Anahtar kelimeler: Taahüd Natamam Tahsisi Eylemden Toplamda Aidat Kiraya Üyelik Masraf Öğrendiğini

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı kooperatiften üyelik hakkını ----- tarıhinde eşi ---- devir alarak ---- tarihinde davalı kooperatifin ortağı olduğunu, aidat ve ödemelerini ---- tarihinden itibaren ödemeye devam ettiğini ve toplamda --- ödediğini, davalı kooperatif tarafından tahsisi taahüd edilen ---- nolu dairenin -----tarihinde natamam olarak teslim edildiği müvekkilinin daireye birçok masraf yaparak kiraya verdiğini, ancak sonradan müvekkilinin aynı dairenin -----adına tapuda kayıtlı olduğunu öğrendiğini, tahsis edilecek başka bir dairenin de kalmadığını, davalı kooperatiften istifa etmek zorunda kalan müvekkilinin açtığı davada alacağının ---- olduğu sabit olduğunu, ancak ----- sayılı kararı ile davanın süre yönünden usulden reddedildiğini, müvekkilinin alacağı ----tarihinde muaccel olduğu halde kooperatif yönetiminin 1163 sayılı yasa hükümlerine aykırı mağdur olan üyelerden aldığı haksız aidat ve ödemeleri geri ödememekte ısrar ettiğini, müvekkilinin bahsi geçen davada tespiti yapılan alacağının tahsili için ----- Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz yerine getirdiğini ve davacı tarafça gayri kabili rücu ibra edildiğini, davanın açılmasında davacının hukuki hiçbir menfaatinin bulunmadığını, müvekkili kooperatifin ------- tarihli olağan genel kurul toplantısında ve ayrıca önceki tarihli muhtelif genel kurul kararlarında, çıkan ve çıkarılan ortağa yapılacak iade ödemeleri kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokacağından ödemelerin ertelenmesi yönünde karar alındığını, süresinde açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin, davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüde düşmeyen müvekkili aleyhine işlemiş faiz yada takip sonrası faiz adı altında hiçbir şekilde talepte bulunulamayacağını, ikrar anlamına gelmemekle birlikte, yargılama sonunda davacı tarafa herhangi bir ad altında ödeme yapılması şeklinde bir hüküm kurulsa dahi; bu ödeme hakkında bir ödeme planı düzenlenmesi ve------ tarihinden itibaren üç yıl sonrasından başlamak suretiyle erteleme kararı verilmesi gerektiğini, zira bu genel kurulda ödemelerin 3 yıl ertelenmesi yönünde karar alındığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine, icra takibinin iptaline ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.İNCELEME ve GEREKÇE
:Mahkememizin-------- Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; ".. davacının alacağını talep etmekte haklı olduğu, davacının mahkeme kararı ile kesinleşen alacağından, payına düşen giderler ve taşınmazın kendisinde olduğu dönemde elde ettiği kira geliri düşüldükten sonra kalan kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne, davacı takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" ilişkin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, -----Karar sayılı ilamı ile; "..Somut olayda,---- tarihinde davalı kooperatife üye olan ---- tarihinde üyeliği devralarak davalı kooperatife üye olan davacı ------ yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kooperatiften istifa ettiğini davalı kooperatife bildirerek ödediği aidat ve daire için yaptığı masrafları talep etmiştir. İhtarname davalı kooperatife ------- tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda davacının, istifasını hesap senesinin sonundan en az 1 ay önce vermediği dikkate alındığında, hesap senesinin son ayında verilen istifa sebebiyle çıkma payı alacağının, istifayı takip eden bir sonraki yıla ait ------ bilançosuna göre hesaplanması gerekir. Ayrıca bu bilançonun genel kurulda kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonraki tarihten itibaren muaccel olup talep edilebilir hale gelen çıkma payı alacağına da bu tarih itibariyle faiz yürütülebilir. Oysa Mahkemece hükme esas alınan ----- tarihli bilirkişi raporunda çıkma payı alacağı ----- bilançosuna göre hesaplanmış olup işleyecek faiz de bu bilançonun görüşülüp kabul edildiği genel kurul tarihi olan ----- tarihinden itibaren bir ay sonrası esas alınarak hesaplanmıştır. Yine hesaplanan çıkma payı alacağından ----- yılı bilançosu genel giderlerinin mahsup edilmesi gerekirken ------ yılı bilanço giderlerinin esas alınması da doğru değildir. Buna göre hesap senesinin son ayında verilen istifa sebebiyle çıkma payı alacağının, istifayı takip eden bir sonraki yıla ait ------ yılı bilançosuna göre hesaplanması gerektiği gözetilerek davalı kooperatifin ana sözleşmesi ve -----yılı bilançosunun görüşüldüğü genel kurul toplantı tutanakları da getirtilerek dosya kapsamındaki bilgi, belgeler ve gerekli görülürse kooperatif defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına.." ilişkin kaldırma kararı sonrası mahkememizce yapılan yargılama sonunda;Dava, kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının çıkma