Anahtar kelimeler: Konkordato Konkordatodan Esaskarar Müdahilalacakli Kayseri İik Yazildiği Başkan İla Katip

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 1- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 2- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 3-
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 4- ...
Av.
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 5- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 6- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 7- ...
Av. ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 8- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 9- ...
Av. ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 10- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 11- ...
MÜDAHİL/ALACAKLI
: 12- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP/DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin iki ortaklı limited şirket olduğunu, şirket tüzel kişilik öncesi uzun yıllar ... Ahşap, ...Tüzel kişiliği olmayan adi şirket olarak faaliyette bulunmakta iken, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü █████/2020 tarih, ... sayılı Ticaret Sicil Gazete ilanı ile tür değiştirerek tescil edilerek...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adı ile kurulduğunu, şirketin ana faaliyet alanı, bakır ve sac ticareti ile imalatını gerçekleştirdiğini, 2024 yılı başlarından itibaren özellikle faiz ve dövizin yükselmesine bağlı girdi maliyetlerinin daha da yükselmesi ile satış rakamları artmasına rağmen şirket finansman sıkıntısı çekmeye başladığını, şirketin, özellikle 2024 yılı başlarından itibaren dövizin faize oranla baskılanması ile döviz artışından daha fazla faiz ve enflasyon artışı ile orantılı şekilde girdi fiyatlarındaki artışlar sonrası vadeli alım ile satım dönüşü arasındaki sürecin uzun olması nedeniyle finansman sıkıntısı ortaya çıktığını, satış rakamları yeterli olmasına rağmen finansman maliyetleri şirketi zor duruma soktuğunu, diğer taraftan borç ödeme süreçlerinin tam olarak ayarlanamaması da şirket borca batık olmamasına rağmen kısa vadeli ödemelerde şirketin acz haline düşmesine sebep olduğunu, şirket nezdinde yaşanan ve sebepleri yukarıda açıklanan likidite problemi sebebiyle, şirketin işletme bütünlüğünü koruyarak faaliyetlerini yerine getirmesi güç hale geldiğini, bu sebeple, şirket tarafından teklif edilen vade konkordatosu ile iş bu ön projede sunulan ödeme planı ile tüm alacaklılara alacaklarının tamamının ödenmesi ve aynı zamanda şirketin işletme bütünlüğünü koruyarak (yeniden yapılandırılarak ve kısmen de küçülerek) devam etmesi ile borçlarını tasfiye ederek kaynaklarını sağlayabilmesinin mümkün olacağını, bu şekilde mahkeme denetiminde uygulanacak konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların da lehine olduğunu, esasen tüm borçlarının ödenmesi amaçlandığından vade konkordatosu talep edildiğini, bakır ve sac sektöründe faaliyet gerçekleştiren ve stoklu çalışan şirket, stoklarına bir veya birkaç alacaklının yapacağı icra ve haciz işlemleriyle kamu nezdinde müşteri güveni kaybolabilecek; şirketin ticari faaliyeti sekteye uğrayabilecek, şirketin kapanmasına ve alacaklılar arasında eşitsizlik yaratılmasına yol açabilme tehlikesini barındırdığını, mahkemece konkordato geçici mühleti verilmesi durumunda konkordato komiseri nezaretinde alacaklılarıyla yapılandırma ve ödeme takvimini ayarlayarak mevcut borçlarını ödeme gayreti içinde olacağını, bir alacaklının erken davranarak şirketin tüm malvarlığına el koymasını ve diğer alacaklılara bir şey kalmaması önlenecek; yine iflasa göre konkordato da alacaklılar daha fazla alacağına kavuşacağından konkordato mühleti verilmesi tüm alacaklıların menfaatine olacağını, şirketin ödenmemiş sermayesi bulunmamaktadır. Mayıs 2025 itibarıyla şirkette 15 işçi çalıştığını, şirketin konkordato ön projesi ile mali tabloları, Kamu Gözetim Kurumundan yetkili ... Anonim Şirketi (istanbul) tarafından denetlendiğini, işletmenin devamlılığı ilkesine göre kayıtlı değerler dikkate alınarak hazırlanan █████/2025 tarihli KAYDİ bilanço çerçevesinde şirket aktiflerinin toplamı (-) 651.706.471,68 TL, borç değerleri (-) 553.300.674,82 TL olup, bu durumda şirketin özvarlığı (+) 98.405.796,86 TL olduğunu, şirketin kaydi değerlere göre borca batık olmadığını, aktiflerin rayiç satış fiyatları dikkate alınarak hazırlanan █████/2025 tarihli rayiç değer bilançosu çerçevesinde şirket hesaplarının incelenmesi ve şirket envanterine kayıtlı makine teçhizat, taşıt ve taşınmazların, stokların bilirkişi tarafından rayiç piyasa değerlerinin dikkate alınması neticesinde şirket aktiflerinin toplamı (+) 857.898.691,47 TL olup, borçların toplamı ise (-) 553.300.674,82 TL'dir. Bu durumda şirketin özvarlığı (+) 304.598.016,65 TL olduğunu, şirket rayiç değerlere göre borca batık olmadığını, şirketin tüm borçlarını tenzilata tabi olmaksızın konkordatonun mahkemece tasdikinden itibaren (TCMB kararları çerçevesinde azalan veya artan oranlarda) TCMM faiz oranı dikkate alınarak değişen oranlarda (Nisan 2025 için e 46) faiz işletilerek ödenmek üzere, tasdiki takip eden iki yıl (24 ay) sürede aylık eşit taksitlerle ödemeyi taahhüt ettiğini, Konkordato Ön Projesi ...İle ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin/hisseli ortakları olduğunu, ... Ve ... Ortağı ve Yöneticisi oldukları şirketler için Banka kredilerine kefil sıfatıyla imzası bulunduğundan sorumlu olduğunu, iş bu sorumluluk sebebiyle ... Ve ... için de konkordato ön projeleri (ayrı ayrı) hazırlanmış; aktifleri ve pasifleri ile borç ödeme yöntemleri izah edildiğini, Konkordato Ön Projesi ( ...) Konkordato Ön Projesi ( ...) Konkordato Talep Eden ... Ve ...'in, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı, yetkili temsilci müdür statüsü dikkate alındığında şirkete konkordato geçici mühleti verilmesi üzerine özellikle şirketin banka borçlarına kefillikleri olması yönüyle sıkıntı yaşayabileceği, hatta bu yönde bankaların kat ihtarnameleri gönderdiği görüldüğünü, bu nedenlerle şirket lehine geçici mühlet kararı verilmesi üzerine uygulamada da sıklıkla görüldüğü üzere kefillere/kefaletten yola çıkılarak şirket hissesine yönelik takipler yapılmakta ve konkordato süreci işlemez kılınmaya çalışıldığını, ayrıca yine uygulamada şirket hissedarı olan ortaklara kefillikler ve ikincil nitelikte sorumlulukları nedeniyle şirketteki hisselerine haciz konulup cebri usullerle satışlar gerçekleştirilerek şirket hisse sahipliği değiştirilmeye çalışılmakta ve yine konkordato hükümleri etkisiz kılınabildiğini, İİK'nın 286 ncı maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun mahkemece tespiti halinde...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ve tacir olmayan şirket ortakları ... Ve ...e tensiben 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine, şirketin sınırsız sorumlu ortağı halil zeki okcu'ya tensiben derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine; akabinde sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde iki aylık geçici mühletin uzatılmasına; İİK'nın 287 nci maddesine göre geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi ve İİK'nın 290 ncı maddesinde sayılan görevleri ifa etmek üzere geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine; müvekkili şirket hakkında tensiben İİK'nın 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, müvekkili borçlu şirketin malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin alınmasına; Bu kapsamda olmak üzere İİK'nın 294 ncü müvekkil borçlu şirket aleyhine İİK 206 ncı maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takip işlemleri yapılmasının yasaklanmasına; evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının yasaklanmasına, tensiben kara çek hesabı üzerinde tasarruf etme, çek hesabına para aktarma, çek hesabını yönetme ile bankalarca çek ödemesi yapılması işlemlerinin komiser onayına tabi kılınmasına; bankalara şirket adına gelen havale, pos bedellerinin bankalarca hapis blokaj ve mahsup hakkının önlenmesine, bankalara tahsile / teminata verilen alınan çeklerin ve/veya bedellerinin şirkete iadesine, İİK'nın 297 nci maddesine göre, müvekkil şirketin mühlet içinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceğine; buna karşılık mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemeyeceğine, kefil olamayacağına, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemeyeceğine, takyit edemeyeceğine ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağına; aksine yapılan işlemlerin hükümsüz olduğuna karar verilmesine; Mühlet içerisinde İİK'nın 298 nci maddesine göre, konkordato komiserinin müvekkil şirketin mallarının defterinin tutulmasına ve mallarının kıymet takdirlerinin yaptırmasına karar verilmesine, İİK'nın 288 nci maddesine göre, 3 aylık geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmi ilân portalında ilân edilmesine; derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kiymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine; İİK'nın 289 ncu maddesine göre geçici mühlet süresi içinde (3 ay * 2 ay) mahkemece bilirkişi incelemesi de dahil olmak üzere tüm incelemeler yaptırılarak müvekkil şirket hakkında akabinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.
MÜDAHİL/ALACAKLI BEYANLARI
:
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ...Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ...Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacakl ...Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle;
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Ortaklığı vekili müdahale dilekçesinde özetle; kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Aalacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ...Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ...Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava, mahkememizin işbu ... Esas sayılı dosyası ile başlangıçta...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin adına ve her iki borçlu ... ile ... davacı gösterilerek açılmışsa da mahkememizce ... ile ...adına açılan davanın ... ve ...Esas sırasına kaydedilerek bu dosyadan tefriki ile mahkememizin yeni esas sırasına kaydedilmesine karar verilmiş davacı şirket hakkındaki konkordatonun tasdiki istemiyle açılan davanın işbu dosyadan yargılamasına devam edilmiştir.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin en son tarih itibariyle müdürlüklerinde kayıtlı olup olmadığının, kayıtlı ise ticaret sicil kaydının, güncel şirket merkezi ve adresinin, ortaklarının kimler ve hisse oranlarının ne olduğunun, şirketin yasal temsil ve ilzama yetkilisinin ve temsil şeklinin nasıl olduğunun bildirilip imza sirküsünün de birer fotokopileri istenmiştir.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi kaydının olup olmadığı, şirketin faal olup olmadığı, vergi kaydının resen terkin edilip edilmediğinin ve borcu olup olmadığının varsa miktarının sorulmasına, sorulan hususlara ilişkin, özellikle terkin işlemine ilişkin tutanak, karar ve belgelerin okunaklı bir suretinin gönderilmesi istenmiştir.
