Anahtar kelimeler: İhmaller Zincirinden Mümessillik Kurumsal Saatinin Plastik Ödünç Yıldır Transferleri İthalat

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
:Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2024Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilleri ... Turizm Bilişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... ve Plastik Ürünleri İthalat İhracat Mümessillik Pazarlama Ticaret A.Ş. davalılar ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin ve ... Bankası A.Ş. ... şubesinin kurumsal müşterisi olduğunu, müvekkili şirketlerin 14 Ocak 2022 günü mesai saatinin bitiminde, o dönem ki çalışanlarından ...'nın davalı bankaların bir yıldır devam eden ihmaller zincirinden faydalanarak müvekkili şirketlerin hesaplarında yetkisizce işlemler gerçekleştirdiğini ve müvekkili şirketlerin banka hesaplarından şahsi banka hesabına ve kredi kartlarına yüksek tutarlı para transferleri yaptığını fark ettiğini, müvekkil şirketlerin konuyu aynı gün kolluk kuvvetleri ve devamında savcılık nezdine taşıdığını, ayrıca konuyla ilgili detaylı bir iç soruşturma başlatıldığını, bu süreçte davalı bankaların müvekkili şirketlerin bankalar nezdinde yapılacak hiçbir işlem için yetkili olmayan bir çalışanının ilettiği usulsüz talimatları ve bu talimatlardaki imzaların gerçekliğini denetlemediğini, ilgili talimatların asıl nüshalarının dahi alınmadığını, bu talimatlarla üst üste yapılan yüksek tutarlı para transferlerinin şüphe uyandırmasına rağmen, bu durum karşısında sessiz kaldığını ve talimatları bir an için duraksamadan ve herhangi bir yetkili onayı almadan yerine getirdiğini, hiçbir işlem için imza yetkisi olmayan bu çalışanın talebi üzerine, bu çalışana şirketler'in banka hesaplarında internet bankacılığı ve mobil bankacılık işlemleri yapmak üzere yetki verdiğini, bu yetkiyi vermek için bu çalışanın talebini yeterli gördüğünü, bu yetkiyi verirken şirketlerin imza yetkililerinden hiçbir teyit almadığını, belge asıllarını almadan işlem gerçekleştirdiğini ve yetki verdikten sonra müvekkili şirketlerin imza yetkililerini hiçbir şekilde bilgilendirmediğini ve böylelikle, bu çalışanın şahsi banka hesaplarına ve kredi kartlarına yüksek tutarlarda para transferleri ve ödemeler yaparak, yüksek tutarda parayı uhdesine geçirmesine zemin hazırladığını, olaylar silsilesinde davalı bankaların bir güven kurumundan ve hatta basiretli tacirden beklenen özeni dahi göstermediklerini, davalı bankaların bu davranışlarıyla müvekkili şirketler ile akdettikleri sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini ve kanundan kaynaklanan objektif özen yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkillerinin uğradıkları zararların tazmin edilmesi ve diğer mevduat sahiplerinin davalı bankaların ihmalleri sebebiyle gelecekte benzer zararlara maruz kalmaması için önce doğrudan davalı bankalara, akabinde arabuluculuk yoluna başvurmuşsa da davalı bankaların bu başvurular karşısında kayıtsız kaldığını, müvekkili şirketlerin merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan ... isimli endüstriyel, hidrolik, zirai ve otomotiv teknoloji ürünleri üreticisinin Türkiye'deki iştirakleri olduğunu, ...'nın ise müvekkili şirketlerden ... tarafından 17 Haziran 2019 tarihinden iş akdinin feshedildiği 14 Ocak 2022 tarihine kadar muhasebe sorumlusu olarak istihdam edildiğini, ...'nın görev tanımının müvekkili şirketlerin satış faturalarının gönderiminin takibi, dönem sonlarında müşteri mutabakatlarının yapılması, ödemeler için müşterilerle iletişime geçilmesi, ay sonu kapanışlarına destek olunması, kredi limitlerinin izlenmesi gibi olağan ve rutin muhasebe işlemlerinin gerçekleştirilmesinden ibaret olduğunu, kendisinin yönetici unvanını haiz olmayan, imza yetkisi olmayan, muhasebe ekibinde günlük işleri yapmakla görevli bir personel olduğunu, müvekkili şirketlerin dava konusu hukuka aykırı işlemlerin gerçekleştiği dönemdeki imza yetkililerinin çift imza ile işlem yapmak üzere, ..., ... ve ... adlı kişiler olduğunu, ...'nın müvekkili şirketler nezdinde hiçbir imza veya temsil yetkisine sahip olmadığını, bu hususun davalı bankalar'da bulunan sirkülerle ve ayrıca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarıyla sabit olduğunu, bunun yanında müvekkili şirketler tarafından ...'ya müvekkil şirketleri temsil etmesi veya müvekkili şirketler adına işlem yapması için herhangi bir vekaletname de verilmediğini, ... ...'nın faks yoluyla ilettiği hukuka aykırı para transferleri talimatlarını yerine getirdiğini, bu sayede müvekkil şirketlerin ...nezdinde ki malvarlığının müvekkili şirketlerin ... Bankası nezdindeki hesaplarına aktarıldığını, ...'nın, 1 Ocak 2021 ile 14 Ocak 2022 tarihleri arasında, Müvekkil Şirketler'in ...nezdindeki hesaplarından, ... ...bank A.Ş. ve ... Bankası nezdindeki hesaplarına yaklaşık 70 adet para transferi gerçekleştirdiğini, bu para transferlerinin toplam tutarının 55.566.470 TL olduğunu, ...'nın, ilk aşamada müvekkili şirketlerin imza yetkililerinin imzalarını bilgisayar üzerinde kopyalayarak para transferlerine ilişkin talimatlar hazırladığını ve bunları ...yetkililerine faks yoluyla gönderdiğini, böylelikle müvekkili şirketin ...nezdinde bulundurduğu mevduatının, daha sınırlı amaçla kullanılan ve daha pasif hesaplar olan ... ve ... Bankası'ndaki hesaplara yolladığını, ..., faks yoluyla gerçekleşen ve oldukça büyük meblağların transfer edilmesine yönelik talimatlar içeren bu işlemlerden şüphelenme gereği duymadığını, talimatların ıslak imzalı suretlerini müvekkili şirketlerden talep etmediğini ve uzun bir süreye yayılan bu hukuka aykırılıklar karşısında sessiz kaldığını, ...'nın, bahsi geçen 55.566.470 TL'nin 34.066.470 TL'lik kısmını (sayısı 59'u bulan usulsüz talimatlarla) ... ihmali sayesinde, müvekkil şirketlerin ... Bankası nezdindeki hesaplarına gönderebildiğini, ...'nın, ... söz konusu işlemlerden hiç şüphelenmemesi sayesinde müvekkili şirketlerin zararına konu tutarları ana işletme hesabından çıkardığını, böylelikle ...'nın haksız menfaat elde etme planının ilk aşamasını tamamlayabildiğini, ... Bankası'nın ...'yı Elektronik Bankacılık İşlemleri için hukuka aykırı şekilde yetkilendirdiğini, ...'nın, 23 Ağustos 2021 tarihinde ... Bankası yetkilileriyle e-posta yoluyla iletişime geçtiğini ve ... Bankası yetkilisinden internet bankacılığı işlemleri yapabilmesi için müvekkili şirket tarafından doldurulması gereken, işlem yapma yetkisini de içeren formları talep ettiğini, ...'nın, bu yazışmaya