Anahtar kelimeler: İtirazname Mahsuba Ağırlaşmış Süreç Sayı Mersin Adana Müsadereye Teşebbüs Yoksunluğuna
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İtirazname No
    : ██████████
    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 1. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 1348-1112
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    Sanığın teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53, 54... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 28.01.2020 tarihli ve 300-62 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 08.07.2020 tarih ve 1348-1112 sayı ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53, 54... . maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba, bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 29.09.2022 tarih ve 6907 -7495 sayı ile temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına, oy çokluğuyla karar verilmiştir.
    Daire Üyeleri ... ve ...; "Sanık ...’un katılan ...’ye karşı gerçekleştirdiği eylemin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçu olarak nitelendirilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.11.2022 tarih ve 85667 sayı ile; "Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu oluşturduğu" düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.02.2023 tarih, 12603-596 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
    Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu mu yoksa kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    Evlenme yönündeki isteğini reddettiği ve kendisinden ayrıldığı için katılana baskı uygulayan sanık hakkında, sonuncusu suç tarihinden yaklaşık üç ay önce olan uzaklaştırma kararları verildiği, olay günü saat 20.30 - 21.00 sıralarında katılan, annesi olan inceleme dışı katılan ... ve kardeşi tanık ...'ın evlerine gittikleri sırada kendilerini gören sanığın katılanla birlikte ayrılmak istediğini söylediği, katılanın olumsuz yanıt vermesi üzerine, ikrar ve beyanlarla sabit olduğu üzere belindeki tabancasını çıkaran sanığın katılanın bacaklarına doğru, 05.02.2024 tarihli kriminal rapor uyarınca uzak atış mesafesinden iki el ateş ettiği, bu esnada inceleme dışı katılan ...'nin yardım istemek amacıyla markete doğru koşmaya başladığı, sanığın bu kez kaçmakta olan inceleme dışı ...'ye doğru bir el ateş açsa da isabet kaydedemediği, hemen ardından katılanın bacaklarına doğru bir kez daha ateş eden sanığın, olay yerine geldiği motosiklete binerek uzaklaştığı, ikisi sağ, ikisi sol bacağından olmak üzere toplam dört isabet alan katılanın, dosyada mevcut adli raporlara göre hayati tehlikeye ve vücudunda yaşamsal fonksiyonlarını ağır (dört) derecede etkileyen kemik kırılmasına yol açacak şekilde yaralandığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olayla ilgili olarak Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık; sanığın, katılanın kafasına da silah doğrultup tetik düşürüp düşürmediği noktasında toplanmaktadır.
    Katılan ... (...) ... soruşturma evresinde; olay tarihinde saat 20.30-21.00 sıralarında annesi ve ablası ile birlikte evine doğru giderken sanığın birden karşılarına çıktığını ve hakaret etmek suretiyle kendisiyle birlikte olay yerinden ayrılmak istediğini söylediği, sanığa olumsuz yanıt verdiğini, ardından üç el patlama sesi duyduğunu,
    Yargılama evresinde ise; olay tarihinde saat 20.30-21.00 sıralarında annesi ve ablası ile birlikte evine doğru giderken sanığın birden karşılarına çıktığını ve kendisiyle birlikte gelmesini istediğini söylediği, olumsuz yanıt alınca kendisini bu konuda zorladığını, bir kez daha karşı çıktığı sanığın bu kez belinden tabancasını çıkararak ayağına doğru üç el ateş ettiğini, sol ayağından yaralanıp yere düştüğünü, annesinin "İmdat!" diye bağırarak markete doğru koştuğunu, sanığın annesine doğru da bir el ateş açtığını ancak isabet kaydedemediğini, ardından kendisine dönerek tabancayı kafasına doğrulttuğunu, tetiğe dokunmasına karşın tabancanın patlamadığını, tekrar kurduğu tabancayla hedef alarak bir el daha ateş ettiğini ve kendisini diğer ayağından da yaraladığını, sanığın istemesi hâlinde kafasına da ateş edebilecek imkâna sahip olduğunu,
    İnceleme dışı katılan ... soruşturma evresinde; yanına çağırdığı katılandan olumsuz yanıt alan sanığın, belinden çıkardığı tabancayla katılanın bacaklarına doğru üç dört el ateş ettiğini,