Davacı şirket adına kayıtlı araçların araç tescil bilgileri Uyap sisteminden çıkartılarak dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacı...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından konkordato gider avansını verilen süre içinde yatırmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararıyla Muhasebe Öğretim Üyesi ... Hukukçu ... Ve Endüstri Mühendisi ...'nun görevlendirilmesine, geçici konkordato komiser heyeti olarak atanmış ve anılan ara kararında yazılı tedbirlere karar verilmiştir. Endürstri Mühendisi ...u'nun görevden çekilmek istemesi nedeniyle dosyaya Mali ...'ın konkordato komiseri olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Davacının konkordato talebi nedeniyle yasal ilanlar yaptırılmış ve ilgili mercilere bildirilmiştir. İtiraz eden alacakılar dilekçelerini sunmuşlar, müdahale talebinde bulunmuşlar ve müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı...Sac Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ... duruşmada, "taşınmazların satışı konusunda henüz bir şey yapamadık ancak taşınmazları satarak borçlarımızı ödemek istiyoruz, henüz alacaklarımızı da tahsil edemedik, konkordato başvurusunda bulunduğumuz zaman mevcut olan adresimizde ...'daki işyerinde halen faaliyetimize devam etmekteyiz, fabrika binamız bu adrestedir, fabrika binası bize aittir, fabrika binasını satmak veya kiraya geçmek gibi bir niyetimiz yoktur, ticari faaliyetimiz halen devam etmektedir, komiserlerin bilgisi dahilinde borçlarımızı da ödemeye çalışıyoruz, işlerimizde herhangi bir sıkıntı yoktur, sadece ödemelerimiz yapabilmek için geçici mühlet süresinin uzatılması talebimiz vardır, fabrika binası bize aittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Konkordato geçici komiserleri görevlendirme kapsamında ön raporunu ve diğer raporlarını mahkememize sunmuştur.
Konkordato geçici komiserler kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ön raporda özetle; "Konkordato Geçici Komiser Heyeti olarak yaptığımız incelemelerde, tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler dahilinde ve işbu rapor tarihi ile sınırlı olmak üzere, █████/2025 tarihli ara kararı doğrultusunda geçici komiser heyetince dosya üzerinde yapılan ilk incelemeler sonucunda █████/2024 tarihli Geçici Konkordato Komiser Heyeti Ön Raporu hazırlanarak Sayın Mahkemeye sunulduğu, Davacı tarafından geçici komiser heyetine sunulan Haziran 2025 Dönemi ücret bordrosuna göre 15 adet çalışanın bulunduğu, bu doğrultuda davacı şirkotin geçici mühler sürecinde çalışan sayısında bir değişiklik bulunmadığı ya da mevcut işgücünü koruduğu ve davacı şirketin hali hazırda olağan işletmecilik faaliyetlerine (üretim, satış vb.) devam ettiği, Davacı şirket taralından geçici komiser heyetine sunulan █████/2025 tarihli kaydi bilançoya göre davacı şirketin Öz Kaynakları 109.629.38741 TI. (Aktif Varlıklar) Yabancı Kaynaklar: 742.896.200,38TL - 633.266.812.97TL) olup. kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, ancak gayrimenkul değerleme uzmanı değerleme raporunu geçici komiser heyetine sunduktan sonra rayiç değer bilançosu hazırlanacak olup hem kaydi hem de rayiç değerler açısından borca batıklığın geçici komiser heyetince tekrar hesaplanacağı, Davacı şirketin █████/2025'te dönen varlıkları toplamının 506.565.554.73 TL iken 20:███████'teki bilançosunda 459.208.791.35 TL'ye düştüğü, bu durumun davacı şirketin likiditesinde bir miktar azalmaya işaret edehileceği. diğer yandan davacı şirketin toplam özkaynaklarının █████/2025 tarihti bilançoda 98,405.796.86 TL iken █████/2025 tarihli bilançoda 109.629.387,41 TL'ye yükseldiği ve dönem net karı kaleminin █████/2025 tarihli bilançoda önemli bir artış göstererek 20.143.651,51 TL'ye ulaşlığı, bu durumun davacı şirketin karlılığında bir iyileşme olduğunu gösterdiği, Haziran 2025 dönemi itibarıyla davacı şirketin karlılık oranlarında (özellikle net kâr marjında) önemli bir iyileşmenin olduğu, bu iyileşmede finansman giderlerindeki ciddi düşüş ve (cari oran asit-test oranı) bir miktar düşüşün olduğu ve şirketin kaldıraç oranının yüksek seyrettiği, Davacı şirkete ait karşılaştırmalı tüm borç listesi incelendiğinde ise davacı şirketin █████/2025 tarihinden █████/2025 tarihine kadarki 2 aylık süre zarfında toplam borçlarında 79,966.138.15 TL'lik (2414,45) bir artışm meydana geldiği, söz konusu bu artışın yaklaşık 4020'sinin kısa vadeli yabancı kaynaklarda, 480'inin ise uzun vadeli yabancı kaynaklarda meydana geldiği, davacı şirketin toplam borçlarının bir miktar artmasında özellikle 340 Alınan Sipariş Avansları (67.085.146.76T1 lik artış), 431 Ortaklara Borçlar (17.372.088.72TL'lik artış) ve 436 Diğer Çeşitli Borçlar (14.116.408.11TL'lik artış) hesaplarındaki artışın etkili olduğu, Davacı şirketin geçici komiser heyetince rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için Makine Yüksek Mühendisi ...'nın çalışmalarını tamamlayarak █████/2025 tarihli bilirkişi raporunu geçici komiser heyetine sunduğu, ancak daha önce görevlendirilen gayrimenkul Bilirkişisi ...'ın söz konusu gayrimenkuller üzerinde ön çalışmasını yaptığı ancak davacı şirketin talep edilen bilirkişi ücretini çok yüksek bulması nedeniyle çalışmalarına devam etmediği, bunun üzerine ön proje kapsamında yer alan gayrimenkullerin vayiç değerlerinin tespit edilmesi için Bilirkişi ...'ın görevlendirildiği ancak işbu raporun yazıldığı tarihte bilirkişinin henüz raporunu geçici komiser heyetine sunmadığı, bu sebepten ötürü davacı şirkete ait rayiç değer bilançosunun düzenlenemediği, Bilirkişi raporları doğrultusunda davacı şirketin rayiç değer bilançosunun hazırlanabilmesi ve ayrıca “Kesin Mühlet” şartı olan konkardatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun kesin olarak anlaşılmasının tespiti amacıyla, şirket faaliyetinin bir müddet daha izlenmesinin tüm taraflar açısından faydalı olabileceği gerekçeleriyle Komiserliğimizce “Geçici Mühletin” İİK'nun 287'inci maddesi kapsamında uzatılabileceği" belirtilmiştir.
Konkordato geçici komiserler kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "...Konkordato Geçici Komiser Heyeti olarak yaptığımız incelemelerde, tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler dahilinde ve işbu rapor tarihi ile sınırlı olmak üzere, Davacı şirketin Net Satışlarının ön proje dosyasında yer alan █████/2025-█████/2025 döneminde 237.997.315,62 TL iken, █████/2025-█████/2025 dönemi itibarıyla 457.968.745,17 TL'ye ulaştığı, ilk dört aylık dönemde 8.920.060,96 TL olan Dönem Net Kârının sekiz aylık dönem sonunda 27.497.894,14 TL'ye yükseldiği, dönem net karındaki artışta Olağandışı Gelir ve Karlar kaleminin önemli bir payının da bulunduğu, brüt kar marjının 47,52 olduğu, Yine dönem net karı ile ilgili olarak, davacı şirketin █████/2025-3 1/███████ döneminde toplam 36.470.092,70TL finansman giderlerine katlandığı ancak bu giderin 34.485.622,78TL'lik kısmının 153 Ticari Mallar Hesabına aktarılarak stok maliyetine dahil edildiği ya da bilançoya alındığı kalan 1.984.469,92TL'lik kısmın işe gelir tablosunda finansman giderleri (Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri) olarak raporlandığı, Davacı şirketin █████/2025 tarihli kaydi değerli bilançosuna göre öz varlığının 116.983.630,04 TL (665.239,626,95 TL - 548.255.996,91 TL) olduğu ve kaydi değerlere göre borca batık olmadığı; yine geçici komiser heyetince oluşturulan █████/2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin öz kaynaklarının 233,890.340,81 TL (782.146.337,72TL - 548.255.996,91TL) olduğu ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, Davacı şirketin █████/2025 tarihli güncel mali verileri doğrultusunda toplam borçlarının 548.255.996,91TL; konkordato kaynakları toplamının ise 572.521.271,17TL olduğu, buna göre davacı şirketin 2025 Ağustos ayı sonu itibariyle 24.265.274,26 TL (572.521.271,17TL - 548.255.996,91TL) konkordato kaynak fazlasının bulunduğu, Davacı tarafından geçici komiser heyetine sunulan Ağustos 2025 Dönemi ücret bordrosuna göre 15 adet çalışanın bulunduğu, bu doğrultuda davacı şirketin geçici mühlet sürecinde çalışan sayısında bir değişiklik bulunmadığı ya da mevcut işgücünü koruduğu ve davacı şirketin hali hazırda olağan işletmecilik faaliyetlerine (stok tedariki, üretim, satış, çalışan maaşlarının ödenmesi, vergi-sigorta primi ödemelerinin yapılması vb.) devam ettiği, davacı şirketin kaydi ve rayiç değerleri üzerinde yapılan hesaplama sonucunda borca batık olmaması, davacı şirket yetkilisi ve çalışanların şirket borçlarının tasfiyesi konusundaki gayreti, iyi niyetleri ve inançları gibi hususlarda göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin konkordato ön projesinin başarıya ulaşabileceği ve kesin mühlete geçmesinin uygun olabileceği" şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
Geçici Konkordato Komiser Heyeti’nin █████/2025 tarihli raporunda sunulan finansal veriler ve tespitler doğrultusunda, konkordato sürecinin başarıya ulaşma olasılığının daha net anlaşılabilmesi ve denetime elverişli bir rapor hazırlanabilmesi için; - konkordato kaynağı olarak gösterilen taşınmazlardan ipotekli olan ve olmayan taşınmazların ayrıştırılarak ipotekli/rehinli taşınmazlarla ilgili olarak rehinli alacaklarda mühlet içerinde faiz de işletildiği nazara alıarak ipoteğe konu borcun rapor tarihi itibariyle belirlenerek taşınmazın rayiç değerinden bu borcun düşülmek suretiyle ne kadarlık kısmının kaldığı ve bu kalan kısım yönünden konkordato kaynağı olarak değerlendirilerek konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin belirlenmesi, - nihai raporun 29. Sayfasında şirketin 27.497.894,14 TL 8 aylık dönemde kar elde ettiği bildirildiği ancak raporun 19 sayfasında davacı şirketin 34.485,622,78 TL miktarlı finansman giderini ticari mallar hesabına kaydettiğinden 27.497.894,14 TL- 34.485,622,78 TL=6.978.728,64 TL şirketin reel olarak zararda olup olmadığının ayrıca olağan dışı gelir kaleminde 10.471.903,94 TL gelirin de bu kapsamında şirketin olağan dışı faaliyeti olarak değerlendirilerek arızi satış olmadan şirketin olağan faaliyetleri ile 6.978.728,64 TL+ 10.471.903,94 TL= 17.450.632,58 TL 8 aylık dönemde reelde zarar ettiğinin değerlendirmesinin gerekip gerekmediği konusunda izahat yapılması, - nihai raporun 24 sayfasında yapılan işletme faaliyetlerini nakit aşının dolaylı yöntem ile belirlendiği, bunun işletme açısından gerçekleşme tahmini oranının belirlenmesi, dolayı yöntemin öngörülebilirlik açısından mahkememize açıklanması, özellikle ticari borçlar kaleminde 143.841,843,03 TL mal alımı yapıldığı varyasyon ile bu malın bedel ödemeksizin mi mal girişi olarak değerlendirildiği, bu mal alımı ücretinin hesaba niye dahil edilmediğinin açıklanması istenmiştir.