müvekkili şirketlerin hiçbir yetkilisini dahil etmediğini, bu yetkilendirme formu incelendiğinde ...'ya müvekkili şirketlerin hesapları üzerinde sınırsız bir yetki tanındığının açıkça görüldüğünü, ... Bankası yetkililerinin ...'nın müvekkili şirketler adına imza veya temsil yetkisi ya da bankacılık işlemleri gerçekleştirmek üzere vekaletnamesi olup olmadığını dahi kontrol etmediğini ve ayrıca bir şirket çalışanına bu kadar sınırsız yetkiler verilmesini hiç sorgulamadığını, herhangi bir imza yetkilisinden onay veya teyit alma gereği hissetmediğini, ... Bankası yetkililerinin ...'nın e-posta üzerinden (bu e-postanın “bilgi (cc)” kısmında müvekkili şirketin hiçbir yetkilisi yer almadığı halde) ilettiği Kurumsal İnternet Bankacılığı Başvuru Formu isimli iki yetkilendirme formunu ("Elektronik Bankacılık Formları”) huzurda imzalanmadığı halde işleme soktuğunu, ...'nın ... Bankası yetkililerinin kendisine ihmalen yetkiler tanıdıktan sonra, müvekkili şirketlerin hesaplarına elektronik bankacılık sisteminden erişmekte sorunlar yaşadığını, ... Bankası yetkililerinin ise ...'nın sisteme erişebilmesini sağlamak için kendisiyle uzun uzun yazışmalar yaptıklarını, ayrıca ... Bankasının, bu e-posta yazışmalarında ...'nın e-postalarının imza bölümünde açıkça “...”, eş deyişle alacak hesaplarının takibiyle sorumlu muhasebe personeli olduğu açıklaması yer almasına rağmen, bu durumdan hiç şüphelenmediklerini, ticari hayatın pratiklerinde, müvekkili şirketler gibi kurumsal ve global bir grubun parçası olan tüzel kişilerin alacak hesaplarının takibiyle sorumlu muhasebe personeline bütün ...al işlemleri gerçekleştirmek üzere yetki tanınmasının eşi benzeri görülmüş bir uygulama olmadığını, müvekkili şirketlerin ...al operasyonlarını gerçekleştirmeye yetkili kişi, çift imza kuralı ile, e-posta imzasında “...", eş deyişle Türkiye ...al Kontrolörü ibaresi yer alan ... olduğunu, ...'nın, Elektronik Bankacılık Formları'nın ıslak imzalı suretlerini hiçbir zaman ... Bankası'na teslim etmediğini, ... Bankası'nın buna rağmen yaklaşık 5 ay boyunca ...'nın gerçekleştirdiği tüm işlemlere seyirci kaldığını, ... Bankası'nın bu formları işleme sokarak ...'ya sınırsız yetkiler verdiği tarihten yaklaşık beş ay sonra, 14 Ocak 2022 tarihinde, ... yurtdışına kaçmak üzereyken yakalandığında Elektronik Bankacılık Formlarının kendisinin eşyalarının arasında bulunduğunu, bu maddi gerçeğin, ... Bankası'nın böylesine önemli belgelerin ıslak imzalı asıllarını müvekkili şirketler'den hiçbir zaman talep etmediğinin, bu belgelerin gerçekliğini sorgulamadığının açık ispatı olduğunu, ayrıca, Elektronik Bankacılık Formları'nın içeriğinin de kuşku yarattığını, Elektronik Bankacılık Formları'nın ikinci sayfalarına bakıldığında, ...'ya ilişkin formda ...'un, ...'a ilişkin formda ise ...'nın kaşesinin yer aldığının ilk bakışta fark edildiğini, Elektronik Bankacılık Formlarının yanlış şirketlerin kaşelerini içerdiğini, ... Bankası'nın, basiretli bir bankada şüphe uyandırması gereken bu durumu dahi göz ardı ettiğini, ... Bankası'nın sadece bu karışıklıktan yola çıkarak müvekkillerinin yetkililerini telefonla araması veya hiç değilse bu yetkililerin şirket e-posta adreslerine durumu bildiren bir e-posta atmış olmalarının müvekkillerinin uğradığı tüm zararların önüne geçilmesini sağlayabileceğini, ... Bankası'nın kendilerine iletilen Elektronik Bankacılık Formları'nı bu yönden de incelemediğini, incelemeyi sağlayacak sistemleri de kurmamış olduğunu, ... Bankası'nın, bu süreçte yüz yüze veya uzaktan kimlik doğrulama türlerinden herhangi birini de gerekleştirmediğini, ... Bankası'nın, Elektronik Bankacılık Formlarını usulsüzce işleme sokarak, ...'yı müvekkili şirketler adına tek başına elektronik bankacılık işlemleri yapmak üzere yetkilendirdiğini, ...'nın ... Bankası'ndan aldığı elektronik bankacılık yetkisi sayesinde, müvekkili şirketler'in ...nezdindeki hesaplarından müvekkil şirketlerin ... Bankası nezdindeki hesaplarına aktardığı tutarları şahsi banka hesaplarına ve kredi kartlarına göndermesinin ... Bankası yetkililerinin, özen yükümlülüğüne aykırı şekilde ve ihmalleriyle ...'ya elektronik bankacılık vasıtasıyla işlem yapma yetkisi sağlamaları sonucunda, ...'nın, toplam 11.509.461 TL yi müvekkili şirketlerin ... Bankası nezdinde ki hesaplarından kendi adına kayıtlı bireysel banka hesaplarına ve kredi kartlarına aktardığını, bu transferlerin müvekkilleri ... ve ... bazında, 1 Eylül 2021 ile 13 Ocak 2022 tarihleri arasında, ...'nın ... Bankası nezdindeki hesabından 10.057.752 TL (banka ücret ve komisyonları dahil olmak üzere), ... adına kayıtlı banka hesaplarına ve kredi kartlarına ödendiğini, 6 Eylül 2021 ile 7 Ocak 2022 tarihleri arasında, ...'un ... Bankası nezdinde ki hesabından 1.451.709 TL (banka ücret ve komisyonları dahil olmak üzere), ... adına kayıtlı banka hesaplarına ve kredi kartlarına ödendiğini, ...'nın şahsi hesap ve kredi kartlarına neredeyse her gün miktarları 1.000.000 TL'lere ulaşan transferler yapıldığını, ... Bankası yetkililerinin günlük tutarı 1.000.000 TL'yi ve toplamı 11.509.461 TL'yi bulan bu transferlerden; üstelik bu transferlerin bir gerçek kişinin hesaplarına ve kredi kartlarına yönelmesinden hiç şüphelenmediklerini, ...'nın, ... Bankası'ndan müvekkil şirketlerin bilgisi olmadan aldığı elektronik bankacılık yetkisi sayesinde, takip eden tüm bu işlemleri yine müvekkil şirketlerin bilgisi olmadan gerçekleştirebildiğini, davalı bankaların ihmalleri ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla sebep oldukları haksız para transferi zincirinin müvekkil şirketlerin davalı bankaların ihmallerinden haberdar olmasının, bunu takip eden iç soruşturma ile hukuki ve cezai süreçlerin 14 Ocak 2022 tarihinde, davalı bankaların müvekkil şirketlerin büyük maddi zararlara uğramasına sebep olan olayların zincirinin başlangıcından neredeyse bir yıl sonra dava dışı ... yetkilisi en başta olması gerektiği gibi müvekkil şirketlerin genel müdürünü aradığını ve ...'nın ...'nın banka hesabından şahsi hesabına para transferi yapılması yönünde talimat verdiğini bildirdiğini, ... Bankası ve ...yetkililerinin ise ...'nın usulsüz işlemlerini bu aşamada dahi halen fark edemediklerini, müvekkil şirketlerin yetkilileri, hemen aynı gün Gaziemir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne başvurarak ...'nın işlediği suçlarla ilgili İfade verdiklerini, yine aynı tarihte ... hakkında yakalama kararı çıkarıldığını ve ...'nın satın aldığı tek yön gidiş biletiyle Kosova'ya iniş