    Kovuşturma evresinde ise; sanık tarafından katılanın ayaklarına doğru iki el ateş edilmesi üzerine bağırarak markete doğru koştuğunu, bu sırada kendisine de bir el ateş eden sanığın isabet sağlayamadığı, marketten dönerken sanığın tabancasını katılanın kafasına doğru tuttuğunu ve tetiğe bastığını gördüğünü, ancak tabancanın ateş almadığını, sanığın tabancanın mekanizmasını tutarak kızının öteki ayağına da bir el ateş ettiğini,
    Tanık ... aşamalarda; katılanı yanına çağıran sanığın, olumsuz yanıt alması sebebiyle tabancasını çıkardığını ve katılanın ayaklarına doğru iki el ateş ettiğini, katılanın ayağından yaralanarak yere düştüğünü, bu sırada annesinin de "İmdat!" diye markete doğru kaçtığını, sanığın tabancayı bu kez annesine doğrultarak bir el ateş etse de isabet sağlayamadığını, ardından tabancasını katılanın kafasına tutup tetiğe bastığını ancak tabancanın ateş almadığını, bunun üzerine mekanizmasını çektiği tabancasını tekrar katılanın kafasına doğru ateşleyen sanığın yine isabet kaydedemediğini ve olay yerinden kaçarak uzaklaştığını,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık ... aşamalarda; katılanla evlenme niyetinde olduğunu, olay günü katılan ile katılanın annesi ve üvey ablasıyla karşılaştığını, katılanın kendisine hakaret ettiğini, bunun üzerine sinirlenerek tabancasıyla katılanın ayaklarına iki-üç el ateş ettiğini hatırladığını, amacının katılanı öldürmek değil korkutmak olduğunu savunmuştur.
    V. GEREKÇE
    A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
    Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2025 tarihli ve 613-43, 17.09.2025 tarihli ve 23-3 33... .02.2024 tarihli ve 116-84 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
    Bir eylemin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu mu yoksa kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
    Öte yandan amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı).
    B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
    Gerçekleştirildiği zaman dilimi itibarıyla karanlık olan olay yerinde güvenlik kamerası kaydı da tespit edilemediği için eylemin katılan haricindeki tek tanıkları annesi inceleme dışı katılan ... ve üvey kardeşi olan tanık ... olup başkaca görgü tanığı bulunmamaktadır. Soruşturma evresinde yalnızca üç el patlama sesi duyduğunu ifade eden katılan, yargılama evresinde bu beyanını genişleterek sanığın tabancasını kafasına da doğrultarak tetiğe bastığını ancak tabancanın ateş almadığını belirtmiştir. Böylelikle soruşturma evresindeki ifadesiyle uyumsuzluğa yol açan katılan, bu beyanında dahi sanığın istemesi hâlinde kafasına da ateş edebilecek imkâna sahip olduğunu açıklamıştır. Katılan gibi inceleme dışı katılan ... de ilk kez yargılama evresinde sanık tarafından katılanın kafasına tabanca doğrultulduğunu, ancak tetiğe basılmasına rağmen tabancanın ateş almadığını ileri sürmüş, söz konusu ifadesi hem kendi içerisinde hem de sanığın tabancasını katılanın kafasına iki kez dayayıp tetik düşürdüğünü beyan eden tanık ...'ın anlatımlarıyla çelişki oluşturmuştur. Buna karşılık sanık, katılana ateş ettiğini samimi bir şekilde ikrar etmiş ve tüm aşamalarda istikrar gösteren ifadelerinde katılanı öldürmek amacıyla hareket etmediğini savunmuştur. Dosyada mevcut adli raporlara göre ikisi sağ, ikisi sol bacağından olmak üzere toplam dört isabet alan katılanın hayati tehlikeye ve vücudunda yaşamsal fonksiyonlarını ağır (dört) derecede etkileyen kemik kırılmasına yol açacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla birlikte sanık ve katılan arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumet bulunmaması, katılanın vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, sanığın hedef seçme imkânına sahip olmasına karşın iddia edildiği üzere katılanın kafasına veya diğer hayati bölgelerine ateş etmemesi ve engel bir hâl bulunmadığı hâlde eylemine kendiliğinden son vermesi hususları birlikte gözetildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanığın teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu işlediği yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın eyleminin nitelikli kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazının reddine karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    VI. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
    2-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!