Konkordato komiser heyetince düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, "davacı şirketin konkordato kaynağı olarak gösterdiği gayrimenkullerin bazılarının üzerinde ...Bankası, ... Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından ipotek tesis edilmiştir. Davacı şirkete ait █████/2025 tarihli mizanda, davacı şirketin ... Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye 1.741.955,18 TL; ...Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ise 7.855.295,21 TL tutarında borcu bulunmaktadır. Davacı şirketin ipotek tesis edilerek kullandığı banka kredisi ise ... Bankasına aittir. Davacı şirketin █████/2025 tarihli mizanında ... Bankasına olan kredi borcu 96.918.115,72 TL olarak raporlanmıştır. Sayın mahkemenin █████/2025 tarihli duruşma tutanağında yer alan “ipotekli/rehinli taşınmazlarla ilgili olarak rehinli alacaklarda mühlet içerinde faiz de işletildiği nazara alınarak” ifade doğrultusunda davacı şirket kanalı ile söz konusu bankadan davacı şirkete ait ipotekli kredi borcuna ait ana para ve faiz tutarının bildirilmesi talep edilmiş ancak bilgi alınamamıştır. Bu doğrultuda davacı şirketin ...r Bankasına olan ipotekli kredi borçlarının faiz işletilmiş █████/2025 tarihli güncel değerlerine ulaşmak için geçici komiser heyetince mevcut bilgiler ve davacı şirket muhasebe personeli ...'dan alınan bilgiler doğrultusunda faiz hesaplaması yapıldığı ve tablo şeklinde sunulduğu, █████/2025 tarihi itibariyle davacı şirketin ... Bankasına olan kredilerinin ana para ve faiz toplamları 107.029.061,55 TL (96.918.115,72 TL * 10.110.945,83 TL) olarak hesaplanmıştır. Diğer yandan davacı şirket yetkililerince taksitli kredilerde █████/2025 tarihine kadar herhangi bir gecikme söz konusu olmadığı beyan edilmiş ve bu yüzden bu kredilere faiz hesaplanmamıştır. Ayrıca dönemsel faiz ödemeli spot ve BCH/rotatif krediler için █████/2025-█████/2025 dönemi için faiz hesabında süre 60 gün olarak dikkate alınmıştır. Bu tutar davacı şirketin halihazırda faaliyette bulunduğu fabrika binasını konkordato kaynağı olarak göstermediği, ... olan 107.029.061,55 TL ipotekli kredi riski ile ... Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye olan 1.741.955,18 TL ipotekli borç risklerinin ise bu gayrimenkul üzerinde bırakıldığı ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye olan 7.855.295,21 TL tutarında ipotekli borç riskinin ise diğer gayrimenkullerden düşülmesi varsayımı altında geçerlidir. Davacının konkordato kaynakları kapsamında halihazırda faaliyette bulunduğu fabrika binası da konkordato kaynakları arasında gösterilirse bu tutar 120.597.021,39-TL (237.223.333,33TL- (1.741.955,18TL*7.855.295,21TL*107.029.061,55TL)) şeklinde dikkate alınabilir. Bir diğer alternatifte ise halihazırdaki fabrika binasının konkordato kaynağı olarak gösterilmemesi ve Vakıf Bank'a olan 107.029.061,55TL'lik ipotekli kredi riskinin kaynaklar arısında gösterilen ... üzerindeki arsa (rayiç değeri: 75.000.000) ile başlanması durumunda ise bu konkordato kaynağı 42.223.333,33TL olarak değerlendirilebilir. Nihai raporun 29. sayfasında şirketin 27.497.894,14 TL 8 aylık dönemde kar elde ettiği bildirildiği ancak raporun 19 sayfasında davacı şirketin 34.485,622,78 TL miktarlı finansman giderini ticari mallar hesabına kaydettiğinden 27.497.894,14 TL - 34.485,622,78 TL-6.978.728,64 TL şirketin reel olarak zararda olup olmadığının ayrıca olağan dışı gelir kaleminde 10.471.903,94 TL gelirin de bu kapsamında şirketin olağan dışı faaliyeti olarak değerlendirilerek arızi satış olmadan şirketin olağan faaliyetleri ile 6.978.728,64 TL *10.471.903,94 TL-17.450.632,58 TL 8 aylık dönemde reelde zarar ettiğinin değerlendirmesinin gerekip gerekmediği konusunda izahat yapılması, Geçici komiser heyetinin █████/2025 tarihli raporunun 8. sayfasında finansman giderleri ile ilgili olarak “Buna göre Haziran 2025 dönemi kümülatif finansman gideri (345.019,54) TL olarak raporlandığında, bu tutar Mayıs 2025 döneminin kümülatif tutarı olan (5.911.864,12) TL'den daha düşüktür. Bu durum, kümülatif bir gelir tablosu için uyumsuzluk olarak nitelendirilebilir. Davacı şirket söz konusu durumun nedenini; Vergi Usul Kanunu'nun 262. maddesine göre banka kredisi ile alınan stoklara ilişkin borçlanma maliyetlerinin malın maliyetine eklenmesi gerekirken daha önce sehven 780 Finansman Giderleri hesabına yazıldığı ve daha sonra söz konusu yanlışlığın düzeltilerek 780 Finansman Giderleri hesabından çıkarılarak varlığın maliyetine alınmasından kaynaklandığı şeklinde ifade etmiştir.” şeklinde bir açıklama yer almaktaydı. Konuya ilişkin olarak ayrıca geçici komiser heyetinin █████/2025 tarihli raporunun 19. sayfasında ise “Sonuç olarak, finansman giderlerinin bir bütün halinde 8 aylık durumu değerlendirildiğinde davacı şirketin söz konusu dönemde toplam 36.470.092,70TL finansman giderlerine katlandığı, bu giderin 34. 485.622,78TL 'lik kısmı gerçekleştirilen virman kayıtları ile 153 Ticari Mallar Hesabına aktarılarak stok maliyetine dahil edildiği ya da bilançoya alındığı, kalan 1.984.469,92TL'lik kısmın ise gelir tablosunda finansman giderleri (Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri) olarak raporlandığı söylenebilir.” ifadeleri yer almaktaydı. Davacı şirketin kullanılan kredilere ait finansman giderlerini ilk önce 780 Finansman Giderleri hesabına kaydetmesi daha sonra ise bu tutarları virman kayıtları ile 153 Ticari Mallar hesabına aktarması konusu ile ilişkilendirilen Vergi Usul Kanunu'nun 262. maddesi şu şekildedir: “Maliyet bedeli: Madde 262 Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilümum giderlerin toplamını ifade eder. Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda öncelikle söz konusu virman kayıtlarının sehven değil bilinçli bir tercih sonucunda yapıldığı düşünülmektedir. Çünkü söz konusu virman kaydı bir kere değil 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde 4 kez yapılmıştır. Diğer yandan yukarıda yer alan ve temel konu başlığı maliyet bedelinin tanımı ya da kapsamı hakkında açıklama yapmak olan VUK 262. maddesinin © bendinde, iktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar olan kısmının zorunlu bir şekilde emtianın maliyetine dahil edilmesi gerektiği, faiz giderleri ve kur farklarının stoklara giriş tarihinden sonraki diğer kısımlarının ise maliyet bedeline dahil edilmesi veya dönem giderlerine (780 Finansman Gideri) kaydedilmesinin ise ihtiyari olduğu ifade edilmektedir. Bu noktada söz konusu kanun hükmünün uygulaması açısından iki önemli husus bulunmaktadır. Birincisi; VUK/”a göre ister bir zorunluluk isterse ihtiyari bir şekilde olsun eğer bir işletme emtia edinmek için kullandığı kredinin faiz giderini emtianın maliyetine dahil edecek ise bu gideri doğrudan ilgili emtianın maliyetine dahil eder. Dolayısıyla söz konusu faiz giderinin ilk önce 780 Finansman Giderleri hesabına daha sonra ise virman kaydı ile emtianın maliyetine dahil edilmesi yönünde bir uygulama muhasebenin temel kavramlarından dönemsellik ve özün önceliği ile uyuşmamaktadır. İkinci önemli husus ise VUK'un 262. maddesi, finansman giderlerinin maliyete dahil edilmesi için gereken ilişkiyi açıkça belirtmekte olup, buna göre kullanılan kredinin emtianın ya da iktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredi olması gerekir. Bu ifade, kullanılan kredi ile emtianın satın alınması ya da üretimi arasında doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi olması gerektiği anlamına gelmektedir. Bir başka ifadeyle faiz giderinin maliyete eklenebilmesi için kredinin, spesifik olarak o ticari malın (emtianın) alımı veya üretimi için kullanılması ya da tahsis edilmiş olması gerekmekte olup kredi tutarı ilgili emtianın ödemesinde fiilen kullanılmış olmalıdır. Dolayısıyla bir işletme, genel olarak işletme faaliyetlerinin finansmanı için kullandığı bir işletme kredisinin faiz giderini, o dönemde aldığı tüm emtiaların maliyetine otomatik olarak eklememelidir. Yani kredinin faiz ve kur farkının maliyete eklenebilmesi için, o kredinin hangi malın finansmanında kullanıldığının somut olarak tespit edilebilir olması gerekmektedir. Sayın mahkemenin davacı şirketin █████/2025-█████/2025 dönemi gelir tablosunda yer alan Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar hesabı ile ilgili olarak; █████/2025 tarihli geçici komiser heyeti raporunun 16. sayfasında “Sonuç itibariyle bu iki satış işlemi sonrasında davacı şirket 10.471.903,94 TL (1.430.789,44 TL * 9.041.114,50 TL) diğer olağandışı gelir ve kar elde etmiştir. Tekdüzen Hesap Planı Açıklamalarında 679. diğer olağandışı gelir ve kârlar hesabının kullanım amacı “Yukarıdaki hesap kalemleri dışında kalan ve arızi bir karakter taşıyan duran varlık satışlarından doğan kârlar gibi gelir ve kârların yer aldığı hesap kalemidir.” şeklinde ifade edilmektedir. Dolayısıyla gerek tek düzen hesap planı kapsamında yapılan açıklamalar gerekse yukarıdaki duran varlık satış işlemlerinin doğası nedeniyle davacı şirketin bu gelirinin şirketin olağan faaliyetlerinden kaynaklanmadığı ve süreklilik arz edebilecek bir gelir olmadığı görülmektedir.” şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur. Son olarak, bilindiği üzere rapor tipi bir gelir tablosu beş temel kar/zarar bölümünden oluşmaktadır. Bunlar; (1)Brüt Satış Karı veya Zararı, (2)Faaliyet Karı veya Zararı, (3)Olağan Kar veya Zarar, (4)Dönem Karı veya Zararı, (0)Dönem Net Karı veya Zararı olarak adlandırılmaktadır. Finansman Giderleri, (3)Olağan Kar veya Zarar bölümünde; Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar ise (4)Dönem Karı veya Zararı bölümü kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla davacı şirket açısından █████/2025-█████/2025 dönemi gelir tablosunun (1)Brüt Satış Karı veya Zararı ile (2)Faaliyet Karı veya Zararı bölümlerinin analiz edilmesi daha sağlıklı bir sonuç doğurabilir. Bu doğrultuda, davacı şirket konkordato ön projesinin 44.