Anahtar kelimeler: İpard Kırsal Hibe Kalkınmayı Askıya Destekleme Malvarlığına Süreci Limited Programı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Destekleme Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirket tarafından, IPARD programı kapsamında imzalanan hibe sözleşmesinin askıya alınmasına ilişkin davalı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun ... tarih ve E-... sayılı kararı ile davacı şirketin malvarlığına uygulanan ... tarih ve E-... sayılı ihtiyati haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasına sunulan belgeler ve davacının söz konusu sözleşme kapsamında tedarikçisi olan firma olan ... Dış Tic. A.Ş. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunun incelenmesinden, ilgili dönemde anılan firma ile davacı arasında gerçekleştirilen makine ve ekipman alımlarının gerçeği yansıtmadığı, faydalanıcı olan davacı ile tedarikçi firma arasındaki para transferlerinin idareyi kandırmaya yönelik yapıldığının bu şekilde haksız kazanç sağlamaya yönelik eylemlerle anılan sözleşmenin Ek-1 kısmında yer alan "Usulsüzlük, kırmızı Liste ve Kara Liste" başlıklı 20. maddesine aykırı davrandığından aynı maddede düzenlenen sözleşmenin askıya alındığı, davacıya ait taşınmaz ve araçlara konulan ihtiyati haciz şerhi konulması işleminin de projenin askıya alınmasından kaynaklı olarak amme alacağının korunması amacı doğrultusunda tesis edildiği, bu süreçte taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ciddi usulsüzlük şüphesine dayanılarak tedbir niteliğinde askıya alındığı ve ihtiyati haciz şerhinin de amme alacağının korunması amacına istinaden konulduğu anlaşıldığından, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka ve ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından yapılan işlemlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, makine ve ekipman alımlarını gerçekleştirdikleri tedarikçi firma hakkında düzenlenen söz konusu alımların ve para ödemelerinin ortak menfaat saikiyle hareket eden taraflarca yapılan muvazaalı işlemler olduğu yönündeki vergi müfettişi görüş ve öneri raporunun gerçek tespitleri yansıtmadığı, şüpheli dolandırıcılık suçlamasıyla Tarsus Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ise de haklarında verilmiş bir ceza kararının da bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı İdarece, davacıya tedarikçi firmadan mal teslimi karşılığında yapılmış gösterilen ödemelerin tedarikçinin ilişkili firmaları ve yapıldığı tek seferde ödemesi yapılan 1.297.676,00 TL nin ... tarihinde aynı gün içerisinde tedarikçiden diğer ilişkili firma olan (ortakları aynı kişiler) ... San ve Tic. AŞ.ye, bu firmadan davacı şirketin kanuni temsilcisi ...'un kardeşi ...'a aktarılmakla aynı gün geri tahsil edildiği böylece yalnızca sözleşme hükümlerine uygun hareket edildiği intibaı verilmeye çalışıldığı, gerçekte bir mal alımı ve ödeme yapılmadığının somut ve kesin olarak tespit edildiği, bu durumun Uygulama Rehberinin 10.5.4.1 kısmında düzenlendiği sözleşmenin askıya alınması yaptırımının uygulanmasını gerektirdiği, ihtiyati haciz kararının da olası bir kamu zararının önüne geçmek amaçlı olarak 5648 sayılı Kanunun 15/4. maddesinin atıf yaptığı 6183 sayılı Kanunun 13. Maddesi uyarınca uygulandığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!