payı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında ----- Esas sayılı dosyasında----- faiz olmak üzere toplam ----tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, ----- tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Hazirun cetveline kayıtlı ----ortağı bulunan davalı kooperatifin ------ ---- görüşüldüğü ----- tarihinde yapıldığı, kooperatifin bağlı bulunduğu vergi dairesine sunulan ve tahakkuk ettirilen ----- yılı gelir tablosuna göre genel yönetim giderlerinin ------ olduğu, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma yani çıkma payının nasıl belirleneceğinin ise Kooperatifler Kanunu'nun 17 ve yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 15. maddelerinde düzenlendiği, buna göre kooperatiften ihraç edilen ortağın ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına sahip olduğu, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hakkın talep edilebileceği, davacının, davalı kooperatiften, genel gider payı ve tahsil edilen kira bedeli düşüldüğünde ----alacak miktarını davalıdan talep edebileceği, sonuç olarak davacının, davalı kooperatiften, takip tarihi itibariyle ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam----- alacaklı olduğu yönünde görüş ve rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda; uyuşmazlık istifa suretiyle kooperatif ortaklığından ayrıldığı itiraz konusu olmayan davacının, çıkma payını isteme hakkının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.Kooperatif ansözleşmesinin 13/1 fıkrası 1. cümlesi uyarınca, her ortağın, hesap senesi sonundan en az 1 ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabileceği; 15/1 fıkrası uyarınca, çıkma payı alacağının, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceği kararlaştırılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde ise, çıkma payı alacağının, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemelerin, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği düzenlenmiştir.Davalı kooperatifin ----- yılı itibariyle inşaat imalatı yapmadığı, bu tarih itibariyle tüm konutların imalatının bitirilip ortaklara dağıtılmış olduğu, kooperatifin giderlerinin; cari giderlerden ibaret olduğu,---- veya sonraki yıllar değerlendirildiğinde, ortaklardan birikmiş alacaklar tahsil edilmedikçe veya genel kurullarda, çıkan/çıkartılan üyelere özgü bir aidat toplanması cihetine gidilmedikçe çıkan veya çıkarılan ortaklara geri ödeme yapılmasının mümkün olamayacağı, zira ---- dönemine ilişkin genel kurul tutanaklarında, çıkan veya çıkartılan ortaklara yapılacak ödemeler için, aidat toplama planlamasının yapılmadığı, rutin giderler için aidat toplandığı, üyelikten ayrılan ortaklara yapılacak geri ödemelerin ise, her yıl 3 yıl süreyle ertelenmesinin sürekli tekrarlandığı görülmüştür.Tüm bu açıklamalar kapsamında; Davacının, davalı kooperatifin eski ortağı olduğu,------ tarihli dilekçesiyle kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma, çıkma payının nasıl belirleneceği ise Kooperatifler Kanunu'nun 17. ve yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 15. maddelerinde düzenlendiği, buna göre kooperatiften ihraç edilen ortağın ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına sahip olduğu, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hakkın talep edilebileceği, kooperatifin 2013 yılı gelir tablosuna göre genel yönetim giderlerinin ----olduğu, davacının davalı kooperatiften, genel gider payı ve tahsil edilen kira bedeli düşüldüğünde ---- alacak miktarını davalıdan talep edebileceği, sonuç olarak davacının, davalı kooperatiften, takip tarihi itibariyle ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- alacaklı durumda bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne, davacı takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜNE,1-Davalının --------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 103.145,55 TL asıl alacak ve 23.983,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 127.129,01TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan 103.145,55 TL alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,4-Karar harcı 8.684,18-TL'den davacı tarafça peşin(peşin+tamamlama) olarak yatırılan 1.872,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.812,17-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40-TL başvurma harcı, 1.872,01 TL peşin harcın toplamı olan 1.903,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından sarfedilen toplam 14.448,65-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%82,02 kabul, %17,98 ret oranında) olmak üzere 11.850,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından sarfedilen toplam 850,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%82,02 kabul %17,98 ret oranında) olmak üzere 152,85-TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,9-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 27.872,23 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025