Anahtar kelimeler: Buraya Sorgusunda Mernis Şahsa Adrese Bilinen Adresi Tebliğe Muhatabın Adres

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/9 E. ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın sorgusunda bildirdiği adrese tebliğe çıkartılmadan MERNİS adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine aynı yer adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması ve yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan temyiz süresini başlatmayacağı anlaşılmakla, sanığın eski hale getirme talebinin kabulüyle, öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;Sanığın üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Sanık savunması ile birlikte Aydın 1. Asliye Ceza mahkemesince talimatla dinlenen tanık ...'in beyanlarında, ... isimli kişinin işyerinde havlu boy dikim elemanı olarak çalıştığını, ...'ın kocasının polis komiseri olduğunu, olay günü ... .... müdürü olduğu işyerinde çalışırken işlerin yetişmesi için bir kısım malı dışarıda diktirilmesi için orada çalışan elemanlar ile birlikte ufak kamyona havlu yüklediklerini, bunlar dikişi yapıldıktan sonra geri geleceğini, bir kaç gün içinde gelmeyince bu defa satıldığını duyduklarını, hoca isimli bir kişinin dükkanında bu mallar bulunduğunu, olayla ilgili bilgisinin bundan ibaret olduğunu belirtmesi karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Bozmaya uyularak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.