Anahtar kelimeler: İşiyle Mermer İştigal İşlememontaj Alımsatımı Alımsatım İlinde Müteahhitliğitaşınmaz Kayseri İlçesinde

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVANIN KONUSU
: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARARYAZIM TARİHİ
: █████/2025KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2025 tarih ve ███████ E - ████████ K kararına karşı süresi içinde davacı / davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili... ilçesinde mermer işleme-montaj işiyle iştigal ettiğini, davalının ise Kayseri ilinde inşaat müteahhitliği-taşınmaz alım-satım işiyle iştigal ettiğini, davalı tarafın mermer teslim işi ve nakit para karşılığı müvekkiline, Kayseri ilinde anahtar teslim bir apartman dairesi satmayı teklif ettiğini ve inşaatın 2022 yılı sonuna kadar biteceğini taahhüt etmiş, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini ve tarafların anlaştığını, tarafların kendi aralarında "Protokol" başlıklı █████/2021 tarihli, adi yazılı şekilde hazırlanmış bir taşınmaz satış sözleşmesi düzenlediklerini ve karşılıklı olarak imzaladıklarını, protokol başlıklı █████/2021 tarihli sözleşmeye göre davalının “Kayseri ili ... İlçesi ... Mahallesi... Ada ...Parseldeki binanın ... Kat Güney Doğu Cephesinde bulunan meskeni" 400.000,00-TL bedel ile davacıya sattığını, bu paranın 100.000,00-TL'sinin sözleşme esnasında peşin ödendiğini, 115.000,00-TL'sinin mermer teslimi ve montajı şeklinde ödendiğini, kalan satış bedelinin de muhtelif tarihlerde ödendiğini ve davalıya toplamda 335.000,00-TL ödeme yapıldığını, ancak davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği tarihte taşınmazı teslim etmediğini, davalının Kayseri 1. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ihtarnamede 'inşaatı yapamadığını, davacının ödediği paraların taksitler halinde ödeyeceğini' müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin buna karşılık Zile Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek taşınmazın güncel değerinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, cevaben gönderilen ihtarnamede ise henüz inşaatı başlamamış bir daire teslim edeceğini aksi halde parayı önceki şartlarda ödeyeceğini belirttiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, denkleştirici adalet ilkesi gereği müvekkiline geri ödeme yapılması gerektiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarını, öncelikle müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmaması adına davalı adına kayıtlı taşınmazlara ve trafikte adına kayıtlı araçlara 3. kişilere devrinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir / ihtiyati haciz konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak olan şimdilik 1.000.000,00-TL alacağın ve bu alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafa başlangıçta 1 parseldeki taşınmaz hususunda anlaşıldığını ancak davacının kendi kabulü ile ... parselin ...kat güney-doğu cephesinde bulunan daire konusunda anlaşma sağladıklarını, sözleşmenin aslının davacıda olduğunu, müvekkiline suretinin değiştirilmiş şeklinde bir nüshasının yollandığını, taraflar arasında geçerli olan bir sözleşme bulunmadığını, davacının 2023 yılı başlarında müvekkilini arayarak sözleşmeden dönmek istediğini belirttiğini ve parasının iade edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin de o tarihte sıkışık olduğunu belirterek kendisinden 25.000,00-TL talep ettiğini, davacının emanet olarak ödeme yaptığını, daha sonra bu bedelin davalı tarafından davacıya iade edildiğini, eğer davacı ile müvekkili arasındaki sözleşme devam ediyor olsa idi davacının 25.000,00-TL'yi emanet olarak değil bakiye borcundan düşülmek üzere ödeyeceğini ve müvekkilinin de bu bedeli iade etmeyeceğini, müvekkilinin asıl sözleşmede yapılan değişiklikle kararlaştırılan ...ada,...parselde bulunan ... Kat güney-doğu cephesindeki daireyi davacıya eksik kalan bedelin de güncellenerek ödenmesi halinde teslime ve tapuda tescile hazır olduğunu, inşaatın yapımının hızla devam ettiğini, adı geçen taşınmazın kabulü halinde müvekkili tarafından tapu devrinin sağlanacağını, davacının iyi niyetli olmadığını ve haksız çıkar elde etmeye çalıştığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... davanın sözleşmeden kaynaklanan alacak davası olması nedeniyle mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, Tokat Defterdarlığı'nın ... tarihli yazı cevabına göre davacı ...'in █████/2016 tarihinden itibaren basit usulde ticari kazanç mükellefiyet kaydının bulunduğu, gelir vergisi verme yükümlülüğünün dahi bulunmadığı, her ne kadar █████/2017 - █████/2018 tarihleri arasında... Vergi Dairesi'nde kayıtlı ...Limited Şirketi'nde ortaklığı bulunsa da dava tarihi itibariyle ortaklığı bulunmadığı gibi eldeki davada şirketin taraf olmayıp