Anahtar kelimeler: Beheri Mukim Paya Halihazırda Yapısına Bitirilmiş Memurluğunun Vaadi İnşaatı Alma

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ------ Ticaret Sicil Memurluğunun ---- sicil numarasında kayıtlı olup -----adresinde mukim olduğunu, Davalı Şirketin halihazırda -4- ortaklı olup şirketin ortaklık yapısına göre davacı ----- beheri 25,00 TL değerinde 3864 adet paya karşılık gelen 96.600,00 TL değerinde pay ile şirkete ortak olduğunu, davalının----- Noterliği 16.11.2000 Tarihli ----- Yevmiye No'lu "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" ile ---- İli ---- İlçesi------2188 Ada 10 Parsel üzerinde bir iş merkezi inşaatı yaptığını, Bu sözleşme gereği inşaat bitirilmiş arsa sahiplerine düşen kısımların tapuda devir ve teslim işlemleri yapılmış fakat müteahhit firma kendi payına düşen dairelerin mülkiyetini kendi adına tescil ettirmediğini, başından beri buradaki davacı ------ hissesine düşen payın kendisine teslimini ve bu hisseden mütevellit kira paylarını talep etmesini engellediğini, davacının şirketin bahse konu parselde inşa edip tamamlayarak arsa sahiplerine teslim ettiği taşınmaz üzerinde şirket payına düşen dairelerden hisselerini ve kar paylarını talep ediyor olmasına rağmen bu güne kadar kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bu konuda bir bilgi de verilmediğini, ancak davalı şirket hissesine düşen bu dairelerden (2188 ADA 10 PARSEL -----Nolu taşınmazlardan.) kira geliri elde etmeye devam ettiğini,Bahsi geçen davalı limited şirketin, 4 ortaklı olup, ----- : 21.252 Pay olduğunu, davacının şirket kayıtlarını tetkike yetkisi bulunmakta olup, davalı şirket yetkilileri bir süredir gerçekleştirilmekte olan fiili engellemeler nedeniyle, davacının ortaklıktan doğan bu hakkını hiç ve/veya gereği gibi kullanmasına müsaade etmediklerini, daha önce ----. Noterliğinden 16 Haziran 2021 Tarih ve ----- Yevmiye Numarası, ----- Noterliğinden 27 EKİM 2021 Tarih ve ----- Yevmiye Numarası ile İhtarnameler keşide edildiğini, bu ihtarnamelerin gereği olarak davacıya şirket kayıtları ve belgeleri üzerindeki tetkik hak ve yetkilerini kullanmasına izin verilmediği gibi ihtarnamelere cevap dahi verilmediğini, keşide edilen ihtarnamelere cevap alamayan davacını, ortağı olduğu şirketin adresine gittiğini davacının TTK.m.614 kapsamında -----. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliği'ne başvuruda bulunduğunu,----- No'lu dosya ve -----Asliye Mahkemesi'nde görülen davada davacının bilgi alma ve inceleme hakkına yönelik talebinin Mahkemece davalı şirkete noter vasıtasıyla ihtarname gönderdiği, ancak davacının talebini genel kurula yöneltip genel kurul tarafından haksız yere engellenmiş olduğuna ilişkin herhangi bir iddia sunulmadığı gibi yasanın önkoşul olarak düzenlediği bu duruma ilişkin bir ispat vasıtasının da sunulmamış olduğu, dolayısıyla TTK'nın 614. Maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmediği kanaatiyle istemin ve davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın kesin nitelikte olduğunu, şirket müdürü -- hakkında ---- ülkesinde yurtdışı çıkış yasağı kararı mevcut olduğunu, davacının ----- gerekli makamlara şikayeti sonrası, bahsi geçen şirkette müdür ve aynı zamanda şirket ortağı sıfatını taşıyan ----- hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit-cebir suçları şüphesi gerekçesiyle, ----- Cumhuriyeti Devlet Güvenlik Teşkilatının ana soruşturma dairesinde 22.09.2021 tarihinde ceza davası açıldığını, 13.10.2021 tarihli gerekli makamlarca verilen cevapta ----- Cumhuriyeti yetkili makamlarınca sanık olarak yer aldığı ve kendisi hakkında tutuklu yargılama ve yurtdışı çıkış yasağı tedbirlerinin alındığı ilgili kurumlar vesilesiyle belirtildiğini, dolayısıyla ------ ceza mahkemelerince yürütülen dava ve alınan tedbir gereğince --*--- Türkiye'ye giriş yapması imkansız kılındığını, şirket müdürleri----- müvekkili ölümle tehdit ettiğini, bunun dışında davacının şikayeti doğrultusunda---- hakkında ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ----- no'lu ceza soruşturması başlatıldığını, davacıya ----- tarafından yöneltilen ölümle tehdit ve azmettirme suçları olduğunu, davacının ilgili soruşturmada ----- ve ilgili şirketin diğer pay sahibi ortağı ve müdürü olma sıfatını taşıyan ------ tarafından tehdit edildiğini, cebir yoluyla Türkiye'deki mallarına el konulduğunu, hayati güvencesinden endişe ettiğini, gerekli makamlara bildirdiğini davacının , iş seyahati gereği gittiği , ----- tarafından bizzat görevlendirilen çeşitli insanlar tarafından takip edildiğini, kendisine yönelik şantaj yapıldığını ve can güvenliğine dair tehditte bulunulduğunu söylediğini, iş seyahati amacıyla gittiği ----- can güvenliğine dayalı endişelerinden kaynaklı ---- geldiğini, ----- kendisini takip ettiğini düşündüğü şahısları ---- gördüğünü, ----- mahkemeleri tarafından ----- hakkında tedbiren uygulanan tutuklu yargılama ve yurtdışına