-45. sayfalarında proforma gelir tablolarına yer vermiş olup, söz konusu proforma gelir tablosunun ilk sütununda 2025 yılı ilk 8 ayına ait beklenen tutarlara yer verilmiştir. Davacı şirket proforma gelir tablosunda 2025 yılı ilk 8 ayında 54.000.000,00 TL Brüt Satış Karı öngörmekteyken; █████/2025-█████/2025 dönemi fiili gelir tablosuna göre 34,458.098,72 TL Brüt Satış Karı elde etmiştir. Benzer şekilde davacı şirket proforma gelir tablosunda 2025 yılı ilk 8 ayında 40.392.000,00 TL Faaliyet Karı öngörmekteyken; █████/2025-█████/2025 dönemi fiili gelir tablosuna göre 21.826.438,38 TL Faaliyet Karı elde edebilmiştir. Bu bakış açısı, davacı şirketin finansal performansının (kar/ zarar) değerlendirilmesi noktasında alternatif bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Serbest Nakit Akışı (SNA), aşağıdaki formülle hesaplanmaktadır: SNA- İşletme Faaliyetlerinden Nakit Akışı — Sermaye Harcamaları (CapEx) Formülde de görüleceği üzere ihtiyaç duyulan verilerden birisi işletme faaliyetlerinden nakit akışı verisidir. Söz konusu verinin elde edilmesinde kullanılan doğruda ve dolaylı yöntem şeklinde iki yaklaşım söz konusudur. Doğrudan yöntemde bu veri işletmelerin nakit akış tablosundan doğrudan elde edilmektedir. Nakit akış tablosunun bulunmadığı durumlarda “işletme faaliyetlerinden nakit akışı”nın bilanço ve gelir tablosu verileri kullanılarak hesaplanması ise dolaylı yöntem olarak adlandırılmaktadır. Ancak davacı şirketin nakit akış tablosu bulunmamaktadır. Bu yüzden █████/2025 tarihli geçici komiser heyeti nihai raporunda zorunlu olarak yukarıda ifade edilen dolaylı yöntem kullanılarak işletme faaliyetlerinden nakit akışı hesaplanmıştır. Bu durum söz konusu Serbest Nakit Akışı (SNA) analiz sonuçlarının kullanılması ya da yorumlanmasında temkinli bir yaklaşıma sahip olunmasını da gerekli kılmaktadır. Dolaylı yöntemde gelir tablosunda yer alan net kâr/zarar kalemi bir başlangıç noktası olarak alınmakta olup bu tutar üzerinde nakit dışı kalemler ve işletme sermayesi değişiklikleri ile düzeltmeler yapılarak işletme faaliyetlerinden sağlanan net nakit akışına ulaşılmaktadır. Bu yöntem, doğrudan yöntemde olduğu gibi işletme faaliyetlerinden kaynaklanan brüt nakit tahsilatları (alıcılardan yapılan tahsilatlar vb.) ve brüt nakit ödemeleri (satıcılar ve çalışanlara yapılan ödemeler vb.) hakkında ayrıntılı bilgi sunamamaktadır. Bu yüzden nakdin tam olarak nereden geldiğini ve nereye harcandığını gösteren temel nakit akış bilgileri detaylı bir şekilde görülememekte, bir başka ifadeyle Serbest Nakit Akışı (SNA) kalitesinin değerlendirilmesi zorlaşmaktadır. Diğer yanda daha önce de ifade edildiği gibi dolaylı yöntemde hesaplamaya net kar/zarar rakamından başlanılması zorunluluğu, olası bazı muhasebe yanlışlıklarının işletme faaliyetlerinden nakit akış tutarının üzerinde etkili olmasına da yol açabilmektedir. Sonuç olarak geçici komiser heyeti tarafından nihai raporda hesaplanan SNA tutarında; düşük seviyedeki CapEx'in SNA tutarını etkilediği ve işletme faaliyetlerinden nakit akışının belirlenmesinde dolaylı yöntemin kullanıldığı hususları dikkate alındığında kısıtlı bir öngörülebilirliğe sahip olduğu söylenebilir. " şeklinde rapor düzenlenmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Talep, İİK'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordatonun tasdiki isteğine ilişkindir.
Konkordatonun tasdiki koşullarının bulunup bulunmadığı, davacı şirkete kesin mühlet verilmesinin imkan ve koşullarının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
İcra ve İflas Kanununun 285. maddesine göre, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Buna göre sermaye şirketleri ile birlikte gerçek kişiler de mahkemeden konkordato talebinde bulunabilir. Yasa koyucu konkordato talebini, vade konkordatosu ve indirim konkordatosu olarak ikiye ayırmıştır. Yani borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe riski bulunan borçlu şirket veya borçlu şahıs, mahkemeye başvurarak borçlarının ödenmesi için vade verilmesi veya borçlarından indirim yapılması talebiyle konkordato ilan edebilir.
2004 sayılı İİK'nun 287. maddesinde geçici mühlet düzenlenmiştir. İİK'nun 287/4. fıkrasında, geçici mühletin 3 ay olduğu, mahkemece bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabileceği, 287/5. fıkrada ise, 291. ve 292. maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 291. maddede, borçlunun mali durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması, 292. maddede ise, kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılmasına yer verilmiş, 291/2. fıkrada, mahkemenin kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet edeceği, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet edeceği belirtilmiş, 292. maddenin son fıkrasında yine benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur (İİK m.288/1.). İİK'nun 287. maddesinde, geçici mühlet kararı ile birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacı ile geçici konkordato komiseri görevlendirileceği belirtilmiştir. Konkordato komiserlerinin görevleri ise aynı yasanın 290. maddede ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Konkordato komiserinin görevleri arasında, mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporları sunmak da sayılmıştır.
█████/2018 tarihinde kabul edilerek, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, "İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 13. ve devamı maddelerinde, 2004 sayılı İİK'nun "Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması" üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, iflasın ertelenmesi kaldırılarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Yasanın 288/1. fıkrasında, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağına yer verilmiş, İİK'nun 294. maddesinde, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları, 297. maddesinde ise kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarına ilişkin düzenleme yer almıştır. Kanun koyucu, 7101 Sayılı Kanun'da, uygulama alanını genişleterek konkordatoyu, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulabilmek için başvurabileceği bir hukuki çare olarak betimlemiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. █████/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunun 65. maddesi ile, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 179/a, 179/b, 179/c, 298/a ve 329/a maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı yasanın 62. maddesinde, 6102 sayılı TTK'nun iflasın ertelenmesi üst başlığını taşıyan 377. maddesi, başlık kısmı ile birlikte değiştirilmiş, değişiklikle, maddenin üst başlığı, konkordato olarak yer almış ve maddede, yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklının, 376. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapacağı İflas talebi ile birlikte veya bu kapsamda yapılan iflas yargılaması sırasında 2004 sayılı Kanun'un 285. ve devamı maddeleri gereğince konkordato da talep edebileceği belirtilmiştir. 52. maddede ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 63. maddesinde de, mali durumun düzeltilmesi mümkün görülmesi halinde yönetim kurulu veya alacaklılardan birinin konkordatoda talep edebileceğine dair düzenlemeye gidilmiştir. 7101 sayılı yasanın 46. maddesi ile, 2004 sayılı İİK'na 14 nolu geçici madde eklenmiş ve geçici maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunacağına yer verilmiştir.
İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.
İİK'nun 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İİK'nun 289/3. fıkrasında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde bir yıllık kesin mühlet verileceği belirtilmiştir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
İİK'nun 286. maddesinde konkordato talebine eklenecek belgeler düzenlenmiş olup,
"e) (Değişik
:6/███████-███████ md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe Ve Denetim Standartları Kurumu'nca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.
(Mülga fıkra
:6/███████-███████ md.)
Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.
(Ek fıkra
:6/███████-███████ md.) Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe Ve Denetim Standartları Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra
:6/███████-███████ md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmünü içermektedir.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir.
A)Konkordato projesinin başarı durumunun değerlendirilmesinde;
Davacı şirketin konkordato kaynaklı alınan kaynakları şu şekildedir;
1. Şirket adına kayıtlı taşınmazların satışı
• █████/2025: 286.237.275,67 • █████/2025: 117.223.333,33
2. Şirket ortakları adına kayıtlı taşınmazların satışı
• █████/2025: 57.682.270,72 • █████/2025: 55.500.000,00
3. Bankaya tahsile verilen çekler/senetler ile portföyde bulunan alınan müşteri çek ve senetleri
• █████/2025: 107.857.477,50 • █████/2025: 60.590.520,00
4. Dönem Başı Hazır Değerler (Kasa + Banka)
• █████/2025: 6.510.290,95 • █████/2025: 2.304.724,25
5. Ticari alacaklar tahsilatı (%80)
• █████/2025: 97.161.156,29 • █████/2025: 153.942.295,09
6. Verilen Sipariş Avansları (%80)
• █████/2025: 145.173.852,23 • █████/2025: 106.877.172,44
7. Stok Azaltımı (%50)
• █████/2025: 28.301.197,20 • █████/2025: 20.479.220,00
8. İşletme Faaliyetinden Elde Edilecek Kâr (2025/8 ay - 2028/8 ay)
• █████/2025: 55.604.006,06 • █████/2025: 55.604.006,06
GENEL TOPLAM (KONKORDATO KAYNAK TOPLAMI)
• █████/2025: 784.527.526,62 TL • █████/2025: 572.521.271,17 TL
Mahkemizce konkordato kaynakları değerlendirilerek açıklanacaktır.
A.1)-Şirket adına kayıtlı taşınmazların satışının değerlendirilmesi;
1. ... İKİ KATLI BETONARME EV VE ARSASI
Rayiç Değer
: 16.000.000,00 TL
Rehin Bilgisi
: ÜÇ KA DEMİR ÇELİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (30.000.000 TL)
2. K ... Parsel ARSA
Rayiç Değer
: 75.000.000,00 TL
Rehin Bilgisi
: 1) ...ANKASI (100.000.000 TL) - 2) ...SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (50.000.000 TL)
3. ...Parsel Hisse Oranı
: ███████ KARGİR DÜKKAN
Rayiç Değer
: 1.622.083,33 TL
Rehin Bilgisi
: ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (10.000.000 TL)
4. ...Parsel Hisse Oranı
: ███████ ARSA
Rayiç Değer
: 4.101.250,00 TL
Rehin Bilgisi
: ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (10.000.000 TL)
5. ...Parsel (1/2 Hisseli) KARGİR İMALATHANE
Rayiç Değer
: 10.500.000,00 TL
Rehin Bilgisi
: ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (25.000.000 TL)
6. ...ASMA KATLI DÜKKAN
Rayiç Değer
: 10.000.000,00 TL
Rehin Bilgisi ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (25.000.000 TL)
7. ...Parsel İKİ KATLI PREFABRİK FABRİKA ve ARSASI
Rayiç Değer
: 120.000.000,00 TL
Rehin Bilgisi
: 1) ...BANKASI (240.000.000 TL) - 2) ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED (75.000.000 TL)
TOPLAM
: 237.223.333,33 TL olarak davacı tarafın konkordato kaynağı olarak taşınmazı bulunmaktadır.
