Anahtar kelimeler: Akkoç Kanunî Müdafi Kasıtlı Görüşü Resmî İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Yoksunlukları

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ███████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkumiyetSanık ... müdafiKatılan vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık ... Akkoç Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Kurulan Hükmün İncelenmesinde;Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava olmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2011 tarihli ██████████ soruşturma numaralı ek takipsizlik kararı verildiği, davaya konu olay nedeni ile İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesince TCK'nın 158/1-h maddesindeki suçu oluşturma ihtimali ile görevsizlik kararı verilmişse de; esas hakkında mütalada TCK'nın 158/1-d maddesi yönünden cezalandırılma istendiği ve mütalaya karşı sanık ve müdafilerine süre verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2) Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Kurulan Hükmün İncelenmesinde;Sanık ...'un UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 27.09.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,█████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.