Anahtar kelimeler: Skhariç Çarpıştığını Tescilsiz Hayati Kayseri Fiilden Motosikletin Plaka Yazildiği İdaresindeki

T. C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan(2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ
: █████/2017
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ
:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı ...'ın idaresindeki tescilsiz motosikletin ... tarihinde çarpıştığını, davacının hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisi ağır derecede olacak şekilde yaralandığını, davacının gözünde % 25 oranında görme kaybı olduğunu, davacının kaza nedeniyle bir süre tedavi gördüğünü, tedavi süresi boyunca davacıya diğer davacı babası ...'ın baktığını, bu süreçte kazadan dolayı derin elem ve üzüntü yaşadıklarını, davalının kaza nedeniyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasıyla cezalandırıldığını bildirerek, dava konusu kaza nedeniyle ... için 100,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat, ... için 100,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.200,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; görev itirazları olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti adli tıp vasıtasıyla yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;
"1-Davacı ...'ın maddi tazminat davasının reddine,
2-Davacıların manevi tazminat davalılarının reddine,
3-Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile ; geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı nedeniyle poliçe limiti olan 310.000,00-TL tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ..." dair karar verildiği görülmüştür.
Bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiğini, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava açılırken başvuru şartının sağlanmadığını, dosyada müvekkiline başvuru sırasında maluliyet raporunun sunulmadığını, eksik evrak yazısı ile bildirilmiş olmasına rağmen dosyayı değerlendirmeye yarar raporun sunulmadığını, başvuru sırasında müvekkiline sunulmamış olan ve tazminat hesabı için zaruri olan, davacının kazaya bağlı olarak gerçekleştirilen tedavi belgeleri ve mevzuata uygun sağlık kurulu raporu davacı vekilinden yazılı olarak talep edildiğini, davacı tarafın bu belgeleri müvekkili kuruma sunmadığını, eksik evrak nedeniyle davacının sunmuş olduğu maluliyet raporu hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığını ve tazmininin mümkün olmadığını, bu nedenle usulüne uygun başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davaya konu kazanın kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, kusur raporunun yalnızca kaza tespit tutanağı esas alınarak düzenlendiğini, ayın kazaya ilişkin olarak alınan heyet raporunda, davacının kazanın gerçekleşmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bağlı dosyalarda alınan kusur raporları birbirleri ile çelişkili olup kusur oranlarının tespiti için İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, hesap yöntemi, kullanılacak hesap tablosu ve iskonto oranının doğru belirlenmesi tazminatın belirlenmesinde adaletin sağlanması ve sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat ve rücu talepleri teminatı dışında olup, müvekkili kurumun bu talepler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, kaza tarihinde geçerli yönetmelik maluliyet oranının belirlenmesinde esas alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kazanın gerçekleşmesinde ki kusuruna ek olarak yararlanmasında da kusuru bulunduğunu, zira kasa sırasında motosiklet kullandığını ve davacının kask vs güvenlik önlemlerinin almamış olması sonucunda başından yaralanması sonucu ortaya çıkan maluliyetinde davacının kusurunun bulunduğunun açık olduğunu, ayrıca dosyada bulunan kaza tespit tutanağında davacının ehliyetinin olup olmadığının da tespit edilemediğini, bu nedenle belirtilen hususların kusur ve tazminat hesabında dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkili kurum aleyhine karar verilmesinin ancak dava tarihinden ve ancak yasal faize hükmedilmesi şeklinde olabileceğini, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, icra müdürlüklerinin teminat mektubunun iadesinde istinaf hükmü aradığından, verilecek hükümle birlikte teminat mektubunun iadesi hususunda da karar verilmesini talep ettiklerini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
