Anahtar kelimeler: İtirazname Görmekte Mahsuba İstinabe Veremez Cümle İnceleyen Süreç Cezasıyla Olmadıkça
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İtirazname No
    : 14-███████████
    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 9. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza
    SAYISI
    : 49-393
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-4. cümle, 31/3, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.11.2015 tarihli ve 49-393 sayılı hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 15.01.2024 tarih ve 9781-314 sayı ile; ''...5271 sayılı Kanun'un 180 nci maddesinin üçüncü fıkrası 'Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafii veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.' hükmü karşısında şikâyetçi ve mağdure ifadelerinin 24.06.2015 tarihinde Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından istinabe yoluyla alınması...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 17.04.2024 tarih ve 414102 sayı ile; "...CMK'nın 180. maddesinde belirlenen istinabe yasaklarının sadece büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan farklı yer mahkemeleri yönünden getirilen bir düzenleme olması karşısında, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalmayan yerlerde aynı il sınırları içinde olan, hatta komşu yargı çevrelerindeki mahkemelerin CMK'nın 196. maddesi kapsamında dışında kalan hâllerde sanık, tanık, bilirkişi, mağdur veya müştekilerinin beyanların istinabe yoluyla almalarının bu mahkemelerce kurulacak hükümlerin sıhhatini etkilemiyor olduğu gözetildiğinde, büyükşehir sınırları niçindeki mahkemeler arasında istinabe yoluyla alınan beyanların da bozma nedeni yapılmasını gerektirecek mutlak bir neden olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır... suça sürüklenen çocuk hakkında Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esasına kayıtlı kamu davasını yapılan yargılaması sırasında, mağdur ... ... ile müşteki ...'ın beyanlarının 24.06.2015 tarihinde Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla alındığı, bu işleme yönelik bir itirazda bulunulmadığı gibi temyize de konu yapılmadığı, anılan hukuka aykırılığın kesin hukuka aykırılık hâllerinden de olmadığı gözetildiğinde, Yüksek Dairenin temyiz incelemesi sonunda işin esası hakkında bir karar vermek yerine bu husustan hükmü bozmasının hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır...'' görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 27.11.2024 tarih ve 4054-10201 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIK KONUSU
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından sunulan temyiz dilekçesi veya CMK'nın 289. maddesi gereğince aynı Kanun'un 180. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen istinabe yasağına aykırı davranılmasının bozma nedeni yapılıp yapılamayacağının belirlenmesine ilişkindir.
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    Viranşehir ilçesinde gerçekleştirdiği isnat olunan eylem nedeniyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı, Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen yargılama kapsamında mağdure ... ile annesi ...'ın beyanlarının alınması için Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesine istinabe talebi gönderildiği ve mağdure ile annesinin beyanlarının Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesince alındığı,
    Mağdure ve annesinin davayı gören Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ifade vermek istediklerine ilişkin bir talepleri olmadığı gibi suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin de mağdure ve annesinin beyanlarının istinabe yoluyla alınmasına itiraz etmedikleri, yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verildiği,
    Suça sürüklenen çocuk müdafiinin 30.11.2015 tarihli temyiz dilekçesinde; ''mahkemenin teşdit gerekçelerini kararında açıkça belirtmediği, suça sürüklenen çocuğun sabıkasız oluşu, suçu bir daha işlememe gibi durumların gözönünde bulundurulmadığı, takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin gösterilmediği, suça sürüklenen çocuk aleyhine somut delil bulunmadığı ve şikayetten vazgeçme gerekçesinin dikkate alınmadığı'' hususlarına yer verildiği, mağdure ile annesinin beyanlarının istinabe yoluyla alınması hususunun temyiz gerekçeleri arasında yer almadığı,
    Yargıtay 9. Ceza Dairesince 15.01.2024 tarih ve 9781-314 sayı ile; CMK'nın 180. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye aykırı şekilde mağdur ve annesinin beyanlarının istinabe yoluyla alınması isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verdiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.04.2024 tarih ve 414102 sayı ile; hükmün bu gerekçeyle bozulmasının hukuka aykırı olduğu görüşüyle itiraz yoluna başvurulduğu,
    Anlaşılmaktadır.
