Anahtar kelimeler: Gözle Çıplak Tevzi Bono Emirleri Vadeli Konulmuştur Örneği İmzalar Kambiyo

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas numaralı dosya nezdinde █████/2022 düzenlenme tarihli , █████/2022 vadeli 25.000 TL tutarında bono ile ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosya nezdinde █████/2022 düzenlenme tarihli, █████/2022 vadeli 25.000 TL tutarında bono icra takibine konulmuştur. Ödeme emirleri müvekkile tebliğ edilmiş olup süresinde itiraz edilmediğinden dolayı her iki icra takibi de kesinleşmiştir. Takibe konu senetler üzerindeki imzalar müvekkile ait değildir. Dava dilekçesinde ek olarak sunduğumuz vekaletname örneği dahi çıplak gözle incelendiğinde, senet üzerindeki imzaların müvekkile ait olmadığı, müvekkilin imzasının taklit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenizce yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığı ortaya çıkacaktır. Bu nedenle müvekkilin imzasının yer almadığı, sahte imza ile düzenlenen işbu senetten dolayı sorumlu olması mümkün değildir. Müvekkilin tacir sıfatı olmadığı gibi ticari işlerle de uğraşmamaktadır. Davalı firma ile herhangi bir ticari ilişki içerisine girmemiştir. Davalı firma tarafından başka şahıslara ait bir çok sahte imzalı senedin icraya konulduğunu ve yapılan imza itirazları sonucunda icra takiplerinin durdurulduğu tarafımızca tespit edilmiştir.----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyaları marifetiyle sahte imzalı senetlerin de icraya konulduğu tespit edilmiştir. Belirtmiş olduğumuz dosyalara yapılan imzaya itirazlar sonucunda imzaların borçlu şahsa ait olmadığı tespit edilmiştir. Aynı şekilde müvekkile karşı da icra takipleri düzenlenmiş olup kötü niyetli ve sahte senetlerle düzenlenen bu takiplerin iptal edilmesi gerekmektedir. Konuya ilişkin olarak tarafımızca başlatılan arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. ---- Arabuluculuk bürosu -----arabuluculuk dosya numarası ile kayıtlı olan anlaşmama tutanağı ekte sunulmuştur. ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas numaralı dosya , ----- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyalarının celbine,Senetler üzerinde yer alan imzaların müvekkile ait olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması adına dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesini,Davamızın kabulü ile haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibinden dolayı %20 den aşağı olmamak üzere tazminata ve %10'dan aşağı olmamak üzere para cezasına hükmedilmesi, -----. İcra Müdürlüğü'nün----- Esas numaralı dosya , ---. İcra Müdürlüğü'nün ------Sayılı dosyalarının TEDBİREN durdurulmasına,Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, davacı taraf hakkında -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ ve ------ sayılı icra dosyalarında icra takibi başlatmıştır. Hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazımız bulunmaktadır. öncelikle dava konusu senet asılları ------- İcra Müdürlüğü'nün kasasında bulunmaktadır. Davacı borçlu; takibe konu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, davalı müvekkile hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini ve davalı aleyhinde tazminata hükmedilmesini istemiştir. Bu hususların kabulü mümkün değildir. Tedbir talebinin reddini talep ediyoruz. Borçlu davacı hakkında açılan İcra takiplerin de dosyaya sunulduğu üzere davacı taraf müvekkil şirketle aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını iddia etse de müvekkilimiz takibe konu senedin lehtarı ---- Şirketi'nden alacaklıdır. Dava konusu senetler davalı müvekkile ciro yoluyla geçmiş olup, davalı iyi niyetli meşru hamildir. müvekkil şirkete; dava dışı ------. tarafından verilmiştir. Söz konusu senet yasal mevzuata uygun şekilde tanzim edilmiştir ve bağımsız borç ikrarını içermektedir. Müvekkil takip konusu senetlerin iyi niyetli yetkili hamili olduğu açıktır. Zira davacının imzasının sahte olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Bu hususu araştırma gibi bir yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı ise ancak bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucu ortaya çıkabilecek bir husustur. Bu konuda müvekkile kötü niyet yüklenemez.Açıklanan nedenlerle; davacının haksız itirazlarının ve taleplerinin reddi ile takibin devamına, davacının kötü niyetli itirazları nedeniyle %20’ den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLER
:----- İcra Müdürlüğü'nün ----- ve ----- sayılı icra dosyaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.08.04.2025 tarihli ara karar ile dosyanın Grafoloji Alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22.07.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusunda 1 ve 2 noda belirtilen senetlerdeki ...’a atfen atılmış olan imzaların, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik atanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran davacı ...'un eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ------ Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. ( Bkz. Yargıtay HGK ------Sayılı ilamı )Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davacı olan borçlu üzerindedir. Senette bulunan imzanın inkar edilmesi durumunda ise senette bulunan imzanın davacıya ait olduğu hususundaki ispat külfeti ise davalı üzerindedir. Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve -----İmza incelemesinde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle incelemeye konu belgenin düzenlenme tarihinden öncesine ilişkin imzası incelenecek kişinin uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Düzenlenme tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa, daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise de borçlunun duruşmada alınan imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesinin belge asıllarının getirtilerek incelemenin bu belgeler esas alınmak suretiyle yapılması gerekir.Bu açıklamalar ışığında somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve bilirkişi heyet raporunda ile senetlerde düzenleyen sıfatı bulunan davacı ismi altındaki imzaların davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacının kötü niyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise Öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda; senetlerdeki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmış ise davalı lehdar olmayıp ciranta konumunda olduğundan davalının kötü niyetli hamil olduğu ispatlanamadığı kabul edilerek kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve --- Karar sayılı ilamı, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; Davacının --- İcra müdürlüğünün ------. dosyasına konu 25.000,00 TL bedelli 10.01.2022 düzenlenme tarihli ve 31.05.2022 vadeli senet kaynaklı ve ----- İcra müdürlüğünün------ Sayılı dosyasına konu 25.000,00 TL bedelli 10.01.2022 düzenlenme tarihli ve 30.06.2022 vadeli senet kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı ve idari para cezası talebinin REDDİNE,3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin yatırılan 853,88 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,4-Davacı tarafından yapılan 853,88 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 252,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.533,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,7-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,8-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde dava konu çeklerin ilgili icra dosyalarına iade edilmesine, temin edilen mukayese belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlara iade edilmesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.