Anahtar kelimeler: İsparta Süreç Edenin Görüşü Hukukî Ret Neticesinde Edilebilir Esastan Yetkilerinin

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E. █████████ K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜM
: Esastan retTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan reddi ile hükmün Onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile;Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 43/1 , 53, 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl, 15 ay hapis ve 120.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,karar verilmiştir.2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyizi; İstinaf mahkemesine sunduğu dilekçeyi tekrar ettiği, eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın atılı suçu işlemediği, katılandan sadece küçük bir miktar borç aldığı ve bunu iade ettiği, tek bir eyleminin olduğu, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığı, sanığın üzerine atılı suçun sanık açısından maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.III. OLAY VE OLGULARTemyizin kapsamına göre;A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü1.Katılan ...'ın sanık ... ile ... Tıp Fakültesi içindeki yaşam kafe isimli iş yerinin işletmeciliğini yaptığı dönemde tanıştığı, sanığın eşi olan G.............'in de burada hemşire olarak çalıştığı, sanığın ve eşinin sık sık katılanın iş yerine gelip alışveriş yaptıkları için katılanla samimiyet kurdukları, sanık ...'nin kendisini ........ emekli kalp cerrahı olarak tanıttığı, birçok kez de ameliyat önlüğü giymiş şekilde iş yerine geldiği, emekli olduğunu ancak ihtiyaç duyulduğun da bazı ameliyatlar için kendisini çağırıp görev verdiklerini anlattığı, aynı zamanda sanık ...'nin katılana ... isimli ilaç şirketi ile irtibatlı olduğunu, sedef hastalıklarının tedavi için Antalya'da hastane açacağını, bu hastalığın tedavisinde kullanmak üzere katron yağı ve diğer malzemelere ihtiyaç duyulacağını, bu tesisi açması halinde ciddi kazançlar elde edeceğini anlattığı, ek olarak kendisini .... Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenim gördüğünü, ... firmasının sahiplerinden birisinin de yakın arkadaşı olduğunu, Almanya'da doktor Mayer isimli bir hukuk danışmanı ile samimi olduğunu, yine Almanya'da kendisinin Duru deniz isimli şirketi oluphukuk danışmanı ile samimi olduğunu, yine Almanya'da kendisinin Duru deniz isimli şirketi olup doktor Mayer'in bu şirkette danışmanlık yaptığını söylediği, bu sırada Katran sabunu imalatı yaptığı, sanığın katılana Antalya'da açacağı tesis için bir arkadaşı ile anlaştıklarını, ancak bu arkadaşının sonradan isteksiz davranıp vazgeçtiğini, ancak daha sonra pişman olup çuvalla para getirdiğini, kendisinin güvenmediği için kabul etmediğini, bu tesisin kurulması için ... firmasının 1.500.000 Euro hibe desteği sağlayacağını, bunun için öncelikle kendisinin Antalya Kepez'de bir akaryakıt istasyonu arkasında bulunan 7 dönümlük yeri alması gerektiğini, taşınmaz sahipleri ile görüştüğünü, 60.000,00 TL kapora verilmesi gerektiğini, bu işi kendisiyle ortak olarak yapmak istediğini söylediği, katılanın da sanığa inandığı ve taşınmazın alımı için istediği 60.000,00 TL'yi 2017 yılı Şubat ayında Isparta'da evinin önünde kendisine elden verdiği, akabinde sanıkla görüşmelerin de evrak hazırlayacağını, şirket kuracağını, söyleyerek ve çeşitli bahanelerle peyderpey para istediği katılanın da elden, PTT ve banka havaleleri yapmak suretiyle önceki para da dahil olmak üzere toplamda 156.000,00 TL para verdiği, o dönemde katılanın kendisinin de paraya ihtiyacı olduğunu sanığa söylediğinde, sanığın katılana verilmek üzere 2.500 TL'yi site görevlisi ...'a teslim ettiği, sonrasında sanığın katılanın telefonlarına cevap vermemeye başladığı ve katılanı oyaladığı, her ne kadar eylemin TCK md 158/1-l bendinde düzenlenen kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya gönderilmiş ise de; Kızılhaç'dan emekli kalp cerrahı olan doktorun kamu görevlisi sıfatının bulunmadığı, kabul edilen haliyle eylemin TCK md 157/1'de düzenlenen hileli davranışlarla katılanı aldatıp menfaat temin etme şeklinde gerçekleşen basit dolandırıcılık suçuna vücut verdiği tarafların da uzlaşamadığı,Sanığın atılı suçu katılana karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda farklı bahanelerle birden fazla kez işlemek suretiyle kendisine yarar sağladığı, işlenme sayısındaki fazlalık nazara alınarak suçun zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK md 43/1 fıkrası uyarınca hükmedilen cezasında arttırım uygulandığı, eylemde sanığın katılana 2500 TL verdiği anlaşılıyor ise de olayın gidişatında sanığın mezkur parayı katılanın kendisine güven duyması maksadıyla verdiği kabul edilmiş, kaldı ki kısmi iade sayılacak olsaydı bile katılanın kısmi iade nedeniyle sanığın hükmedilen cezasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatinin olmadığını söylediğinin de görüldüğü her halükarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şartlarının oluşmadığı kabul edilerek Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesinin KabulüSanık hakkında yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, sanık hakkında hükmün İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.V. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.