yapacak olan uçağına binmek üzereyken, saat 20.50 sularında İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yakalandığını, ...'nın yakalanmasının ardından, uhdesine geçirdiği tutarlardan bir kısmını müvekkili şirketlerin temsilcisine polis nezaretinde iade ettiğini, müvekkili şirketlerin temsilcilerinin şikâyeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ve Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı dosyaları üzerinden ceza soruşturması başlatıldığını, ... ve ... Bankasının ihmalleri ve kanuni yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle müvekkili şirketlerin uğradığı zararın, ...'nın iade ettiği bir miktar para da göz önünde bulundurulduğunda, toplam 5.083.885,50 TL tutarında olduğunu, müvekkili şirketlerin hem ... hem ... Bankası'na ihtarnameler gönderdiğini ve zararlarının tazmin edilmesini talep ettiğini, davalı bankaların, sebep oldukları zararı gidermek için hiçbir çaba sarf etmediklerini, müvekkili şirketlerin, son çare olarak dava şartı arabuluculuk sürecini başlatıldığını, davalı bankaların ile herhangi bir anlaşma zemini oluşturulamadığı için sürecin anlaşamama yönünde sonuçlandığını, müvekkili şirketlerin tüm girişimlerini ve dostane çözümden yana olan tavrına rağmen davalı bankaların sebep oldukları zararı tazmin etmeye yanaşmadıklarını, davalı bankaların kanuni ve sözleşmesel yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiklerini, Türk Borçlar Kanunu yönünden davalı bankaların, kendilerine tevdi edilen mevduata ilişkin hasardan doğrudan sorumlu olduklarını, somut olayda müvekkili şirketlerin mevduatlarını davalı bankalara tevdi ettiklerini, davalı bankaların ise bu paraların hukuka aykırı işlemlerle ...'nın şahsi hesaplarına ve kredi kartlarına transfer edilmesine sebep olarak bu hasardan sorumlu hale geldiklerini, davalı bankaların, kendilerinin sorumluluğunda olan bu hasara katlanmak zorunda olduklarını, davalı bankaların bu tutarları müvekkili şirketlere iade etmekten kaçınmakta ve bu davranışlarıyla müvekkil şirketler'in zararının her geçen gün artmasına sebep olduklarını, davalı bankaların güven kurumu olmaları sebebiyle, kendilerine tevdi edilen mevduata ilişkin hasarlar kapsamında hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu'ndan lisans alarak faaliyette bulunan ve güven kurumu olarak kabul edilen bankaların sorumsuzluk anlaşması dahi yapmasının mümkün olmadığını, bankaların, yarar ve hasarını da taşıdıkları, kendilerine yatırılan mevduatı bir vekil özeniyle, sahip oldukları lisansın sorumluluğu içerisinde korumakla yükümlü olduklarını, doktrinde de temsil yetkisi olmayan kişilerin verdiği sahte talimatların sonuçlarından bankaların sorumlu olduğunun isabetle belirtildiğini, davalılar'dan ..., müvekkili şirketlerin mutat uygulamalarına ve hukuka aykırı şekilde kendisine faks yoluyla iletilen para transferlerinin tamamını büyük bir özensizlikle yerine getirerek ve bu talimatların ıslak imzalı halini talep etmeyerek ...'nın suç teşkil eden fiilleri işleyebilmesini kolaylaştırdığını, böylelikle ... yaklaşık 70 adet para transferini üst üste imza kopyalamak suretiyle gerçekleştirebildiğini, davalılardan ... Bankasının ise hiçbir kimlik doğrulama prosedürü uygulamaksızın, hiçbir ıslak imzalı belge almaksızın ... tarafından sahte şekilde üretilen Elektronik Bankacılık Formlarını işleme koyarak, elektronik bankacılık platformunda sahip olunabilecek tüm yetkileri ...'ya tanıdığını, böylelikle ...'nın kendi adına kayıtlı banka hesaplarına ve kredi kartlarına yüksek tutarları haksızca ve usulsüzce aktarabildiğini, bu tutarları uhdesine geçirebildiğini, bu işlemlerin gerçekleştirilmesinde davalı bankaların ağır kusur ve ihmali olduğu apaçık şekilde ortada olduğunu, davalı bankaların hafif kusurundan dahi sorumlu olduklarını, diğer yandan, mülkiyeti davalı bankalara geçmiş olan dava konusu tutarların, davalıların bir zararını oluşturmasına rağmen davalıların bu tutarları müvekkili şirketlere iade etmemesinde hukuka aykırılık bulunduğunu, davalıların, esasında kendi bünyelerinde meydana gelen zararı müvekkil şirketlere yönelttikleri için, huzurdaki dava bakımından müvekkil şirketlerin iddialarının aksini ispat yükünün tamamen davalıların üzerinde olduğunu, Noter tasdikli bir vekaletnameyi dahi objektif özen yükümlülüğü gereği bir kez daha kontrol etmek zorunda olan davalı bankaların, müvekkili şirketlerin mutat para transferi alışkanlıklarından farklı, faks yoluyla gerçekleşen ve hukuka aykırı para transferlerini de kontrol etmesi gerektiğini, ...'ya internet bankacılığı üzerinde işlem yapma yetkisi verirken gerekli teyitleri almış olması gerektiği aksi halde doğacak zarardan sorumlu olacağının evveliyetle kabul edilmesi gerektiğini, davalı bankaların sözleşmesel yükümlülüklerini de ihlal ettiklerini, davalılardan ..., müvekkili şirketlerden ... ile Ticari Müşteri Sözleşmesi'ni akdettiğini, genel işlem şartları niteliğindeki ... Müşteri Sözleşmesi'nin 20/e maddesinde dahi faks yoluyla gerçekleştirilen para transferi işlemlerinde çift faktörlü doğrulama gerçekleştireceğini taahhüt ettiğini, buna göre, ... ...'nın kendisine ilettiği faks talimatlarını imzalı yazı, şifreli swift mesajı veya telgraf ile teyit etmesi, hatta faks talimatlarının göndericisinden gelecek faks teyidini de takip etmesi gerektiğini, ...'nın, ... faks yoluyla ilettiği talimatların ıslak imzalı asıllarını hiçbir zaman göndermediğini, davalılardan ... ise bu sözleşmesel yükümlülük yerine getirilmediği halde ve bu eksiklik şüphe yaratması gerekirken, talimatları yerine getirdiğini, ... Müşteri Sözleşmesi'nin 13.11.2. maddesinde, ... özellikle faks yoluyla gelmiş talimatları işlem güvenliği adına daha fazla özen göstererek yerine getireceğinin kararlaştırıldığını, ..., müvekkili şirketlerden gerekli teyitleri almadıkça faks talimatlarını yerine getirmemesi gerektiğini, ..., ... aracılığıyla kendisine iletilen zaman zaman işlem bazında milyonlarca Türk lirasını bulan şüpheli talimatları, herhangi bir kontrol araması veya başkaca bir teyit gerçekleştirmeksizin yerine getirdiğini, davalı ..., faks talimatlarındaki imzaları karşılaştırarak makul bir inceleme yapması gerektiğini, ..., faks talimatlarındaki imzaları karşılaştırma konusunda da gerekli özeni göstermediğini, aksi halde, davalı ... sayısı 70'i bulan talimatlarda yer alan imzalardaki gözle görülür örüntüyü fark etmesinin kaçınılmaz olacağını, sonuç olarak ..., somut olayda çift faktörlü doğrulama adımlarını gerçekleştirmediğini, ...'nın