davacının bizzat kendisinin taraf olduğu, bu bilgilere göre davacının tacir değil esnaf sayılması gerektiği, davalı ...tacir olsa da davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari davalardan olmadığı, yine TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davacının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.1- HMK 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...Yerel mahkemece verilen görevsizlik kararını hiçbir yönüyle tutarlı ve hukuka uygun bulmuyor kabul de etmiyoruz. Sayın yerel mahkemenin de belirttiği üzere ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı TTK.nın 4.maddesi hiç kuşku yok ki görev hususunu mutlak ve nispi olarak ikiye ayırmakta ve konuyu bu çerçevede değerlendirmektedir. Mezkur bu dava yerel mahkemenin de belirttiği üzere mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Zira mutlak ticari davalar tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mahiyetleri icabı ticari olan işleri kapsar. 4.madde bu durumu düzenlemektedir. Bir başka ticari dava türü ise nispi ticari davalar olarak değerlendirilmektedir. Yüksek mahkemenin de malumu üzere nispi ticari davalar, tarafları tacir olan, tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunan uyuşmazlıklar bakımından söz konusu olur. Eldeki bu davanın konusu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı iddiasına göre yüklenici müvekkil ile davacı arasında akdedilen karma bir sözleşmeye dayanmaktadır. Sözleşmenin konusunu müvekkilin yüklenicisi olduğu inşaatın mermer işlerini yapacak olan davacının bu işler karşılığı alacağı bedel ile oluşan farkı ödemesi koşuluyla kendisine sözleşmeyle kararlaştırılan dairenin mülkiyetinin devrini oluşturmaktadır. Davacı inşaatın mermer işlerini yapacak, yaptığı mermer işinin değeri belirlenecek ve bulunan bu değer sözleşme için daire bedeli olarak kararlaştırılan rakamdan düşülecek fark yükleniciye ödenecek, karşılığında sözleşme ile belirlenen dairenin mülkiyeti teslim alınacaktır. Az yukarıda belirttiğimiz üzere orta yerde inşaat yapım sözleşmesi ile gayrimenkul satış sözleşmelerini oluşturan karma bir sözleşme bulunmaktadır. Ne var ki anılan iki farklı sözleşmenin bir araya gelmesi ile oluşan bu karma sözleşmede her ne kadar inşaat yapım sözleşmesi yazılı olmak koşuluyla (eser sözleşmesi) geçerli ise de diğer sözleşme (gayrimenkul satış sözleşmesi) resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olamayacağından geçersizdir. Müvekkil sözleşme koşullarına davacının uyması şartı ile geçersiz sözleşme de olsa sözleşme şartlarına uyacağını gerek davacıya ve gerekse cevap dilekçesinde de belirtmiştir. Müvekkil anılan sözleşme bakımından iyi niyetlidir. Ne var ki kabul anlamına gelmemek üzere davacı yaptığı imalatın bedelini nakit olarak almanın peşindedir. Müvekkil daire karşılığı olmadıkça iş yaptırmayacaktır. Bu durum davacı tarafça da çok iyi bilinmektedir. Bu nedenle davacı anılan karma sözleşmeyi kabul etmiş sonrasında ise bir takım bahanelerle sözleşmeden rücu ederek işbu alacak davasın ikame etmiştir. Öte yandan davacının alacağı yaptığı bir ödeme olmadığından güncellenmesi de zaten söz konusu olamaz. Davacının isteyebileceği kabul anlamına gelmemekle birlikte yaptığı işin bedelidir. Bu yönüyle bakıldığında dava ticari iştir ve yerel mahkeme görevlidir. Müvekkil tacirdir. Davacı da müvekkile mermer işi yapan kişidir. Yani iş ticarin ticari işletmesinden neşet etmektedir. Bu itibarla dava mahiyeti itibariyle nispi ticari iş davasıdır. Arz ettiğimiz nedenler ve yüksek mahkemece de re'sen dikkat edilecek sebeplerle, yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının dilekçemizde belirttiğimiz hususlar çerçevesinde kaldırılmasına, haksız, yersiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, istinaf masraf ve giderleriyle vekillik ücretinin davacıya tahmilini..." şeklinde talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, eser sözleşmesi ve taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında alacak talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 4-5 md uyarınca mutlak ticari dava ve uyuşmazlığının her iki tarafının da tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava da olmadığından, HMK 2. Md uyarınca işbu davaya bakmak görevinin genel görevli mahkeme olan ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun anlaşılması nedeniyle, Asliye ticaret mahkemesince mahkemenin görevsizliği ile davanın göreve ilişkin dava şartı yönünden usulden reddine dair verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen işbu kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2025 tarih ve ███████ E - ████████ K sayılı kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-c bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. █████/2025