Anahtar kelimeler: Hissedarı Yazildiği Başkan Katip Hisse Devir Üye Ankara İlamda Milleti

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas █████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Grup...Anonim Şirketi'nin hissedarı olduğunu, anılan şirketin yapılan olağan genel kurulunda müvekkilinin bilgisi ve izni dışında müvekkilinin yerine müvekkili tarafından daha önce davalıya verilen 08.08.2007 tarihli vekaletname kullanılmak sureti ile müvekkiline ait şirket hisselerinin devrinin gerçekleştirildiğini, şirkete ait pay defterinde 44.000 pay karşılığı bedel olarak 44.000,00 TL gösterildiğini, ancak kötü niyetle ve daha önce verilen bir vekaletin kötü niyetli ve izinsiz kullanılması suretiyle yapılan bu devir işlemi nedeniyle pay sahibi olan müvekkiline yapılması gereken ödemenin yapılmadığını, müvekkiline hiçbir surette nakden, elden ya da başka bir ödeme aracıyla hisse devrine ilişkin olarak hisse bedeline karşılık ödemede bulunulmadığını, şirket genel kurulunun müvekkili tarafından özel vekaletname verilmeden, kendisinin katılımı için tebliğ prosedürüne uyulmadan genel kurul toplantısının yapıldığını, şirket hisselerinin usulsüz olarak ve sahte imzalarla devredildiğini, şirket hisse bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının ... Grup ... Anonim Şirketi'nde her hangi bir ortaklığı bulunmadığını, davacının █████/2016 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığını, hisse devrinin kanuna ve yasal hükümlere uygun şekilde gerçekleştirildiğini, sicile tescilinin yapıldığını, davacının alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava dışı şirketin paylarının senede bağlandığına dair dosya kapsamında herhangi bir iddia ve tespit bulunmadığı, çıplak payın devrinin alacağın temliki hükümlerine göre ancak devralana geçeceği, dosya kapsamına celp edilen dava dışı şirketin evraklarından pay devrinin vekaletname ile yapıldığı iddiasının sübut bulmadığı, davacının pay devrinin geçersizliği nedeniyle devrin iptalini de talep etmediği, devri kabullendiği, alacak talebinde bulunduğu, dosyada mevcut pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin senette de devir bedelinin davacı tarafından alındığının belirtildiği, dava dilekçesinde bu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ve imzanın sahte olarak atıldığına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, dava dilekçesinde dayanılan ceza soruşturmasının da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlandığı, hisse devrini kabul eden davacı yönünden aynı anda ifa kuralı da nazara alınarak ve bu belgenin aksine olarak devir bedelinin ödenmediği iddiasının yasal deliller ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cumhuriyet savcılığı dosyasının hiç incelenmediğini, sadece kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin gerekçede yazıldığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmaya yer olmadığına dair kararına taraflarınca itiraz edildiğini, kovuşturmaya yer olmadığı kararında taraflar arasında güveni kötüye kullanma suçunun işlenmiş olduğu, ancak 6 aylık şikayete tabi bulunduğu, bu sürenin geçmiş olduğunun belirtildiğini, soruşturmaya yer olmadığına dair kararda Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına atıfta bulunulduğunu, bir ceza soruşmasının hukuk davasının kabul edilmesinin onu bağlamayacağı kuralının açıkça ihlal edildiğini, soruşma dosyasında alınan bilirkişi raporunda ilgili üç adet şirkette pay defterlerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının saptandığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma numaralı dosyasında bulunan bilirkişi raporuna göre pay defterinin 2. sayfasının alt kısmında bulunan “08.04.2016 tarihinde hisselerimin tamamını ...’ a devrederek şirket ortaklığından ayrıldım” ibaresinin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davayı açtıkları sırada aynı anda davalı aleyhine Ankara C. Başsavcılığına da suç duyurusunda bulunduklarını, şirketin her türlü işleminin davalı tarafından yapıldığını, davalının müvekkilinin vekili olması ve şirket işlerinin onun tarafından yapılması nedeniyle devir işlemlerinin ondan habersiz vekaletle yapıldığını veya sahte imza atılmak suretiyle yapıldığını düşündüğünü, başkaca bir ihtimalin söz konusu olmayacağını, şirkete ait bütün evrakların davalı nezdinde bulunduğunu, onun tarafından tutulduğunu, bu durumda yapılan işlemlerın ancak cumhuriyet başsavcılığı soruşturmasıyla ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde davalının müvekkilinin imzasını taklit ettiği iddiasının yer aldığını, müvekkilinin suç duyurusunda da bulunması göz önünde bulundurulursa