Anahtar kelimeler: Aksu Kuzey Toplulaştırma Toplulaştırmasının Parsele Tarla Geliştirme Alanda İçi Projesi

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...MÜDAHİL (DAVACI YANINDA)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan █████/2014 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... mahallesinde yer alan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin düzenlenlediği yer teslim tutanağında dava konusu taşınmazın ... ada ... parsel olarak numaralandırıldığı, proje devam ederken yer teslim aşamasında vatandaşların itirazlarının değerlendirilmesi ile parsellerin yerinde bir değişiklik olmaksızın parsel numaralarının değiştiği, davaya konu parselin ... ada ... parsel olarak davacı adına tescil edildiği, davaya konu parselin yerinde herhangi bir değişiklik olmaması ve davaya konu projedeki yolun ise hem ... hem de ... parseli etkileyecek olması nedeniyle bu hususun davanın esasını etkileyecek bir konu olmadığı sonucuna varıldıktan sonra, arazi toplulaştırma sahasındaki her parsel için her koşulda belli bir standardı olan ve plana işli olan bir yol mutlaka planlanmak ve açılmak zorunda olduğundan, davaya konu parsellerin bulunduğu alanda mevzuata uygun bir yol planlanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf olan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davacı ve müdahil tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; █████/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan █████/2014 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... mahallesinde yer alan davacı ve davacı yanında müdahile ait ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işlemi yapıldığı halde bahse konu arazilerden yol geçirilmediği, arazilerin ana yola bağlanmadığı, yolların çıkmaz sokak olarak bırakıldığından bahisle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ... ve ... nolu parsellerin ulaşımının 2009-2014 yılları arasındaki süreçte planlı ve resmi olmayan, batıdaki asfalt yola bağlanan toprak yoldan sağlandığı, 2015 yılından itibaren bu yolun bulunmadığı, yolun bulunduğu alanın parsel malikleri tarafından ağaçlandırıldığı, yani yolun kapanmış olduğu, davacıların parseline ulaşımın orman içi yolun ... Şelalesi asfaltına bağlanması ile temin edilmekte olduğu belirtilmektedir.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; arazi toplulaştırması işlemi ile davacıların parselinin batıdaki asfalt yola bağlantısını sağlayacak bir yol planlanmamış olmakla beraber, açılması istenen yol üzerinde komşu parsellere ait sabit tesis (ağaçların) bulunduğu, iki parsel için açılacak yolun, adadaki tüm parselleri etkileyeceği, dava konusu taşınmazların diğer tarafında da orman içinden ... Şelalesi asfaltına bağlanan bir yol olduğu görüldüğünden, dava konusu arazi toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.