hukuka aykırı şekilde yalnızca faks yoluyla gönderdiği para transferi talimatlarının tamamını yerine getirdiğini, bu nedenle ..., faks talimatlarının sıhhatini hiçbir şekilde sorgulamamış olmasının, yetkisiz talimatlar ile yüksek meblağlı para transferleri gerçekleştirmiş olması sebebiyle müvekkili şirketlerin zararından sorumlu olduğunu, ... Bankasının ise hiçbir kimlik doğrulama süreci işletmeden ...'ya elektronik bankacılık ürünlerine tam erişim ve işlem yetkisi vererek, dava konusu hukuka aykırı işlemlerin gerçekleşmesine sebep olduğunu, bu süreçte ... Bankası'nın, ... tarafından gönderilen ve müvekkili şirketlerin hiçbir temsilcisinin yer almadığı bir e-posta aracılığıyla, ıslak imza içermeyen elektronik bankacılık hızlı tanım formunu işleme koyması nedeniyle müvekkili şirketlerin zararından sorumlu olduğunu, ...'nın Elektronik Bankacılık Formları'nı ... Bankası yetkililerine e-posta üzerinden ilettiğini, ... Bankası yetkililerinin ...'yı bu e-postaya istinaden geniş yetkilerle donattığının ... Bankası yetkililerinin de kabulünde olduğunu, somut olayda ..., ...'nın faks aracılığıyla gerçekleştirdiği para transferlerinde, ... Bankası'nın ise ...'nın elektronik bankacılık ürünlerinin tamamına erişim sağlama noktasında hiçbir kimlik doğrulama işlemi gerçekleştirmediğini, Bankacılık Kanunu'nun yanı sıra Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun pek çok düzenlemesinde, söz konusu kimlik doğrulama yükümlülüğüne atıf bulunduğunu, ... Bankası'nın, elektronik bankacılık ürünlerine erişmek isteyen ...'dan hiçbir kimlik doğrulama verisi talep etmediğini, ıslak imzalı hali teslim edilmeyen ve içindeki kaşeler dahi tutarsız olan formlara istinaden tüm elektronik bankacılık ürünlerini ...'nın kontrolüne sunduğunu, ...'in ise faks yoluyla kendisine iletilen yüksek meblağlar içeren para transferi talimatlarını şüpheli görmediğini ve hiçbir kimlik tespiti talebinde bulunmadığını, davalı bankaların elektronik transfer işlemlerinde daha özenli davranması ve mevzuatta işaret edildiği gibi fonun kaynağı, işlemin amacı hakkında bilgi edinmesi, hatta ve hatta işlemin gerçekleştirilmesini üst seviyedeki görevlinin onayına bağlaması ve ilk ...al hareketi kimlik doğrulamanın gerçekleştirildiği başka bir ...al kuruluştan yapılmasını talep etmesi gerektiğini, dava konusu elektronik para transferlerinin tamamının elektronik ortamda faks veya elektronik bankacılık ürünleri kullanılarak gerçekleştirildiğini, davalı bankaların, öncelikle kimlik tespiti yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bununla da kalmayıp ekstra özen göstermeleri gereken elektronik transfer işlemlerini yeterince denetlemediklerini, MASAK mevzuatı, bankalara müşterinin mali profiline uymayan işlemleri yakından takip etme yükümlülüğü yüklemesine rağmen, ..., olağan işlemlerden farklı olarak ... Bankası hesaplarına aktarılan yüklü meblağlardan şüphelenmediğini, ... Bankası'nın ise müvekkili şirketlerin hesaplarında olağandışı hacimdeki işlemleri, üstelik bu işlemlerin tek bir kişi lehine yapıldığını fark edemediğini, müvekkili şirketlerin ... Bankası nezdindeki hesaplarını vergi ödemeleri için kullandığını, müvekkili şirketlerin ... Bankası hesaplarını vergi ödemeleri dışında ödeme almak, para transferi gerçekleştirmek, maaş ödemek yahut üçüncü kişilere para transferi gerçekleştirmek amacıyla kullanamadığını, ...'nın sigortalı çalışanı olan tek bir kişi adına milyonlarca Türk lirası para transferi talimatı verilmesinin ... Bankası'nı hiç şüphelendirmemesinin hayret verici olduğunu, Hukuki düzenlemelerin davalı bankalara açıkça üst seviyedeki görevliden onay alma, işlemin kaynağını ve amacını araştırma yükümlülüğü yüklemesine rağmen, davalı bankaların bu yükümlülüklerini yerine getirme noktasında başarısız olduklarını, davalı bankaların tüm bu özensizliklerinin Tedbirler Yönetmeliği'nin anılan hükümlerini ihlal ettiğini, davalı bankaların, şüpheli işlemleri bildirme yükümlülüklerini ihlal ettiklerini, bankaların şüpheli işlemleri tespit edebilecek bilgi sistemlerine ve insan kaynağına sahip olmasının şüpheli işlemleri Mali Suçları Araştırma Kurulu'na bildirmesi gerektiğini, davalı bankaların somut olaydaki şüpheli işlemler karşısında kayıtsız kalmaması ve bu işlemleri MASAK'a bildirmesinin gerektiğini, söz konusu suç teşkil eden fiillerin davalı bankaların ne bilişim sistemlerinin ne de personelinin fark edemediğini, davalı bankaların konusu suç teşkil eden bu eylemleri öncesinde fark edip şüpheli işlem bildiriminde bulunsa ve müvekkil şirketleri uyarsaydı belki de somut zarar bu denli yüksek olmayacağını, davalı bankaların objektif özen yükümlülüklerinin idare hukukundaki izdüşümleri olduğunu, davalı bankaların bu yükümlülüklerini de yerine getirmedikleri için müvekkil şirketlere karşı sorumlu olduklarını, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca, özel yasa ile kurulan ve güven kurumu olan bankalar müşterilerinin mevduatlarını sahtecilere karşı korumakla yükümlü olduğunu ve bu konuda hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu, bankaların çeşitli durumlarda kusursuz dahi olsa sorumlu oldukları gibi kısmi kusurlu oldukları durumlarda zararın tamamından sorumlu olduklarını, söz konusu zararın ... 'in faks yoluyla kendisine gönderilen sahte para transferi talimatlarını yerine getirmesi, ... Bankası'nın ise hiçbir kimlik doğrulama yapmadan ...'ya elektronik bankacılık ürünlerine tam erişim yetkisi vermesi ve bu yolla ...'nın milyonlarca Türk Lirası parayı kendi uhdesine geçirmesinden doğduğunu, Yargıtay'ın, pek çok kararında bankaların bünyelerinde tuttukları mevduatları çok yüksek bir özen ile sahteciliğe ve diğer hukuka aykırı işlemlere karşı korumaları gerektiğine, aksi halde kusursuz dahi sorumlu olabileceklerine yahut kısmi kusurlu dahi olsalar zararın tamamından sorumlu olacaklarına karar verdiğini, davalı bankaların, ihmallerinden ve hukuka aykırı davranışlarından müteselsilen sorumlu olduklarını, ...'nın müvekkili şirketler nezdinde ki hukuka aykırı para transferi işlemlerinin müvekkili şirketlerin ...hesaplarından müvekkil şirketlerin ... Bankası hesaplarına aktararak, müvekkil şirketlerin ... Bankası hesaplarından ise kendi banka ve kredi kartı hesaplarına aktararak gerçekleştirdiğini, Davalıların birlikte ve zincirleme bir şekilde zarara sebep olduklarını, müvekkili şirketler nezdindeki zararın oluştuğu ana kadarki illiyet bağının ...nezdindeki faks yoluyla gerçekleştirilen işlem anından başladığını, ... Bankası