Davacı şirketin konkordato kaynağı olarak gösterdiği gayrimenkullerin bazılarını üzerinde ... Bankası, ... Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve cinsi araca ait kayıt olup olmadığının araştırılarak, kayıt var ise buna ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi rica olunur.
cinsi araca ait kayıt olup olmadığının araştırılarak, kayıt var ise buna ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi rica olunur.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından ipotek tesis edilmiştir. Davacı şirkete ait █████/2025 tarihli mizanda, davacı şirketin cinsi araca ait kayıt olup olmadığının araştırılarak, kayıt var ise buna ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi rica olunur.
cinsi araca ait kayıt olup olmadığının araştırılarak, kayıt var ise buna ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi rica olunur.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ye 1.741.955,18 TL; cinsi araca ait kayıt olup olmadığının araştırılarak, kayıt var ise buna ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi rica olunur.
cinsi araca ait kayıt olup olmadığının araştırılarak, kayıt var ise buna ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi rica olunur.
... ve Ticaret A.Ş.’ye ise 7.855.295,21 TL tutarında borcu bulunmaktadır. Davacı şirketin ipotek tesis edilerek kullandığı banka kredisi ise r Bankasına aittir. Davacı şirketin █████/2025 tarihli mizanında... Bankasına olan kredi borcu 96.918.115,72 TL olarak raporlanmıştır. Mahkememizce █████/2025 tarihli duruşma tutanağında yer alan “ipotekli/rehinli taşınmazlarla ilgili olarak rehinli alacaklarda mühlet içerinde faiz de işletildiği nazara alınarak” ifade doğrultusunda davacı şirket kanalı ile söz konusu bankadan davacı şirkete ait ipotekli kredi borcuna ait ana para ve faiz tutarının bildirilmesi istenmiş komiser heyetince ilgili bankadan yazı cevabı alınamamış ve kendilerince hesap edilerek ... Bankasına toplam borcun 107.029.061,51 TL olarak raporlandığı görülmüştür.
Davacı tarafın konkordato kaynağı olarak gösterdiği ... Parsel iki katlı prefabrik fabrika ve arsası şirketin hali hazırda faaliyetinin yürüttüğü yerdir. Davacı taraf ilk Olarak konkordato projesinde bu taşınmazı bir konkordato kaynağı olarak göstermiş mahkememizce yapılan değerlendirmede fabrika binasının satılması halinde faaliyetlerini nasıl devam ettireceği noktasında belirsizlikler oluşmuştur. Davacı taraf geçici Mühlet süresi içerisinde fabrikanın satılması noktasında veya başka bir yere kiralanarak faaliyetlerinin devam ettirilmesi noktasında herhangi bir girişimde bulunmamıştır. Mahkememizce icra edilen 11.08.2025 tarihli celsede davacı şirket yetkilisi beyanında fabrika binasını satmak ve kiraya geçmek gibi bir niyetleri olmadığını söylemiştir daha sonra ise beyan dilekçesi sunmak suretiyle fabrika binasının satılacağını belirtmişlerdir. Fabrika binasının hem ipotekli olması, hem de şirket faaliyetlerinin fabrika binasının satılması halinde nasıl devam ettireceğini dair belirsizlikler dikkate alındığında bu kaynağın samimi olmadığı görülmüştür. Bu kapsamda ilgili taşınmaz bir konkordato kaynağı olarak değerlendirilmemiştir. İpotekli taşınmazlar açısından davacı şirket faaliyetlerine devam etmek istiyorsa Türkiye vakıflar bankası'na olan ipoteğe ait borcun ödenmesi gerekmektedir bu nedenle fabrika binasını elden çıkaramayacağı için diğer taşınmazların satışı ile ve yapılacak faaliyetler ile borcun ödenmesi gerekir. Davacı şirketin olağan 5 aylık dönemde zarar ettiği anlaşılmakla (bunun izahı bihare yapılacaktır) İpotekli taşınmazları ilişkin borçlar ödenmediği takdirde bunların rehinli alacaklar olması dikkate alındığında Toplam 237.223.333,33 TL olarak gösterilen konkordatoda kaynağından mahkememizce konkordato kaynağı olarak kabul edilmeyen 120.000.000 değerindeki fabrika binası düşüldüğünde bakiye konkordato da kaynağının 117.223.333,33 TL olarak değerlendirilecektir. Türkiye Vakıflar Bankasına toplam borcun 107.029.061,51 TL borcunun ... Parsel arsanın satışından tahsil edilmesi halinde ise bu kaynağında konkordato kaynağı olarak değerlendirilemeyeceği, geriye ise 32.223.333,33 TL değerinde taşınmaz kaldığı bunlardan da diğer ipotek alacaklıların borcu düştükten sonra (1.741.955,18 TL ve 7.855.295,21=9.597.250,39 TL) 22.626.082,94 TL civarında bir konkordato kaynağı olarak kalmıştır. Ayrıca taşınmazların bir kısmının ise paylı mülkiyet olduğu ve paylı mülkiyetler de nazara alınarak davacının bu kapsamında objektif olarak olarak konkordato kaynağı 22.626.082,94 TL olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizce ipotekli taşınmazlar nitelik itibariyle adi alacaklar için bir konkordato kaynağı olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir. Çünkü ipotek borçları ödenmediği takdirde ipotek alacaklıları ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilecekler ve alacaklarını bu şekilde temin edebileceklerdir bir de ipotekli alacakların konkordatoki konumu açısından faiz işletildiği de nazara alınarak geçerli bir konkordato kaynağı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
A.2)-Şirket ortakları adına kayıtlı taşınmazların satışı;
Davacı şirket ortakları adına kayıtlı 1. ... ... ... ... Dubleks Mesken olmak üzere 4 adet taşınmazı konkordato kaynağı olarak göstermiştir.
Bu konuda, konkordato hukukunda "projenin ciddiyeti ve inandırıcılığı" başlığı altında değerlendirilen oldukça kritik bir mesele vardır. Türk hukuk sisteminde sermaye şirketleri ile ortakların malvarlıkları kesin çizgilerle ayrılmıştır. Ortağın konkordato kaynağından vazgeçmesi (diğer ortaklarla ileri ki aşamalarda uyuşmazlık içine düşmesi, ailevi sorunlar vefat gibi) veya hisse devri gibi gerçekleşebilecek olaylar şirket açısından hukuk dünyasında "dış kaynağın belirsizliği" olarak adlandırılır. Şirketin borçlarından dolayı kural olarak şirket malvarlığı sorumludur. Şirket ortağının şahsi mülkiyetinde bulunan bir taşınmaz, hukuken şirketin bilançosunda veya aktifinde yer almaz. Konkordato projesinde şirketin kendi tasarruf yetkisinde olmayan, mülkiyeti üçüncü bir kişiye (şirket ortağı olsa dahi) ait olan bir malvarlığının kaynak olarak gösterilmesi, "hukuki öngörülebilirlik" ilkesine aykırıdır. Şirket ortağının, şahsi taşınmazını satarak şirkete kaynak aktaracağını beyan etmesi, o an için yalnızca bir iyi niyet beyanı niteliğindedir. Hukukta niyetler, kesinleşmiş teminatlar olmadıkça bağlayıcı değildir. Konkordato mühleti içinde ortağın borçları ödemekten vazgeçmesi halinde, konkordato komiserinin veya mahkemenin ortağın şahsi malına zorla el atma yetkisi yoktur. Ortağın şirket hisselerini üçüncü bir kişiye devretmesi durumunda, eski ortağın şahsi malvarlığı ile şirket arasındaki bağ tamamen kopacaktır. Yeni ortak ise bu taahhüdü yerine getirmekle yükümlü olmayabilir. En basit bir sorun olarak ortaklarından birinin vefatı halinde ortağın konkordato kaynağı olan taahhüt ne olacak sorusunun cevabı verilemez mahiyette olduğu aşikadır. Ortağın şahsi taşınmazı üzerinde, şirketin değil, ortağın şahsi alacaklılarının tasarruf hakkı önceliklidir. Eğer ortağın şahsi borçları varsa, ortağın şahsi alacaklıları bu taşınmaza haciz koyabilir. Bu durumda, şirket konkordato projesinde bu taşınmaza güvenmiş olsa bile, taşınmazın satışı halinde para şirket alacaklılarına değil, ortağın şahsi alacaklılarına gidecektir. Bu durum, konkordato projesini uygulanamaz ve hayali kılar. İcra ve İflas Kanunu (İİK), konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin nesnel verilerle desteklenmesini şart koşar. Sadece soyut vaatlere dayalı, şirketin doğrudan kontrolünde olmayan kaynaklar "inandırıcı" kabul edilemez.
Somut olayda, davacı şirket ortakları sadece söz vermişler. Verilen 5 aylık mühlet içerisinde taşınmazları şirkete devredip inandırıcı bir konkordato kaynağı halinde getirmemişlerdir. Bu şartlar sağlanmadan, sadece satıp şirket borçlarını ödeyeceğim beyanıyla sunulan proje, alacaklıları yanıltmaya yönelik, temelsiz bir kaynaktır. Bu nedenle bu kaynağın konkordato kaynağı olarak değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.
A.3)-Bankaya tahsile verilen çekler/senetler ile portföyde bulunan alınan müşteri çek ve senetlerinin değerlendirilmesi;
Davacı Şirket ön projesinde bu kaynak kalemi ile ilgili olarak "█████/2025 tarihli ara bilançoya göre, Şirketin 101 / ALINAN ÇEKLER, 121/ ALINAN SENETLER toplamı ile 102/ BANKA hesabında bankalara tahsile verilen çek ve senet tutarı toplamı 107.857.477,50 TL'dir." ifadeleri yer almaktadır. Söz konusu kaynak kaleminde Nisan 2025'ten Ağustos 2025 dönemine kadarki süre zarfında 47.266.957,50TL (107.857.477,50TL - 60.590.520,00TL) tutarında bir azalış/değişim bulunmaktadır.
Şirketin elindeki çek ve senetlerin azalması, bu kıymetli evrakların vadelerinin geldiğini ve tahsil edilerek şirket kasasına veya banka hesabına girdiğini gösterir. Şirket o 4 aylık dönemde (Nisan-Ağustos arası) yaklaşık 47 milyon TL tutarındaki çeki/senedi tahsil etmiş veya borçlarına karşılık elden çıkarmış görülmektedir.
A.4)-Dönem Başı Hazır Değerler (Kasa + Banka) kaleminin değerlendirilmesi;
Davacı Şirket ön projesinde bu kaynak kalemi ile ilgili olarak “Şirketin █████/2025 tarihli bilançosunun hazır değerler hesap bölümünde yer alan 5.683.518,24 TL, kasa ve bankadaki paralardan oluşmaktadır. Bu tutarlar da borç ödemesinde kullanılabilecek kalemlerdendir. █████/2025 tarihli ara bilançoya göre, Şirketin (100) KASA hesabı 12.128,72 TL’dir. Diğer taraftan █████/2025 tarihli bilançoya göre, Şirketin 102 / BANKA (nakit) hesabı tahsile verilen çek ve senetler düşüldükten sonra 5.614.389,52 TL ve 108 / DİĞER HAZIR DEĞERLER hesabındaki kredi kartlı satış tutarı 57.000,00 TL’dir.” ifadeleri yer almaktadır. Geçici komiser heyetine sunulan █████/2025 tarihli mizan üzerinde yapılan incelemede bu proje kaynağında adı geçen hesapların bakiyeleri toplamı 2.304.724,25 TL’dir (100 Kasa Hesabı: 939.788,28TL + 102 Banka/Nakit: 1.364.935,97TL + 108 Diğer Hazır Değerler: 0,00). Raporlandığı görülmüştür.
