtme bulunmaması ve davacının böyle bir komşusu olmadığını, anılan şahsın köy kahvehanesinin sahibi olduğunu beyan etmesi karşısında en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya haber verme yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte dava dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden, davacı tarafından anılan tarihte gün boyu evde bulunduğu ve mazbatada komşusu olduğu belirtilen... isimli şahsın komşusu olmayıp, evine yakın konumda bulunmayan köy kahvehanesinin sahibi olduğu yolundaki beyanları ile tebliğ mazbatasını teslim alan köy muhtarı beyanları ve anılan tebliğin kendisine sehven teslim edildiği belirtilen davacı ile aynı ismi taşıyan ...'nin tebliği kendisinin aldığı yolunda beyanlarını içerir imzalı dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususunda tereddüt oluştuğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince anılan hususta mahallince araştırma yapılması sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekmekte iken, anılan hususta araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle karar verildiği anlaşıldığından davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!