nezdindeki hesaplardan ...'nın hesabına yapılan transfer anına kadar devam ettiğini, bu çerçevede, davalıların, ...'nın suç teşkil eden fiillerinin temadi ettiği veya zincirleme şekilde gerçekleştirdiği tüm anlarda zararın oluşmasına birlikte sebebiyet verdiklerini, gerçekleştirilen hukuk aykırı işlemlerin her birinde ayrı ayrı özen yükümlülüğüne aykırı davranan ve nihayet ...'nın konusu suç teşkil eden fiillerine zemin hazırlayan davalı bankaların müvekkil şirketlere karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, huzurdaki davayı ihtiyari dava arkadaşları olarak ikame eden müvekkili şirketlerin henüz tazmin edilmemiş zararının davalı bankalardan tahsilde tekkerrür olmamak kaydıyla müteselsilen tazmin edilmesini talep ettiklerini, dilekçelerine konu olan uyuşmazlıkta, müvekkili şirketlerin zarar görmesine yol açan maddi vakıaların aynı olduğunu, Bu maddi vakıalardan kaynaklanan zararların davalı bankalardan aynı hukuki sebepler uyarınca tahsil edilmesi gerektiğini, bu nedenle, müvekkili şirketlerin huzurdaki davayı birlikte (subjektif dava yığılması şeklinde) ikame ettiklerini, davalı bankaların müvekkili şirketleri ağır şekilde maddi zarara uğrattığını, davalı bankaların, buna birlikte sebep olduklarını, ...'nın konusu suç oluşturan fiillerini göz ardı ettiklerini, kendisinin haksız menfaat elde etmesine aylarca seyirci kaldıklarını, davalı bankaların özen yükümlülüğüne aykırı şekilde ...'nın eylemlere karşı sessiz kalma hali ne yazık ki davalı bankaların bu tür riskleri önleyebilecek bilişim sistemleri ve personel ağını oluşturamadıklarını ortaya koyduğunu, bu durumun, diğer mevduat sahiplerinin de aynı zarar riskiyle karşı karşıya olduklarını gösterdiğini, sonuç olarak, davalıların bir güven kurumu olmanın gereği olarak yükümlülük altında oldukları objektif özen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketlerin 5.083.885,50 TL zarara uğradığını bildirerek maddi ve manevi tazminat talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla; davalıların hukuka aykırı ve özen yükümlülüğünü ihlal eden eylemleri neticesinde ...'nın uğradığı 4.350.092,72 TL zararın 23 Aralık 2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsil şekilde tahsiline, davalıların hukuka aykırı ve özen yükümlülüğünü ihlal eden eylemleri neticesinde ...'un uğradığı 733.792,78 TL zararın 23 Aralık 2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsil şekilde tahsiline ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen işlemlerin bankacılık teamüllerine, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, talimatnamelere ve yasal mevzuata uygun olduğunu, müvekkilinin bankanın en ufak kusur ve ihmalinin bulunmadığını, ...'ya şirket hesaplarından transfer yapma, internet bankacılığı kullanımı, transferlerde telefon teyit yetkisi tanındığını, ... ve para yönetimi konusunda yetkiler verildiğini, 2018 yılından bu yana ... tarafından düzenli yapılan ödemelerle bankalar nezdinde de güven oluşturulduğunu, ihlaf konusu dönemde ... tarafından çok sayıda itiraz konusu olmayan ödemeler yapıldığının dikkate alındığında haksız olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin ... ve mali işlerden sorumlu şirket içindeki görevli ve yetkili tek muhasebecisinin ... olduğunu, davacı şirkette, ... ve muhasebe konusunda çok geniş yetkilerle örtülü ve açık bir şekilde yetkilendirildiğini, 3. Kişilere, bankalara net bir şekilde güven verildiği ve yıllarca itiraz edilen edilmeyen tüm ödemelerin bankalar nezdinde ve 3. Kişiler nezdinde ... tarafından gerçekleştirildiğini, her ne kadar davacı yanın 2019/6. aydan beri çalıştığını beyan etse de aşağıda yer alan maillerde 2018 yılından bu yana şirket ve grup şirketlerinin tüm ödeme mail ve talimatlarının bankalara ... tarafından gönderildiğini, dava konusu 29 (toplamda 70 adet) para transferi talimatı dışındaki ... tarafından yapılan ödeme mail ve talimatlarına, 2018 yılından 14.01.2022 tarihine kadar itiraz edilmediğini, bu surette ...'nın şirket ödemelerini gerçekleştirmek amacıyla bankalara talimat göndermede yetkili kılındığını, bu yönden bankalar nezdinde güven oluşturulduğunu, internet bankacılığı gözlem kullanım yetkisinin, para transferlerinde telefon ile teyit verme yetkisinin şirket yetkililerince ...'ya verildiği, ...'nın 2018 yılından bu yana özellikle ihtilafın olduğü bildirilen 01.01.2021 — 14.01.2022 tarihleri arasında, aşağıda sunulan emaillerle çok sayıda şirket ödemelerinin yapılmasına dair bankalara mail ekinde ödeme talimatları gönderdiği ve bu surette gerçekleşen bu ödemelere davacı şirketçe itiraz edilmediğini, ihtilafa konu dönem olan 07.01.2022 tarihinde içerisinde, toplamda 28.000.000 TL tutarlı 197 adet ödeme ve para transferi talimatının yine ...'ya ait şirket mailinden müvekkilim bankaya gönderildiğini, bu mail ekinde ödenmesi istenen ... listesinde, itiraza konu para transferlerinin yanında, (3.500.000 TL ... ...bank'a 2.000.000 TL ... Bankası'na) itiraz konu edilmeyen şirket 3. kişi fatura ödemeleri ve farklı banka transferlerinin de bulunduğunu, bu suretle ...'nın şirkette ödeme gerçekleştirme konusunda yetkili olduğu konusunda bankalar nezdinde özellikle müvekkili banka nezdinde yetkili olduğu konusunda güven oluşturulduğu gibi ...'nın yaptığı diğer ödeme ve transferlere itiraz edilemeyerek ...'nın itiraz edilen işlemlerinin davacı şirket tarafından benimsendiğini, ödeme işlemlerine icazet verildiği ve ...'nın şirket bünyesinde ticari temsilci/mümessil sıfatı ile yetkilendirildiğini, bu surette TBK 46. Maddesinin yetkisiz temsilde onama ve TBK 547 ticari temsilci kavramlarının somut olayda ... şahsında gerçekleştiğini, bu nedenle davacının yetkisiz temsil iddiasında bulunamayacağını, itiraz edilen tüm faks yoluyla iletilen talimatların şirkete tanımlı banka nezdindeki kayıtlı faks numarasından gönderildiğini, Ticari Bankacılık Sözleşme hükümleri, faks talimatı form ve taahhütnamelerinde şirkete tanımlı fakstan gönderilen talimatlardaki imzalar kopya ya da başkasına ait olsa dahi şirket tarafından bu faks talimatlarının şirket bilgisinde olduğunun ve şirket tarafından gerçek iradeyi yansıttığı, şirketi bağlayacağının kararlaştırıldığını, yine itiraza konu tüm para transferlerine ilişkin telefon arama teyidi alındığı ve şirket yetkilisince, telefon teyidi vermeye yine bizzat ...'nın yetkili kılındığını, davacı şirketin, kurumsal ve basiretli bir tacir olduğu dikkate alındığında, banka kanalıyla yapılan şirket ödemeleri konusunda tüm yetkiyi, takip ve kontrolü ...'ya bıraktığı, önceki atılan ve itiraz edilemeyen maillerle, faks talimatlarıyla bu hususun sabit olduğunu, internet gözetim yetkisi, telefon teyiti verme yetkisi tanıdığını, buna karşın hiçbir denetim, kontrol, onay mekanızması kurmadığını, basiretli tacir gibi davranmadığını, itiraz edilen tüm para transferlerinin yine davacı şirket'e ait ... ...bank A.