Anahtar kelimeler: Beşiktaş Sarı Sitenin Konaklar Sitesi Borcundan Sitesinde Emrinin Süreci Ecrimisil

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, ... Sitesinde 7 adet bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından, anılan sitenin ecrimisil borcundan kaynaklanan ve Sarı Konaklar Sitesi adına düzenlenen 791.170,06 TL tutarlı ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ecrimisil ihbarnamesine açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden ödeme emrinin 764.700,96 TL kısmına ilişkin birinci kalemi bakımından hukuki dayanağının kalmadığı, dava konusu ödeme emrinin ikinci ve üçüncü kalemlerinden oluşan 13.234,55 TL tutarlı iki adet borç tutarının da usulüne uygun tahakkuk ettirilmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işleme dayanak olan fuzuli işgal tutanağına davacı tarafından itiraz edilmediği, davacı site yönetimi ile imzalanan ve mahkemece esasa etkili kabul edilen protokolün hukuka aykırı olduğunun hüküm altına alınarak iptal edildiğinden dolayı herhangi bir geçerliliğinin olmadığı, dava konusu ecrimisil bedelinin mevzuat hükümlerine göre belirlendiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:2577 sayılı Kanunun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlığını taşıyan 2. maddesinin (a) bendinde; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davalarının açılabileceği, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin l/b bendinde ise; ehliyet yönünden yasaya aykırılık görülmesi durumunda davanın reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.Olayda, söz konusu taşınmazın site yönetimi tarafından sitenin menfaati için kullanıldığı, dava konusu işlemin de site yönetimi muhatap alınarak tesis edildiği görülmektedir.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun, yöneticinin görevlerini düzenleyen 35. maddesinin (h) bendinde, ana taşınmazın bakımı ve korunması için kat malikleri adına ve onların yararına gerekli tedbirlerin alınması görevi yöneticiye yüklenmiştir. Bu doğrultuda, ana taşınmazın genel yönetimine ilişkin işlerde, yöneticinin kat malikleri birliğini temsil yetkisine sahip olduğu açıktır. Dolayısıyla site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmasa dahi yukarıda yer verildiği üzere site adına yapılan iş ve işlemlerde ilgili muhatabın site yönetimi olacağı kabul edilmelidir. Aksi değerlendirme 634 sayılı Kanunun ihmali ve kargaşaya neden olunması sonucunu doğuracaktır.Bu durumda, site adına dava açma yetkisinin de münhasıran site yönetimine verildiği, kat maliklerinin dava ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.