sahtelik iddiasının olmadığından bahsedilemeyeceğini, pay senedi çıkarmamış olan anonim şirketlerde, çıplak payların devrinin adi yazılı sözleşmeyle yapılması ve sözleşmenin alacağın temliki hükmünde olmasının yeterli olduğunu, mahkemece hangi akdi devir sözleşmesinin kabul edildiğinin belli olmadığını, gerekçede aynı anda ifadan bahsedilmiş ise de, hangi anda hangi sözleşmeye dayanarak aynı anda ifa edileceğinin açıklanmadığını, davalı tarafından pay devrine ilişkin belgelerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığı göz önünde bulundurulursa davalının kendi imzasıyla yarattığı belge ile ödeme iddiasında bulunduğunu, davalının cevap dilekçesinde müvekkilinin aslında ortak olmadığını, kendisinin pay bedellerini ödeyerek müvekkilini şirkete ortak yaptığını iddia ettiğini, ortaklık hissesinin kendisine devredildiğini ve devir bedelini de ödediğini savunduğunu, ödeme belgelerini sunduğunu, davalı vekilinin ödeme belgesi olarak sunduğu belgelerin müvekkiline ödeme yapıldığını göstermediğini, ortaklık pay defterlerindeki imzaların müvekkili tarafından atılmamasının imzaların taklit edildiği, bunu da lehine hak çıkaran davalının yaptığının ortada olduğunu, davalının ödeme yaptığını iddia ederek ödeme belgelerini sunduğunu, bu noktada davalının ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, emsal Yargıtay kararında her ne kadar resmi akitte yazan satış bedeli 61.500 TL ise de davalı cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında satış bedelinin 116.000 TL olduğunu ve bu bedeli ödediğini belirttiği, bu durumda davalının satış bedelini ödediği yönündeki savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği, ispat yükünü üzerine alan davalının savunmasını yasal delillerle ispatlayamadığı hususunun belirtildiğini, tarafların kardeş olup, delil listesinde tanık deliline de dayanıldığını, mahkemece tanıklar dinlenmeden karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, müvekkilinin sahte imza attığını iddia ettiğini, imzaların tamamının davacıya ait olduğunu, kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı takip dosyası sureti, pay devir ve temlikinin şirkete bildirimi belgesi, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname sureti, genel kurul toplantı tutanağı, yönetim kurulu toplantı tutanağı, dava dışı ... Grup ... A.Ş. pay defteri sureti, TTSG suretleri, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sr. Sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, hazirun cetveli, yargılama aşamasında hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan bila tarihli rapor, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı karar sureti, davacı adına düzenlenen kreş faturaları, tahsilat makbuzları, dava dışı ... Grup ... A.Ş.'nin banka hesap ekstreleri, genel kurula çağrı, ... Grup ... A.Ş. mahsup fişi, kurumlar vergisi beyannamesi dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı takip dosya incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 44.000,00 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde █████/2021 tarihinde icra takibinde yer alan borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde █████/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Pay devir ve temlikinin şirkete bildirimi başlıklı belgenin bila tarihli olduğu, devir eden sıfatıyla davacı ...'ın, devir alan sıfatıyla ...'ın isimlerinin ve imzalarının bulunduğu, 44000 adet hisse 44.000,00 TL hisse tutarı belirtiltildikten sonra "... Grup ... A.Ş.'de bulunan 44000 adet hissemi 44.000,00 TL bedeli mukabilinde tüm hak ve vecibeleriyle ...'a devir ettim. Adı geçen hisseler üzerinde hiçbir hakkım ve alacağın kalmadığını beyan ve tasdik ederim, gerekli işlemlerin yapılmasını ve devrin kabulünü arz ederim." ibarelerine yer verilerek altında devir eden imzasının bulunduğu, "... Grup...A.Ş.'ye ait 44000 adet hisseyi tüm hak ve vecibeleri ile 44.000,00 TL'si bedeli mukabilinde ...'tan devir aldım. Yukarıda bahsi geçen 44000 adet hissemi bundan böyle doğacak hak ve menfaatlerin ve yükümlülüklerin bana ait olduğunu beyan ve tasdik ederim. Gerekli işlemlerin yapılmasını ve devrin kabulünü arz ederim." ibarelerine yer verilerek altında devir alan imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı ... Grup ... A.Ş.'nin █████/2016 tarih 2016/1 Karar sayılı yönetim kurulu kararıyla, şirketin █████/2016 tarihli genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin karar alındığı, kararın altında "Yukarıda gündemi belirlenmiş olan olağan genel kurula ilişkin davet tebligatını elden teslim aldım." ibarelerinin altında davacının isim ve imzasının yer aldığı görülmüştür.