ş. ve ... Bankası'ndaki kendi banka hesaplarına aktarıldığı, bu surette mevcut işleyişe uygun olarak çıkan paraların yine davacı şirket bünyesinde kaldığını, bu nedenle müvekkili bankanın en ufak bir ihmali bulunmadığını, zarar doğrucu bir eyleminin bulunmadığını, itiraza konu transferleri gösterir ekstrelerden toplam 70 adet (11 ... ...bank'a, 59 u ... Bankası'na yapılan) para transferlerinin tamamının, ...hesaplarından davacı yanın kendi banka hesaplarına yapıldığını, davacının öncelikle müvekkilinin banka işlemlerinden dolayı doğrudan bir zararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin faks talimatlarına istinaden transferi gerçekleştirme eylemiyle davacının uğradığını iddia ettiği zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının zararının ... ve ... Bankası hesaplarındaki paraların bu bankaların ihmali ile şirket dışına, yani ... şahsi hesaplarına aktarılması ile doğduğunu, müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili banka işlemlerinin taraflar arasındaki ticari bankacılık sözleşmesi, yazılı diğer taahhüt ve talimatlara bankacılık usul ve uygulamalarına uygun olduğunu, davacı şirketler ile müvekkili banka arasındaki bankacılık hizmetleri sözleşmesi içerisinde yer alan 20c Faks Talimatları Maddesi hükümlerine göre şirket tarafından bildirilen faks numarasından gönderilen tüm talimatların şirketi bağlayacağını, dava konusu yapılan dönemde ... tarafından faks yoluyla kopya olarak iletildiği iddia edilen para transferi talimatlarına açıkça izin ve icazet verildiğinin anlaşıldığını, 01.01.2021 - 17.12.2021 tarihleri arasında ... Bankası'ndaki hesaba ... tarafından yetkisizce yapıldığı iddiasında bulunulan çok sayıda para transferine icazet ve onay verildiği anlaşıldığından, artık davacı şirketin 07.01.2022- 14.01.2022 tarihleri arasında ... Bankası'na ... tarafından yetkisizce yapıldığı iddiasında bulunulan çok sayıda para transferine icazet ve onay verildiği anlaşıldığından artık davacı şirketin 07.01.2022 - 14.01.2022 tarihleri arasında ... Bankası'na ... tarafından yapılan faks yoluyla iletilen talimatlardan da haberinin olmadığı, ...'nın yetkisinin bulunmadığı, şirkette imza yetkisi veya ödeme yetkisi bulunmadığı, şirketi bağlamayacağı iddialarında bulunmasının TMK 2. Maddesine aykırılık teşkil edeceği gibi ...'nın itiraz edilen tüm işlemleri yönünden TBK 46. Maddesi uyarınca yetkisiz temsilde onama, TBK 547. Madde uyarınca ticari temsilci hükümleri uyarınca davacı şirketi bağlayacağını, telefon teyidi için tek yetkili olarak ... ve ...'ya ait telefon numarasının atandığını, müvekkili bankanın iş bu taahhütnamedeki açık yetkilendirme doğrultusunda gerek ... gerekse ... Bankası'na yapılan para transferlerini yerine getirmeden ...'dan teyit ve onay istediğini, ...'dan alınan teyit ve onay doğrultusunda bankacılık hizmetleri sözleşmesindeki açık hüküm, yasa, sözleşme ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yerine getirdiğini, davacı yanın ...'ya şirket nezdinde tanıdığı yetkilerin, bankalar nezdinde ve ödeme ve ... yönetiminde sağladığı yetkilendirmelerin, aynı süreçte itiraz edilmeyen çok sayıda şirket ödemesi gerçekleştirmesi dikkate alındığında, ...'nın örtülü olarak bankacılık işlemleri ve ödeme işlemlerinden sorumlu “... müdürü” olduğu, TBK 547, maddesi uyarınca ... ve ödeme işlemlerinden sorumlu ticari temsilci olarak atandığı, bu nedenle somut olayda yetksiz temsilden söz edilemeyeceğini, davacı şirket tarafından ...'ya şirkette tanınan yetkilerinin; şirket ... işleri ve bankalar nezdinde ödeme ve para transferleri yapmak konusunda şirketi temsil ettiğini, ticari temsilci gibi hareket ettiğini ve dışarıdan bu şekilde gösterilmek istediğini ortaya koymaya yeterli olduğunu, ...'ya şirket tarafından, kurumsal internet bankacılığı başvuru formu ile tüm şirket hesaplarını inceleme ve gözleme yetkisi verildiğini, telefon teyidi alınacak işlemlerde teyit alınacak kişi olarak yetkilendirme taahhütnamesi uyarınca tüm faks ve e posta ile iletilen ödeme ve para transferlerinde teyit alınacak kişi olarak atandığını, faks ve e posta geri bildirimlerinin yapılacağı kişi olarak şirket yetkililerince form ile bizzat yetkilendirildiğini, emaillerde, ...'nın şirket mailinden çok sayıda, banka transferi ve şirket piyasa borç ve fatura ödemesi yapılması yönünde mailler ve talimatlar gönderildiğini ve bu fatura ödemeleri ve para transferleri ...'ya ait şirket mailinden gelen talimatlara istinaden bankalarca yerine getirildiğini, bu surette maillerde müvekkili banka tarafından davacı şirketçe itiraz edilmeyen çok sayı şirket fatura ödemesi gerçekleştirilmekte olduğunu, telefon teyit taahhütnamesinde, ...'nın cebi ve ... tanımlanmakta ve şirket “... müdürü” olarak ifade edildiğini, 07.01.2022 tarihli ...'ya ait şirket emailden gelen talimat ile ekli listedeki 197 adet toplamda 28.000.000 TL lik 3. Şahıs şirket fatura ödemesi ve para transferleri, müvekkili banka tarafından yerine getirildiğini, davacı yanın bu 197 adet işlemden sadece 3.500.000 TL lik ... ...bank'a giden para transferi ile 2.000.000 TL ... Bankasına giden para transferine itiraz ettiğini, diğer şirket ödemelerine ise itiraz etmediğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında, ...'nın bankalar ve 3. şahıslar nezdinde ticari temsilci olarak tanıtıldığı, 3. kişi ve bankalarda bu yönde güven oluşturulduğu, bu nedenle ...'nın işlem ve eylemleriden ötürü, davacı şirketin bağlı olduğu ve yetkisiz temsil iddiasında bulunamayacağının aşikar olduğunu, ...'nın somut olayda, Ticari temsilci sıfatı ile hareket ettiği, şirkette kendisine bankacılık ve ... işlemlerinde çok geniş temsil yetkisi tanındığını, müvekkili bankada bu yönde güven oluşturulduğunu, sayısız işlemine icazet verilip benimsendiğini, telefon teyit yetkisinin dahi ...'ya tanındığını, ...'nın ticari temsilci kabul edileceği ve somut olayda davacı firmanın ...'nın işlemlerinden sorumlu olacağını, ...'nın şirkette çok sayıda banka transferi ve şirket fatura ödemesi gerçekleştirdiğini, bankalarda bu konuda yetkili olarak tanıtıldığını, davacı firmanın itiraz konusu transferlerin mali ve maddi sonuçlarından