A.5)-Ticari alacaklar tahsilatı (%80)'na ilişkin kısmın değerlendirilmesi;
█████/2025 tarihli bilançoda, 220 Alıcılar Hesabı altında yer alan 139.507.240,61 TL tutarındaki uzun vadeli alacakların içinde, Eser Hadde Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait 64.971.730,44 TL’lik alacak bulunduğu görülmektedir. Bu şirketin konkordato veya iflas sürecinde olup olmadığı, tahsilat riskinin ne boyutta olduğu hususunun ayrıntılı şekilde araştırılarak rapora eklenmesi tahsil edilememe riskinin işletmenin borca batıklık durumu üzerindeki etkisinin yeniden analiz edilmesi komiser heyetinden talep edilmiştir.
Davacının █████/2025 tarihli mizanına göre ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden olan alacak tutarı 65.136.356,44 TL (164.626,00 TL’si kısa vadeli; 64.971.730,44 TL’si uzun vadeli)’dir.
█████/2025 tarihli mizana göre ise söz konusu firmadan olan alacak tutarı 89.337.170,44 TL olup tamamı kısa vadeli olarak raporlanmıştır. Burada █████/2025 tarihli mizanda uzun vadeli olarak raporlanan alacağın █████/2025 tarihli mizanda tamamen kısa vadeli olarak raporlandığı görülmekte olup, söz konusu firmadan davacı şirketin alacağının da 65.136.356,44 TL’den 89.337.170,44 TL’ye yükseldiği görülmektedir.
Geçen süre zarfında davacı şirketin...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden olan alacağının hali hazırda iki taraf arasında ticari bir mal alış-verişi olmamasına rağmen hangi nedenden ötürü artış gösterdiği davacı şirket yetkilileri tarafından şu şekilde beyan edilmiştir: “Geçici mühlet öncesinde davacı şirket, müşterisi konumunda olan... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne yaptığı mal satışları nedeniyle çekler almıştır. Davacı şirket yine geçici mühlet öncesinde ana tedarikçisi konumunda olan ...Turizm Sanayi Dış Ticaret AŞ’ye söz konusu çekleri mal alışları/sipariş avansları nedeniyle ciro etmiştir. Söz konusu çeklerden vadesi gelmesine rağmen keşidecisi tarafından ödenmeyenler nedeniyle davacı şirket tarafından, hem...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden olan alacağını hem de ...u Turizm Sanayi Dış Ticaret AŞ’ye olan borcunu artıracak şekilde muhasebe kayıtları yapılmıştır.
Alacak risk tutarı 89.337.170,44 TL olarak raporlanmış olmakla birlikte davacı tarafından geçici komiser heyetine sunulan ...çek listesinde Eylül 2025 döneminde ödenmemiş 9.000.000 TL’lik 3 adet (Seri No:0621183, Vade:15.09.2025, Tutar: 2.000.000,00TL + Seri No:3462240, Vade:20.09.2025, Tutar: 5.000.000,00TL + Seri No:0621184, Vade:25.09.2025, Tutar: 2.000.000,00TL) ve yine Ekim 2025 döneminde de ödenmeme ihtimali bulunan 5.000.000TL’lik 1 adet (Seri No:3462241, Vade:20.10.2025, Tutar:5.000.000,00TL) daha çek bulunduğu görülmektedir. Bu doğrultuda davacı şirketin gelecek döneme ilişkin finansal tabloları açısından söz konusu firmadan kaynaklı toplam alacak risk tutarı Eylül 2025 döneminde 98.337.170,44 TL (89.337.170,44TL + 9.000.000,00TL), Ekim 2025 döneminde ise 103.337.170,44 TL (98.337.170,44TL + 5.000.000,00TL) ulaşacaktır.
Eser Hadde Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi de Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan...Esas sayılı dosya kapsamında █████/2025 tarihinde üç aylık geçici konkordato mühleti verildiği, ancak mahkemenin █████/2025 tarihli duruşma tutanağındaki karar doğrultusunda geçici mühlet kararının kaldırıldığı, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve duruşmanın █████/2025 tarihine bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.
Sonuç olarak davacı şirketin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den 103.337.170,44 TL alacaklı bulunmaktadır. Davacı tarafından ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şirketinden alacaklı olduğu miktar tüm ticari alacakları arasında oransal anlamda büyük bir yere sahiptir. Dolayısıyla ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den davacının alacağını tahsil edememe riski çok yüksek olduğu değerlendirildiğinden bu alacak kalemi konkordato projesinde kesinlikle belirsiz ve güvenilmez bir kaynak olarak değerlendirilmiştir.
A.6)- Konkordato komiser raporunda şirketin kar-zarar durumunun ve işletme faaliyetinden elde edilecek kara ilişkin kaynağın değerlendirilmesi;
Konkordato komiser raporunun incelenmesinde, Nisan 2025 döneminden Ağustos 2025 dönemine gelindiğinde davacı şirket 4 aylık süre zarfında toplam varlıklarını %2,08 oranında artmıştır. Söz konusu dönemde dönen varlıklar içerisinde yer alan Ticari Alacaklar (Alıcılar) kalemindeki değişimi ise oldukça dikkat çekici olduğu belirtilmiştir. Ticari alacaklar 122.761.999,79 TL’den 192.438.423,28 TL’ye yükselerek %56,76 oranında arttığını göstermektedir. Bu durum satışların büyük ölçüde vadeli yapıldığını ve işletmenin tahsilat riskinin arttığını göstermektedir.
Dört aylık süre zarfında Stoklar hesap grubu genel olarak değişim göstermemektedir, ancak stoklar hesap grubu içinde yer alan Ticari Mallar hesabı 60.751.653,17 TL’den 104.753.453,03 TL’ye yükselirken, Verilen Sipariş Avansları hesabı 181.467.315,29 TL’den 133.596.465,55 TL’ye düşmüştür.
Dönen varlıklar içerisinde yer alan nakit ve nakit benzerlerini kapsayan Hazır Değerler söz konusu dönem zarfında 113.124.768,45 TL’den 62.974.676,89 TL’ye düşerek %44,33 oranında bir azalış göstermiştir. Bu azalma, artan ticari alacaklarla birlikte değerlendirildiğinde, işletmenin nakit pozisyonunun zayıfladığını değerlendirilmiştir.
Söz konusu dönemde duran varlıklar açısından bir değerlendirme yapılacak olursa; genel açıdan duran varlıklarda küçük bir artış bulunmak olup, bu hesap grubu içerisinde yer alan yapılmakta olan yatırımlar hesabı 8.750.609,73 TL’den 11.417.276,40 TL’ye yükselmiştir.
Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar toplamı dört aylık süre zarfında %21,73 oranında azalmıştır. Ticari Borçlar hesap grubu 223.261.202,48 TL’den 174.557.681,64 TL’ye düşerek %21,73 oranında azalmıştır. Bu, satıcılara/tedarikçilere olan kısa vadeli borçların dört ay içinde önemli ölçüde ödendiğini göstermektedir. Diğer yandan KVYK hesap sınıfı içerisinde yer alan Mali Borçlar hesap grubunda Nisan 2025 döneminde Banka Kredisi yer almazken, daha önce uzun vadeli mali borçlar içerisinde yer alan banka kredilerinin Ağustos 2025 döneminde kısa vadeli banka kredilerine virmanlanması sonucunda bu grupta 60.557.778,81 TL’lik bir Banka Kredisi oluşmuştur.
Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar (UVYK) toplamında %0,77 oranında küçük bir artış bulunmaktadır. Ancak, UVYK kapsamında yer alan Mali Borçlar (Banka Kredileri) 143.329.889,51 TL’den 75.238.667,33 TL’ye düşmüştür. Bu durum, uzun vadeli borçların bir kısmının geri ödendiği ve/veya kısa vadeli borçlara virmanlandığını göstermektedir. Ayrıca bu hesap sınıfı kapsamında yer alan Diğer Borçlar (Ortaklara Borçlar+Diğer Çeşitli Borçlar) hesap grubu 43.158.386,54 TL’den 80.994.921,48 TL’ye çıkarak %87,66 oranında artmıştır.
Konkordato komiser heyeti raporunda davacı şirketin; Nisan 2025 döneminden Ağustos 2025 dönemine gelindiğinde ...r hesap sınıfının 98.405.796,86 TL’den 116.983.630,04 TL’ye yükselerek %18,88 oranında artış gösterdiği görülmektedir. Söz konusu bu artış tamamen Dönem Net Karı’ndan kaynaklanmakta olup, Dönem Net Karı 8.920.060,96 TL’den 27.497.894,14 TL’ye yükselmiştir. Bu durum, işletmenin karlılıkta başarılı olduğu ve finansal yapısını güçlendirdiği şeklinde yorumlanabilir ancak dönem net karının oluşumunda virman kayıtları ile aktifleştirilen finansman giderleri ile diğer olağandışı gelir ve karlar hesabındaki tutarların etkisi göz ardı edilmemelidir ifadelerini kullandığı görülmüştür.
Konkordato komiser heyetinin raporların şirketin reelde net olarak kar edip etmediği hususununu dönem net karının oluşumunda virman kayıtları ile aktifleştirilen finansman giderleri ile diğer olağandışı gelir ve karlar hesabındaki tutarların göz önüne alarak mahkememizce değerlendirmeye alması gerektiği noktasında açıklamaları bulunduğu görülmüştür.
A.6.1)- Olağan Dışı Gelir Ve Kar Kaleminin Şirketin Olağan Faaliyetleri İle Elde Ettiği Karın Tespiti Amacıyla Kardan Düşülüp Düşülmemesine Dair Değerlendirmede;
█████/2025 tarihli geçici komiser heyeti rapor ekinde yer alan █████/2025-█████/2025 tarihli gelir tablosunda 20.143.651,51 TL’lik dönem net karının oluşumunda etkili olan 10.471.903,94 TL tutarında Diğer Olağanüstü Gelir ve Karlar’ın bulunduğu görülmektedir. Geçici mühlet öncesinde davacı şirket tarafından yapılan iki satış işleminden kaynaklandığı tespit edilmiştir Söz konusu satış işlemlerinden birincisine ait detay bilgiler █████/2025 tarih ve 3751 nolu mahsup fişi kapsamında yer almaktadır. Bu mahsup fişi ve faturasına göre davacı şirket daha önce 2.54 Taşitlar Hesabı’nda kayıtlı 16 MBK 07 plakalı taşıtı █████/2025’te satmış ve bu satış işlemi nedeniyle de 1.430.789,44 TL diğer olağanüstü gelir ve kar elde etmiştir. Bahse konu satış işlemlerinden ikincisine ait detay bilgiler ise █████/2025 tarih ve 3867 nolu mahsup fişi kapsamında yer almaktadır. Bu mahsup fişi ve faturasına göre davacı şirket daha önce 230 Arazi ve Arsalar Hesabı’nda kayıtlı olan iki farklı gayrimenkulü (a-Hacılar Karpızseki Arsa, Ada:4925, Parsel:4, b-Eğribucak Arsa, Ada:7225, Parsel:2) █████/2025’te satmış ve bu satış işlemi nedeniyle de 9.041.114,50 TL diğer olağanüstü gelir ve kar elde etmiştir.
