Anahtar kelimeler: Fuzulen Bağcılar Katlarındaki Sokak İşgal Parselde Anonim Süreci İhbarnamesinin Ecrimisil

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde ve ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın 6. ve 7. katlarındaki 22-23-24-25-26-28-29-30 nolu bağımsız bölümlerinin fuzulen işgal edildiğinden bahisle, █████/2018 - █████/2020 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan 844.760,00 TL ecrimisil istenilmesine yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ecrimisil talep edilebilmesi için, taşınmazın yetkili idarenin izni dışında kullanılmasının gerektiği, davalı idare yetkililerince düzenlenen tutanaklarda, davaya konu taşınmazların boş olduğunun ve herhangi bir kullanımın bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının işgalci olarak kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, dolayısıyla ecrimisil istenilmesine ilişkin mevzuatta yer alan şartların oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, işlemin icrai olmadığı, binanın girişine konulan güvenlik nedeniyle üst katlara çıkmanın engellendiği, taşınmazın boş vaziyette olmasının kendileri tarafından kullanıma hazır olduğu anlamına gelmediği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan Hazine Taşınmazların İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; ecrimisil; Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak İdarece talep edilen tazminat; fuzuli şagil (işgalci) ise; kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde ve 3360 ada, 6 parselde bulunan taşınmaz üzerinde bulunan iş merkezinin 6. katının tamamı (22-23-24-25-26 bağımsız bölümler) ve 7. katındaki 28-29-30 nolu bağımsız bölümlerinin 667 sayılı KHK ile kapatılan Kaynak Vakfı adına kayıtlı iken, █████/2016 tarihinde tapuda Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, söz konusu bağımsız bölümlerin davacı şirkete ait Kaynak Holding binasının içerisinde kaldığı, binaya giriş çıkışların davacı şirkete ait giriş kartlarıyla ve tek mahalden yapıldığı, davalı idarenin maliki bulunduğu davaya konu bağımsız bölümlerde serbestçe tasarrufta bulunamaması nedeniyle davacıdan ecrimisil istenilmesine yönelik işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, binanın davalı idareye ait olan kısım haricinde kalan bağımsız bölümlerinde davacıya ait iş yerleri bulunduğu ve davacı tarafından iş merkezinin girişine güvenlik konularak kartlı geçiş yapıldığı, davalı idarenin ise kendisine ait bağımsız bölümlere ulaşmak için bina girişlerinden serbestçe geçemediği göz önünde bulundurulduğunda, davalının maliki olduğu bağımsız bölümlerden faydalanmasının davacı tarafından engellendiği bu nedenle de Yasa ile fuzuli işgalci sayılmak için aranılan "zilyetliği elinde tutan" koşulunun bulunduğu hususu açık olup, bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu idare dava dairesi kararının bozulması gerektiği gerekçesiyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.