çıkış yasağı kararları dolayısıyla ilgili şahıs ----- ikamet ettiğini ve Türkiye'ye giriş yapması mümkün olmadığını, şirketin diğer ortağı ve müdürü olma vasfını taşıyan ----- yaşadığını, davacının TTK. M.614'de anılan nedenle belirtilen, şirketin genel müdürü ve genel kurul üyesi olma vasfını taşıyan şahıslarla temasa geçmesi, ancak ve ancak keşide ettiği ihtarnameler vasıtasıyla ve çağrısıyla mümkün olduğunu, davacının konuyla alakalı şahıslardan şirketin müdürü olmalarının gerektirdiği genel yükümlülükleri yerine getirmelerini bizzat talep etmesinin mümkün olmadığını, Tekrar belirtmek gerekirse; ----- hakkında yukarıda belirtilen sebeplerle halihazırda yurdışı çıkış yasağı ve tutuklu yargılama tedbir kararı mevcut olduğunu, ------ olduğunu, davacının can güvenliği endişesine rağmen defalarca ortağı olduğu şirketin genel merkezine gittiğini ancak çağrısına yanıt olabilecek herhangi bir muhatap da bulamadığını ileri sürerek, şirketin ortağı olan davacı ---- TTK Mad. 614 maddesi gereğince yukarıda açıklanan nedenler çerçevesinde şirketin bütün işleri ve hesapları (Banka kayıtları, Sözleşmeler, Alacak ve Borçlar vs) hakkında inceleme yapabilmesi için izin verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından iddia edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, limited şirketlerde şirket kâr elde etmiş olması halinde dahi, bu durum limited şirket ortağına kendiliğinden kâr payı talep etme yetkisi vermeyeceğini, Davacı tarafça iddia olunan hususların gerçek dışı olduğu gibi davacı şirketin geliri olsa dahi bu durumda davacıya herhangi bir pay dağıtımını gerektirir durum bulunmadığını, Davacının haksız istem ve iddialarına dair daha öncesinde başvurmuş olduğu Mahkemece de "davacının talebini genel kurula yöneltip genel kurul tarafından haksız yere engellenmiş olduğuna ilişkin herhangi bir iddia sunulmadığı, yasanın önkoşul olarak düzenlediği bu duruma ilişkin bir ispat vasıtasının da sunulmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, Davacının müvekkili şirket müdürleri hakkında ileri sürdüğü ölümle tehdit, azmettirme ve şantaj gibi sair iddia ve isnatlar gerçek dışı olup kabul etmediklerini savunarak Davacı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; TTK'nun 614. maddesi gereğince bilgi edinme ve inceleme hakkı talebine ilişkindir.Limited şirketlerde ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı TTK m. 614’de düzenlenmiştir. Buna göre;“(1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.(2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.(3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.”Bu düzenleme uyarınca, limited şirket ortağının öncelikle şirket müdürüne bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak için müracaat etmesi gerekmektedir. Bu müracaat herhangi bir şekil şartına tabi tutulmamıştır. Müdürler ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını ancak elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa engelleyebilir. Müdürlerin bilgi alma ve inceleme hakkını engellemesi ihtimalinde ise, yaşanacak ihtilafın öncelikle şirket genel kurulunda çözümlenmesi gerekmektedir. Genel kurulda da ortağın talebinin engellenmesi ihtimalinde, ortak mahkemeye müracaat edebilmektedir. Bu durumda bilgi alma ve inceleme talebinin reddinin haklı olup olmadığına mahkeme karar verecek olup, verilecek karar kesindir.Kanuna göre genel kurula başvurmak, mahkemede dava açılmasının ön koşuludur. Örneğin talebinin müdürlerce reddedilmesinden sonra şirket ortağı önce genel kurula başvuracaktır, genel kuruldan ortağın lehine karar çıkmaması halinde ancak o takdirde mahkemeye müracaat edebilecektir.Görüldüğü üzere şirket müdürü tarafından talebi reddedilen ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak için mahkemeye başvurmadan önce genel kurula başvurması gerekliliği özel dava şartıdır.Somut olayda, yukarıda da açıklandığı üzere TTK m. 614 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması için önce şirket müdürüne başvurulması gerektiği, şirket müdürünce bu hakkın kullandırılmaması yada engellenmesi halinde ortağın öncelikle genel kurula müracaat etmesi gerektiği, genel kurulun da bilgi alma ve inceleme hakkını engellemesi ihtimalinde mahkemeye müracaat edilebileceği, fakat dosya içeriğine göre davacının genel kurula müracaat yoluna başvurmadan ve bu yolu tüketmeden iş bu davayı açtığı, bu durumda bilgi alma ve inceleme hakkının mahkemeden istenmesine ilişkin koşulların oluşmadığı, bu yöndeki dava şartının gerçekleşmediği, somut olaydaki dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın HMK 116/2 ve TTK 614/3 maddesi gereğince özel dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın HMK 114/2 maddesi uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,2-Karar ve ilâm harcı olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 -TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.