Anahtar kelimeler: Sahipliğinden Bam Sinai Sınai Fikri Başkan Katip Haklar Eser Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Hakların İhlali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar araştırarak ve emek vererek hazırladığı “...” başlıklı makalesinin, ... Dergisi’nde 2014 yılında yayınlandığını, makalenin yazım dilinin Türkçe olduğunu, aradan beş yıl geçtikten sonra müvekkiline ait makalenin birebir olarak İngilizce şekilde “...” Başlığıyla ...Dergisi'nde yayınlandığını, davalının, müvekkilinin makalesini İngilizceye çevirerek yayımlatırken, bazı bölümlerde dipnotları dahi Türkçe olarak aynen bıraktığını, her iki derginin yayın tarihleri, kronolojik olaylar silsilesi ve davalının ekteki gazete haberine yansıyan ifadesi, savcılık ve ceza mahkemesi kapsamı dikkate alındığında başka herhangi bir delile daha gerek olmadan davalının müvekkiline ait makaleyi hukuka aykırı şekilde kendi adına yayımlattığını, böylece intihal eyleminin sabit olduğunu ve müvekkilinin manevi haklarının ihlal edildiğini, davalının bu eylemi ile maddi kazanç elde ettiğini, müvekkilinin elde edebileceği kazanca engel olduğunu ve bu makalenin yayımı dolayısıyla puan kazandığını ve kazandığı puanlar neticesinde akademik unvan ve o unvan nedeniyle de ekstra gelir daha yüksek bir maaş elde ettiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak maddi tazminat ve elde edilen kâr olarak 1.000,00 TL’nin ve manevi tazminat olarak 60.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, “...” ve “...” isimli makalelerin, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde FSEK anlamında “ilim ve edebiyat eseri" vasfında oldukları, “...” adlı makale üzerinde yazar olarak davacı isminin bulunduğu, bu konuda taraflar arasında herhangi bir çekişmenin de bulunmaması karşısında söz konusu eserin eser sahibinin davacı olduğu, davacının eser sahibi olduğu “...” adlı makalenin 2014 yılında yayımlandığı, davalının yazarı olduğu “...” isimli makalenin ise 2019 yılında yayımlandığı, bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik inceleme neticesinde; davalı tarafından yayınlanan makalenin, davacıya ait makale ile %100 oranında benzer olduğunun, diğer bir deyimle davacıya ait makalenin İngilizce diline çevrilerek (işlenerek) aynen yayınlandığının belirlendiği, davacıya ait eserin yabancı dile çevrilmesi, diğer bir deyimle tercümesi hususunda davacıdan alınan bir iznin de bulunmadığı, davalı tarafından davacıya ait makalenin tercümesinin yayınlandığı ve asıl eser sahibi olan davacının adının belirtilmediği, davalının, davacının yayma, çoğaltma, işleme, umuma iletim ve umuma arz hakkının ihlal edildiği, diğer yandan davacının izni olmaksızın davacıya ait eseri işleyen ve sadece kendi adını koyarak yayınlatan davalının, davacının FSEK m.15 hükmünde düzenlenen adın belirtilmesi hakkını ve eserde değişiklik yapılmasının men'i hakkını ihlal ettiği, mali ve manevi hakları ihlale uğrayan eser sahibinin, mütecavizin ihlal eylemi nedeniyle elde ettiği kârın kendisine verilmesini talep edebileceği (FSEK m.70/3), davacı yanın da, davalının ihlal eylemi nedeniyle elde ettiği kârın tarafına verilmesini talep ettiği, Aksaray Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen yazıda davalı tarafından yayınlanan makale için üniversiteden akademik teşvik ödeneği veya başka ad altında ödeme almadığının ifade edildiği, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından gönderilen yazıda da davalıya ait herhangi bir bilginin Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi (YÖKSİS) üzerinde bulunmadığının belirtildiği, bu itibarla davalının akademik unvanına ve söz konusu makalenin bu unvana katkısı ve dava konusu makale nedeniyle gelir elde edildiğine dair verinin dosya kapsamında belirlenemediği, davacı yanın tazminat istemi 5846 sayılı FSEK m.70/3 hükmüne göre belirlenemediğinden 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmünün somut olayda uygulanması gerektiği, davalının, davacının, ekonomik olarak değerlendirilebilir mali hakkını ihlal edilmesi nedeniyle zarara uğradığı, davacı yanın maddi tazminat talebini 1.000,00 TL ile sınırladığı, davalının haksız eylemi nedeniyle davacı yanın ileri sürdüğü 1.000,00 TL'nin, davacının uğramış olduğu zarara 4721 sayılı TMK m.4 hükmü uyarınca uygun düştüğü, manevi hakları haleldar edilen kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabileceği (FSEK m.70/1), davalının eylemleri, davacıya ait manevi haklara tecavüz niteliğinde olup, davacı yanın FSEK m.70/1 hükmü uyarınca davalı yandan manevi tazminat talep etme koşulu oluştuğu, davalının kusurluluğu, tarafların sıfatları, işgal ettikleri makam, davaya konu eserin özgünlüğü, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durum sonuçları ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun gerçekten uzak, dikkatsiz ve özensiz şekilde hazırlandığını, davalının herhangi bir kazanç elde etmemiş olmasına rağmen eser sahibinin yayma hakkı ihlal edildiğinin ifade edildiğini, alınan bilirkişi raporunun Yargıtay tarafından benimsenen esaslı niteliklerden yoksun olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat isteminin de haksız olduğunu, davacı tarafın eserindeki içeriklerin de başkaca kaynakçalardan alındığını, bu kaynakçaların herkese açık kaynakçalar olduğunu, davacı tarafın kaleme aldığı eserinin 2014 yılında yayınladığını, müvekkilinin ise eserini 2019 yılında yayınladığını, aradan geçen bu sürede ise uluslararası göç hukukunda bir çok mevzuatın değiştiğini, davacının zararına yönelik herhangi bir delil ileri sunmadığını, müvekkilinin herhangi bir kazanç amacı taşımadığını, iyiniyetli olduğunu, davacı tarafın herhangi bir zarara uğradığına yönelik bir belge veya kanıt bulunulmamasına rağmen yerel mahkeme tarafından çok yüksek bir manevi tazminat kararı verildiğini, manevi tazminatın gerekçesinin ortaya konulmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi hakların ihlali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında yapılan inceleme ile “...” ve “...” isimli makalelerin, FSEK anlamında “ilim ve edebiyat eseri" vasfında olduklarının, “...” adlı eserin eser sahibinin davacı olduğunun, davalı tarafından yayınlanan makalenin, davacıya ait makale ile %100 oranında benzer olduğunun, diğer bir deyimle davacıya ait makalenin İngilizce diline çevrilerek (işlenerek) aynen yayınlandığının belirlendiği, dosya kapsamında yapılan bu belirlemenin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalının bu kusurlu hareketi ile davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiği, mahkemece maddi tazminat tutarının 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmü uyarınca belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, diğer yandan davacının manevi tazminat talep etme koşullarının bulunduğu, mahkemece davalının kusurunun ağırlığı, tarafların sıfatları, davaya konu eserin özgünlüğü, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek belirlenen manevi tazminat tutarının da dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!