Anahtar kelimeler: Mahalesi Pamukkale Revizyonu Denizli Meclisi Ölçekli Alanda Altinci Büyükşehir Planı

T.C.
D A N I Ş T A YALTINCI DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...2- ... Belediye Başkanlığı-...VEKİLİ
: Av. ..., Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN ÖZETİ
: Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahalesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Pamukkale Belediye Meclisi kararının değiştirilerek onaylanmasına dair ... tarih ve ... sayılı Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.SAVUNMANIN ÖZETİ
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
:Anayasanın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmü yer almaktadır.Bilindiği üzere mahkemeler, dava konusu edilen işlemlerin dava konusu edilmemesi halinde ortaya çıkacak hukuki durumdan daha aleyhe sonuç doğuracak şekilde hüküm kuramazlar. Diğer bir ifadeyle davacının dava açmakla içinde bulunduğu hukuki durumunun ağırlaşması ihtimali kabul edilmemektedir. Aleyhe hüküm verme yasağı olarak adlandırılan ve yerleşik yargı kararlarında da yer bulan bu kuralın, ilgililerin ihlal edildiğini düşündükleri haklarını korumak amacıyla herhangi bir endişe taşımaksızın dava açabilmelerini sağlamaya yönelik bir uygulama niteliği taşıdığından, Anayasanın 36. maddesinde ifade edilen hak arama hürriyetini temin eden bir yönü de bulunmaktadır.Öte yandan, özel hukuk yargılamasından farklı olarak kişiler arasındaki eşit ilişkiye değil, kamu gücüne ve idarenin tek yanlı iradesine dayalı bulunmaktadır. İdari uyuşmazlıkların bu niteliği ve idari işlem hukuki denetiminin Hukuk Devleti ilkesinin tesisi bakımından önem arz etmesi, idari yargılama usulünde uygulanacak temel ilkeleri, hukuk yargılaması usulünden ayrıştırmaktadır.2577 sayılı Kanunun 20. maddesinde yer alan "resen araştırma ilkesi" de bu kapsamda yer alan temel ilkelerden biri olup; idari yargı mercîlerinin, uyuşmazlığın çözümü için gerekli bütün araştırma ve incelemeleri, tarafların talepleriyle bağlı olmaksızın resen yapabilecekleri ve hatta yapmakla yükümlü oldukları anlamına gelmektedir. Bununla birlikte resen araştırma ilkesi uyuşmazlığın çözümü için göz önüne alınması gereken hususların mahkeme tarafından kendiliğinden ele alınmasını kapsamakla birlikte bunun ötesinde davanın konusunun mahkemece resen tespit edilerek buna göre yargılama yapılması anlamına gelmemektedir.Dava dilekçesinin incelenmesinden işbu davanın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun çekme mesafelerine ilişkin kısmının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu iddialarıyla açıldığı, İdare Mahkemesince ise taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında yeşil alanda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise ticaret alanında kalması ve uygulama imar planında yer alan kavşak düzenlemesinin nazım imar planında yer almaması nedeniyle planların kademeli birlikteliği ilkesi sağlanamadığından, davacının istemini aşar nitelikte ve davacının aleyhine olacak şekilde, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun iptaline karar verildiği ve bu karara yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.Her ne kadar davacı tarafından istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulmamış ise de idari yargının temel ilkelerinden biri olan aleyhe hüküm verme yasağının her aşamada resen dikkate alınması gerekmektedir.Bu itibarla, resen araştırma ilkesi ve aleyhe hüküm verme yasağı dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.