Dava dışı ... Grup ... A.Ş.'nin █████/2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağından, davacı, davalı ve dava dışı diğer ortakların tümünün toplantıya asaleten katıldıkları, diğer ortakların hisse devirlerinin yanı sıra, davacı ...'ın şirketteki 44000 hisseye tekabül eden 44.000,00 TL itibari değerli hisselerini davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrılmasına oy birliğiyle karar verildiği, anılan toplantıya ilişkin hazirun cetvelinde davacının payının toplam itibari değerinin 44.000,00 TL, davalının payının toplam itibari değerinin 66.000,00 TL olarak yazılı bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı ... Grup ... A.Ş.'nin █████/2016 tarihli yönetim kurulu toplantı tutanağından, davacının 44000 adet payına karşılık 44.000,00 TL'lik hissesinin tamamını davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrılmasına karar verildiği görülmüştür.
Dava dışı ... Grup ... A.Ş.'nin pay defterinden █████/2016 tarihinde davacının hisselerinin tamamının davalı tarafından devralındığı, davalının şirkette 110.000 adet pay sahibi olduğunun kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen █████/2021 tarihli ihtarname ile, ... Grup ... A.Ş.'deki hisselerini █████/2016 tarihli genel kurulda resmi işlemlerde öyle gözüksün diye aldığı halde bu güne kadar şirketin hissesine tekabül eden reel hisse değerini ödemediği belirtilerek bedelin 5 gün içinde ödenmesi ihtar olunmuştur.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davacının █████/2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul kararında 44000 paya karşılık 44.000,00 TL'lik hissesinin tamamını davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrılmasına karar verildiği, dosyada banka kayıtları ve dekontlar içerisinde yapılan incelemede bu bedelin ödendiğine ilişkin bir belge bulunmadığı, davacının pay devir ve temlikinin şirkete bildiriminde 44000 adet hissenin 44.000,00 TL bedel mukabilinde tüm hak ve vecibeleriyle davalıya devredildiği, hisseler üzerinde hiçbir hak ve alacağının kalmadığına ilişkin beyanının takdirinin mahkemede olduğu, davacının hisse bedellerinin ödenmediği yönünde kanaat oluşması halinde 44.000,00 TL alacak talebinde bulunabileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Mahkemece █████/2022 tarihli celsede, davacı yana yemin teklif hakkı hatırlatılmış, davacı vekili █████/2022 havale tarihli yazılı beyan dilekçesi ile davalı yana yemin teklifinde bulunmayacaklarını, davalının ödemeyi ispatlaması gerektiğini, davalı yana yemin hakkının hatırlatılması gerektiğini bildirmiştir.
Davacı yan bilgisi ve rızası olmadan davalıya daha önce verilen vekaletname kullanılarak dava dışı ... Grup ... A.Ş.'deki hisselerinin devredildiğini, hisse bedelinin ise ödenmediğini, hisse devir bedelinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalının devraldığı davacı hisse senetleri bedelini davacıya ödeyip ödemediği, ödememiş ise davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan ne kadar alacaklı bulunduğu, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, haklı ise davacının takipte kötüniyetli olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde dava dışı ... Grup ... A.Ş.'deki hisselerinin davalıya daha önce verdiği vekaletnameye dayanılarak devredildiğini, devirde bilgi ve rızasının bulunmadığını, genel kurulda hisse devrinin kabul edildiğini, devrin tescil edildiğini, devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek işbu itirazın iptali davasını açmıştır.
Davaya dayanak olarak gösterilen pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin bila tarihli belgeden devir işleminin bizzat davacı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, dava dışı ... Grup ... A.Ş.'nin █████/2016 tarihli genel kurul tutanağından da davacının genel kurul toplantısına bizzat katılarak şirketteki 44000 hissesinin 44.000,00 TL değer ile davalıya devrederek şirketten ayrılmasına ilişkin karara olumlu oy vermesi sonucu anılan kararın oy birliğiyle alındığı anlaşılmıştır.
Anılan belgede devir eden ve devir alan imzalarının bulunduğu paragrafların üst kısmında ... İnşaat Emlak Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. yazıldıktan sonra üzeri çizilmek suretiyle el yazısıyla ... Grup Yapı İnş. Dan. Enrj. Teks. G. Dış Tic. San. Tic. A.Ş. yazılarak ayrı ayrı paraf imzasıyla imzalanmış ise de, pay devir ve temlkinin şirkete bildirimi ibaresinin altında şirketin ismi doğru olacak şekilde ... Grup Yapı İnşaat Danışmanlık Enerji Tekstil Gıda Dış Ticaret Sanayi ve Ticaret A.Ş. şeklinde yazılı bulunduğu görüldüğünden metin içindeki üzeri çizilmek suretiyle paraflanan ... şirket ismindeki hatanın maddi hata niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının işbu davadaki talebi, hisse devrinin geçersizliğinin tespitine/hisse devrinin iptaline ilişkin olmayıp, hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe itirazın iptaline yöneliktir. Anılan talep karşısında işbu davada irdelenmesi gereken husus hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan hisse devrinden kaynaklı bir alacağı bulunup bulunmadığıdır.