İstinaf incelemesine konu dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda kaza tarihi ... tarihi olup, dava █████/2017 tarihinde açılmıştır. Trafik kazası 6704 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan █████/2016 tarihinden önce meydana gelmiş olup, trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olduğundan (2918 s.k.m.90) ve haksız fiiller gerçekleştikleri anda hüküm ve sonuç doğurduklarından, olayda kaza tarihindeki yasal mevzuat uygulanacağından, 6704 sayılı yasa gereğince davacı tarafça davalı ...'na dava açmadan önce tazminatın ödenmesi için başvuruda bulunulması dava şartı değildir. Davacının davalı ...'na dava açılmadan önce ödeme hususunda başvuruda bulunup, Güvence Hesabı'na ihbar etmiş olduğu davalının da kabulünde olmakla birlikte, davacıdan Güvence Hesabı'nca istenilen maluliyete ilişkin sağlık kurulu raporu sunulmaması gerekçesiyle davacı tarafa ödeme yapılmadığı, davacı tarafın davalı ...'na sağlık kurulu raporunun sunulmamış olmasının davalının temerrütünün tespiti ve dolayısıyla faiz işletilme başlangıcı açısından önem arz etmiş olduğu, ancak başvuru sırasında üniversite hastanesinden alınan sağlık kurul raporunun da sunulduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava açılmadan önce başvuru yapılmamış olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği yönündeki davalı istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Davalı vekili istinaf başvurusunda, davacı tarafından müvekkili kuruma karşı daha önce de aynı kazayla ilgili olarak, tarafları, konusu ve talepleri aynı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ve açılan bu dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ancak sözü edilen kararın işbu davanın açılmasından sonra █████/2023 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle derdestlik itirazlarının kabulüyle işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği istinaf itirazı olarak belirtmiştir. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca verilen kesin süre içinde dava dilekçesindeki eksiklerin giderilmemesi nedeniyle █████/2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın █████/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Yani, yeniden harç verilerek açılan yeni davada eski davanın açılması ile meydana gelen sonuçlar devam etmez. Bu nedenle; davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu, davanın açılmamış sayılmasıyla son bulur. Mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı henüz kesinleşmemiş olsa bile derdestlik durumu yine son bulur (Yargıtay 14.HD.’nin █████/2021 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta önceki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle derdestlik söz konusu olmadığından davalı vekilinin bu konudaki istinaf itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Somut olayda, düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre kaza, Kayseri İli, ...İlçesi'nde, ...Bulvarı ile ... Bulvarı kavşağında, kırmızı ışık ihlali sonucu gerçekleştiği ancak kazaya karışanların hastanede yoğun bakımda olması ve kazayı gören tanıkların olmaması sebebiyle kusur dağılımının yapılamadığının rapor edildiği; Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan... tarihli kusur raporunda; iki ihtimalli rapor verilmiş olduğu 1. ihtimalde "davalı ...’ın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü halinde, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın kırmızı ışıkta durması gerekirken bu hususa riayet etmemesi ve yola yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde mevcut hızı ile kavşağa girerek kırmızı ışıkta geçmesi ile meydana gelen kazada asli derecede kusurlu olduğu, tescilsiz motorsiklet sürücüsü ...'ın kendi güvenliği için kask takması gerekirken bu hususa riayet etmemesi ve yola yeteri dikkatini verememesi neticesinde meydana gelen kazada alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğu, dava dışı...’ın ise yolcu bulunduğu motorsiklette kendi can güvenliği açısından kask takması gerekirken bu hususa riayet etmemesi neticesinde meydana gelen kazada alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğu", 2. ihtimalde bilirkişi ...’nın keşif ile tespit ettiği hususların kabulü halinde "... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın kırmızı ışıkta durması gerekirken bu hususa riayet etmemesi ve yola yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde meydana gelen kazada asli derecede kusurlu olduğu, tescilsiz motorsiklet sürücüsü ...’ın ışıkların dönüşümünü dikkate alarak seyir halindeki araçları dikkate alarak kontrollü seyretmesi, kendi güvenliği için kask takması gerekirken bu hususa riayet etmemesi ve yola yeteri dikkatini verememesi neticesinde meydana gelen kazada tali derecede kusurlu olduğu, dava dışı...’ın ise yolcu bulunduğu motorsiklette kendi can güvenliği açısından kask takması gerekirken bu hususa riayet etmemesi neticesinde meydana gelen kazada alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğu" rapor edilmiş olduğu, yine Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli raporda davacı sürücü ...'ın asli derecede kusurlu, sanık sürücü ...'ın alt düzeyde tali derecede kusurlu ve müteveffa yolcu...'