Tekdüzen Hesap Planı Açıklamalarında 679. DİĞER OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR hesabının kullanım amacı “Yukarıdaki hesap kalemleri dışında kalan ve arızi bir karakter taşıyan duran varlık satışlarından doğan kârlar gibi gelir ve kârların yer aldığı hesap kalemidir.” şeklinde komiser heyetince ifade edilmiştir. Dolayısıyla gerek tek düzen hesap planı kapsamında yapılan açıklamalar gerekse yukarıdaki duran varlık satış işlemlerinin doğası nedeniyle davacı şirketin bu gelirinin şirketin olağan faaliyetlerinden kaynaklanmadığı ve süreklilik arz edebilecek bir gelir olmadığı görülmektedir. Bu nedenle şirketin olağan faaliyetleri ile ne kadar gelir elde ettiğinin dolasıyla konkordato kaynağı olan işletme faaliyetlerinden elde edilecek gelir kısmının akibeti hakkında değerlendirme yapmak için bu gelirin geçici olması dikkate alındığında 27.497.894,14 TL net gelirden bu gelirin düşülmesi gerekmektedir.
A.6.2)- Davacı Tarafından Tarafından Finansal Giderlerini Stok Maliyetlerine Yansıtmasına İlişkin Değerlendirme;
Ocak 2025 dönemi defter-i kebir kayıtları incelendiğinde davacı şirketin 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 4.422.073,31TL borç kaydı gerçekleştirdiği, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 39.894,11TL borç kaydı gerçekleştirdiği görülmektedir. Dolayısıyla Ocak 2025 döneminde 780 Finansman Giderleri Hesabı toplam 4.461.967,42 TL borç kalanı vermektedir. Bu tutara ilişkin olarak Ocak ayı sonunda herhangi bir yansıtma ya da virman kaydı ise söz konusu değildir.
Şubat ayı defter-i kebir kayıtları incelendiğinde ise davacı şirketin bu ayda 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 2.531.398,47 TL borç kaydı yaptığı, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 19.700,66TL borç kaydı yaptığı görülmektedir. Dolayısıyla davacı şirketin Şubat 2025 döneminde katlandığı finansman gideri tutarı 2.551.098,53TL’dir ve 780 Finansman Giderleri Hesabı ise 7.013.065,95TL (Ocak ve Şubat) borç bakiyesi vermektedir. Yine bu tutara ilişkin olarak Şubat ayı sonunda da herhangi bir yansıtma ya da virman kaydı bulunmamaktadır.
Mart 2025 dönemine gelindiğinde ise davacı şirketin sadece bu ay için 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 8.566.507,18TL borç, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 67.861,07 TL borç kaydı yaptığı görülmektedir. Dolayısıyla davacı şirketin Mart 2025 döneminde katlandığı finansman gideri tutarı 8.634.368,25TL’dir ve 780 Finansman Giderleri Hesabı ise 15.647.434,20TL (Ocak, Şubat ve Mart) borç bakiyesi vermektedir. Davacı şirket söz konusu tutar ile ilgili olarak Mart 2025 dönemi sonunda █████/2025 tarih ve 2442 nolu mahsup fişi ile virman kaydı gerçekleştirmiştir (EK 6: Davacı şirketin 780 Finansman Giderleri Hesabına ait virman muhasebe fişleri.). Bu kayıtta davacı şirket 2025 yılı ilk 3 ayına ait 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabında izlediği 127.455,24 TL’lik bakiyeyi 781 Finansman Giderleri Yansıtma Hesabına aktarmış ve böylece söz konusu dönemde davacı şirketin gelir tablosunda 127.455,24 TL finansman gideri raporlanmıştır. Bu tutar davacı şirketin ön proje dosyasında yer alan 2025 yılı 1. dönem geçici vergi beyannamesinde de aynen yer almaktadır. Diğer yandan davacı şirket █████/2025 tarih ve 2442 nolu mahsup fişi uyarınca ayrıca 2025 yılı ilk 3 ayına ait 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabında izlediği 15.519.978,96 TL’lik bakiyeyi ise 153 Ticari Mallar Hesabına aktararak kredi faiz ödemesinden kaynaklanan finansman giderini stok maliyetine virmanlayarak aktifleştirmiştir. Daha önce 780 Finansman Giderlerine kaydedilen bir giderin, daha sonra 153 Ticari Mallar hesabına virman kaydı yapılarak aktarılması şeklindeki bu uygulamanın finansal tablolar açısından doğuracağı sonuç; gelir tablosunda çok azaltan bir gider kalemi olarak yer alması gereken tutarın bilançoda varlıkları artıran bir maliyet kalemi olarak yer alması şeklinde ifade edilebilir.
Nisan 2025 döneminin defter-i kebir kayıtları incelendiğinde ise sadece bu ayda davacı şirketin 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 1.639.450,38TL, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 217.564,30TL borç kaydı yaptığı görülmektedir. Dolayısıyla davacı şirket konkordato ön projesinde de kullandığı █████/2025-█████/2025 dönemi gelir tablosunda toplam 1.984.469,92TL Finansman Gideri raporlamıştır. Bu tutar ilk üç aya ait kredi komisyon ödemesi olan 127.455,24 TL ve Nisan dönemine ait 1.639.450,38TL’lik kredi faizi ile 217.564,30TL’lik kredi komisyonu toplamından oluşmaktadır. Nisan ayı sonunda finansman giderleri ile ilgili bir virman kaydı bulunmamaktadır.
Mayıs 2025 dönemi defter-i kebir kayıtları incelendiğinde ise davacı şirketin sadece bu ayda 780 01 Kredi Faiz Ödemesi alt hesabına 3.927.394,20TL borç kaydı yaptığı bir başka ifadeyle bu ayda söz konusu tutar kadar finansman giderine katlandığı görülmektedir. Mayıs ayı sonu itibariyle bir virman kaydı bulunmaması nedeniyle bu ayın sonunda davacı şirketin finansman giderleri genel toplamı 5.911.864,12 TL olarak gelir tablosuna yansımıştır. Söz konusu finansman gideri tutarı davacı şirket tarafından geçici komiser heyetine sunulan █████/2025-█████/2025 dönemi gelir tablosunda da aynen yer almaktadır.
Haziran 2025 dönemi defter-i kebir kayıtları incelendiğinde ise davacı şirketin sadece bu ayda katlandığı ve 780 01 Kredi Faiz Ödemesi yardımcı hesabına kaydettiği finansman gideri tutarı 12.031.974,81TL’dir. Davacı şirket, █████/2025 tarih ve 4694 nolu mahsup fişi ile 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabında yer alan 15.959.369,01TL’lik (Bu tutar Mayıs ve Haziran aylarına ait 780 01 Kredi Faiz Ödemeleri Hesaplarının bakiyelerinden oluşmakta olup Nisan ayına ait 1.639.450,38TL’lik 780 01 Kredi Faiz Ödemeleri hesap bakiyesini içermemektedir) tutarı 153 Ticari Mallar hesabına virmanlanarak aktifleştirmiştir. Söz konusu virman işlemi sonrasında hesap bakiyesi 1.984.469,92 TL’dir. Bu durum davacı şirketten alınan 2025 yılı 2. dönem geçici vergi beyannamesinde (EK 7: Davacı şirket 2025/2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi) geçici komiser heyetine █████/2025 tarihli raporunun ekinde yer alan davacı şirkete ait █████/2025-█████/2025 dönemi gelir tablosunda finansman gideri 1.984.469,92 TL olarak değil 345.019,54TL olarak raporlanmıştır.
Temmuz 2025 dönemi defter-i kebir kayıtları incelendiğinde davacı şirketin sadece bu ay için 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 1.687.345,56TL, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 37.477,02TL borç kaydı yaptığı, bir başka ifadeyle bu ayda 1.724.822,58TL finansman giderine katlandığı görülmektedir. Davacı şirket daha önceki virman kayıtlarını geçici vergi dönemlerinde (Mart ve Haziran ayı sonları) gerçekleştirmekteyken Temmuz ayında farklı olarak Temmuz ayı sonunda da virman kaydı yapmış ve yine Temmuz ayındaki virman kaydında 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabındaki bakiyeyi de diğer aylardan farklı olarak 153 Ticari Mallar Hesabına virmanlamıştır (Daha önceki aylarda sadece 780 01 Kredi Faiz Ödemesi Hesabının bakiyesini 153 Ticari Mallar Hesabına virmanlamaktaydı.). Şöyle ki, █████/2025 tarih ve 5277 nolu mahsup fişi ile sadece Temmuz ayında gerçekleşen 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabının 1.687.345,56TL’lik bakiyesi ile 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabının bakiyesi olan 37.477,02TL’yi 153 Ticari Mallar Hesabına virmanlamıştır. Dolayısıyla Temmuz ayı sonu itibariyle gelir tablosuna yansıyan finansman gideri tutarı Haziran ayı sonundaki tutar (1.984.469,92 TL) ile aynıdır.
Defter-i kebir kayıtları bulunan son ay olan Ağustos 2025 döneminde ise davacı şirketin sadece bu ay için 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 1.241.818,58TL, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 39.633,65TL borç kaydı yaptığı, bir başka ifadeyle bu ayda 1.281.452,23TL finansman giderine katlandığı görülmektedir. Temmuz ayındakine benzer şekilde davacı Ağustos ayı sonunda █████/2025 tarih ve 5784 nolu mahsup fişi ile 780 01 Kredi Faiz Ödemesi hesabına 1.241.818,58TL, 780 02 Kredi Komisyon Ödemesi hesabına ise 39.633,65TL alacak kaydı; 153 Ticari Mallar hesabına ise 1.281.452,23TL borç kaydı yaparak bu aya ait finansman giderini 780 Finansman Giderleri hesabından 153 Ticari Mallar hesabına virmanlamıştır. Dolayısıyla davacı şirketin █████/2025-█████/2025 dönemine ait gelir tablosunda finansman giderleri tutarı önceki ay ile aynı kalarak 1.984.469,92 TL olarak raporlanmıştır.
Sonuç olarak, finansman giderlerinin bir bütün halinde 8 aylık durumu değerlendirildiğinde davacı şirketin söz konusu dönem toplam 36.470.092,70TL finansman giderlerine katlandığı, bu giderin 34.485.622,78TL’lik kısmı gerçekleştirilen virman kayıtları ile 153 Ticari Mallar Hesabına aktarılarak stok maliyetine dahil edildiği ya da bilançoya alındığı kalan 1.984.469,92TL’lik kısmın ise gelir tablosunda finansman giderleri (Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri) olarak raporlandığı söylenebilir.
Konkordato komiser heyetinin ek raporunda bu durumun bilinçli olarak yapıldığı bildirilmiştir. Normalde gelir tablosuna gider olarak yansıyacak olan finansman giderinin bir kısmının aktifleşerek (153 Ticari Mallar'a eklenerek) bilançoya yansıması, o an için varlıkları ve dolayısıyla bilançonun aktif toplamını yüksek göstermiştir.
Ticari Mallar hesabına eklenen bu giderler, mallar satıldıkça malın maliyeti olarak gelir tablosuna yansıyacak ve karı düşürecektir. Bu, giderin gelir tablosuna yansımasını erteleyen bir işlemdir. Finansman gideri doğası gereği bir giderdir. Bir borçlanma maliyetini ifade eder ve gelir tablosunda yer aldığında karı azaltır. Finansman giderlerinin (negatif kâr etkisi olan kalemlerin) aktifleşerek (varlık değerini artırarak) bilançonun aktifini yüksek gösterdiği ve nihayetinde bir muhasebe hilesine başvurduğu değerlendirilmiştir.