müvekkili bankaya karşı sorumlu olduğu ve işlemlerin davacı şirketi bağladığının tartışmasız olduğunu, davacı şirketin pratikte bilgisayar ortamında ürettiği kaşe-imza ile 01.01.2021- 07.01.2022 tarihleri arasında çok sayıda şirket faturası ödemesi, döviz alım, döviz bozulması, kendi hesaplarına para transferi talepli faks talimatlarını müvekkili bankaya gönderdiğini, bu talimatların müvekkili banka tarafından yerine getirildiğini, davacı şirketin bilgisayar ortamında üretilen kaşe/imzalı - faks talimatlarıyla daha önce itiraz etmeden defalarca şirket ödemelerini gerçekleştirdiğini, bu ödemeleri de ticari defter ve kayıtlarında gösterdiğini, bilirkişi incelemesi ile bu hususun anlaşılacağını, davacı yanın, bankacılık ve ... işlemlerinde kolaylık olması sebebiyle, bilgisayar ortamında oluşturduğu kaşe imza ile işlem yapmayı alışkanlık ve şirket uygulaması haline getirdiğini, dava sırasında faks talimatlarındaki imzaların ıslak imza olmadığını, bankanın bu hususu kontrol etmediği iddiasının, tam anlamıyla TMK 2 madde uyarınca dürüstlük, kuralına ayrılık teşkil ettiği gibi ve bankacılık hizmetle sözleşmesindeki faks ile işlem yapma hükümlerine ve 17.12.2021 tarihli faks icazet beyanına aykırılık teşkil ettiğini, ...'nın ... ve bankacılık işlemleri ile ilgili olarak sürekli mutabakat talep ettiği ve müvekkili bankadan mutabakat metinlerini topladığı ekli emailler ile sabit olduğunu, ...'nın şirket tarafından şirket ... ve bankacılık işlemlerinde şirketi temsile yetkili olduğunu, her türlü işlemi yapabildiğini, şirketin de bu işlemleri benimsediğini, yaptığı işlemlere icazet verdiğini, ...'nın yetkili olduğu konusunda 3. kişiler ve bankalarda güven oluşturulduğunu, TBK 547 uyarınca ticari temsilci olarak gösterildiğini, yetkisiz temsilden ve şirket zararından bahsedilemeyeceğini, aynı tarihlerde ve yakın tarihlerde aynı türden işlemlerin ... tarafından sürekli ve çok sayıda şirket adına yapılmaya devam edilmesi ile benimsendiği TBK 46. Madde uyarınca yetksiz temsilde onamanın gerçekleştiğinin ortada olduğunu, müvekkili banka işlemleri ile diğer davalı ... Bankasının somut olayda gerçekleştirdiği işlemlerin birbirinden farklı olduğunu, aralarında bir bağ ve illiyet bağı bulunmadığından, ...A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'nin birlikte veya müteselsilen sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağını, ... tarafından, davacının müvekkili banka nezdindeki hesaplarında bulunan tutarların, yine davacının kendisine ait ... ve ... Bankası'ndaki hesaplarına aktarıldığını, TBK 547. Madde kapsamında ticari temsilci sıfatıyla hareket eden ...'nın ...hesabındaki tutarları ... ve ... Bankası'ndaki şirket hesaplarına aktarmasında, gerek şirkete kayıtlı faks, gerekse telefon teyidi bulunması ve müvekkili bankanın en ufak ihmal ve kusuru bulunmadığı gibi, bu aşamada davacı şirketin zarara uğramasının söz konusu olmadığını, izinsiz aktarıldığı iddia edilen tutarların, yine davacının kendi hesaplarında bulunduğunu ve kendi tasarrufundan çıkmadığını, ancak sonrasında, gerek basiretli bir tacir gibi davranmayan, gerekli denetim ve kontrol mekanizmaları kurmayan davacı şirketin ihmali ve kusuru ile gerekse diğer bankalar olan ...bank ve ... Bankası'nın doğrudan yaptığı ya da yapmadığı eylemleri ile davacıya ait tutarlar, artık davacı şirket hesabından ve tasarrufundan çıkmakta ve ... hesabına geçmediğini, davaçı şirketin zararının, müvekkili bankanın değil, aksine davacının kendi ağır kusuru ve diğer bankaların eylemleri ile doğmakta, Müvekkili ...önünden illiyet bağı kesilmediği, bu nedenle müvekkili bankanın davranışı ile davacının ... ve ... Bankası hesaplarından paranın ...'ya aktarılması eylemleri arasında doğrudan bir illiyet bağı da bulunmadığından müvekkili banka aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini bildirerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesi ile; Dava konusu olayda müvekkili ... Bankası'nın kusurunun mevcut olmadığını ve bu sebeple davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafların ... Turizm Bilişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...), ... ve Plastik Ürünleri İthalat İhracat Mümessillik Pazarlama Ticaret A.Ş. (...); müvekkili ... Bankası'nın kurumsal müşterilerinden olduğunu, müvekkili ... Bankası ile davacılardan ... arasındaki müşteri ilişkisinin 21.03.2014 tarihinde, diğer davalı ... ile olan müşteri ilişkisinin ise 19.12.2019 tarihinde başladığını, dava konusu olay ile alakalı davacı tarafın müvekkili ... Bankası'nın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu sebeple kendi firmalarının zarara uğradığını iddia ettiğini, davacının iddialarının asılsız ve dayanaksız olduğunu, 13.01.2023 tarihli Teftiş Kurulu Raporu ve tüm evraklar ile de sabit olduğu üzere TTSG kayıtları ve Bankamız sistemine kayıtlı imza sirkülerleri incelendiğinde her iki firmayı da temsile yetkili olarak ..., ... ve ... isimli şahısların belirtildiğini, firmayı temsil için adı geçenlerden herhangi ikisinin imzasının yeterli olduğunun anlaşıldığını, usulsüz olduğu iddia edilen işlem tarihlerine ait belgelerde yetkili kişilerin imzalarının yer aldığını, davaya konu olayları şirkettin adına ve namına olacak şekilde gerçekleştirdiğini iddia ettikleri şirket çalışanı ...'nın, davacı şirketlerin ... departmanında çalıştığını, 23.08.2021 tarihinde müvekkili banka yetkilileri ile e-posta aracılığı ile davacı ... adına iletişime geçildiğini ve davacı şirketlerin internet bankacılığı işlemleri ile ilgili olan formlarını müvekkili bankadan temininin talep edildiğini, davacı şirketler ile müvekkili bankanın müşteri ilişkisinin başladığı dönemden itibaren her işlemin şirket çalışanı ...'nın internet bankacılığı işlemleri ile ilgili olan formları e-posta ile talep etmesi gibi mail yolu ile gerçekleştiğini, davacı şirketler ile ... Bankası arasındaki müşteri ilişkisinin başladığı an dahil olmak üzere hiçbir iş ve işlem için müvekkil banka şubelerine fiziki anlamda gelinmediğini, hiçbir ıslak imzalı belge bankaya ibraz edilmediğini ancak dava konusu işlem hariç hiçbir işleme itiraz yapılmadığını, müvekkili bankanın ... Şube arşivinde yapılan araştırmalar sonucunun da yukarıda beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu, davacı şirketler tarafından yapılan bütün bankacılık işlemlerinin elektronik ortamdan gerçekleştirilmiş olup herhangi bir şekilde şubeye belgelerin asıllarının ibrazının söz konusu olmadığını, bu çalışma prensibini genel geçer olarak