Kardeş olan davacı ile davalı arasında anonim şirket hissesinin devrine ilişkin pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin yazılı belge akdedilmiştir. Her ne kadar taraflar kardeş ve kardeşler arasındaki hukuki işlemlerde 6100 sayılı HMK'nun 203. maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; taraflar aralarındaki ilişkiyi yazılı belgeyle düzenlemişlerse artık yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise, bu iddianın da yazılı belgeyle ispatı gerekir. Açıklanan bu durum karşısında pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin yazılı belgede de açıklandığı üzere hisse devir bedeli olan 44.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiğinin yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmekte olup, mahkemece tanık dinlenilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı).
Öte yandan, anonim şirket hisse devrinin şirkete bildirimine ilişkin davacı ve davalının imzasının yer aldığı bila tarihli belgede devir bedeli 44.000.00 TL'nin davacı tarafından alındığına dair, limited şirket hisse devir sözleşmelerinde olduğu gibi açık bir ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafından devrolunan 44000 adet anonim şirket hissesi dava dışı ... Grup ... A.Ş. genel kurulunda karara bağlanarak hisse devrine konu hisseler anılan anonim şirketin pay defterine davalı adına kaydedilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 207/2. maddesi uyarınca, aksine adet veya sözleşme yok ise, alıcı ve satıcı borçlarını aynı zamanda ifa etmekle yükümlüdür. Bu durumda anonim şirket hisse devri menkul satımı hükmünde olup, menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satış bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini ispat yükü davacı üzerindedir.
Dosyaya ibraz edilen pay devir ve temlikinin şirkete bildirilmesine ilişkin belgede hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bir ibare yer almayıp, belgede yer alan ve davacının imzasının yer aldığı kısımda bulunan "Adı geçen hisseler üzerinde hiçbir hakkım ve alacağım kalmadığını beyan ve tasdik ederim." ibaresinin hisse bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin olmayıp, hisseden kaynaklanan şirkete ilişkin hak ve alacağın bulunmadığının şirkete bildirilmesine yönelik ibare niteliğinde ise de, menkul satış hükümleri uyarınca hisse devir bedelinin peşin ödendiği karine olarak kabul edilecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece taraflar kardeş olup, kardeşler arasındaki hukuki işlemlerde HMK'nun 203. maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; tarafların hisse devrine ilişkin ilişkiyi yazılı belgeyle düzenledikleri, yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise bu iddianın da yazılı belgeyle ispatı gerektiği, yazılı belgede de açıklandığı üzere hisse devir bedeli olan 44.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiğinin yazılı belgeyle ispat edilmesi gerektiği, tanık dinlenemeyeceği, anonim şirket hisse devrinin menkul satımı hükmünde olduğu, menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satış bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, pay devir ve temlikinin şirkete bildirilmesine ilişkin belgede hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bir ibare yer almayıp, belgede yer alan ibarenin hisse bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin olmayıp, hisseden kaynaklanan şirkete ilişkin hak ve alacağın bulunmadığının şirkete bildirilmesine yönelik ibare niteliğinde olduğu gibi, anonim şirket hisseleri davacı tarafından davalıya teslim edilmesinin menkul satış hükümleri uyarınca satış bedelinin davalı tarafından davacıya peşin olarak ödendiğine karine teşkil edeceği, karinenin aksinin davacı tarafından usulüne uygun yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davacının delil listesinde yemin deliline dayandığı, mahkemece yemin teklif hakkı hatırlatıldığı halde davacı vekilinin davalı yana yemin teklif etmeyeceklerini bildirdiği, davacının hisse devir bedelinin ödenmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinaf itirazına gelindiğinde, davacı anonim şirket hisse devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek hisse devrinden kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle dava konusu icra takibinin başlatıldığını ileri sürmüştür.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan hisse devir bedelinden kaynaklı alacağı bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı kabul edilmiştir.
Davacı davalı aleyhine dava konusu icra takibine girişmekle haksız ise de, kötüniyetli olduğuna ilişkin davalı tarafından dosyaya sunulan bir bilgi ve belge bulunmadığından mahkemece davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!