Bu Kapsamda davacı şirketin 34.485.622,78 TL miktarla finansman giderini ticari mallar hesabına kaydettiğinden Şirketin karı olan 27.497.894,14 TL'den Bu finansman giderinin düşürülmesi sonrasında şirketin 6.978.728,64 TL reel olarak zararda olduğu, Ayrıca olağan dışı gelir kaleminde yer alan 10.471.903,94 TL nin düşürülmesi sonrasında şirketin olağan faaliyetleri ile 17.450.632,58 TL reel anlamda zarar ettiği anlaşılmıştır.
Bu zarar doğrultusunda konkordato komiser heyetinin raporunda yer alan cari oran, likidite oranı nakit oran gibi değerlerin tamamen çöktüğü anlaşılmıştır.
A.7)-Serbest Nakit Akışı Ve Faaliyet Döngüsü Analizinin Değerlendirilmesi;
Komiser heyeti raporuna göre; Serbest Nakit Akışı (SNA), aşağıdaki formülle hesaplanmaktadır:
SNA=İşletme Faaliyetlerinden Nakit Akışı - Sermaye Harcamaları (CapEx)
Formülde de görüleceği üzere ihtiyaç duyulan verilerden birisi işletme faaliyetlerinden nakit akışı verisidir. Söz konusu verinin elde edilmesinde kullanılan doğrudan ve dolaylı yöntem şeklinde iki yaklaşım söz konusudur. Doğrudan yöntemde bu veri işletmelerin nakit akış tablosundan doğrudan elde edilmektedir. Bilanço ve gelir tablosu verileri kullanılarak işletme faaliyetlerinden nakit akışı'nın bilanço ve gelir tablosu verileri kullanılarak hesaplanması ise dolaylı yöntem olarak adlandırılmaktadır. Ancak davacı şirketin nakit akış tablosu bulunmamaktadır. Bu yüzden █████/2025 tarihli geçici komiser heyeti nihai raporda zorunlu olarak yukarıda ifade edilen dolaylı yöntem kullanılarak işletme faaliyetlerinden nakit akışı hesaplanmıştır. Bu durum söz konusu Serbest Nakit Akışı (SNA) analiz sonuçlarının kullanılması ya da yorumlanmasında temkinli bir yaklaşıma sahip olunmasını da gerekli kılmaktadır.
Dolaylı yöntemde gelir tablosunda yer alan net kâr/zarar kalemi bir başlangıç noktası olarak alınmakta olup bu tutar üzerinde nakit dışı kalemler ve işletme sermayesi değişiklikleri ile düzeltmeler yapılarak işletme faaliyetlerinden sağlanan net nakit akışına ulaşılmaktadır. Bu yöntem, doğrudan yöntemde olduğu gibi işletme faaliyetlerinden kaynaklanan brüt nakit tahsilatları (alıcılardan yapılan tahsilatlar vb.) ve brüt nakit ödemeleri (satıcılar ve çalışanlara yapılan ödemeler vb.) hakkında ayrıntılı bilgi sunamamaktadır. Bu yüzden nakdin tam olarak nereden geldiği ve nereye harcandığını gösteren temel nakit akış bilgileri detaylı bir şekilde görülememekte, bir başka ifadeyle Serbest Nakit Akışı (SNA) kalitesinin değerlendirilmesi zorlaşmaktadır.
Diğer yanda daha önce de ifade edildiği gibi dolaylı yöntemde hesaplama net kar/zarar rakamından başlanılması zorunluluğu, olası bazı muhasebe yanlışlıklarının işletme faaliyetlerinden nakit akış tutarının üzerinde etkili olmasına yol açabilmektedir.
Komiser heyeti anılan SNA tutarında; düşük seviyedeki CapEx’in SNA tutarını etkilediği ve işletme faaliyetlerinden nakit akışının belirlenmesinde dolaylı yöntemin kullanıldığı hususları dikkate alındığında kısıtlı bir öngörülebilirliğe sahip olduğu söylenebileceğini ifade etmiştir.
Yine komiser heyeti ek raporlarında hesaplamanın sınırlı bir öngörülebilirliğe sahip olduğunu beyan etmiştir. Gerek komiser açıklamaları ve gerekse tablodaki nakit çıkış ve girişlerinin belirsizliği, yukarıdaki yapılan açıklamalar dikkate alındığında tablo gerçekleşebilir olarak kabul görmemiştir.
B) Nihai olarak yapılan değerlendirmede;
Konkordato, borçlunun ekonomik sıkıntıya düşmesi halinde, alacaklılarla anlaşarak borçlarını belirli bir plan ve düzen dahilinde, indirimli veya vadelendirilmiş şekilde ödemeyi taahhüt ettiği, dürüstlük ve şeffaflık içeren bir hukuki süreçtir. Konkordato talep eden borçlunun en başta iyi niyetli olması şarttır. İyi niyet, borçlunun mali durumunu alacaklılardan ve mahkemeden gizlememesi, gerçek dışı bilgi sunmaması ve alacaklıları zarara uğratma kastı taşımaması gerektiği anlamına gelir.
Davacı şirketin konkordato talebi ve sunduğu proje ve sunulan kayıtlar rapor incelenmiştir. Kararın gerekçeleri detaylı olarak üst kısımda açıklanmıştır. Davacı şirketin konkordato projesini finanse etmek için gösterdiği şirket ortaklarına ait şahsi malvarlıkları, şirketin doğrudan tasarruf yetkisinde olmadığından, ve ortağın vefatı, hisse devri gibi durumlarda hukuki belirsizlik yaratacağından dolayı inandırıcı ve geçerli bir kaynak olarak kabul edilmemiştir. Yine konkordato kaynağının büyük bir bölümünü oluşturan ipotekli taşınmazların satışından elde edilecek gelirin öncelikle rehinli alacaklılara gideceği ve şirketin ana faaliyetini sürdürdüğü fabrika binasının satışı konusundaki tutarsız beyanlar nedeniyle bu kaynaklar samimi ve ulaşılabilir bulunmamıştır. Ayrıca ticari alacakları kendisi de konkordato sürecinde olan bir firmadan kaynaklanması nedeniyle tahsilat riskinin çok yüksek olduğu ve bu kalemin projenin başarısını riske attığı tespit edilmiştir. Davacının nakit pozisyonun zayıfladığı tespit edilmiştir. Finansal değerlendirmede ise şirketin tutarındaki finansman giderlerini gelir tablosuna gider yazmak yerine, stok maliyetlerine aktararak karını suni olarak yükselttiği ve bir muhasebe hilesine başvurduğu tespit edilmiştir. Mali durumunu kasten gizleyen ve muhasebe hilelerine başvuran borçlu iyi niyetli olarak kabul edilemez.
Mahkememizce yapılan hesaplama sonucu davacı şirketin reel zarar olduğu, şirketin olağan faaliyetleriyle ciddi zarar etmesi ve mali tablolarının güvenilirliğini yitirmesi nedeniyle, projenin gerçekleşme ihtimali bulunmamaktadır.
Mevcut durumda davacının projede ön görülen süre içinde borçların tasfiyesinin mümkün görülmediği, soyut beyan ve vaadlerin dışında konkordato kaynaklarından elde edilecek gelirler ile borçların ödenmesinin gerçekçi olduğundan söz edilemediği görülmüştür. Yukarıda izah edildiği üzere konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. Başarı olasılığı kavramından anlaşılması gereken ise, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir.
Yapılan açıklamalara göre mahkememizce, davacı borçlunun durumu, malvarlığı, gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato projesinin başarı olasılığının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacının konkordato projesinin uygulanabilirliğine yönelik somut ve gerçekçi çözüm üretilmemiş ve konkordatonun başarıya ulaşacağına dair inandırıcı kanıtlar sunulmaya yönelik adımlar atılmamıştır. Mevcut durumda davacı tarafça gösterilen konkordato kaynakları gerçekçi ve sağlam, alacaklıların menfaatini de koruyan bir durum değildir.
Kesin mühletin verilmesi şartlarının değerlendirilmesinin somut proje üzerinden yapılması gerektiğinden yukarıda sözü edilen konulardaki davacı yanın aksine olan yazılı ve sözlü beyanlarına itibar edilememiştir.
Konkordato ön projesinde belirtilen hedeflere ve geçici mühlet içerisindeki şirket faaliyetlerine bakıldığında, ulaşılan veya ulaşılabilirliği net olan herhangi bir hedefin olmadığı görülmektedir. Buna rağmen davacı tarafından geçici mühlet içerisinde kaynak üretmeye yönelik somut bir çalışma olmadığı görülmüştür. Davacı şirketin borca batık olmadığı, alacaklılarından tahsil edilen alacakların şirketin borçlarını ödemede yetersiz olduğu, olağan ticari faaliyetlerinden ise ön projede belirtilen karı elde edemeyeceği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre davacının konkordato projesindeki hedeflerini gerçekleştiremediği, gerçekleştirme şansının da bulunmaması, kısa vadede çözüm üretilmesine katkı sağlayacak nakdi sermaye artışı veya kredi temini ile ilgili herhangi bir girişimin olmaması, bu hususların ön projede gösterilmemiş olması veya buna dair revize projenin düzenlenmemiş bulunması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda mevcut durum itibariyle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı kanaatine varılmıştır. Netice olarak borçluların kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır.
Dosya kapsamı, sunulan mali tablolar, geçici komiserler kurulunun tüm raporları ve diğer bütün deliller birlikte somut olarak değerlendirildiğinde konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkememizce, borca batık olmayan, mevcut kaynaklarıyla konkordato talep etmeksizin ödeme yeteneğine sahip olan, ekonomik olarak daha kısa vade de borçlarını ödeyebilme gücüne sahip olan şirketin teklif ettiği konkordato kaynaklarıyla orantılı olmadığından, borçlu şirket talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı emsal ilamı).
Yargılama sonunda dosya kapsamına ve yukarıda yapılan açıklamalara göre;
İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de, davacı hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olmadığının anlaşıldığı, Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları karşısında dosya kapsamı ile borca batık olmadığı anlaşılan borçlu hakkında ayrıca borca batıklık araştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine uygun olmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı emsal ilamının ve uygulamalarının da bu doğrultuda olduğu, davacının iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının kesin mühlet ve konkordato taleplerinin reddine, davacı hakkında verilmiş olan geçici mühlet ve geçici mühletin uzatılması kararının, konkordato komiserlerinin görevleri dahil verilmiş olan tüm tedbirlerin kaldırılmasına, koşulları bulunmadığından davacı hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine,
2-Davacı hakkında verilmiş olan geçici mühlet kararının, konkordato komiserlerinin görevleri dahil verilmiş olan tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
3-Koşulları bulunmadığından davacı hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
4-İİK'nun 289/son maddesi gereğince İİK'nun 288 maddesi uyarınca işbu kararın ilanına ve İİK'nun 288 maddesinde belirtilen yerlere bildirilmesine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafından numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davacı taraf lehine ve davanın niteliği gereği müdahale talep edenler lehine de vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin Müdahil ... vekili, Türkiye ... Bankası vekili ve ...Bankası vekilinin yüzüne karşı diğer asli müdahillerin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!