Anahtar kelimeler: Fuzulen Muratpaşa Msinin Turistik İşgal Hissesine Süreci Tesisler İhbarnamesinin Ecrimisil

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Tesisler ve İşletmeleri A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, belediye hissesine isabet eden 3.146,95m²'sinin turistik tesis yapılmak suretiyle █████/2015 - █████/2017 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgal edildiğinden bahisle 421.094,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzeltilmesi talebinin reddine dair ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile dosya üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, anılan taşınmazın işgali nedeniyle, ihbarnamede belirtilen dönemde, 112.659,06TL ecrimisil istenilebileceğinden, dava konusu işlemin bu tutara iilişkin kısmında hukuka aykırılık, 308.434,94 TL'lik kısmında ise, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının; dava konusu taşınmazlarda davalı idarenin, daha öncesinde hissesinin bulunmamakta iken, yapılan imar uygulamaları sonucunda söz konusu taşınmazlara sonradan hissedar olduğu; diğer yandan taşınmazların üzerindeki yapılara ilişkin █████/1980 tarihli yapı ruhsatının ve █████/1986 tarihli yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu; bu durumda, davacı şirketin; imar uygulaması öncesinde kendisine ait taşınmaz üzerinde yapı sahibi konumunda olması karşısında, imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemiyle meydana gelen yeni hukuki duruma göre kısmen davalı idare, kısmen de davacı şirket adına tescil edilen taşınmaz üzerinde kalan yapılardan dolayı 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi hükmü kapsamında işgalci sayılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin tümünün iptaline, davalının istinaf isteminin ise yukarıda yer verilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamesine karşı süresinde açılmış bir dava bulunmadığı ve kesinleştiği; buna karşın eldeki dava konusu müdürlük yazısının idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı; istinaf kararının gerekçesinde belirtilen parselasyon işleminin iptal edildiği, taşınmazın ilgili mevzuat uyarınca belediye adına tescil edildiği, taşımazın davacı tarafından yapı yapılmak suretiyle fiilen kullanıldığı, davacı şirketin hak sahipliğinden önce imar uygulamasının yapıldığı; taşınmaz için davacı adına önceki dönemlerde de ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği ve yargı kararıyla hukuka uygunluğunun hüküm altına alındığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenileceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmadığı; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde ise, 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinde "(8) Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaş/paydaşların kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil istenmez. Hazinenin paydaş olduğu taşınmazlarda, taşınmazın üçüncü kişilerce kullanılması halinde, Hazinenin payı oranında ecrimisil takibatı yapılır. Ancak, evveliyatında kişiler adına kayıtlı iken, imar uygulaması nedeniyle Hazinenin sonradan paydaş olduğu taşınmazların üzerinde yapı bulunması halinde, yapının bulunduğu alan paydaş/ paydaşların paylarına isabet eden yüzölçümden daha fazla olsa dahi ecrimisil takibatı yapılmaz, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardaki Hazine payları, koşulları mevcut ise öncelikle 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre paydaşına/ paydaşlarına doğrudan veya genel hükümlere göre satılır ya da bu taşınmazlar hakkında █████/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır..." düzenlemesine yer verilmiştir.Bakılmakta olan dava; ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, belediye hissesine isabet eden 3.146,95m²'sinin █████/2015-█████/2017 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgal edildiğinden bahisle 421.094,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ecrimisil ihbarnamesine itirazın reddine yönelik ... tarih ve E:... sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış olup; dava konusu taşınmazlar üzerindeki yapılara ilişkin █████/1980 tarihli yapı ruhsatı ile █████/1986 tarihli yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu; taşınmazlara, evveliyatında davalı idarenin hissesi bulunmamakta iken yapılan imar uygulamaları sonucunda davalı belediyenin sonradan hissedar olduğu; ... İdare Mahkemesince; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle, uyuşmazlığa konu alanın, █████/2009-█████/2013 tarihleri arasındaki dönemde işgali nedeniyle düzenlenen ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin kısmen iptali ve davanın kısmen reddi yolunda kesinleşen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı dosyası münderecaatı birlikte değerlendirilerek, yapılar (muhdesat) hakkında hesaplama-değerleme yapılmaksızın, sadece arz bedeli üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle hazırlanan █████/2018 evrak kayıt tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Dava dosyası ile yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu dosyada olduğu gibi belediyenin; imar uygulaması sonucunda sonradan hissedar olduğu taşınmazlarda yapı bulunması durumunda, imar uygulaması öncesinde inşaa edilmiş olan yapının bulunduğu alandan ecrimisil istenilemeyeceği, bununla birlikte yapı dışında kalan alandan ise, payı nispetinde ecrimisil takibatı yapılabileceği sonucuna ulaşıldığından; davacının fuzuli şagil sayılamayacağı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.