Anahtar kelimeler: Hakemince Çarparak Zmms Müzakere Hasarlanmasına Bahse Tahkim Hasarın Araca Tazmini

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, 16.05.2023 tarihinde müvekkiline ait ... ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda 2024.E.36846 başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen █████/2024 – K-2024/... sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 49.908,86 TL olduğu belirtilmiş olduğunu ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkili aracın kazalarını öğrenmek için ... sistemine mesaj gönderilmiş olduğunu, gelen mesaj içeriğine göre aracın 16.05.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 49.908,86-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(...)57.803,33-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiklerini, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (...) 16.05.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmediğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, ... ... plakalı araçta 49.908,86-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın tramere doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğini belirterek 16.05.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ... ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça ... hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 49.908,86-TL olduğunun tespitini, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (...) gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza bilgileri, eksper sonuçları, hasar ödeme bilgileri Sigorta Bilgi Merkezi ... kanalı ile ilgili kişilerle paylaşıldığını, bilgilerin bir kısmının sigorta şirketlerinden Sigorta Bilgi Merkezi’ne gitse de bu bilgilerin ne şekilde, hangi sınıflandırma ve kodlamalar ile yapılacağının belirlenmesi ve bu kodlamanın uygulanması Sigorta Bilgi Merkezi tarafından yapıldığından davacının bilgi düzeltme talebinin olması halinde bu talebini Sigorta Bilgi Merkezi’ne yöneltmesinin gerekmekte olduğunu, ihtilafın başvurusu üzerine Sigorta Bilgi Merkezi tarafından çözülememesi halinde ise davasını Sigorta Bilgi Merkezi’ne yönlendirmesine, bu kapsamda davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava talep konusunun HMK 106. maddesine dayalı tespit davası olarak açılmasının kanuna aykırı olduğunu, eda davası olarak açılması gerekirken sonuç ve istemden tespit davası olarak açıldığı, dava konusu dayanak iddia olayın vuku bulduğu tarihten 2 yıl geçtikten sonra açıldığından reddi gerektiğini, davacının belirsiz/ kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmadığını, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM), yalnızca sigorta şirketlerinden gelen verileri sisteme işler; yanlış veya fazla tutarın girilmesi doğrudan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, bu durum Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği’nin 23. maddesinde açıkça düzenlendiğini, davalı tarafça ileri sürülmeyen bir savunmayı adeta kendiliğinden kabullenerek, sigorta şirketinin doğru bildirim yaptığı varsayımıyla hareket ettiğini, davalı taraf cevap dilekçesinde yalnızca husumet itirazı ve görev itirazı yapmış, kaydın doğru bildirim sonucu oluştuğuna dair açık bir beyanda bulunmadığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin hatalı olarak sisteme kayıt ettirildiğine ilişkinde herhangi bir delil bulunmadığını, mahkemenin, davalı lehine olacak şekilde varsayım yapması, delillere aykırı ve usul hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını, konusuz kalan davada haklılık durumu dikkate alınarak gider ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde dava açma tarihinde söz konusu ... kaydının hatalı olduğu dava açıldıktan sonra ... kaydı düzeltildiğini, konusuz kalan davalarda yargılama giderleri, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdiri ile davacı dava açmakta haklı olduğundan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15/1. maddesinin 1. fıkrasında "Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür." Aynı maddenin 3. fıkrasında "Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer." Aynı maddenin 6. fıkrasında "Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 23/4. maddesine göre ise "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır."Bu hükümlere göre, üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır. Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir.Dosya kapsamına göre davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle ... hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 33.614,80-TL olduğunun tespitine, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının aracının hasar tutarının olması gerekenden fazla bildirilmesi halinde aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Dava dilekçesinde tespit ve aynı zamanda kaydın düzeltilmesi için hükmün gönderilmesi talep edildiğinden dava sadece tespit davası mahiyetinde değildir. Kaldı ki Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin düzeltme yapmak sorumluluğu bulunduğu halde bu sorumluluktan kaçınması ve başka bir yöntem ile hatalı kaydı düzeltme imkanı bulunmadığından davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle ... hatalı olarak bildirilen hasar kaydının düzeltilmesi talep edilmiş olup, davalı vekili ... kaydının dava açılmasından sonra düzeltildiğini beyan etmiş ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK'nun 331. maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılarak eksik olan evraklar getirtilerek tüm dosya kapsamına göre tarafların dava açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirilerek harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğun belirlenmesi olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!