    V. GEREKÇE
    A- İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Değerlendirmeler
    Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2025 tarihli ve 465-23 sayılı kararında belirtildiği üzere; her olayda soyut, müstakil ve kategorik olarak CMK'nın 180. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen istinabe yasağına aykırılığın bozma nedeni kabul edilmesi mümkün değildir. Zira CMK'nın 289. maddesindeki mutlak hukuka aykırılık hâlleri saklı olmak üzere, usule ilişkin normlar maddi gerçeğe ve adalete erişme amacına hizmet eden birer vasıta olmakla, ancak bir bütün hâlinde yargılamanın adil olmadığı sonucunu doğuracak, yani hükmü etkileyecek nitelikteki ihlallerin bozma sebebi olacağında kuşku duyulmamalıdır. Yapılması gereken, savunma hakkı ile dinlenmesi gerekenlerin hak ve menfaatleri arasında hakkaniyete uygun adil bir dengenin kurulması, ne savunma hakkının kısıtlanması ne de mağdur ya da tanığın taşımalı yargılama anlamına gelecek bir külfete mecbur kılınmasıdır. Bu cümleden olarak, mesela tanığın ya da tanık sıfatıyla dinlenen mağdurun dinlenmelerinde, taraflara soru sorma hakkı imkânının sağlanmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı durumlarda, bu hususun açıkça temyiz sebebi yapılması elbette hükmün bozulmasını sonuçlayabilecektir.
    B. Hukuki Değerlendirme
    Mağdure ... ile annesi ...'ın Viranşehir ilçesinde ikamet ettikleri, yargılamanın icra edildiği Şanlıurfa Adliyesinin mülhakatı olan Viranşehehir Adliyesine mağdure ve annesinin beyanlarının alınması amacıyla yazılan istinabe talebinin Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesince ikmal edilerek adı geçenlerin beyanlarının alındığı ve yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verildiği,
    Suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından sunulan 30.11.2015 tarihli temyiz dilekçesinde; mahkemenin teşdit gerekçelerini kararında açıkça belirtmediği, suça sürüklenen çocuğun sabıkasız oluşu ve suçu bir daha işlememe gibi durumların göz önünde bulundurulmadığı, takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin gösterilmediği, suça sürüklenen çocuk aleyhine somut delil bulunmadığı ve şikâyetten vazgeçme gerekçesinin dikkate alınmadığı şeklindeki gerekçelerle kararın temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, İlk Derece Mahkemesince herhangi bir zorunluluk bulunmadığı hâlde mağdurelerin beyanlarının istinabe yoluyla alınması isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği anlaşılan dosyada;
    CMK'nın 289. maddesi kapsamında kanuna muhalefet hâllerinden sayılmayan, soyut, müstakil ve kategorik olarak bozma nedeni kabul edilmesi mümkün olmayan CMK'nın 180. maddesinin üçüncü fıkrasındaki istinabe yasağına muhalefetin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesinde de temyiz nedeni olarak açıkça ileri sürülmemiş olması karşısında bozma nedeni yapılamayacağı kabul edilmelidir.
    Kaldı ki, somut olay itibarıyla Şanlıurfa Adliyesinin mülhakatı olan ve ağır ceza mahkemesi bulunmayan Viranşehir'de, mağdurların beyanlarının istinabe yoluyla alınmasının hükme etki edecek nitelikte usule aykırılık taşımadığı da gözetilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu üyesi; itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
    VI. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
    2-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.01.2024 tarihli ve 9781-314 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
    3-Dosyanın, esasının incelenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde yapılan ilk müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 08.10.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!