bankacılık sistemi içerisinde kendisine yer bulmuş bir çalışma prensibi olduğunu, müvekkili bankanın kullandığı elektronik posta yazılımı ... programı aracılığıyla gerçekleştirilen arşiv taramasında firmaların grup firması olan ... Endüstriyel Metal, ... Güç Aktarım Sistemleri ve ... Hortum firmaları da dahil olmak üzere ... ve ... firmalarının Bankamızla ilk işlem yapmaya başladıkları tarihlerden itibaren tüm vergi ödemelerini elektronik posta talimatları ile gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığını, yalnızca davaya konu olay açısından değil, davacı şirketlerin müvekkil banka açısından yaptığı diğer tüm işlemlerin de aynı prensiple yapılmış olup herhangi bir itiraza konu olmadığını, müvekkili banka tarafından yapılan incelemeler sonucu davacı şirketlerin ...hesaplarından; ... Bankası hesaplarına 04.02.2020 tarihinden 02.01.2023 tarihine kadar 90 milyon TL’den fazla para transferi gerçekleştirildiğini, buna karşılık yaklaşık 62 milyon TL tutarında vergi ödemesi gerçekleştirildiğin, ... firmasının banka nezdinde bulunan hesaplarına ise yaklaşık 18 milyon TL para transferi gerçekleştirildiğini ve bu hesaptan da 16 milyon TL’den fazla vergi ödemesi gerçekleştirildiğini, ödemelerin tamamının elektronik posta talimatları aracılığıyla yapıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili bankanın "İnternet Bankacılığı Talimat Formları" ile alakalı "firma kaşelerinin yanlış basılmasına karşın ... Bankası'nın işini gerekli özeni göstermeyerek yapmasından dolayı bu yanlışlık fark edilememiş ve talimatlara onay verilmiş" şeklinde iddialarda bulunduğunu, ancak belgeler incelendiğinde iddialarının dayanaksız olduğunun anlaşıldığını, zira ... için hazırlanan belgelerde ... kaşesi, ... için hazırlanan belgelerde ... kaşesinin mevcut olduğunu, kaldı ki her iki firmanın imza sirkülerinde yer alan imza yetkililerinin aynı olması gerçek hayatta ve kaşe üzerinde işlenmiş olan firma logolarının birbirine çok benzer nitelikte olması sebebiyle bu durumun asli hata olarak değerlendirilemeyeceğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialardan diğerinin "söz konusu internet bankacılığı formlarındaki imzaların ... tarafından atılan imzalar olduğu ve bu durumu müvekkil ... Bankası çalışanlarının kontrol etmediği ve bu sebeple zarara uğradıkları" iddiası olduğunu, davaya konu internet bankacılığı tanımlama talimatları incelendiğinde, talimat üzerinde yer alan imzaların firmalara ait imza sirküleriyle uyumluluk arz ettiğini, imzanın sahte olup olmadığının grafolojik inceleme konusu olduğunu ve müvekkili ... Bankası personelinin imza kontrolünü basit imza kontrolü şeklinde çıplak göz ile gerçekleştirmesinin olağan bir durum olduğunu, personelden esas sorumluluğu grafolojik inceleme yapan bir kişinin uzmanlığına sahip olmasının beklenemeyeceğini, dolayısıyla personelin karakteristik olarak benzer imzaların sahte olup olmadığını fark edebilecek yetkinlikte olmasının mümkün olmaması sebebiyle herhangi bir özen yükümlülüğünü zedeleyen bir durum söz konusu olmadığını, bu sebeple, müvekkili bankanın bu durum ile alakalı herhangi bir zarardan sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı şirketlerin davalı olarak gösterdikleri diğer davalı banka olan ...Bankası'ndan da aynı çalışma prensibi ile para ödemelerinin ve diğer işlemlerin yapıldığının açıkça ortada olduğunu, müvekkili ile en başından beri internet yolu ile gerçekleşen işlemlerde hiçbir zaman davacı şirketler tarafından işlemlerin internet yolu ile yapılmayacağını, belge asılları ile işlem yapılacağı yönünde bir talep oluşturulmadığını, davacı şirketlerin kendi kusur ve sorumlulukları ile doğan zararlarını, olaylardan bağımsız olan ve aralarında bir çalışma prensibi oluşmuş müvekkili bankadan karşılamaya çalıştıklarını, tüm bu hususların gerekli güvenlik önlemlerini alan ve güvenlik açığı bulunmayan müvekkili bankanın özen yükümlülüğüne uygun hareket etmesi nedeniyle sorumlu olmaması gerektiği sonucuna ulaşıldığını, bankanın hakimiyet alanında değil de müşterinin hakimiyet alanındaki bir bilgisayardan veya başka bir kanaldan müşterinin bilgilerine erişilmesi sonucunda üçüncü kişilerin hesaba müdahalesi halinde bankanın sorumluluktan tamamen kurtulma şansı bulunmadığında, müşterinin müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, tüm bunlardan ayrı olarak davacılar ... Turizm Bilişim Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ve ... Ve Plastik Ürünleri İthalat İhracat Mümessillik Pazarlama Ticaret A.Ş.'nin birer ticari işletme olup tacir sıfatına haiz olmaları sebebiyle basiretli birer tacir gibi davranıp firma içi işlemleri denetleme ve bu denetim sonucunda gerekli önlemleri alma sorumluluklarının bulunduğunu, müvekkili banka nezdinde olan hesapların kurumsal olduğu iddia edilen bir firmada tek bir kişi tarafından takip ediliyor olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu usulsüz işlemlerin ... tarafından yapılırken kendisine yardım eden kişi veya kişilerin varlığı şüphesinin söz konusu olduğunu, 1 Ocak 2021 ile 14 Ocak 2022 tarihleri arası yapılan işlemlerin, gerek ... ve ... firmalarının yetkililerince, gerekse de bağımsız denetçilerce işlemlerin fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerden haksız açılan işbu davanın müvekkili şirket yönünden reddini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu bildirerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davanın ... Turizm Bilişim San ve Tic AŞ tarafından ... Bankası AŞ ve ...bank AŞ aleyhine 8.613.077 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline yönelik olarak açıldığı, incelenen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasıyla işbu dava dosyası arasında sıkı bir şekilde hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesinde hukuki yarar olduğu belirlenerek Mahkememizin iş bu dosyasının Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasıyla HMK 166. Madde gereğince birleştirilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Aradaki sıkı, fiili ve hukuki irtibat nedeniyle mahkememizin işbu dava dosyasının Mahkememizin derdest ... Esas sayılı dosyası ile HMK 166. maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,2-İşbu dosya esasının kapatılarak bundan sonraki işlemlerin birleşen dosya üzerinden DEVAMINA,3-Harç ve yargılama giderlerinin birleştirilen dosyada değerlendirilmesine,Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı esas kararla birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır