Anahtar kelimeler: İçinesas Malürün Süregelen Nakden Satımdan Yapmaması Gidildiğini Alışverişinin Aşağı Durduğunu

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ----- yılından beri süregelen ticari mal/ürün alışverişinin bulunduğunu, davalının satın aldığı ürünler ve malzemelerle ilgili ödemelerini nakden yaptığını, davalının 2024 yılında satın aldığı ürünlere ait hiç ödeme yapmaması üzerine faturalara dayalı alacağın tahsili için------esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, ------ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin ----ilinde olduğunu, yetkili mahkemenin------ Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacı ile yaptıkları alışverişler fiiliyatta genelde takas usulüne göre yapıldığını, davacı ve müvekkilinin birbirinden aldıkları ürünlerin bedelini nakden ödemek yerine karışlıklı olarak ürün alışve satışı yoluyla alacak ve verecek dengesini koruduklarını, 2024 yılına kadar devam eden bu alışverişler davacının kötü ve bozuk mallar göndermesiyle sekteye uğradığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, bu vakıaların tanık vasıtasıyla ispatlanabileceğini, davacının ----- ürünlerin bozuk ve kullanılmaz olduğunu, birçok mal ve ürünün davacıya iade edildiğini, ancak davacının ürünlerden kimilerini haksız ve kötü niyetli şekilde iade almadığını, müvekkilinin davacı şirkete kestiği iade faturaları ve teslim fişlerini de dosyaya sunulduğunu, davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, bilakis müvekkilinin davacıdan alacağının bulunduğunu savunarak; davanın reddini, %20'den aşağı olamamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.DELİLLER
:------ müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya ---- tarihli bilirkişi -----tarafından raporun sunulduğu görüldü.Dosyaya------- tarafından raporun sunulduğu görüldü. SMMM Bilirkişi----- tarafından hazırlanan --- tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ------tarafından hazırlanan ---- tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. -HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan-------sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davalının borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, ancak yetkili icra dairesini itirazında göstermediği, bu sebeple yetki itirazının usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verildi. Davacı tarafa davacı şirket ile davalı şirket arasında 2021 yılından beri süregelen ticari mal/ürün (otomotiv sektörü için yağ, polen, hava, mazot filtresi, vs) alış verişi mevcut olduğunu, davalı şirketin satın aldığı ürünler ve malzemelerle ilgili ödemelerini nakten yaptığını, davalı yanın 2024 yılında satın aldığı ürünlere ait hiç ödeme yapmaması üzerine faturalara dayalı alacağın tahsili için ----- Esas sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığını ileri sürmüştür.Davalı taraf ise davacı tarafın 2024 yılında davalı şirkete satışını yaparak gönderdiği ürünlerin defolu, bozuk ve kullanılamaz ürünler olduğunu, davalı şirketin ise bu ürünleri davacı tarafa iade ettiğini, davacı taraf haksız ve kötü niyetli şekilde bu ürünleri iade almadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu ----- adedi bozuk ve defolu olduğu için davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen----- fatura numaralı iade faturası ile iade edildiğini, bunun gibi davacı şirketin davalı şirkete satışını gerçekleştirdiği bir çok mal ve ürünün bozuk ve defolu olup davacı şirkete iade edildiğini, ancak davacı şirketin haksız ve kötü niyetli şekilde bu ürünlerden kimilerini haksız ve kötü niyetli şekilde iade almadığını savunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır ------Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının itirazın iptalinini yalnızca 600.000,00 TL asıl alacak yönünden istediği, takipte talep edilen faiz alacağının eldeki itirazın iptali davasının konusu olmadığı, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin hukuki ilişkinin varlığı yönünden birbirbiri ile uyumlu olduğu, davacının defterine göre davacının 71.009,18 TL alacaklı olduğu, davalının defterine göre davacının ---- alacaklı olduğu, aradaki farkın ---- raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafın defterlerinde ---- tarihi itibariyle davalı tarafa olan ---- borç tutarının, davalı tarafın defterlerinde ---- olarak kayıtlı olmasından ve davacı tarafın ------- iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davalı tarafından iade faturasının sekiz günlük itiraz süresinden sonra kesildiği, faturaya itiraz edildiğine dair bir delil de bulunmadığı, bu nedenle fatura içeriğinin aksinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, yine davalı tarafça davacının 2024 yılında gönderdiği ürünlerin ayıplı olduğu hususunun ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususunun ispatlanması gerektiği, bu yönde de herhangi bir delil ileri sürülmediği, bu nedenle davacının alacağını ispatladığı, dava konusu alacağın faturaya ve taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine dayanması nedeniyle likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,2-Takip konusu alacağın (71.009,18 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 14.201,83 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (71.009,18 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 4.850,63 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 857,61 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.993,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan 1.560,51 TL dava açma masrafı ve 12.660,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 14.220,51 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (71.009,18 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile--------Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025