ın alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğu kanaati bildirildiği, anılan ceza yargılaması neticesinde davalıların mahkumiyetine karar verilmiş ancak Yargıtay incelemesinde kararın bozulmuş olduğu, olduğu; eldeki dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan ...tarihli kusur raporunda, ceza dosyasındaki veriler, alınan kusur raporları ve EDS sistemi verilerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde "... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın araçla seyir halindeyken hızının aracın teknik özellikleri yol ve hava durumuna göre ayarlaması kırmızı ışıkta durması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi ve yola yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde mevcut hızı ve kavşağa girerek kırmızı ışıkta geçmesi ile meydana gelen kazada asli derecede kusurlu olup, kusur oranının %45 oranında olduğu, tescilsiz motorsiklet sürücüsü ...’ın ise motorsikleti ile kendi can güvenliği açısından kask takmadan yolcusuna da kask taktırmadan seyir halindeyken ... kavşağından sola yani ... Bulvarı istikametine kırmızı ışık yandığı halde dönmek istediğinde ...Bulvarı'nı takiben ...yönünden ... (şehir merkezi) istikametine seyreden ve kavşaktan kırmızı ışıkta geçiş yapan sürücü yönetimindeki otomobil ile çarpışması neticesinde meydana gelen kazada asli derecede kusurlu olup, kusur oranının %45 oranında olduğu, yolcu...’ın ise yolcu olarak bulunduğu motorsiklette kendi can güvenliği açısından kask takması gerekirken bu hususa riayet etmemesi neticesinde meydana gelen kazada %10 oranında alt düzeyde tali kusurlu" olduğunun rapor edilmiş olduğu; ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli kusur raporu ile, anılan dosyada Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan raporlar arasındaki çelişkinin bilirkişi ...’nın raporunun dikkate alınması ve dikkate alınması neticesinde ceza dosyasında 2. ihtimal başlığında yapılan değerlendirmede davalı ...’ın tali kusurlu olduğu rapor edilmişken, eldeki dosyada alınan raporda asli kusurlu olduğunun rapor edilmesinden kaynaklandığı, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti üyeleri arasından seçilen bilirkişi kurulundan alınan ... tarihli kusur raporuyla, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
... tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtay'ca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. █████/2015 tarihinde yeni Genel Şartlar'ın yürürlüğe girmesiyle birlikte, █████/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve █████/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ███████ Esas ███████ Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. HD.'nin █████████ E. █████████ K. █████/2020 tarihli ilamı).
Somut olayda, PMF yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla;... tarihinde ... sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün █████/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, ancak 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesinde 7327 Kanun numaralı "icra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve E.:███████, K:████████ sayılı ile iptal edildiği, trafik kazasının ... tarihinde gerçekleşmiş olup, █████/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğundan, davacının sürekli işgöremezlik tazminatının aktüerya bilirkişisi tarafından PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplanması istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında yerinde olup; davalı ... vekilinin tazminatın TRH 2010 yaşam süresi dikkate alınmaksızın hesaplandığı ve 1,65 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarihli, ███████ E-██████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesinin gerekmesi, 6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybının, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda bulunması, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 sayılı Yasa'nın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketinden talep edebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı İlamı) Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin istinaf sebepleri haklı bulunmamıştır.
Dosya kapsamından SGK'ya müzekkere yazılarak rücua tabi ödeme olup olmadığının araştırıldığı, davacının başvuru sırasında üniversite hastanesinden sağlık kurulu raporu da sunduğu dikkate alındığında davalının SGK ödemelerine ve faize yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği anlaşılmakla, davalı ...vekilinin tüm istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 21.176,10 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 5.295,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 15.881,10 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!